Kategori: b-)Makaleler

Divan Şairi Ahmedi Hakkında Bilgiler

Ahmedî, Divan Şiirinin kurucusu olarak kabul edilmiş bir şairdir. doğum yeri ve yılı hakkında kesin bir bilgi olmasa da muhtemelen 735 (1334-35) yılında doğduğu tahmin edilmektedir. Asıl adı İbrahim, lakabı Taceddin, babasının adı Hızır’dır. Asıl adı Tacüddin olup, şiirlerinde Ahmedi mahlasını kullanmış ve bununla tanınmıştır.

İlk tahsiline Anadolu’da başlamış, daha sonra Mısır’a gitmiş, büyük alim Ekmelüddin Baberti’den ilim öğrenmiştir.Molla Fenari gibi meşhur alimlerle arkadaşlık yapmış, sonra Anadolu’ya dönerek Kütahya’ya yerleşmiştir. Okumaya Devam Ediniz…

Karaman Tarihi

BEYLİKLER DÖNEMİNDE KARAMAN

Oğuzların Afşar boyuna mensup olan Karamanlıların Anadolu’ya ne zaman ve hangi yoldan geldikleri çok kesin olarak bilinemiyor. Oğuz boylarının muhtelif tarihlerde Anadolu’ya geldikleri ve yerleştirildikleri malumdur. Tarihçi Reşidüddin, Karaman ve Menteşeogullarının 20.000 çadır kadar kalabalık bir kütle halinde Tuğrul Bey ile birlikte Anadolu’ya geldiklerini, Tuğrul Beyin geri dönmesinden sonra burada kaldıklarını söyler. Karaman boylarının tarihini yazan Yercani, Anadolu’ya göçmeden önce Amu-Derya civarında yaşayan Karamanlıların, Şirvan yoluyla Anadolu’ya geldiğini anlatır. Anlaşılan odur ki Karaman boyu, diğer Oguz boyları gibi 13.yüzyılın başlarından itibaren etkisini gösteren Mogol istilası sırasında yaşadıkları bölgeleri terk ederek, Azerbaycan taraflarına gelmişler, bir kısmı buralarda kalmış, büyük bir ekseriyeti ise Anadolu’ya geçmiş ve bunlar Anadolu Selçuklu Sultanı I.Alaeddin Keykubad tarafından 1228’ lerde Kamereddin İli adı verilen Ermenek taraflarına
yerleştirilmişlerdir. Burası daha önceleri Ermenilerin elinde iken Alaeddin Keykubad tarafından fethedilmiştir. Nûre Sûfî: Ermenek civarına yerleşen Karaman boyunun başında Nűre Sűfî vardır. Nűre Sűfî, bu tarihlerde Anadolu’da meydana gelen Türkmen eylemleri içerisinde aktif olarak bulunmuş ve Türkmenler arasında büyük bir şöhret kazanmıştır. Çevresinde topladığı güçlerle(özellikle Babaîler) Kilikya Kralı Heytum’un idaresinde olan Hıristiyan bölgelere akınlar düzenlemiş ve aralarında Silifke ve Ereğli’nin de bulundugu bir kısım yerleri ele geçirmiştir. Okumaya Devam Ediniz…

“Ayak” ile İlgili Deyim ve Atasözleri

İçinde “Ayak ” kelimesi geçen deyim ve atasözlerini bir araya getirerek kendi çapımda kısa açıklamaları ekledim. Aklıma geldikçe konuyu güncelleyeceğim. Başka kaynaklara da bakarak doğruluğunu kontrol etmenizde fayda var.Bu arada sizde eklenmesini-düzeltilmesini istediğiniz bir deyim veya atasözü varsa yorumla bildiriniz.Umarım ihtiyacı olanlara faydası olur.

* Ayağına bağ olmak (Deyim):
Birinin yapacağı işi devam ettirmesine engel olması.
* Ayağına bağ vurmak (Deyim)
Birinin önüne bir çok engel çıkarmak.
* Ayağa değmedik taş, başa gelmedik iş olmaz (Atasözü)
insan, yaşadıkça önüne çeşitli engel ve zorluklar çıkar.
* Atlar nallanırken kurbağalar ayak uzatmaz. (Atasözü)
Küçükler büyüklerin yanında hadlerini bilmelidir.
* Eli ayağına dolaşmak (Deyim)
Yürürken veya bir iş görürken çok fazla telaşlanan kişilere kullanılır.
* Ayağı yerden kesilmek (Deyim)
Bir taşıta binerek yaya gitmekten kurtulmak veya çok mutlu olmak.
* Ayağı yürüten baştır (Deyim)
Halkın birlik ve beraberlik içinde olmasını,onları yönetenler sağlar.
* Ay ayakta çoban yatakta, ay yatakta çoban ayakta (Atasözü)
Çobanların meslek icabı akşam erken yatması, sabah erken kalkması gerektiği anlamına gelse de genel olarak işyerlerinde her şey düzenli olursa yönetici rahat eder,tersi durumda çok uyanık olması gerektiği anlamında çokça kullanılır. Okumaya Devam Ediniz…

4 AIDS’liden 3’ü Hasta olduğunu bilmiyor

4 AIDS’liden 3’ü Hasta olduğunu bilmiyorDünya genelinde yaklaşık 40 milyon kişinin bugüne kadar AIDS nedeniyle öldüğünü, 2017 rakamlarına göre 37 milyon insanın HIV ile yaşadığını söyleyen Beykoz Üniversitesi Meslek Yüksekokulu Müdürü Prof. Dr. Gülten Kaptan Ateşoğlu, HIV ile yaşayan her 4 kişiden 3’ünün de hâlâ bu durumundan haberdar olmadığını belirtti. 1 Aralık Dünya AIDS Günü’nün bu yılki temasının ‘Durumunuzu bilin’ olduğunu anlatan Ateşoğlu, “Amaç, bu kişilere ulaşarak onları bilgilendirmek, kaliteli bakım ve önleme hizmetlerini ulaştırmak” dedi.HIV virüsünün bağışıklık sistemine zarar vermesiyle tüm vücudu ele geçiren AIDS, bugüne kadar yaklaşık 40 milyon kişinin yaşamını yitirmesine neden oldu. HIV/AIDS hakkında Ortak Birleşmiş Milletler Programı (UNAIDS) 2017 yılı rakamlarına göre dünya genelinde yaklaşık 37 milyon insan HIV ile yaşıyor. Bunun ne yazık ki 1.8 milyonu 15 yaşından küçük.

AIDS hakkında farkındalık oluşturmak, HIV ile mücadele eden insanların birbirlerine destek olması ve bu hastalıktan dolayı hayatını kaybedenlerin anılması amacıyla her yıl 1 Aralık’ta dünya genelinde etkinlikler Okumaya Devam Ediniz…

Baba İshak İsyanı

Baba İshak İsyanı

Gıyaseddin Keyhüsrev’in sultanlığı sırasında, devlet adamı Saadeddin Köpek’in baskılarından sonra en önemli meselelerden biri de Baba İshak olayıdır.Bu olay çıkmadan evvel Anadolu Selçuklu devletine, Kilikya Ermeni Kralı 1400 altın, İznik Kralı 400 altın, Trabzon Rum Kralı 200 altın, Halep Hükümdarlığı 1000 altın, yıllık haraç ödüyorlardı. Ayrıca İznik krallığı istendiği zaman Anadolu Selçuklu sultanına 400’ü mızraklı olmak üzere 1200 asker gönderiyordu. Diğer devletlerde belirli sayılarda askerler gönderiyorlardı. Bunların hepsi Selçuklu sultanı adına para bastırıp hutbe okutuyorlardı. Bu güç karşısında da, Asya’yı kasıp kavuran Moğollar, Anadolu’ya saldırmaya cesaret edemiyorlardı. Baba İshak isyanı, devleti o derece yıpratmıştır ki, isyanın güçlükle bastırıldığını gören Moğollar, ilk fırsatta Anadolu’ya saldırıp Selçuklu devletini yağma etmeye yönelmişlerdir. Okumaya Devam Ediniz…

Windows 10 Medya Oluşturma Aracı ile Temiz Kurulum

Windows 10’da bir çok hatalar meydana gelmeye başladığında veya işletim sistemi artık çok yavaş çalıştığında yapmanız gereken en iyi yollardan biri de Windows 10 un temiz kurululumudur.Yedeklerinizi almadan bu işe başlamayınız.Temiz bir Windows 10 işletim sistemini kurulumu için Medya Oluşturma Aracı‘nı kullanabilirsiniz. Windows 10’un yeni bir kopyasını yüklemek, sıfırdan yükleme gerçekleştirmek veya Windows 10’u yeniden yüklemek için aşağıdaki adımları uygulayınız.

* Medya Oluşturma Aracı’nı yukarıdaki linkten indirip çalıştırınız.*
* ”Ne yapmak istiyorsunuz?” bölümünde ”Başka bir bilgisayar için yükleme medyası oluştur” seçeneğini işaretleyiniz.*

Windows 10 Medya Oluşturma Aracı ile Temiz Kurulum Okumaya Devam Ediniz…

Akdeniz Anemisi (BetaTalasemi) Tedavisinde Kordon Kanı Bankacılığı

Akdeniz Anemisi (BetaTalasemi) Tedavisinde  Yönlendirilmiş Kordon  Kanı Bankacılığı

Akdeniz Anemisi (BetaTalasemi) Tedavisinde Kordon Kanı BankacılığıTalasemi hastalığını ilk kez 1925’te Thomas Benton Cooley ve Pearl Lee isimli doktorlar tanımlamıştır. Bu nedenle hastalığa bazen Cooley Anemisi ya da Akdeniz Anemisi denmektedir. Talasemi ismi Yunanca “Thalas” (deniz) ve “emia”(kan) kelimelerinin birleşmesinden köken alır. Hastalık daha çok deniz kenarında yaşayanlarda görüldüğü için “deniz kenarında görülen anemi” anlamında kullanılmıştır.

Beta talasemi anne ve babadan çocuklara geçen, önlenebilir bir kan hastalığıdır. Türkiye’nin de içinde olduğu Akdeniz ülkelerinde önemli bir halk sağlığı sorunudur. Taşıyıcıların saptanması, genetik danışma ve doğum öncesi tanı konabilmesiyle engellenebilir bir hastalık olmasına rağmen, dünyada her yıl en az 365.000 talasemi hastası doğmakta ve tedavi görmektedir. Türkiye’de beta talasemi taşıyıcısı sıklığı % 2,1 olup yaklaşık 1.300.000 talasemi taşıyıcısı ve 4.500 kadar talasemi hastası vardır.
Beta talasemi hastalığının tedavisi doğru sürdürülmezse yaşam süresini kısaltan ve yaşam kalitesini çok olumsuz Okumaya Devam Ediniz…

1243 Kösedağ Savaşı ve Sonuçları

Bu görüşmeler sonunda bağlı devletlerden ve diğer Eyyubi devletlerinden yardım istenmesi kararı çıktı. Hazırlıklar başladı. Elçiler gönderilerek Moğollara karşı ortak hareket edilmezse sıranın kendilerine geleceği bildirildi. Melik Gazi’ye bir elçi gönderilerek Meyyafarikin seferinden dolayı özür dilendi. Kendisine 10.000 Alaaddin altunu ve 100.000 dirhem gümüş gönderildi. Hatta Melik Gazi’nin kardeşi Melik Eşref’ten alınan Ahlat şehri, Selçukluya bağlı kalmak şartıyla yine Melik Eşref’e geri verildi. Melik Gazi ve Melik Eşref bunun üzerine asker ve mühimmat tedarikine başladılar.

Vezir Şemseddin Isfahanî; Eyyubî hükümdarı, Sis tekfuru ve Halep hükümdarından yardım istemek amacıyla Şam’a gönderildi. Bu esnada Halep hükümdarlığında ekonomik sıkıntı vardı. Halep hükümdarlığına 100.000 altın ve binlerce akçe vezir tarafından verildi ve anlaşma sağlandı. Bu paranın iki katı para da Sis (Ermeni) tekfuruna Okumaya Devam Ediniz…

Organ Bağışı Hakkında Merak Ettikleriniz

Organ BağışıOrgan Bağışı nedir?
Sağlıklı bir kişinin ya da beyin ölümü gerçekleşmiş bir hastanın organının/organlarının, organ yetmezliği yaşayan bir kişiye nakledilmek üzere bağışlamasıdır.

Tedavisi sadece organ ve doku nakli ile mümkün olan hastalıklar, tüm dünyada olduğu gibi, Türkiye’nin de önemli sağlık sorunlarının başında geliyor. Ülkemizde her geçen gün, organ ve doku nakli bekleyen hasta sayısı artıyor. Özellikle kalp ve karaciğer nakli bekleyen hastalar uygun organ bulunamaması nedeniyle hayatlarını kaybediyor.

Siz de organ bağışlayarak “yeni bir hayat” verebilirsiniz

Türk Nefroloji Derneği verilerine göre, ülkemizde Kronik Böbrek Yetmezliği nedeniyle 60 bin hasta diyalize giriyor. Bu sayının, gelişmiş birçok ülkenin neredeyse 2 kat olan yıllık yüzde 10 artış oranı ile, 2015 yılında 100 bini aşacağı tahmin ediliyor. Tedavi masraflarının ise iki katına çıkacağını, yaklaşık 1,5 milyar dolar olabileceği belirtiliyor. Okumaya Devam Ediniz…

Sümer Kültürünün Medeniyete Katkısı

Mezopotamya uygarlığının temelini Sümerler oluşturmuştur. Diğerleri bu uygarlığı daha çok zenginleştirdiler. (Bu yönüyle medeniyet, çeşitli kavimlerin ortak ürünüdür.)

Mezopotamya uygarlığı egemenlik genişledikçe ve ticari ilişkiler sonucu Batı Asya’ya yayılmış ve etkilemiştir.
Bölgede taşın az bulunmasından dolayı yapılar kerpiç ve tuğladan yapılmış olduğundan zamanın acımasız etkisine dayanamamış bu yapılar günümüze yeterli sayıda ve sağlam olarak kadar ulaşamamıştır.

Tarih döneminin başlangıcı olarak kabul edilen yazının icadı acaba bin yıl önce veya sonra gerçekleşmiş olsa idi bugünkü medeniyetin nasıl olabileceği her zaman tartışılabilirdi.

Sümer kültürünün medeniyete başlıca katkıları: Okumaya Devam Ediniz…

Salur Kazanın Evinin Yağmalanması Hikayesi

Salur Kazanın Evinin Yağmalanması Hikayesi

Bir gün Ulaş oğlu Kazan Bey otağının gölgeliğinde hem şarap içerek eğleniyor hemde etrafı seyrediyordu.İçtiği şaraplar artık onu sarhoş ettiği için her önüne gelene elbiseler, kaftanlar, develer bağışlıyordu.Sol yanında dayısı Aruz,sağ yanında ise kardeşi Kara Göne vardı.Oğlu Uraz ise karşısında yay’a dayanmış duruyordu.
Kazan sağına dönüp Kardeşi Kara Göne’ye bakıp kahkalarla güldü.Sol tarafında bulunan dayısı Aruz’a bakınca ise içini kaplayan sevinç yüzüne vurdu. Sonra karşısında Oğlu Uruz’a bakınca elini yüzüne kapayıp ağlamaya başladı.Oğlu Uraz dayanmayıp yanına gelip diz çöktü. Babasına;
-“Sağına baktın güldün,soluna baktın sevindin ama beni görünce neden ağladın baba?” diyerek sebebini sordu.
Kazan Bey kızardı, oğlanın yüzüne bakarak; Okumaya Devam Ediniz…

Adana Ermeni Olayları (1909)

Özet:

Ermeniler, Çukurova bölgesinde, özellikle Toroslar’da bir Kilikya Ermeni Krallığı kurmak için faaliyete geçmişlerdi. Bu iş için yabancı devletlerin desteğinde, Ermeni terör örgütleri silahlanarak Adana, Kozan, Haçın, Feke gibi kentleri kendilerine hedef seçmişlerdi. Osmanlı devletinin git gide zayıfladığını fırsat bilerek, Rusya Çarlığı, Fransa Krallığı ve İngiltere Krallığı’nın tahrik ve katkılarıyla Doğu Anadolu’da olduğu gibi Çukurova sahasında da isyan ve eylemlere yönelmişlerdir.

Ruslar, uzun zamandır Akdeniz’e çıkmak için Ermenileri bu hususta kışkırtmışlar ve Ermeniler de bu duruma gönüllü alet olmuşlardır. Kilikya yabancı devletlerin sömürgecilik emelleri uğruna müdahale edebilecekleri ve kontrol sağlayabilecekleri bir saha idi. 1890’da çıkan Maraş-Zeytun Ermeni isyanı gibi, Ermeniler için benzerini Adana’da da yapacakları bir isyanla Kilikya’da kurmak istedikleri Ermeni Krallığı’na bir başlangıç olacaktı. Türk- Ermeni ilişkileri yüz yıllar boyu müspet bir şekilde devam etmiş iken, sonradan bu ilişkiler ne yazık ki, bozulmuştur. Taşnak ve Hınçak gibi Ermeni terör örgütleri, yabancılardan aldıkları silah ve lojistik destekler ile bölgede faaliyetlerine başlamışlardır.

1909 yılında Adana ve havalisinde cereyan eden Ermeni isyanları ve olayları; yol kesme, karakol basma, sivil insanları katletme, arazide yangın çıkarma, her türlü tedhiş ve terör biçiminde eylemler, her geçen gün sürekli artırılmıştır. Bu bildiri de basın yayın belgeleri başta olmak üzere, tarihi vesikalar çerçevesinde bir sunum gerçekleştirilecektir. Çukurova’da meydana gelen Ermeni olaylarını ve terör faaliyetlerini içeren kaynaklardan ve özellikle Adana’da çıkan mahalli gazeteler, basın bildirilerinden yararlanarak bu dönemde ortaya çıkan olayları değerlendireceğiz. Adana başta olmak üzere Çukurova insanın feraseti ve cesareti ile Kilikya Ermeni Krallığı kurulamamıştır. Bu konular ayrıntılı olarak belirtilecektir.

Anahtar Kelimeler: Adana, Ermeni olayları, Çukurova, Kozan, Haçın, Türkler.

 

ARMENIAN OUTBREAKS IN ADANA (1909)

Remzi KILIÇ(Prof. Dr. Erciyes Üniversitesi Eğitim Fakültesi, Eğitim Bilimleri Bölüm Başkanı,)

Hüseyin Klavuz(Uzm. Hüseyin Kılavuz, Niğde Yavuz Sultan Selim Anadolu Lisesi Öğretmeni. )
Abstract:

Armenians started to rustle to found an Armenian Kingdom of Cilicia in Çukurova region, specifically around Taurus Mountains. For this purpose, with the support of foreign Okumaya Devam Ediniz…