TEK ÇARE ANNE SÜTÜ

Anne sütü, bebeğin besin ihtiyaçlarını eksiksiz olarak gidermek ve bebeği olası enfeksiyonlara karşı korumak üzere Allah’ın yaratmış olduğu benzersiz bir karışımdır. Anne sütündeki besin maddelerinin dengesi en ideal ölçülerdedir ve bebeğin henüz olgunlaşmamış vücut sistemleri için en uygun formdadır.

İçeriğindeki besin değerlerinin bebek için ideal ölçülerde olması nedeniyle “mucize karışım” olarak adlandırılabilecek anne sütü, bebeğin beyin hücrelerinin büyümesini sağlayan ve sinir sistemi gelişimini hızlandıran besinler açısından da oldukça zengindir. Günümüzün en son teknolojisi ile hazırlanan bebek mamaları dahi bu mucizevi besinin yerini tutamamaktadır.

Anne sütü bebeğin geçirdiği evrelere göre değişmekte ve bebeğin hangi döneminde hangi besine ihtiyacı varsa sütün içeriği de bu döneme göre farklılık göstermektedir. Bebeğin ilk doğduğu günlerde süt kolostrumdur, yani protein ve antikor açısından zengindir. Bu süt, bebeğin bağışıklığını kuvvetlendirir ve bebeğin sindirim sisteminin gelişimine yardımcı olur.

İlk 3-4 günden sonra süt daha ince, sulu ve tatlı bir forma dönüşür. Bu bebeğin susuzluğu içindir. Şeker, protein ve mineraller de bebeğin ihtiyacına göredir. Bu süt yağ açısından düşük ve karbonhidrat açısından zengindir.

İdeal sıcaklığı ile her an hazır olan anne sütü, içinde bulunan şeker ve yağ ile beyin gelişiminde de önemli bir rol oynar. Bunun yanı sıra içeriğindeki kalsiyum gibi elementler, bebeğin kemik gelişiminde büyük bir pay sahibidir.

Zamanla süt daha yoğun ve kremsi bir hal alır. Bu, bebeğin açlığını gidermek içindir. Aynı zamanda IgA seviyesi 10. günden en az 7.5 aya kadar yüksektir. Bu sütün içerdiği antikorlar da bireysel yani her bebeğin ihtiyacına göre farklıdır.

babies-try-to-operate-laptopÇünkü Allah bunun için özel bir sistem yaratmıştır. Anne bebeğe dokunup sarıldıkça, annenin vücudu bebeği kolonize eden patojenlerle bağlantıya geçer ve annenin vücudu uygun antikorları ve bağışıklık hücrelerini üretir.

Erken doğum yapan annelerin sütünde ise mucizevi bir şekilde, bebeğin ihtiyacına yönelik olarak daha fazla yağ, protein, sodyum, klorür ve demir bulunur. Nitekim kendi annelerinin sütüyle beslenen erken doğan (prematüre) bebeklerde, göz işlevlerinin daha iyi gelişmesi, zeka testlerinde daha başarılı olma gibi pek çok üstünlük tespit edilmiştir.

Bu mucizevi karışım süt olarak adlandırılmasına rağmen, aslında anne sütünün %90’ı sudan oluşmaktadır. Bu da son derece önemli bir özelliktir. Çünkü bebeklerin besinin yanı sıra sıvı olarak suya da ihtiyaçları vardır.

Anne sütü haricinde alınacak su ya da diğer yabancı maddelerin tam anlamda hijyeni sağlanamayabilir. Ancak %90’ı su olan anne sütü ile bebeğin su ihtiyacı da en hijyenik şekilde karşılanmaktadır.

Korunmaya, beslenmeye muhtaç olarak doğan bebek için en ideal gıda olan anne sütünü, annenin kendisi vücudunda üretmeye karar vermediği gibi, değişen besin değerlerini de, kuşkusuz annenin kendisi belirlememektedir. Her canlının ihtiyacını bilen ve onları rızıklandıran Yüce Allah, anne sütünü annenin bedeninde, bebek için yaratmaktadır.

Bebeğin cinsiyetine bağlı olarak, farklı büyüme ihtiyaçlarını karşılayabilmek için anne sütü farklı seviyelerde besin içerir.Yapılan deneyler anne sütündeki yağ, protein, vitamin, şeker, mineraller ve hormon seviyelerinin erkek ve kız bebekler için farklı olduğunu göstermiştir. Anne sütünün yapısı çocuğun sadece büyümesi üzerinde değil, aynı zamanda davranışları ve davranışları üzerinde de doğrudan bir etkiye sahiptir.

Yapılan araştırmalar erkek bebekler için üretilen sütün yağ ve protein bakımından %35 daha yoğun olduğunu göstermektedir. Kız bebek emziren annelerin sütü daha az yağlı olmasına rağmen kalsiyum bakımından oldukça zengindir. Bu durum kızların iskelet sisteminin daha hızlı gelişmesini sağlar.

Anne sütü üzerinde yapılan incelemeler, anne sütüyle beslenmenin, bebeğin bağırsaklarında faydalı bakterilerin gelişmesini hızlandırdığını ortaya çıkarmıştır. Bebeğin bağırsak florasının gelişiminde en önemli etkiyi anne sütü meydana getirir. Çünkü güçlü bir bağışıklık sistemi için bağırsaklarda sağlıklı mikrobiyal yapının bulunması şarttır.

Bebeklerin ise doğduklarında bağırsaklarında bakteri bulunmaz, bu nedenle ilk üç yıl içinde bebeklerin beslenmesi önemli bir etki oluşturur. Anne sütü ise bebeğin bağırsak florasındaki faydalı laktik asit bakterilerinin büyümesini hızlandırır, bu da bebeğin bağışıklık sisteminin gelişiminde son derece faydalıdır.

Yapılan çalışmalar sonucunda, hakkında yüzlerce makale yayınlanan anne sütünün son olarak da bebekleri kanserden koruduğu ispatlanmış, fakat bunun mekanizması henüz tam olarak anlaşılamamıştır.

Anne sütünün yeni doğan bebeklerin gelişimi için önemlerinden biri, Omega-3 yağ asitlerini içermesidir. Omega-3 yağ asitleri insan beyni ve retinasının önemli bir bileşeni olduğundan, özellikle yeni doğan bebekler açısından çok değerlidir.

Bebeğin anne sütüyle beslenmesi, fizyolojik ihtiyaçlarını karşıladığı gibi psikolojik ihtiyaçlarını da karşılar. Bebek anne karnında iken annenin kalp seslerini duyarak gelişir. Emme esnasında annesinin göğsüne yaslandığında aynı kalp seslerini duyar. Bu durum bebeğin kendisini daha mutlu ve huzurlu hissetmesini sağlar.Mother breastfeeding her baby

“Biz insana anne ve babasını (onlara iyilikle davranmayı) tavsiye ettik. Annesi onu, zorluk üstüne zorlukla (karnında) taşımıştır. Onun (sütten) ayrılması, iki yıl içindedir. “Hem Bana, hem anne ve babana şükret, dönüş yalnız Banadır.”” (Lokman Suresi, 14)

Bebeğin anne sütü ile 2 yıl boyunca beslenmesi son derece faydalıdır. Bilimin yeni keşfettiği bu önemli bilgiyi Allah bizlere Kuran’da “Emzirmeyi tamamlamak isteyenler için anneler çocuklarını iki tam yıl emzirirler…” (Bakara Suresi, 233) ayetiyle 14 asır önce bildirmiştir.

18 defa görüntülendi