Etiket arşivi: Tövbe

Ey Benim Gönlümün Meali…!

Ey Benim Gönlümün Meâli…!
Bir Duânın İçinde, Esaslı Bir Tövbenin Aşk Kapısını Açan, Rabbime Şükürler Olsun, Seni En Güzel Yerime Yazdı. Bir Saç Telinin Kopmasına Kıyamet Bildiğim, Aşkı Hüdaya Şükretmezmisin, Sadrın Yanmaz Mı..? Allah Deyince. Masivadan Ayrılmış Ruhumu Senden Gelen Dert İle Dertlendiriyorum, Vâv Gibi Oluyor, Elif Gibi Düzeliyorum, Kimbilir Kaç Secdede Anlattım Rahmana, Sübhansın Rabbim Sen Bilirsin, Göğüs Kafesimdeki Sancıyı, Yaralarım Yâr’dan Merhemin Senden Dedim. Sen Temizle Dedim Allahım Üzerimdeki Nefs Lekelerini. Yazdığım Her Kelâmın Duâ Olup İnşirah Ferahlığı Olarak Sükût Etmiş Solyanımdaki Et Parçasına Sirayet Etmesini. Bizim Yüreğimiz Aşk Dolu Yangınlara Maruz Kalmış, Çıkmaz Sokakların Sonu Gibi, Yâr’sız Kalmış, Gözlerimden Kırmızı Akan Gözyaşları İçinde Canrajkla Ruha Abdest Aldıracaktım Yâ Hayyyy Zikriyle, Ellerimden Tutacak, Tesbih Tesbih, Boncuk Boncuk Çekip, Aşka Susayan Yüreğime Bir Damla Abı Hayat Verecek, Züleyhasını Bekleyen Yusuf Gibi, Kimbilir Kaç Duâm’da Anlattım Zindanların Esaretini.

Ey Benim Gönlümün Meali…! yazısına devam et

6 defa görüntülendi

KİBRİN ALAMETLERİ

flower800_jpgSual: Hangi vasıflara sahip olan kibirlidir?
CEVAP
Kibirden olan işlere birkaç örnek verelim:
1- Sual soramamak kibirden kaynaklanır. Kibirli, sual sormayı, bilmemenin alameti kabul eder. Sual sorarsam, bilmediğim meydana çıkar der.

2- Hep kendisine sual sorulmasını, başkasına sorulmamasını istemek, bildiği bilmediği her suale cevap vermeye kalkmak, bilmiyorum diyememek.

3- Yol sormaktan çekinmek. Yol ve sual soramamak, ayıplanma, kınanma korkusundan ileri gelir.

4- Âmirinden izin istemeye çekinmek.

5- Misafir olduğu evde, imamlığa layık birçok kimse varken, ev sahibi izin vermeden imamlığa geçmek, herkesten çok kendini imamlığa layık görmek.

KİBRİN ALAMETLERİ yazısına devam et

TÖVBE-İ NASUH

1Büyük arif Ebu Talib el-Mekkî (k.s) 386/996) tasavvuf ve ahlâk sahasında yazdığı “Kutu’l-Kulub” isimli meşhur eserinde der ki:
“Kulun, tövbesinin tam olarak gerçekleşmesi, Allah’a dönüşünün güzel olması ve günahları iyiliklere çevrilen kimselerden sayılması için, gerçekten eski hâlini değiştirmesi ve yeni hayatı benimsemesi gerekmektedir. Eğer insandaki bu değişme dünyada olursa, kötü ameller iyi amellere çevrilmektedir. Bunu şu ayetten anlıyoruz:
“Gerçek şu ki insanlar kendi iç dünyalarını değiştirmeden Allah onların durumunu değiştirmez.” Ra’d, 13/11
Demek ki insanlar, içlerindeki bir kötülüğü iyiliğe çevirdiklerinde, kötü halleri iyiliklere çevrilmiş olur ve bu durumda şu ayetin müjdesi gerçekleşir:
TÖVBE-İ NASUH yazısına devam et

İNSANLARI ALLAHA GÖTÜREN YOLLAR

Allah.jpg
Allah

“İnsanları Allah’a götüren yollar, mahlûkatın nefeslerinin adetleri kadardır.” Bu yollar ise gelmiş geçmiş bütün peygamberlerin açmış oldukları yollardır. Her peygamberin kendisinden sonraki peygamberlerle Risâlet görevi sona ermiştir. Rasûl-i Ekrem (s.a.v)’e gelinceye kadar her peygamber bir evvelkinin hükmünü nesh etmiştir. Böylece Efendimiz’e (s.a.v) gelinceye kadar bütün peygamberlerin yolları kapanmıştır. Kıyamete kadar Cenâb-ı Allah’a gidecek yegâne yol Rasûlullah (s.a.v)’in yoludur. Ve bu yol kıyamete kadar açık bir şekilde kalacaktır. Çünkü Cenâb-ı Hakk’ın emri böyle tahakkuk etmiştir. İNSANLARI ALLAHA GÖTÜREN YOLLAR yazısına devam et