Etiket arşivi: Toprak

Şehitlerimizin Mekanları Cennet Olsun

11 can, 11 evlat, 11 ana, 11 ocak….
Milletimizin başı sağolsun…
Allah analarına, babalarına, ailelerine sabır versin.
Mekanlar cennet olsun
Allah askerimizi korusun

Tüm şehitlerimize allahtan rahmet diliyorum mekânları cennet olsun inşallah yakınlarına sabır niyaz ediyorum milletimizin başı sağ olsun

Zülüm İle Akan Kanlar…!!
Akıtanı Bogar Bir Gün..!!
Şehit Olup Düşen Canlar..
Nur İçinde Doğar Bir Gün..
Şehitlerimizin Mekanları Cennet Olsun..
Bu toprakların ekmeğini yiyipte kalleşlik yapanlar,
Cehennem ateşinde yansın INŞ-ALLAH ….
Ay-Yıldızlı Bayrağımıza…
Renk Veren Yiğitlere Selam Olsun…

7 defa görüntülendi

ÖLMEDEN MEZARA KONULACAKSINIZ….!

mezar_taslari_sehrin_tarihini_aydinlatacak_h66169Diyelim ki yatıyorsunuz yatağınızda!.. An be an tükenmekte olduğunuzu fark ediyorsunuz. Kâh dalıyorsunuz rüya gibi bir görüntü. Kâh eski hatıralar, kâh yeni umutlar…

Sonra bir an geliyor. Kolunuzu kaldırmak istiyorsunuz, kalkmıyor!.. O ne?.. Kumanda edemiyorsunuz kolunuza!.. Felç mi geldi ne!?? “Hey!” demek istiyorsunuz ama diyemiyorsunuz!..

Kızınız bir anda üstünüze kapanıyor, haykırıyor!

− Öldü! Annem öldü!.. Anne, bırakma bizi!

Bağırmak istiyorsunuz.

− Hayır!.. Hayır ben ölmedim.

Ne çare!.. Ne ağzınızı oynatabiliyorsunuz, ne de sesiniz çıkıyor!..

Bu arada odaya doluşuyor yakınlarınız. Hepsi gözü yaşlı, hepsi kederli, hepsi göğüslerinde yumru yumru düğümler!..

Doktor?.. Ne yararı var?!.

Başınızda toplananlara karşılık, kendinizde bir serbesti hissediyorsunuz!.. Ayağa kalkıp odada dolaşmaya başlıyorsunuz!..

Onlara demek istiyorsunuz, “Ben ölmedim, aranızda dolaşıyorum, yavrum kızım ne olur ağlama!” Ama boş!.. İrtibat kesik!..

Kızınız, yakınlarınız perişan hâlde; ağlayış-haykırışları sizi de oldukça perişan ediyor!..

ÖLMEDEN MEZARA KONULACAKSINIZ….! yazısına devam et

BİTKİLER HAKKINDA

bitkiler-194Bulunduğu yere daha çok kökleriyle tutunarak gelişen (planktonlar hariç) ve üreyerek hayat süresini tamamladıktan sonra kuruyup ölen yosun, mantar, otsu veya ağaçsı yapıdaki canlı varlıklar. Canlılar (bionta), hayvanlar ve bitkiler alemi olmak üzere iki grupta incelenirlerbitkilerBitkiler, yeryüzünde çok geniş alanlar kaplar. Yapılan hesaplara göre yeryüzünün bitki örtüsünü meydana getiren organizmalar topluca 2500 km3lük bir hacim (bir kenarı 13.5 km olan küp) kaplamaktadır. Buna karşılık hayvanlar ise 4.5 km3lük bir hacim içine sığabilmektedirler. Dolayısıyla bitkisel organizmalar hacim bakımından hayvansal organizmaların 555 katı yer kaplar.Kara bitkileri tropik ormanlarda, toprak yüzeyinden itibaren 50 metreyi aşan kalınlıkta bir örtü meydana getirirler. orman şartlarının elverişli olmadığı bölgelerde bu örtünün kalınlığı birkaç desimetre, hatta birkaç santimetreye kadar daralır. Bitkisel hayatın toprak yüzeyinin derinlerine inişi de sınırlıdır. İyi havalandırılan topraklarda bu birkaç metreyi bulur. Denizlerde ise ototrof (kendi beslek) bitkiler, 100-200 metreden derine inemezler. Buna karşılık 3000 metreden derinlerde heterotrof (adrı beslek) olarak yaşayan bitkisel planktonlara rastlanır.
BİTKİLER HAKKINDA yazısına devam et

” Toprağı Bol Olmak ” Deyimi’nin Anlamı

hoyuk_kerimusta.jpg
hoyuk_kerimusta.jpg

İlk çağ inançlarına göre  insanlar öldükten sonra şahsi veya sevdiği eşyalarıyla birlikte gömülürlerdi. Bundaki maksat aslında Tanrılarına değerli eşyalarını sunmak ve öteki dünyada lazım olan eşyaları kullanmaktır.Bu nedenle bu eşyalar genellikle kıymetli maden ve taşlardan yapılmış kap kacak ile kıymetli takılardan oluşur…

Türk Beyleri ise İslamiyetten önceki zamanlarda “korugan “dedikleri mezarlarına altın  gümüş ve mücevherleriyle birlikte gömülürler  sonra da üzerine toprak yığdırtarak “höyük” yapılmasını vasiyet ederlerdi. Bu nedenle Ortadoğu ve Anadolu’da  bu tür mezar ve höyükler hala bulunmaktadır.

Altın ve hazine her zaman insanoğlunun ihtiraslarını kamçılamış ve höyüklerdekihazineler de zamanla yağmalayanmaya başlayınca bu sefer höyük üzerine tekrardan toprak yığılmış ve daha da büyük höyükler yapılır olmuş. Bu işi o kadar abartmışlar ki ölenin yakınları ve cenaze merasimine katılırken birer küfe toprak getirir olmuşlar. Düşünce gayet basitti… “Mezarın üzerinde toprak ne kadar bol olursa  düşmanlar ve art niyetliler tarafından açılması ve hazinenin yağmalanması  o kadar engellenir” Bu durumda ölen kişinin ne kadar toprağı bol olursa öteki dünyada o kadar rahat edecek ve kişisel eşyası ile  tanrılara sunacak hediyesi yannda bulunacaktır.

Bugün dilimizde yaşayan “toprağı bol olmak” deyimi  aslında ölen kişi hakkında iyi dilek ifade eder.

Türklerin İslam dairesine girdikten sonra yavaş yavaş terk ettikleri höyük geleneği  “toprağı bol olmak” deyiminin de gayrimüslimler hakkında kullanılmasına yol açmıştır.

YER ELMASI HAKKINDA BİLMEDİKLERİNİZ

 

yerelmasi

Yer elmasının anavatanı Kuzey Amerika ve özellikle Kanada’dır. Fransızların Kanada’yı keşfettiği yıllarda Kuzey Amerika’da yer elmasının bulunduğu ve yumrularının yendiği bildirilmektedir. 17. Yüzyılda Fransa’dan Almanya’ya ve İngiltere’ye geçen yer elması 19. yüzyılda İstanbul ve çevresinde üretimde alınmıştır. Akdeniz, Ege, Marmara ve İç Anadolu’da yer yer üretimine rastlamak mümkündür.

1,5-2 m. kadar boylanabilen yerelması bitkisi ayçiçeğine benzer; ama, yaprak ve çiçekleri daha küçüktür. Yazın açan sarı çiçekleri iri papatyaları andırır. Yer elması ekonomik açıdan fazla önemi olmayan bir sebzedir. Hayvan yemi olarak ta kullanılır. Ülkemizdeki ekim alanı yıldan yıla değişmekte olup yaklaşık 20-30 hektarlık bir alanda 650 ton civarında yer elması üretilmektedir. Yer elması için özel bir yer ayrılmaz. Bahçenin bir köşesinde veya arazinin sınır kısımların da sınır bitkisi olarak yetiştirilir. Son yıllarda ender olarak tarla tarımı şeklinde de üretimi başlamıştır. Yer elması patates gibi yüksek oranda nişasta ve şeker içerir. Kuru madde oranı %30-50 arasında değişir. Yer elması, şeker hastalarının kullandığı şeker ve ispirto yapımında geniş çapta kullanılır. Yer elmasının verim ve kalitesi toprakta kaldığı süreye bağlı olarak değişir. Toprakta ne kadar uzun süre kalırsa tadı ve kalitesi istenilen düzeye ulaşır.
YER ELMASI HAKKINDA BİLMEDİKLERİNİZ yazısına devam et

KİMYA VE SİMYA ARASINDAKİ FARK NEDİR…?

Simyayı kısaca tanımlayacak olursak doğadaki temel sayılan 4 elementi (Hava Su Toprak Ateş) kullanarak bunları altına çevirmeyi amaçlayan tarihin eski devirlerinde çokça yapılmaya çalışılmış ve özellikle de bilim tarihi içerisinde kimya biliminin oluşmasına,gelişmesine büyük katkısı olan bir çeşit ampirik çalışmadır. KİMYA VE SİMYA ARASINDAKİ FARK NEDİR…? yazısına devam et