Etiket arşivi: Teşrik

TEŞRİK TEKBİRİ

230821_408710622534531_458136117_nTEŞRİK TEKBİRİ

Teşrik, doğuya doğru gitmek, parlamak, eti güneşe sermek demektir.

Teşrik tekbiri, Kurban bayramı günlerinde farz namazlardan sonra getirilen tekbirlerdir. Kurban Bayramının ilk gününe “yevm-i nahr”, diğer üç güne ise “eyyâmü’t-teşrîk (teşrîk günleri)” denir. Bayramdan bir gün önceki güne de “arefe günü” denir.

Arefe günü sabah namazından itibaren bayramın dördüncü gününün ikindi namazına kadar, yirmiüç farz namazının arkasından birer defa

“Allahu ekber Allahu ekber, Lâ ilâhe illallahu vallahu ekber. Allahu ekber ve lillahi’l-hamd” diye tekbir getirilir ki, buna “teşrîk tekbiri” denir. Anlamı şöyledir: “Allah herşeyden yücedir, Allah herşeyden yücedir. Allah’tan başka ilâh yoktur. O Allah herşeyden yücedir, Allah herşeyden yücedir. Hamd Allah’a mahsustur”. Tekbirlerin bu şekli Hz. Ali ve Abdullah b. Mes’ûd (r. anhümâ)’ya dayanır.

Teşrîk tekbirlerinin başlangıcı Hz. İbrahim’in oğlu İsmail’i kurban etme olayına kadar uzanır. İbrahim (a.s), gördüğü sahih rüya üzerine oğlunu Allah yolunda kurban etmeye karar verir. Kurban hazırlıkları sırasında Cebrail (a.s) gökten buna bedel olarak bir koç getirir. Dünya semasına ulaştığında yetişememe endişesi ile Cebrail (a.s); “Allahu ekber Allahu ekber” diyerek tekbir getirir. İbrahim (a.s) bu sesi işitince başını gökyüzüne çevirir ve onun bir koçla geldiğini görünce; “Lâ ilâhe illâllahu vallahu ekber” diye cevap verir. Bu tekbir ve tevhîd kelimelerini işiten ve kurban edilmeyi bekleyen İsmail (a.s) da; “Allahu ekber velillâhi’l-hamd” der. Böylece kıyamet gününe kadar sürecek büyük bir sünnet başlatılmış olur (es-Saffât, 37/102, 107; İsmail” maddesi; el-Mavsılî, el-İhtiyar li Ta’lîli’l-Muhtar, Kahire (t.y), I, 87, 88).

TEŞRİK TEKBİRİ yazısına devam et

TEŞRİK TEKBİRLERİNİ UNUTMAYALIM

bismillahir-rahmanir-rahim_1
اَللّهُ اَكْبَرُ اَللّهُ اَكْبَرُ لاا اِلهَ اِلاَّ اللّه وَاللّهُ اَكْبَرُ اَللّهُ اَكْبَرُ وَلِلّهِ الْحَمْدُ

“Allahü Ekber Allâhü Ekber Lâ ilâhe İllâllahü Vallâhü Ekber, Allâhü Ekber ve Lillâhi`l-Hamd” şeklinde tekbir alınır.
‘Teşrik’ sözlükte; etleri dilimleyip güneş altında bırakmak demektir. Bayramdan sonraki üç gün, kurban etlerini dilimleyerek güneşe sermek, eskiden adet olmuş, bu sebeple bu günlere ‘teşrik’ adı verilmiştir.
Teşrik tekbirleri Kurban Bayramı günlerini zikirle zînetlendiren muhkem bir vaciptir. Bu konuda bilinmesi gereken fıkhî meseleleri şöylece özetleyebiliriz:
*Namaz kılan bir kimse teşrik tekbirlerine, Arefe günü sabah namazının farzını kılıp selam verdikten sonra başlar. Dördüncü bayram günü ikindi namazını edâ ettikten sonraya kadar yirmi üç vakitte farz namazlardan sonra devam ederek okur.

*İmam-ı Azam Ebû Hanife mezhebine göre; yukarıda bahsi geçen süre içinde, farz-ı ayın olan namazların ardından teşrik tekbiri getirmek vaciptir. Bu tekbiri getirenler sevap ve hasenata nail olurlar, özürsüz olarak terk edenlerin ikab olunmasından korkulur.

*Yukarıda bahsi geçen dört gün içinde kılınan beş vakit namazdan sonra teşrik tekbiri almak behemahal vaciptir:

Namaz ister cemaatle kılınmış olsun, ister yalnız kılınsın. Kılan ister kadın olsun, ister erkek olsun, ister misafir olsun, ister mukim olsun, ister şehirde bulunsun, ister köyde bulunsun hüküm değişmez.

TEŞRİK TEKBİRLERİNİ UNUTMAYALIM yazısına devam et