Etiket arşivi: sümer

Sümer Kültürünün Medeniyete Katkısı

Mezopotamya uygarlığının temelini Sümerler oluşturmuştur. Diğerleri bu uygarlığı daha çok zenginleştirdiler. (Bu yönüyle medeniyet, çeşitli kavimlerin ortak ürünüdür.)
Mezopotamya uygarlığı egemenlik genişledikçe ve ticari ilişkiler sonucu Batı Asya’ya yayılmış ve etkilemiştir.
Bölgede taşın az bulunmasından dolayı yapılar kerpiç ve tuğladan yapılmış olduğundan zamanın acımasız etkisine dayanamamış bu yapılar günümüze yeterli sayıda ve sağlam olarak kadar ulaşamamıştır.
Tarih döneminin başlangıcı olarak kabul edilen yazının icadı acaba bin yıl önce veya sonra gerçekleşmiş olsa idi bugünkü medeniyetin nasıl olabileceği her zaman tartışılabilirdi.
Sümer kültürünün medeniyete başlıca katkıları:
1. Yazıyı icat etiler. Tabiidir ki yazıyı icat etmekle birlikte alfabe dediğimiz sesleri karşılayan bir takım şekiller (harfler)  de icat edilmiştir. Kil tablet denilen pişmiş tuğla üzerine çiviye benzeyen yazı ile dönemlerinin olayları yazıldı. Böylece insanlık tarihi yazılmaya başlandı.
Çivi yazılı kil tabletler, günümüze kadar ulaşmıştır ve bunlar bilim adamları tarafından okunmuştur. Okunan tabletler arasında Nuh tufanı, Gılgamış destanı, öyküler, anlaşmalar vb. bilgiler yer almaktadır. Sümer Kültürünün Medeniyete Katkısı yazısına devam et

MEZOPOTAMYA MEDENİYETLERİ VE KÜLTÜRLERİ


Mezopotamya Ortadoğu’da Dicle ve Fırat nehirleri arasında kalan bölge. Mezopotamya günümüzde Irak kuzeydoğu Suriye güneydoğu Anadolu ve güneybatı İran topraklarından oluşmaktadır. Büyük bölümü bugünkü Irak’ın sınırları içinde kalan bölge tarihte birçok medeniyetin beşiği olmuştur.

Mezopotamya medeniyetlerin beşiği olarak kabul edilir. Bereketli toprakları ve uygun iklim şartları nedeniyle çok eski zamanlardan beri yerleşmeye sahne olmuş ve birçok istilaya uğramıştır. Bilinen ilk okur yazar toplulukların yaşadığı bölgede birçok medeniyet gelişmiştir. Mezopotamya Sümer Babil ve Asur gibi en eski ve büyük medeniyetlerin doğduğu ve geliştiği yerdir. MEZOPOTAMYA MEDENİYETLERİ VE KÜLTÜRLERİ yazısına devam et

TEKERLEĞİN İCADI

 

tekerleğin icadı

Tabiatta hiç bir örneğine rastlanmadığı halde, bize son derece doğal gelen ve modern tekniğin ekseni olacak kadar önemli bir icadı, tekerleği de Güneybatı Asya’ya borçluyuz. Elimize, tekerleğin hangi tarihte icat edildiğini gösterecek hiç bir belge geçmemiştir. Ancak bu aracın günümüze en eski çağlardan geldiği de kesindir. Amerikalı arkeolog Speiser, Gawra’da, M.Ö. 3.000-2.500 yıllarının kalıntılarında tekerleğe rastlanmış; İngiliz meslektaşı Woolley de Ur’da, M.Ö. 2.950 yıllarından kalma mezardan bir tekerlek çıkarmıştı. Ne gibi bir ihtiyacın bu icada yol açtığı kesinlikle bilinmiyor. General Frugier’nin ilginç ve inandırıcı varsayımına göre; Yontma Taş Çağı’ndan başlayarak insan, avladığı hayvanı, kaya parçaları gibi bazı şeyleri taşıma ihtiyacını duymuştur. Bu soruna çare ararken, kesilmiş bir ağacın yuvarlandığını, böylece taşımayı kolaylaştırdığını fark eden insanlar yüklerini iki ağaç kütüğünün üzerine koymayı akıl ettiler. İngiliz tarihçisi Maccurdy’ye göre; tekerleğin atası, tomar denilen silindir biçiminde durulmuş kağıt ya da deridir. Bu gelişmeyi kazılar da doğrulamaktadır. Yapılan kazılarda Sümer ülkelerinde, M.Ö. 3.000’den kalma kızaklar ve arabalar çıkartılmıştır.
Tekerleğin icadını hemen arabanın izlediği kesindir. Bir çift tekerleği dingille birleştirmek ve buna demirsiz bir saban oturtmak işten bile değildir. Gerçekten de, M.Ö. 3.000 yıllarının Sümer kalıntılarında rastlanan arabalar böyledir. Sürücüsü, iki tekerleğin arasına konmuş bir eyere, ata biner gibi otururdu. Bu taslak çabuk gelişerek dört tekerlekli bir araç oldu; fakat henüz ön tekerlekler sabitti. TEKERLEĞİN İCADI yazısına devam et

Sümer Tanrıları ve Dini

İ.Ö. IV. binyılda Aşağı Mezapotamya’da yaşayan halkların inançları. Sümer dünyası XIX. yüzyılda keşfedilinceye inanç alanının temel bilgilerinde bir hayli değişiklikler olmuştur. Türkistan bozkırlarından Dicle’yle Fırat deltasına inen bu çok becerikli ve bilgili ulus, bölgelerinin kuzeyinde yaşayan Akad’larıda etkileyerek, olağan üstü bir uygarlık geliştirmiştir.

Sumer dini çoktanrılı bir dindi. Dünyada, evrende, doğada görülen, hissedilen her nesnenin bir Tanrısı vardı. Tanrılar insan görünümünde, fakat insanüstü güçleri olan ölümsüz varlıklardı. İnsanlar gibi, onlann da çocuklan ve eşlerinden oluşan aileleri bulunuyordu. Bu aileler kral gibi bir Baştanrı altında Sümer Tanrıları ve Dini yazısına devam et