Etiket arşivi: şiir

Uğur Olsun Kerim Usta -Hasan Demirci

Hasan Demirci Hocam'ın bize özel yazdığı şiir için teşekkür ederiz.Sağolsun...Rahvan atı yortu sürdün
Uğur olsun kerim usta
Ne rastladı neler gördün
Uğur olsun kerim usta

Dere tepe tozlu yollar
Bin bir türlü nice haller
At belinde geçtin sular
Uğur olsun kerim usta

Kâh yolların kaya taşlık
Kâh yolların çamur yaşlık
Kâh yolların yokuş dağlık
Uğur olsun kerim usta

Kısıklı eserin ölmez
Böyle dostluk az bulunmaz
Rahvan at insanı yormaz
Uğur olsun kerim usta
4 defa görüntülendi

Ağlamak İçin Gözden Yaş Mı Akmalı?

Ağlamak İçin Gözden Yaş Mı Akmalı?

Ağlamak için gözden yaş mı akmalı?
Dudaklar gülerken, insan ağlayamaz mı?

Sevmek için güzele mi bakmalı?
Çirkin bir tende güzel bir ruh, kalbi bağlayamaz mı?

Hasret; özlenenden uzak mı kalmaktır?
Özlenen yakındayken hicran duyulamaz mı?

Hırsızlık; para, mal mı çalmaktır?
Saadet çalmak, hırsızlık olamaz mı?

Solması için gülü dalından mı koparmalı?
Pembe bir gonca iken gül dalında solmaz mı?

Öldürmek için silah, hançer mı olmalı?
Saçlar bağ, gözler silah, gülüş, kurşun olamaz mı?

Victor Hugo

Abdurrahim Karakoç Kimdir….?

Abdurrahim Karakoç

Hayatı

Kahraman Maraş, şair ve yazarlar açısından zengin bir şehirdir. Necip Fazıl Kısakürek, Cahit Zarifoğlu, Nuri Pakdil, Bahaettin Karakoç, Abdurrahim Karakoç, Rasim Özdenören, Erdem Bayezit, Tahsin Yücel, Şevket Yücel; yeni edebiyatın önde gelen simalarındandır.[1]

Abdurrahim Karakoç, 7 Nisan 1932’de [2] Kahramanmaraş’ın Elbistan ilçesine bağlı Ekinözü (Cela) köyünde dünyaya geldi.[3] İlkokulu bitirdikten sonra bir müddet köyünde marangozluk [4] ve uzun yıllar da çiftçilik yaptı.[5]

İlk yazdığı şiirleri, 2 kitap olarak çıkacak hacimdeyken beğenmeyip yaktı ve 1958 yılından itibaren yazıklarını “Hasan’a Mektuplar” adı altında 1964 yılında 10.000 adet bastırdı. Fedai Yayınları arasında çıkan bu eser, kısa zamanda tükendi ve 2. baskısını yine 10.000 adet bastırdı.[2] Sonraki yıllarda ise şiirlerinin bir bölümünü topladığı, “Akıl Karaya Vurdu”, “Vur Emri”, “Beşinci Mevsim”, “Suları Islatamadım”, “Kan Yazısı”, “Gök Çekimi”, “Dosta Doğru” ile sohbet, mektup ve röportajlardan oluşan “Çobandan Mektuplar” adlı kitapları yayımlanacak ve bu kitaplardan bazıları, yaklaşık 20 baskı yapacaktır.[5]

Abdurrahim Karakoç Kimdir….? yazısına devam et

Fatih’in Peygamber Efendimiz (s.a.s.)’e yazdığı şiir

FATİHFatih Sultan Mehmed (k.s.)’in Peygamber Efendimiz (s.a.s.)’e yazdığı şiir

Sen kokmayan gülü neyleyim,
Neyleyim sensiz baharı?
Sen doğmayan günü neyleyim,
Neyleyim sensiz ben dünyayı?

Senin tenine değmeden gelen yağmuru istemem,
meltemi istemem.
Seni parlayacaksa parlasın yıldızlar,
Sana yanmayan yıldızı semalarda istemem.

Bülbüller söyleyecekse seni söylesin,
Senden okumayan bülbül olsa dinlemem.

Fatih’in Peygamber Efendimiz (s.a.s.)’e yazdığı şiir yazısına devam et

ÜSTAD

1necip_fazil_kisakurek_ask_sozleri_kisa_14Kendi ifadesiyle 12 yaşında şair olan Necip Fazıl, 23 yaşına geldiğinde, yazdığı “kaldırımlar” isimli şiiriyle, sanat çevrelerinin takdirini toplamış ve bundan sonra adı bu şiirle anılmıştır: “kaldırımlar şairi”

Kimsesiz, yalnız bir insanın ruh halinin anlatıldığı bu şiirin ilk dört kıtasını buraya alıyoruz:

Sokaktayım, kimsesiz, bir sokak ortasında;
Yürüyorum, arkama bakmadan yürüyorum.
Yolumun karanlığa saplanan noktasında,
Sanki beni bekleyen bir hayal görüyorum.
Kara gökler kül rengi bulutlarla kapanık;
Evlerin bacasını kolluyor yıldırımlar.
İn cin uykuda, yalnız iki yoldaş uyanık;
Biri benim, biri de serseri kaldırımlar.
İçimde damla damla bir korku birikiyor;
Sanıyorum, her sokak başını kesmiş devler.
Üstüme camlarını, hep simsiyah, dikiyor
Gözüne mil çekilmiş bir âma gibi evler.
Kaldırımlar, çilekeş yalnızların annesi,
Kaldırımlar, içimde yaşamış bir insandır.
Kaldırımlar, duyulur, ses kesilince sesi;
Kaldırımlar, içimde kıvrılan bir lisandır.

ÜSTAD yazısına devam et

Tankları Durdurduk – Orhan Afacan

Ülkücü, Tayyipçi, Halkçı, Gezici.
Gücü oluşturduk birlik olarak.
Vurucu, yıkıcı, hemde ezici
Tankları durdurduk dimdik durarak.

Ölümü, zulümü göze alarak,
Tekbir okuyarak, marşlar çalarak.
Ellerde bayraklar şaha kalkarak.
Tankları durdurduk dimdik durarak.

Yaşasın istedik tek demokrasi.
Düşünülmesin asla bunun aksi.
Alalım milletçe bundaki dersi.
Tankları durdurduk dimdik durarak.

Dargınlığı, haksızlığı unuttuk.
Öfkemizi, kinimizi soğuktuk.
Devlete olan sadakati tuttuk.
Tankları durdurduk dimdik durarak.

Hiçbir güç olamaz halkın üstünde.
Yer, yerinden oynar yürüdüğünde.
Hava limanı, boğaz köprüsünde.
Tankları durdurduk dimdik durarak.

Şahadet etti yüz altmış bir hayat.
Tutulmadı hiç edilen nasihat.
Orhan: Isra-beşi tekrarla anlat,
Tankları durdurduk dimdik durarak.

ORHAN AFACAN-
İZMİR-17.07 .2016

İftar Sofrası -Orhan Afacan

kirikkale yemekleri-162

Açlığın, iştahın kesiştiği yer.
Üstüne şeytanın artan tafrası.
Gözlerin yemekle birleştiği yer
Arafat Tepesi İftar Sofrası.

Üstünde dumanı tüten bir çorba.
Islahı zor olan nefsim çok zorba.
Sardırır sabrımı devamlı sarpa.
Arafat Tepesi İftar Sofrası.

Menüde bulunur iki,üç yemek..
Hepsinde ayrı özen, ayrı emek.
En güzel olanı helali yemek.
Arafat Tepesi İftar Sofrası.

Bekleyiş son bulur artık ezanla.
Açılır oruçlar halis imanla.
Recep, Şaban, otuz gün Ramazanla,
Arafat Tepesi İftar Sofrası.

ORHAN AFACAN
O5.07.2015-MEKKE.

Can Boğaza Gelince Ne Yaparsın – Orhan Afacan

tn_Somuncu Baba Külliyesi (9)

Ansızın boğaza canın gelince
Nereye bakarsın, neler yaparsın?
Ölüm durumunu aklın bilince
Nereye bakarsın, neler yaparsın?

Eşin, yavrun, dostun çoğu başında.
Dua yarışında, su telaşında.
Bir hareket yok gözünde, kaşında.
Nereye bakarsın, neler yaparsın?

Gözlerin tekbir yere odaklanmış,
Aradığın neyse sanki saklanmış
“İyileş “diye çok şey adaklanmış
Nereye bakarsın, neler yaparsın?

Geçtimi aklından hayat filimin
Faydası yok, gördün gücün, ilimin.
Orhan zamanıdır gönül dilimin.
Nereye bakarsın, neler yaparsın?

ORHAN AFACAN
izmir