Etiket arşivi: şiir

Takılma – Necati Cebesoy

Necati CEBESOY

Ruhuna bak insanların yaşa TAKILMA
Gözlerindeki manâyı gör kaşa takılma
Yüreği katıysa onun boşa takılma
Engin toprakta yürü taşa TAKILMA

Maneviyat altındır .maddiyat bakır
Ruhu zenginlerle dost ol .olsada fakir
Aldanma gözlerine .olsada Çakır
Geçici renklere sakın TAKILMA

Kiracıyız bu dünyada sakın unutma
Helâl kazan. Haramdan hiç medet umma
Kanma cilvesine yalan dünyanın
Boyacıyı iyi tanı .boyaya TAKILMA

İki yüzlülere kapını kapa
Gönül tarlasına yeter bi çapa
Cahilin sözü gelmez .hiç ipe sapa
Cahili nadenlerle .oturup TAKILMA

Dertliyle otur .derdini dinle
O inliyorsa sende onunla inle
Çok fazla uğraşma. Bir ile binle
Rakamlarda geçicidir sakın TAKILMA

Necati CEBESOY

(11-12-2014)

14 defa görüntülendi

Var redifli Gazeli ve Anlamı- Baki’nin Son Şiiri

Şair Baki

Alâyiş-i dünyâdan el çekmege niyyet var

Yakında ‘adem dirler bir şehre ‘azîmet var

 

 Uçdı bu fezâlardan mürg-ı dil-i nâlânum

Arâm idemez oldum efkâr-ı seyâhat var

 

Nûş eylese bir ‘âşık tâ haşre dek ayılmaz

Bezm-i felekün bilmem câmında ne hâlet var

 

Bu hâlet ile ey dil sağ olmada ‘âlemde

Derd ü gam-ı dil-ber ile ölmekde letâfet var

 

Gitdükçe harâb eyler mülk-i dil-i virânı

Dehrün bu cefâsından bir şâha şikâyet var

 

Ser terkine kâ’ildür dünyâya gönül virmez

Terk ehlinün ey Bâkî başında sa’adet var

Baki (Mahmud Abdülbâkî)

Var redifli Gazeli ve Anlamı- Baki’nin Son Şiiri yazısına devam et

Ergünce

Ey siyah hüzün ;vur gamını siyah geceye. Gök kubbeden boşalırcasına yağan siyah geceye bak. Belki Bilal-i siyahı hatırlarsın, hüznün en muhteşem yıllarında, kızgın kumlarda, yanan siyah bedenin hıçkırıklara gömüldüğü, Lâ İlahe illallah diyen, Bilalin manevi sesleri, çınlar kulaklarda. Bilirmisin gülün matemini, oda ağlar, lakin kıpkırmızı göz yaşlarıyla. Nerden bilirsindiye sorarsanız eğer “hafızın kabrinde bir gül vardı her gün kanayan rengiyle ağlardı “Gül demişken, eniyi dostu bülbül dert yanardı güle, Aşkın en kırmızı haline. Çünkü Muhammedi (s.a.v.) kokusu vardı gülün üzerinde. Mümkünmü kurban o kokuyu alıpta bülbül gibi Aşk nidaları söyleyebilmek. Ölüm kokardı bana, vuslattı sanki Rasûlallah efendimize kavuşmaya, biletti koku binip gitmek istemezmiydi bu cân. Aşkın vav haline bürünmezmiydiniz..? Cesareti toplar elif gibi olurdunuz Aşk-ı canana varmaya. Hiç demiyorum Cemalullahı düşer bayılırdın kurban. Yada ordusuyla gelse Halid bin Velid, fetihler yapsa gönüllere, vücudunda kesik yer kalmayan bedeniyle. İşte bu yüzden yağmurla dosttur göz yaşları İkiside ağlar. Bazen istemezsin ama gözlerin seni itaatsizce dinlemez, canrajkla abdest aldırır ruhuna. Bakarsın ve sen yine yanlız, yine beyhude. Ve beklersin vaktin sahibine hicret etmeyi.
Ve Beklersin Beklersin…..

Ergünce yazısına devam et

Uğur Olsun Kerim Usta -Hasan Demirci

Hasan Demirci Hocam'ın bize özel yazdığı şiir için teşekkür ederiz.Sağolsun...Rahvan atı yortu sürdün
Uğur olsun kerim usta
Ne rastladı neler gördün
Uğur olsun kerim usta

Dere tepe tozlu yollar
Bin bir türlü nice haller
At belinde geçtin sular
Uğur olsun kerim usta

Kâh yolların kaya taşlık
Kâh yolların çamur yaşlık
Kâh yolların yokuş dağlık
Uğur olsun kerim usta

Kısıklı eserin ölmez
Böyle dostluk az bulunmaz
Rahvan at insanı yormaz
Uğur olsun kerim usta

Ağlamak İçin Gözden Yaş Mı Akmalı?

Ağlamak İçin Gözden Yaş Mı Akmalı?

Ağlamak için gözden yaş mı akmalı?
Dudaklar gülerken, insan ağlayamaz mı?

Sevmek için güzele mi bakmalı?
Çirkin bir tende güzel bir ruh, kalbi bağlayamaz mı?

Hasret; özlenenden uzak mı kalmaktır?
Özlenen yakındayken hicran duyulamaz mı?

Hırsızlık; para, mal mı çalmaktır?
Saadet çalmak, hırsızlık olamaz mı?

Solması için gülü dalından mı koparmalı?
Pembe bir gonca iken gül dalında solmaz mı?

Öldürmek için silah, hançer mı olmalı?
Saçlar bağ, gözler silah, gülüş, kurşun olamaz mı?

Victor Hugo

Abdurrahim Karakoç Kimdir….?

Abdurrahim Karakoç

Hayatı

Kahraman Maraş, şair ve yazarlar açısından zengin bir şehirdir. Necip Fazıl Kısakürek, Cahit Zarifoğlu, Nuri Pakdil, Bahaettin Karakoç, Abdurrahim Karakoç, Rasim Özdenören, Erdem Bayezit, Tahsin Yücel, Şevket Yücel; yeni edebiyatın önde gelen simalarındandır.[1]

Abdurrahim Karakoç, 7 Nisan 1932’de [2] Kahramanmaraş’ın Elbistan ilçesine bağlı Ekinözü (Cela) köyünde dünyaya geldi.[3] İlkokulu bitirdikten sonra bir müddet köyünde marangozluk [4] ve uzun yıllar da çiftçilik yaptı.[5]

İlk yazdığı şiirleri, 2 kitap olarak çıkacak hacimdeyken beğenmeyip yaktı ve 1958 yılından itibaren yazıklarını “Hasan’a Mektuplar” adı altında 1964 yılında 10.000 adet bastırdı. Fedai Yayınları arasında çıkan bu eser, kısa zamanda tükendi ve 2. baskısını yine 10.000 adet bastırdı.[2] Sonraki yıllarda ise şiirlerinin bir bölümünü topladığı, “Akıl Karaya Vurdu”, “Vur Emri”, “Beşinci Mevsim”, “Suları Islatamadım”, “Kan Yazısı”, “Gök Çekimi”, “Dosta Doğru” ile sohbet, mektup ve röportajlardan oluşan “Çobandan Mektuplar” adlı kitapları yayımlanacak ve bu kitaplardan bazıları, yaklaşık 20 baskı yapacaktır.[5]

Abdurrahim Karakoç Kimdir….? yazısına devam et

Fatih’in Peygamber Efendimiz (s.a.s.)’e yazdığı şiir

FATİHFatih Sultan Mehmed (k.s.)’in Peygamber Efendimiz (s.a.s.)’e yazdığı şiir

Sen kokmayan gülü neyleyim,
Neyleyim sensiz baharı?
Sen doğmayan günü neyleyim,
Neyleyim sensiz ben dünyayı?

Senin tenine değmeden gelen yağmuru istemem,
meltemi istemem.
Seni parlayacaksa parlasın yıldızlar,
Sana yanmayan yıldızı semalarda istemem.

Bülbüller söyleyecekse seni söylesin,
Senden okumayan bülbül olsa dinlemem.

Fatih’in Peygamber Efendimiz (s.a.s.)’e yazdığı şiir yazısına devam et

ÜSTAD

1necip_fazil_kisakurek_ask_sozleri_kisa_14Kendi ifadesiyle 12 yaşında şair olan Necip Fazıl, 23 yaşına geldiğinde, yazdığı “kaldırımlar” isimli şiiriyle, sanat çevrelerinin takdirini toplamış ve bundan sonra adı bu şiirle anılmıştır: “kaldırımlar şairi”

Kimsesiz, yalnız bir insanın ruh halinin anlatıldığı bu şiirin ilk dört kıtasını buraya alıyoruz:

Sokaktayım, kimsesiz, bir sokak ortasında;
Yürüyorum, arkama bakmadan yürüyorum.
Yolumun karanlığa saplanan noktasında,
Sanki beni bekleyen bir hayal görüyorum.
Kara gökler kül rengi bulutlarla kapanık;
Evlerin bacasını kolluyor yıldırımlar.
İn cin uykuda, yalnız iki yoldaş uyanık;
Biri benim, biri de serseri kaldırımlar.
İçimde damla damla bir korku birikiyor;
Sanıyorum, her sokak başını kesmiş devler.
Üstüme camlarını, hep simsiyah, dikiyor
Gözüne mil çekilmiş bir âma gibi evler.
Kaldırımlar, çilekeş yalnızların annesi,
Kaldırımlar, içimde yaşamış bir insandır.
Kaldırımlar, duyulur, ses kesilince sesi;
Kaldırımlar, içimde kıvrılan bir lisandır.

ÜSTAD yazısına devam et

Tankları Durdurduk – Orhan Afacan

Ülkücü, Tayyipçi, Halkçı, Gezici.
Gücü oluşturduk birlik olarak.
Vurucu, yıkıcı, hemde ezici
Tankları durdurduk dimdik durarak.

Ölümü, zulümü göze alarak,
Tekbir okuyarak, marşlar çalarak.
Ellerde bayraklar şaha kalkarak.
Tankları durdurduk dimdik durarak.

Yaşasın istedik tek demokrasi.
Düşünülmesin asla bunun aksi.
Alalım milletçe bundaki dersi.
Tankları durdurduk dimdik durarak.

Dargınlığı, haksızlığı unuttuk.
Öfkemizi, kinimizi soğuktuk.
Devlete olan sadakati tuttuk.
Tankları durdurduk dimdik durarak.

Hiçbir güç olamaz halkın üstünde.
Yer, yerinden oynar yürüdüğünde.
Hava limanı, boğaz köprüsünde.
Tankları durdurduk dimdik durarak.

Şahadet etti yüz altmış bir hayat.
Tutulmadı hiç edilen nasihat.
Orhan: Isra-beşi tekrarla anlat,
Tankları durdurduk dimdik durarak.

ORHAN AFACAN-
İZMİR-17.07 .2016