Etiket arşivi: Sancak

SANA SELÂM EY OSMANLI SANCAĞI

tumblr_n55pjxjo2y1tahitio1_540SANA SELÂM EY OSMANLI SANCAĞI!…

Osmanlılarda padişahın bulunduğu yerde, hânedanı temsilen kırmızı (al) ve devleti temsilen de (ak) sancak açılırdı. Selçuklu Sultanının Osman Gazi’ye gönderdiği bayrak beyaz idi. Sultan 3. Selim’den itibaren her ikisi birleşerek kırmızı zemin üzerinde beyaz hilal ve yıldız resmî bayrak oldu.

Osmanlılardan kalma ne varsa değiştirildi. Onların kurduğu mekteplere, fakültelere, müesseselere, şehirlere bile başka isimler verildi.

Üniversiteden mahkemelere, nüfus idaresinden hava kuvvetlerine, Millet Meclisinden Danıştay’a kadar, bugün doğru dürüst işleyen ne varsa, hepsi Osmanlılar zamanında kurulmuştu. Yeni kurulanlar ise zaten o zaman dünyada bulunmayan şeylerdi. Her nedense ay-yıldızlı bayrağına dokunulmadı. İyi de oldu. Cumhuriyetin ilk yıllarında, yerine mavi bayrak düşünülmüş de, Yunan bayrağına benzer endişesiyle olsa gerek, vazgeçilmiş.

BOYU VE SÜSÜ KORKU VERİR!
Belki hissî gelecek ama, dünya bayrakları içinde ay-yıldızlısı kadar derin mânâlısı yok gibidir. Asırlarca esir Müslümanların hayallerini süslemiş; meşhur Azerî bestekâr Üzeyr Hacıbeyli, Çırpınırdı Karadeniz‘de bunu terennüm etmiştir. Polonya Tatarları’nın bugün İslâmiyetle tek bağı, neredeyse mezar taşlarındaki ay-yıldızlardır. Zamanla istiklâlini kazanan Müslüman memleketler, göklerinde hep ay-yıldızlı bayrak dalgalandırmayı tercih etmiştir. İşte Tunus, Cezayir, Pakistan, Şarkî Türkistan, Singapur, Malezya…

SANA SELÂM EY OSMANLI SANCAĞI yazısına devam et

62 defa görüntülendi

Osmanlı Devleti ve Eyaletler

               Osmanlı Devleti’nin idari taksimat bakımından en büyük ünitesi eyaletlerdir. Osmanlı Ülkesi,beylerbeyilik,eyalet ve vilayet olarak adlandırılan büyük idari ünitelere ayrılmış ve bu üniteler ise ,sancak ve livalara bölünmüştür.Liva ve sancakları  mutasarrıf  yöneterdi.Eyaletler önceleri beylerbeyiler,daha sonraları hem beylerbeyi hem vezirler idaresinde bulunurdu. Beylerbeyi ve vezirler valilerden çok daha yetkili idiler.Eyalet valileri mülki memurlar da değillerdi.Eyalet valilerine Emiru’l Umera da denilirdi.Eyalet sancaklardan meydana gelirdi.

                  Eyalet,kelime olarak “iyala” yani hükmetmek anlamına gelmektedir.Selçuklular devrinden itibaren kullanılmıştır.Osmanlı Devlet’nde 16.Yüzyılda “eylalet”özel durumu olan sancakları ifade etmek için kullanılıyordu.Aslında terim olarak ,Osmanlılarda “vilayet” ile “eyalet” arasında 17. yüzyıldan sonra pek fark görülmüyordu.Eyaletin başında olan yönetici vali diye anılıyordu.

                Eyaletler,saha ve genişilik itibariyle genellikle vilayetlerdan daha büyük yerlerdi.Osmanlı Ülkelerinde bazen on beş şehir,sancak olarak bir eyalete bağlı olabiliyordu.Eyaletlerin kendilerine mahsus bütçeleri,askeri birlikleri,idari işleri ve özel durumları bulunabilirdi.

                      Eyaletler Salyaneli(Yıllıklı) ve Salyanesiz(Yıllıksız) eyaletler olarak iki kısma ayrılırdı.Yıllık olarak devlete vergi verenlere salyaneli,vergi toplanmayanlara ise salyanesiz denilmekteydi.Senelik olarak toplanan vergiler, beylerbeyi,sancak ve askerlerin maaşları dağıtıldıktan sonra artan kısım  devlet hazinesine gönderilirdi.
Osmanlı Devleti ve Eyaletler yazısına devam et

UKAB SİYAH SANCAK

siyah-sancakkSancaklar arasında bir sancak vardır ki taşıdığı anlam ile ve önem ile diğer sancaklardan ayrılır. 1400 yıldır İslam’ın sembolü olan bu sancak kutlu Peygamberimiz, Hz. Muhammed (s.a.v)’in Ukab isimli emaneti olan Sancak-ı Şerifi’dir. Hz. Peygamber her katıldığı savaşa Ukab ile girmiştir.

Arap kabileleri arasında sancağın yere düşmesi yenilmek anlamına geliyordu. Böyle bir şey olduğunda askerler mağlubiyeti kabul ederek dağılırlardı. Bu yüzden sancağı taşıyan kişi yaralandığında veya öldüğünde onu taşıyacak sonraki kişi belliydi ve hemen sancağı devralırdı.
UKAB SİYAH SANCAK yazısına devam et

ŞEHZADE MUSTAFA KİMDİR…?


Şehzade Mustafa (1515, Manisa – 6 Ekim 1553, Konya), Sultan Süleyman’ın Mahidevran Sultan’dan olma oğludur. 32 yıl veliahd şehzadelik yapmış osmanlı şehzadesidir.

Saruhan, Amasya, Konya sancak beyliklerinde bulunmuştur. Babasının tahtına göz dikmekle suçlanmış; Nahcıvan seferi’ne giden Osmanlı ordusunun Konya’da konakladığı sırada, padişahın otağında boğdurulmuştur.

Yaşamı

1515 yılında babası Kanuni Sultan Süleyman’ın şehzadeliği sırasında Manisa’da dünyaya geldi. Dedesi Yavuz Sultan Selim’in 1520’de hayatını kaybetmesi üzerine Osmanlı tahtına oturmak üzere İstanbul’a giden babasının yanında İstanbul’a gitti.

Hürrem Sultan’ın babasının sarayına girmesinden sonra annesi Mahidevran Sultan ile Kanuni’ye dört şehzade daha doğuran Hürrem Sultan arasında, Kanuni’den sonra kendi oğullarının tahta çıkmasını sağlamak için büyük bir mücadele yaşandı. ŞEHZADE MUSTAFA KİMDİR…? yazısına devam et

Irak ve Suriye’nin Tarihi Coğrafyası ve 19.Yüzyıl Sonu İtibariyle İdari Konumu

Prof. Dr. Remzi KILIÇ

IRAK VE SURİYE’NİN TARİHİ COĞRAFYASI VE XIX. YÜZYIL SONU İTİBARİYLE İDARİ KONUMU

                                                           ÖZET

On asır önceden beri, Anadolu toprakları gibi, atalarımız olan Selçuklu ve Osmanlı Türkleri tarafından, üzerinde devletler kurularak yüzyıllar boyu Türk Sultanları ve beyleri tarafından idare edilen, Irak ve Suriye coğrafyası ve buraların nasıl yönetildiğini ortaya koymaya çalışacağız.Bu bölgelerin tarihi gelişimi, nasıl idare edildiği, Türklerin hakimiyetleri esnasında ortaya çıkan idarî yapı, xıx. yüzyılda Osmanlı Devleti yönetiminde bölgede kurulan eyâletlerin konumu, buralarda oluşan sancak ve kazalar kısaca ortaya konulmuştur. Yüzyıllar boyu idare ettiğimiz Türkmen yurtlarının yüzyıl öncesine kadar olan durumları incelenmiştir. Bugün Türkiye Cumhuriyeti Devletimizin geleceği bakımındanda buraların bilinmesi önemlidir. 

                                        

Atalarımız olan Selçuklu ve Osmanlı Türkleri yüzyıllarca pekçok ülkeleri idare etmişlerdi. Bugün bu toprakların çoğu millî hudutlarımızın dışında olmasına rağmen, tarihimiz ve millî kültürümüz açısından araştırılması son derece önem arzetmektedir.

Irak ve Suriye topraklarında IX. yüzyıldan bu tarafa çeşitli Türk hanedân ve beyleri, daha sonraki dönemlerde ise,  Selçuklular ve Osmanlılar, aynen Anadolu topraklarında olduğu gibi, hüküm sürmüşler, oraları imar etmişler, eşsiz kıymette tarihî eserler meydana getirmişlerdi.

Bu çalışmamızda, günümüzdeki Irak ve Suriye topraklarında XIX. yüzyıl Osmanlı Devleti zamanındaki idari yapıyı ortaya koyacağız. Ortadoğu coğrafyasında önemli bir yer tutan bu topraklarda Osmanlıların son zamanlarında bulunan eyalet, sancak, kaza, nahiye ve köyler hakkında bilgi aktaracağız. Bu coğrafyada bulunan Irak bölgesi ve Suriye bölgesinin, tarihî coğrafyaları ve idarî yönetimleri Osmanlı kaynaklarından Irak ve Suriye’nin Tarihi Coğrafyası ve 19.Yüzyıl Sonu İtibariyle İdari Konumu yazısına devam et

Irak ve Suriye’nin Tarihi Coğrafyası ve 19.Yüzyıl Sonu itibariyle İdari Konumu

Prof. Dr. Remzi KILIÇ

ÖZET:
On asır önceden beri, Anadolu toprakları gibi, atalarımız olan Selçuklu ve Osmanlı Türkleri tarafından, üzerinde devletler kurularak yüzyıllar boyu Türk Sultanları ve beyleri tarafından idare edilen, Irak ve Suriye coğrafyası ve buraların nasıl yönetildiğini ortaya koymaya çalışacağız.Bu bölgelerin tarihi gelişimi, nasıl idare edildiği, Türklerin hakimiyetleri esnasında ortaya çıkan idarî yapı, xıx. yüzyılda Osmanlı Devleti yönetiminde bölgede kurulan eyâletlerin konumu, buralarda oluşan sancak ve kazalar kısaca ortaya konulmuştur. Yüzyıllar boyu idare ettiğimiz Türkmen yurtlarının yüzyıl öncesine kadar olan durumları incelenmiştir. Bugün Türkiye Cumhuriyeti Devletimizin geleceği bakımındanda buraların bilinmesi önemlidir. 
Atalarımız olan Selçuklu ve Osmanlı Türkleri yüzyıllarca pekçok ülkeleri idare etmişlerdi. Bugün bu toprakların çoğu millî hudutlarımızın dışında olmasına rağmen, tarihimiz ve millî kültürümüz açısından araştırılması son derece önem arzetmektedir.

Irak ve Suriye topraklarında IX. yüzyıldan bu tarafa çeşitli Türk hanedân ve beyleri, daha sonraki dönemlerde ise,  Selçuklular ve Osmanlılar, aynen Anadolu topraklarında olduğu gibi, hüküm sürmüşler, oraları imar Irak ve Suriye’nin Tarihi Coğrafyası ve 19.Yüzyıl Sonu itibariyle İdari Konumu yazısına devam et