Etiket arşivi: sanat

Nasıl Güzel Konuşuruz…?

Varlığımızı kanıtlamada, dış dünya ile bağlantımızı kurmada konuşmanın bize sunduğu olanaklardan yararlanırız Acaba bu olanakları gerektiği gibi kullanabiliyor muyuz? Nasıl konuşuyoruz? Konuşma güçlüğü çekiyor muyuz?

Konuşma güçlüğü çekip çekmediğimizi, düşünce ve duygularımızı rahatça anlatıp anlatamadığımızı, karşımızdakilerle doğal bir iletişim kurup kuramadığımızı anlayabiliriz Konuşurken hangi türden yanlışlıklar yapıyoruz? Söylemek istediklerimizi tam verebiliyor muyuz?

Konuşma sırasında yaptığımız yanlışların ayrımına varamayız Bunları ancak karşımızdakiler, bizleri dinleyenler bilebilir Belki amacımızı tam karşılayacak uygun sözcükleri seçemiyor, aşınmış kullanımdan düşmüş sözcükler seçiyoruz Belki el, kol, yüz hareketlerimizi bedensel davranışlarımızı konuşmanın akışına uyduramıyoruz

Nasıl Güzel Konuşuruz…? yazısına devam et

Vitray Sanatı

  1. VİTRAY
    Günümüzde çok yaygın olarak, evlerde, otellerde, fabrikalarda, yemek ve oyun salonlarında, camilerde ve bunun gibi birçok mekanda çok amaçlı kullanılan bir sanat tekniği olan vitraya, kısaca cam resmi diyebiliriz. Vitray, insanların bulundukları mekânı süsleme ve onların duygularını ifade etme ihtiyacından doğan çok farklı ve özgün bir sanattır. Işıklı cam resmi sanatı, her şeyden önce renkli ya da renksiz cam parçalarından resim yapmak ve onları ışığın önüne yerleştirmekten ibarettir. Bu yerleştirme mimariye uygun yapılmalıdır. Dolayısıyla ışık düzeni iyi çözümlenmelidir. Vitray, her yönü ile mekân süsleme sanatının vazgeçilmez unsurudur. Vitray sanatı, geçmişten günümüze kadar olan gelişiminde sadece kullanılan teknikler ve malzemelerdeki değişiklikler dışında, uygulandığı alanlarda da değişikliklere uğraşmıştır.

Vitray Sanatı yazısına devam et

Telkari El Sanatı

Telkari  El Sanatı
Telkari’ nin sözcük anlamı tel ile yapılan sanattır. Ancak bu tanım, tel ile yapılan her sanatsal çalışmanın telkari olduğu anlamına gelmez. Örneğin, ‘Trabzon işi’ hasır örgü bileziğe tel ile yapılmasına rağmen telkari denilmez. Yine, ağaç üzerine yollar açıp içine döverek tel gömme işinin de telkari olduğu sanılmaktadır; oysa bunun adı ‘tenzil’ sanatıdır. Telkari’ye aynı zamanda ‘vav işi’ de denilmektedir. Bu isim, Osmanlıca vav harfinin, uygulamada motif olarak sıkça kullanılmasından dolayı verilmiştir. Ayrıca bu sanata çift işi diyenler de vardır. Bu ismin kaynağı ise, işin yapımı sırasında parçaların teker teker biraraya getirilmesinde kullanılan, cımbıza benzer ancak ucu daha ince olan ve ‘çiff’ olarak isimlendirilen alettir. Bu iki isim de genellikle sanatkarlar, arasında kullanılır. Telkari yaka iğnesi Bir çok geleneksel sanatımızda olduğu gibi, telkaride de sanatkar işinde kullanacağı her türlü malzemeyi kendisi yapmak zorundadır. Yani, usta telkaride kullanacağı telleri kendi atölyesinde ham maddeden elde etmektedir.

Telkari El Sanatı yazısına devam et

Bukalemun’a Dikkatli Bakın…

İtalyan vücut sanatı ressamı Johannes Stotter  iki bayan modeli  bir bukalemuna benzetmek için  dört saat  boyama yaparak karşımıza bu bukalemunu çıkardı.Bakalım çok dikkatli olarak bakınca bu iki modeli görebilecekmisiniz?Bulamayanlar  için sayfanın en altında bayanlardan birini eskitme yaparak ayırdım.  🙂

ilizyon

 

 

 

 

Bukalemun’a Dikkatli Bakın… yazısına devam et

ATATÜRK’ÜN SANAT HAKKINDA GÖRÜŞLERİ

Ataturk_ve_Heykel_by_ataturk_gencligi

  • “Sanatsız kalan bir milletin, hayat damarlarından biri kopmuş demektir.”
  • “Bir millet ki resim yapmaz, bir millet ki heykel yapmaz, bir millet ki fennin gerektirdiği şeyleri yapmaz; itiraf etmeli ki, o milletin ilerleme yolunda yeri yoktur.”
  • “Yüksek bir insan topluluğu olan Türk Milleti’nin tarihi bir özelliği de, güzel sanatları sevmek ve onda yükselmektir.”
  • “Hepiniz milletvekili olabilirsiniz, bakan olabilirsiniz. Hatta Cumhurbaşkanı olabilirsiniz, fakat sanatkar olamazsınız.”
  • “Sanatkar, toplumda uzun çaba ve çalışmalardan sonra, alnında ışığı ilk duyan insandır.”
  • “Bir millet sanattan ve sanatkardan mahrumsa, tam bir hayata sahip olamaz.”
  • “Bir milletin sanat yeteneği, güzel sanatlara verdiği değerle ölçülür.”
  • “Güzel sanatların hepsinde, ulus gençliğinin ne türlü ilerletilmesini istediğinizi bilirim. Bu yapılmaktadır. Ancak bunda en çabuk, en önde götürülmesi gerekli olan Türk Musikisidir. Bir ulusun yeni değişikliğinde ölçü, musikide değişikliği alabilmesi, kavrayabilmesidir.”

ATATÜRK’ÜN SANAT HAKKINDA GÖRÜŞLERİ yazısına devam et

TEZYİNAT SANATI

 

edirnekari-600x590

Sözlükte “süslemek” anlamındaki zeyn kökünden türeyen tezyîn “süslemek, bezemek, donatmak” demektir. Osmanlılar bezek ve bezeme yerine tezyînât kelimesini tercih etmişlerdir. Türk sanatında tezyinat kavramı, Fransızca’dan Türkçe’ye geçen dekorasyondan (décoration) ziyade “ornementation” anlamında kullanılmakta, tezyinatla sırf tezyinî şekillerden ibaret olan süslemeler kastedilmektedir. Bu tarz bezemeye Arapça’da zahrafe denmektedir. Osmanlılar’da motiflere “nakış”, motiflerle meydana getirilen desenler bütününe “resim” (tarh), bunları yapanlara “ressam” (tarrâh) adı verildiği bilinmektedir. “Nakkaş” kelimesi daha geniş kapsamlı olup ressam, musavvir, müzehhip ve kalemkâr gibi sanatkârlar sınıfını içine almaktadır. Osmanlı sarayında bu tür işleri üstlenen Cemâat-i Nakkāşân-ı Hâssa, Hassa Mimarları Ocağı’na bağlı olarak çalışmaktaydı.

İslâm dininin figürlü bezemeyi hoş karşılamaması dolayısıyla Türkler, Orta Asya’da geliştirdikleri, çoğunlukla remzî değer taşıyan hayvanî bezemelerden uzaklaşarak motiflerde üslûplaştırma yoluna gitmişlerdir. Bizans etkisindeki Emevîler’in aksine Abbâsîler döneminde yazı ve hendesenin yanında ileri derecede üslûplaştırılmış bitki motiflerinin yaygınlık kazandığı görülmektedir. İslâm ve Türk sanatı bundan sonra kendi yolunu üslûplaştırma yönünde çizmiş ve günümüze kadar bu yolda ilerleyerek yazı ve hendesenin ön plana çıktığı, figürsüz, ekseriyetle nebatî bezemelerden meydana gelen tezyinat anlayışını geliştirmiştir. Sonsuzluk ve tevhid fikri İslâm sanatının temel karakteristiğini oluşturmaktadır.

TEZYİNAT SANATI yazısına devam et

SUMİ-E RESİM SANATI

 

Sumi Style Rooster 

Sumi-e Mürekkeple yapılan Japon resim sanatıdır. Mürekkebin hazırlanışı, kağıdın ve malzemelerin yerleştirilişi, fırçanın tutuluş şekline kadar belirlenmiş ritüel sayesinde, ressamın oluşturduğu esere; denge, disiplin, estetik anlayışlarının yansımasını sağlar. Felsefesi; kontrast ve uyumdur. Sadeliğin güzelliğini ve zarafetini anlatır. Kâinatın dinamik karşıt iki gücü, ışık ve gölgenin mükemmelen dengelenmiş etkileşimini gösterir.

 

Kİ (Hayat Enerjisi); Fırça ile boyama sanatı; objenin görünümünden ziyade ruhunu anlatmayı amaçlar. Bir resmi yaratırken sanatçı, subjesinin ruhunu kavramalıdır.

  SUMİ-E RESİM SANATI yazısına devam et

OP-ART ”OPTİK SANAT”

opart_7Op Art (Optik Sanat)
Op art, optik resim olarak da bilinen 1960’ların bir resim akımıdır. Renk, çizgi gibi öğeler göz yanılsamaları yaratmak için kullanılır. Eserler genelde soyut olup, pek çok durumda siyah-beyazdır.
ABD’ye özgü olmadığı halde bu ülkede 1960’a doğru, Pop Art ile aşağı yukarı aynı dönemde gelişmiş bir soyut sanat akımını belirten ve İngilizce Optical Art’ın (optik sanat) kısaltılmış biçimi olan terimdir.

OP-ART ”OPTİK SANAT” yazısına devam et

MONA LİSA’NIN GÖZLERİNDEKİ SIR

mona-lisanc4b1n-gc3b6zleri.jpg

Sanat tarihçileri, Leonardo Da Vinci’nin gizemli Mona Lisa tablosunda, Mona Lisa’nın gözlerine resmedilmiş küçük sayılar ve harfler buldu.

Da Vinci’nin 500 yıllık Rönesans dönemi şaheseri, sanat tarihçileri ve çoğu insan açısından uzun zamandır merakı sürekli taze tutan bir bilmece gibiydi. Dan Brown’un hakkında yazdığı, çok satan Da Vinci’nin Şifresi kitabı daha sonra filme de çekildi.

2006 tarihli Tom Hanks’in başrolde olduğu filmde de karakterler, Mona Lisa’nın yanı sıra Da Vinci’nin diğer tablolarında gizlenmiş mesajları bulmaya çalışıyorlardı. MONA LİSA’NIN GÖZLERİNDEKİ SIR yazısına devam et

MÜBALAĞA ETMEK DEYİMİNİN ANLAMI

Sözün etkisini artırmak için bir konuyu, düşünceyi, varlığı ya da duyguyu olduğundan büyük ya da küçük gösterme sanatına abartma denir. Sanatçı bununla okuyucunun zihninde iz bırakmayı, onu etkilemeyi amaçlar. İnsanın doğasında vardır, kendisini heyecanlandıran bir olayı, heyecanına göre büyüterek ya da küçülterek aktarır. Burada amaç, içinde bulunduğu duygu yoğunluğunu, heyecanı anlatmaktır.Abartmadan daha çok övgüde, yergide ve sevginin ifade edilmesinde yararlanılır. Bunlar şairin hayal dünyasını göstermek istemesini de ekleyebiliriz.
 eskilerin tabiri ile, pireyi deve yapmak
abartma anlamına gelir..
bazı şiirlerde mübalağa sanatı yani abatma sanatı kullanılır MÜBALAĞA ETMEK DEYİMİNİN ANLAMI yazısına devam et

KÜNDEKARİ SANATI


Kündekari Sanatı Nedir?
Osmanlıca Lügati’nde, tutma, kavrama, yakalama anlamına gelir. Geometrik desenlerin delik ve zıvana ile çatma sisteminde örülen iskelete tablalarının kiniş sistemi ile geçirilmesi suretiyle tutkalsız çivisiz olarak yapılan ahşap sanatıdır.
Akıl almaz bir sabrın ve geometri dehasının eşliğinde sanatçı, ahşabı ‘kündekâri’yle yorumlar ve bir sanat eseri yaratır. Serbest ve rahatlıkla hareket eden binlerce küçük ahşap parçası asırlara meydan okur. İşte bu yüzdendir ki, yapımında en ufak bir hataya dahi tahammülü yoktur kündekârinin… KÜNDEKARİ SANATI yazısına devam et

KATI SANATI HAKKINDA


KATI’ SANATI

KATI’

Türkler tam anlamıyla kendilerine özgü ve tamamen orijinal süsleme sanatlarına sahiptir. Bu süsleme sanatlarından biri de kağıt ve deri oymacılığı olarak bilinen “katı'” sanatıdır. İslamiyet’ten önce bulundukları coğrafyalarda Türkler kültürel birikimlerini oluşturdular ve İslamiyet’ten sonra ise Uzak Doğu etkilerini; İran, Arap ve Bizans etkileriyle sentezleyerek Osmalı kültürü Çatısı altında Avrupa’ya kadar yaydılar.Türk katı’ sanatı da bu uzun kültürel tarihi seyrin içinde Türk süsleme sanatları içinde yerini aldı. KATI SANATI HAKKINDA yazısına devam et