Etiket arşivi: Rus

Dünya Manyetik Kutuplaramı Kayıyor….?

Rus bilim adamları, “dünyanın manyetik kutuplarının kaymakta olduğunu” tartışıyor. Bu kaymanın dünyayı Hiroşima’ya çevireceğini savunanlar bile var.

Londra Üzerindeki Pembe Işık

Rus bilim adamlarından Kara Kuvvetleri Merkezi Askeri Enstitüsü’nün baş araştırmacısı Yevgeni Shalamberidze, dünyanın manyetik kutuplarının kaymakta olduğunu ve bu kez farklı olduğu iddiasıyla ortalığı karıştırdı. Rus bilim adamları ikiye bölündü.

Sebebi Açıklanamayan Uçak Kazaları

Shalamberidze, manyetik kutupların şimdiden 200 kilometre kadar yer değiştirdiğini açıklarken “Manyetik alanların değişmesi dünyayı koca bir Hiroşima’ya çevirebilir. Yani nükleer kış etkisi yaratabilir. Kuşların, balina ve yunusların yön şaşırması, sebebi açıklanamayan uçak kazaları etkinin işaretleri.” uyarısında da bulunuyor.

Dünya Manyetik Kutuplaramı Kayıyor….? yazısına devam et

Rus Çarını Hayrete Düşüren Olay

Bir defasında Rus çarı at arabasıyla ülkesini dolaşıyormuş.

Araba yoldaki kanal inşaatının önünde durmak zorunda kalmış.

Yolunun üzerinde kanal kazan işçiler, Çar’ın arabasını görünce heyecanla irkilmişler.

Çar arabadan inmiş ve kan ter içinde kalan bir işçiye sormuş:

 

“Bu kadar yoruluyorsun, kan ter içinde kalıyorsun; peki iyi para
kazanabiliyor musun bari?”

“Bana yetecek kadar kazanıyorum efendim, diye cevap vermiş işçi.

“Yani ne kadar ” diye tekrar sormuş Çar.

İşçi başını öne eğmiş ve şöyle cevap vermiş;

“Borçlarımı ödeyebiliyorum, gelecek için yatırım yapabiliyorum, kalanı ile de hergün sıcak tasda yemek yiyebiliyorum efendim!”

Rus Çarını Hayrete Düşüren Olay yazısına devam et

ŞOR TÜRKLERİ

bkjcdrdciaajfdiŞor Türkleri günümüzde Rusya’nın Kemerovo Oblastı’nda yaşayan Türk bir boyudur. Eskiden Kemerova bölgesinin adı Şor Türklerinin ülkesi anlamında Şorya idi. Rusların Şor Türklerini yok etmek için uğraşları neticesi Şorya’nın adı değiştirildi.

Şorların nüfusu 2010 nüfus sayımı sonuçlarına göre 12 bin 88 kişidir. 2002 yılında 13.975 olan Şor nüfusu son nüfus sayımına göre gerilemiş görünmektedir.

Şorların dili Şor Türkçesi veya Şorca adı verilen Türkçedir. Ruslar tarafından uygulanan sistemli asimilasyon politikaları sonucu bugün ana dilini bilen Şor sayısı 900 kişiden ibarettir.

19. yüzyılın ortalarında Radloff tarafından “kızak” anlamına gelen Şor adıyla anılmış ve bu ad daha sonraki dönemlerde yaygınlaşmıştır. Şorlar kendilerine Şor Kiji ya da Tadar Kiji derler.

Daha önceleri Şaman olan Şorların önemli bir kısmı, 19. yüzyılda Ruslar tarafından Hristiyanlaştırılmıştır.

Hun, Göktürk, hatta Moğolların ,demir bir dağın ardına saklanıp kalabalıklaşan sonra o dağı eritip çıktıklarını anlatan Ergenekon ve türeyiş efsanelerinde adı geçen demir dağın Şor Türklerinin yaşadığı coğrafi bölge olduğu sanılmaktadır.

ŞOR TÜRKLERİ yazısına devam et

DARGO SAVAŞI

seyh-samilTürk harp tarihinin şanlı sayfaları arasına gömülmüş en kanlı savaşlardan birisi de muhakkak ki Dargo Meydan Muharebesidir. Bu savaş muazzam Rus ordularına karşı Şeyh Şamil’in enbüyük zaferi ile neticelenmiştir.

Dargo meydan muharebesi, Şâmil’in cihana sığmayan büyük askerî kudret ve dehâsını, şöhretin arşına çıkaran en mühim zaferidir. Dargo, düşmanlara değil, dostlara dahi yol vermeyen Kafdağıyla efsane ormanlarının bağrında gizlenmiş büyük bir sır ve müthiş bir muammadır. Kafkas dağlarının sarp yamaçları ve uçurumlar üzerine kurulmuş olan Dargo, kırk, elli hanelik bir köy olup; çok sarp ve dar bir dağ yolu ile Veden ve Andi’ye bağlı bulunuyordu. “Dargo” diye anılan kanlı savaş, 1845 yılı yazında Çeçenistan’da cereyan etmiştir.

25 Mayıs 1845’te Dargo’ya hücuma hazırlanan Rus Genelkurmay Başkanı General Kont Vorontsov, Dağıstan’da bugün Vnezapnaya denilen yerde karargâhını kurdu. Haziranın üçüncü günü 34 tabur piyade, 5 istihkâm bölüğü, 8 bin Kazak suvarisi, 2 bin milis kuvveti ve elli adet dağ topuyle kat’î harekât başladı. Aynı zamanda Çar’ın dâmadı olan Kont Vorontsov’un emrinde, 8 general,3 prens vardı.

DARGO SAVAŞI yazısına devam et

SARIKAMIŞ’I UNUTMADIK UNUTMAYACAĞIZ…!

kanal33-b8a262f4Harekâtı´nın 100’UNCU yıldönümü nedeniyle Osmanlı-Rus Savaşı sırasındaki
Kars-Sarıkamış ın”Allahüekber Dağları´nda Donarak Şehit Düşen 90 Bin Askeri hatırladık. Sarıkamış Harekâtı Türk tarihinin en dramatikOlaylarından biridir. Elbette kahraman bir milletin evladıyız fakat
Bizim kahramanlıklarımız aynı zamanda zaferlerle birlikte acılarda yaşatmıştır. Yemen´de kavurucu sıcağından, Sarıkamış´ta dondurucu soğuğuna yazlık elbiseyle
Çarıksız giden körpe fidanların hikâyesi yakar sinemizi. Bu bir efsanenin ayakta kalma ve yaşamak için son çırpınışıydı. Asırlarca içten içe altını oyan dış ve iç mihrakların, yıkılan bir devin çıkardığı feryadının adıdır, Yemen, Çanakkale, Sarıkamış… Sarıkamış denince içim burkulur her taraf çarıksız cesetlerle görünür gözüme, hüzün kaplar içimi. Binlerce ANADOLU evladı gömüldü karlara gecenin kör vaktinde mosmor bedenle. Tabi gömemedi onu Sarıkamış bağrına acısını dayanamayıp attı baharın kardelenlerine.
Ah Sarıkamış Ah !… Sarıkamış şehitlerin yurdu Sarıkamış acıların yurdu…
Sarıkamışta şehit düşen askerlerimizi saygıyla anıyoruz.Ruhlarına bir fatiha okuyalım inşallah.

RUHLARI ŞAD MEKANLARI FİRDEVS CENNETİ OLSUN.

SARIKAMIŞ’I UNUTMADIK UNUTMAYACAĞIZ…! yazısına devam et

ŞEYH ŞAMİL İLE RUS GENERALİ’NİN GÖRÜŞMESİ

seyh-samilŞEYH ŞAMİL İLE RUS GENERALİ’NİN GÖRÜŞMESİ

Bu görüşmenin gerçekleşmesine sebep, Çar’ın o yılın sonbaharında Kafkasya’ya gelecek olmasıydı. Ruslar, Çar’ın Kafkasya’ya gelmesiyle tüm bölgenin boyun eğmesini kutlayabileceklerini sanıyorlardı. Bunun için de tabi tâbii öncelikle İmam Şamil’in ikna edilmesi gerekiyordu. Bu yüzden başkumandana ve General Feze’ye emirler gönderilerek Şamil’in en kısa zamanda teslim olmaya razı olmasının sağlanması istendi. Bu sırada Güney Dağıstan’da bulunan Feze, cesareti ve askeri kabiliyetleri kadar Dağlılar hakkındaki bilgisiyle de ünlü olan Klugenav’a bu görevi tevdi etti. Klugenav da Karanay beyleri aracılığıyla bir mektup göndererek kendisiyle görüşme yapmak istediğini bildirmişti. Aslında araştırmacıların da temas ettiği gibi Klugenav büyük bir ihtimalle böyle nazik ve zor bir görevin hiç başarı şansı olmadığını düşünüyor olmalıydı. Fakat Çar’ın emirlerine uymak zorundaydı. Bu yüzden Karanay beylerinin aracılığıyla Şamil’e bir mektup göndererek O’nunla bir görüşme yapmak istediğini bildirdi. “Şamil de ertesi günü Gimri’nin kaynağının yanında buluşmaya karar verdi. Bu minval üzere 18 Eylül günü Klugenav, yanına Yevmodikov, 15 Don Kazağı ve Ruslarla dost olan Karanay’dan 10 atlı olduğu hâlde kaynağa geldi.

ŞEYH ŞAMİL İLE RUS GENERALİ’NİN GÖRÜŞMESİ yazısına devam et

TOLSTOY’DAN GÜZEL SÖZLER

 

o-TOLSTOY-SOCHI-facebook

  • İnsanın gerçek gücü sıçrayışta değil, sarsılmaz duruşundadır.
  • Bu dünya için sıradan bir yalan olabilirsin. ama belki de birisi için, onu hayata bağlayan tek gerçeksin !
  • Bil ki; Yaşadıklarınla değil, yaşattıklarınla anılırsın. Ve unutma; Ne yaşattıysan elbet birgün onu yaşarsın.
  • Bir insanı bulunduğu mevkiyle değil, göz koyduğu mevkiyle ölçmek gerekir.
  • İnsanlara en adil şekilde dağıtılan nimet akıldır. Çünkü kimse aklından şikayetçi değildir.
  • Tüm mutsuzluklar yokluktan değil, çokluktan gelir.
  • Giden dönmeyecekse; kalanların değerini bileceksin. Ölenle ölünmüyorsa eğer; kalanlarla yaşamaya devam edecesin.
  • Hepimiz kaybettiğimiz yada ulaşamadığımız her şey için zamanı suçlarız. Oysa unutma ki; Zaman konuşacak olsa, hepimiz utanırız.

TOLSTOY’DAN GÜZEL SÖZLER yazısına devam et

TOLSTOY (1828-1910) KİMDİR….?

443px-Ge_Tolstoy-615Kont Lev Nikolayevic Tolstoy 28 ağustos 1828’de Tulainde Yasnaya Polyana’da doğdu. Annesini küçük yaşta kaybetti. Babası ve kardeşleriyle yaşadığı aile topraklarında Rus kırsal yaşamını erkenden tanımış oldu. On beş yaşında Voltaire’i ve üstünde kalıcı bir etki bırakacak olan Rousseau’yu okudu. 1847’de üniversiteden ayrılarak köylülerine yararlı olmak amacıyla dönüp, Yasnaya Polayana’ya yerleşti.Genç Tolstoy, dört yıl süren acılardan ve yaşamın anlamını sorgulamalardan sonra 1851’de yaşadıklarından tatmin olmayarak Kafkasya’ya gidip topçu teğmeni oldu. Edebiyat çalışmalarına da gerçek anlamda burada başladı. O dönemde Kafkasya bir eğitim ocağı ve aralarında Lermontov’un da bulunduğu pek çok Rus yazarı için esin kaynağıydı. Zaten Tolstoy’un gençlik hikayeliyle (özellikle savaş sahneleri) lermontov’un üslubu arasında bir yakınlık sezilebilir. Dağıştan ve Çeçenistan’ın Ru Çarlığı’na bağlanması üzerine yerli halkın gösterdiği tepkileri, Tolstoy “Kazaklar” adlı hikayesinde anlatır. Kırım Savaşı sırasında Sivastopol’da bölük komutanı olarak, kuşatılmış şehrin en tehlikeli kesiminde bulundu ve yaşadıklarını “Sivastopol” adlı eserinde anlattı. Tolstoy bu eserinde yeniden savaş temasını ele alır. Onun savaş sahnelerini, roman kişilerinin algılarına dayanarak anlatması ve bütün bir savaş mekanizmasını ahlakın prizmasından geçirmesi büyük bir yeniliktir.

TOLSTOY (1828-1910) KİMDİR….? yazısına devam et

GORKİ SÖZLERİ

  • 999735_483456595063420_1168537173_nGeçmişin arabalarıyla hiçbir yere gidemezsiniz.
  •     Özgürlük… Herkes sever özgürlüğü, herkes ister. Ama bana özgürlük versen, dünyadaki en büyük kötülüğü yapmayacağım ne malum? İşte mesele burda. Bir çocuğa bile sınırsız bir özgürlük tanınamaz.
  •     Bütün insanların ruhları gridir. O yüzden hepsi biraz allık peşinde.
  •     Uzayıp giden hayat yolunda, yolumuzun kesiştiği insanlar bizim için önemlidir. Yollarımızın kesiştiği insanlardan bir bölümü arkadaş olarak hem hayatımızda hem de yüreğimizde yer eder. Yıllar sonra kimisi tebessümle hatırlanır, kimisi de acı bir yüz ifadesi ile…
  • GORKİ SÖZLERİ yazısına devam et