Etiket arşivi: Peygamberimiz

Hoş Geldin Ya Rasulallah

“Sevgili Peygamberimiz Hz. Muhammed (SAV)’in dünyaya teşriflerinin 1444. yıldönümünü, birlik ve beraberlik duyguları içinde idrak etmenin mutluluğuna erişmiş bulunmaktayız.Ey Solmayan Yeryüzünün Gülü Bizleride Şefahatlerine Nail Eyle.Ya Rasulallah Biz Seni Görmeden Sevdik.Bizleride Cennette Komşu Eyle…..

Allahümme Salli Ala Seyyidine Muhammedin Ve Ala Ali Seyyidina Muhammed…..

SATUK BUĞRA HAN DESTANI

RLY6SV1f8JlHGQx7OvwDLqcRhi0NWZSatuk Buğra Han Destanı Tezkire-i Buğra Han adlı bir eserde kayıtlıdır.

Bu eserin muhtelif el yazmaları vardır.Peygamberimiz Hazreti Muhammed, Miraç esnasında, diğer bütün peygamberleri de görür. Aralarından birini tanıyamanz ve Cebrail Aleyhisselelama o zatın kim olduğunu sorar. Cebrail de:

–Bu zat Peygamber değildir, der. Bu zat, sizin ruhunuzu Ulu Tanrıya emanet ettiğiniz günden üç yüzyıl sonra yer yüzüne inecek ve sizin dininizi Türkistan da yayacaktır.

Cebrail Aleyhisselamın bu cevabı üzerine Hazreti Muhammed çok sevinmiş, Miraçtan sonra, gece gündüz bu mübarek ruh için dua etmeğe baslamıştı. Tabi bu arada, bu mübarek zattan sahabelerine de bahsetmiş ve sahabelerinin bu zatın ruhunu görmeği istemeleri üzerine Hazreti Muhammed de dua ederek Miraç esnasında gördüğü zatın ruhunun görünmesini arzulamıştı.

Hazreti Muhammed’ in duası üzerine birden karşılarında kırk silahlı atlı belirdi. Selam verip yaklaştılar. Bu atlılar, başlarında Satuk Buğra Han’ ın bulunduğu kırk arkadasının ruhu idi.

SATUK BUĞRA HAN DESTANI yazısına devam et

DAR-UL HARPTİR DİYENLER

DARUL HARPCuma namazı Peygamberimiz (sav) zamanında ve dört cihar-ı yari devrinde bir şehirde bir yerde ve bir camide kılınmıştır. Kıldıran o şehrin valisi olmuştur. Cephede bir yerde kıldırılmış, kıldıran başkumandan olmuştur.

Kesinlikle bunların dışında kılınmamış, kıldırılmamıştır. Hasta ise o gün için geçerli olmak üzere yerine vekil tayin eder. O tayin ikinci Cuma için geçerli değildir. Bu şartlara riâyet edilmiştir. Cuma namazı kılınacak yerde, çarşı, pazar, jandarma, polis, otel, dükkan, han olması lazım.Bunların olmadığı yerde Peygamberimiz (sav) ve ashâb kılmamışlar, kıldırmamışlar. Köylerde bir yerde kılınır. Bu şartlar yok, şehirde bu şartlar var. Fakat çok yerde kılınıyor. Ne köyde ne şehirde şartlar tam olmuyor. Şimdi bir şehirde 50 camide Cuma namazı kılınıyor.

Peygamberimiz (sav) harpte Cuma vakti gelince Cuma iki defa, iki yerde kılınmaz. Muhakkak bir yerde, bir defa kumandan kıldıracak, hepsi Cuma namazına dursa kâfirler hücum edecek, ölüm tehlikesi var. Kıldırmasa veya bazısı kılmasa farzı ayındır, kılınması lazım. Peygamberimiz (sav) düşünürken (Sûre-i Nisa, Âyet 102) nazil oldu. Ömer Nasuhi Bilmen’in tefsirinden Meâl’en şöyle:

DAR-UL HARPTİR DİYENLER yazısına devam et

MEVLİD KANDİLİ HAKKINDA

31061.jpg    Mevlid kelimesinde “doğum” mânası vardır. Kandil kelimesinde de, belli günlerde yakılan aydınlık anlamı mevcuttur. İkisini bir araya getirip de Mevlid Kandili dediğimizde, Resûlüllah (asv)’ın doğum gecesinde minarelerde yakılan kandiller hâtıra gelmektedir. Müslümanlar, her sene Rebiü’l-evvel ayının on ikinci gecesine giriş teşkil eden geceyi dinî merasimlerle ihyâ eder, farklı bir huzur ve neş’eyle tes’id etme titizliği gösterirler. Kandillerle donatılan camiler bu niyetle dolar, taşar…

Müslümanlar bu geceyi, hem kendi açılarından, hem de çocukları açısından düşünürler. Kendi açılarından düşünürken ibâdetleri, çevredeki konu komşuya yardımları, çeşitli iyilikleri hatırlar, farklı bir yardım anlayışında olurlar. Çocukları açısından ise, çok dikkatli olurlar. Mâsum dimağlarda gecenin güzel bir hatıra olarak kalmasını temin edecek çarelere başvururlar. Nitekim o günde çocukların sevineceği şeyler alırlar, hoşlarına gidecek sohbetler tertip ederler, gecenin, zihinlerinde tatlı bir hâtıra olarak kalmasını temin ederler.
MEVLİD KANDİLİ HAKKINDA yazısına devam et

HZ.MUHAMMED S.A.V’DEN ALTIN DEĞERİNDE ÖĞÜTLER

AYVA ;
‘’Ayva yiyiniz, yürek sıkıntılarınızı alır, göğüsteki balgamı temizler. Kalbe kuvvet ve şecaat verir. Şayet hamile kadın yerse çocuğu güzel olur.’’
BAKLA;
’’Bir kimse bakla yerse, Cenab-ı Hak o kimseden yediği baklanın misli kadar hastalık çıkarır. ’’
ÇÖREKOTU ;
’’Çörekotuna kıymet veriniz muhakkak ki o ; ölümden başka her derde şifadır. ’’
ET ;
’’ Et yemek insanın ahlâk ve cemalini güzelleştirir. ’’
’’Dünya ve ahrette yiyeceklerin efendisi ettir. ’’
HURMA;
’’ Kim sabahları aç karnına Medine’nin ACVE denilen hurmasından yerse o gün ona zehir ve sihir tesir etmez. ’’
’’Hurma yemek kulunçtan kurtarır. ’’
’’ACVE hurması Cennet meyvelerindendir. Zehre karşı şifadır. ’’ HZ.MUHAMMED S.A.V’DEN ALTIN DEĞERİNDE ÖĞÜTLER yazısına devam et

İslam Tarihindeki Eğitim Faaliyetleri

 

  • Hz. Muhammed Dönemi: Tarihi kaynaklardan ve hadislerden, Peygamberimiz (sav)’in ilme çok büyük bir önem verdiğini anlamaktayız.

    Hz. Muhammed (sav)’in yol göstermesiyle, Kuran’ın indirilmesinden sonra oldukça dinamik bir yapıya kavuşan dönemin Arap toplumunda, sürekli bir tebliğ ortamı sağlanarak insanlara Allah’ın varlığı ve din ahlakı anlatılmış, her geçen gün çok fazla sayıda insanın İslam ahlakını tanımasına vesile olunmuştur. Burada en önemli etkenlerden biri, Kuran’da yer alan ilmi bilgilerin insanlara aktarılmasıdır. O dönemde bilimsel bilgide pek fazla ilerleme olmamasına rağmen, yalnızca Kuran’da yer alan bilgilerden örnekler verilerek, kişilerin samimi olarak bunlar üzerinde düşünmesi sağlanmıştır. Kuran’da bildirilen ‘evren’, ‘doğum’ ve ‘canlıların yaratılışındaki detaylar’ gibi örnekler anlatıldıkça, bunların insanlar üzerinde uyandırdığı etki çok büyük olmuş ve İslamiyet o dönemde çok geniş bir kitleye yayılmıştır. İslam Tarihindeki Eğitim Faaliyetleri yazısına devam et