Etiket arşivi: Peygamber

DOĞUM GÜNÜN KUTLU OLSUN YA RESÛLULLAH…..

DOĞUM GÜNÜN KUTLU OLSUN YA RESÛLULLAH…..

Bu gece peygamberimiz Hz Muhammed Mustafa SAV ‘in dünyaya şereflendirdiği gecedir.
O peygamber ki insanların sapıklıkta sınır tanımadığı,
Cehalette en üst seviyelere ulaştığı,
Küfür ve şirkin kölesi olduğu bir zamanda dünyaya şeref vermiş ve dünyaya ilahi bir nur,
Rahmani bir şifa olmuştur Dularımız bu gece eksik olmasın,
Kalplerimiz imanla dolsun,

5 defa görüntülendi

Fatih’in Peygamber Efendimiz (s.a.s.)’e yazdığı şiir

FATİHFatih Sultan Mehmed (k.s.)’in Peygamber Efendimiz (s.a.s.)’e yazdığı şiir

Sen kokmayan gülü neyleyim,
Neyleyim sensiz baharı?
Sen doğmayan günü neyleyim,
Neyleyim sensiz ben dünyayı?

Senin tenine değmeden gelen yağmuru istemem,
meltemi istemem.
Seni parlayacaksa parlasın yıldızlar,
Sana yanmayan yıldızı semalarda istemem.

Bülbüller söyleyecekse seni söylesin,
Senden okumayan bülbül olsa dinlemem.

Fatih’in Peygamber Efendimiz (s.a.s.)’e yazdığı şiir yazısına devam et

HİCRET OLAYI

YENİ HİCRİ YILBAŞINIZ MÜBAREK OLSUNHİCRET OLAYI
Müslümanlığa karşı olan Mekkeliler, her türlü baskıyla, HZ. MUHAMMED(S.A.V) ’i davasından vazgeçiremeyince ve Mekke dışında, yani Medine’de müslümanların giderek kuvvetlendiğini görünce; durumun kendileri için tehlike yaratacağı düşüncesiyle, o zaman Kabe’ye yakın bir yerde bulunan Daru’n-Nedve dedikleri meclislerinde toplanarak meseleyi görüşmeye başladılar.

Görüşler, İslam denen hareketin hızla büyüdüğü ve HZ. MUHAMMED(S.A.V) ’in bu çalışmalarını durdurmak gerektiği merkezinde birleşiyordu; putperestlik tehlikeye girmişti ve İslam, Mekke’nin düzenini bozabilecek güçteydi. Mekke’nin ileri gelenleri bu kararı alınca, nasıl hareket edecekleri ve hangi yöntemleri uygulayacakları konusunda görüşmeye başladılar. İlk önce şu görüş ortaya atıldı: “MUHAMMED (S.A.V.) prangaya vurup hapsedelim!” Bu kabul edilmeyince: “Onu memleketimizden sürgün edelim; ne hali varsa görsün!” denildi. Bu görüş de kabul edimeyince, İslam’ı sevmeyen ve onu çok tehlikeli bulan Ebu Cehil: “Benim görüşüme göre, onu öldürmekten başka çaremiz yoktur. Bunun için de, her kabileden birer genç seçelim. Her birine de birer keskin kılıç verelim. Bunların hepsi birden, kararlaştırdığımız yer ve zamanda HZ. MUHAMMED(S.A.V) ’i pusuya düşürerek öldürsünler; biz de ondan kurtulalım! Böyle olursa, onun kan davası bütün kabilelere düşeceğinden ve ailesi olan Benu Abdi Menaf, herkese savaş açamayacağından, diyete razı olurlar, biz de diyetlerini veririz!” dedi. Bu görüş kabul edildi.

HİCRET OLAYI yazısına devam et

Ehl-i beytin fazileti

Ayet-Yazili-Dini-Resim-V3

Ehl-i beyt, Peygamber efendimiz Muhammed aleyhisselamın bütün aile fertlerine denir. Mübarek hanımları, kızı Hazret-i Fatıma ile Hazret-i Ali ve bunların evlatları olan Hazret-i Hasan ve Hazret-i Hüseyin, onların çocukları ve kıyamete kadar gelecek torunlarının hepsine de Ehl-i beyt denir. Hatta Peygamberimizin temiz soyunun bağlı olduğu Haşimoğullarına da Ehl-i beyt denir. Eshab-ı kiramdan Selman-ı Farisi de Ehl-i beytten sayıldı. Fakat özellikle Ehl-i beyt denilince, Hazret-i Ali, Hazret-i Fatıma ve mübarek iki oğlu Hazret-i Hasan ve Hazret-i Hüseyin anlaşılır. (radıyallahü teâlâ anhüm)

Resulullah efendimizin soyu, Hazret-i Fatıma’dan devam etti. Hazret-i Hasan’ın çocuklarına ve torunlarına Şerif, Hazret-i Hüseyin’in nesline de Seyyid denir. Peygamber efendimizin temiz ve mübarek kanını taşıyan seyyidler ve şerifler, çeşitli ülkelerde yaşamaktadır. Her birisi güzel ahlak numunesi olup, yurdumuzda da sayıları pek çoktur.

Doğru yoldaki İslam âlimleri, Ehl-i beyt sevgisini, son nefeste iman ile gitmek için şart görmüşlerdir. Ehl-i Beyti sevmek her mümine farzdır. Bunlarda Resulullah efendimizin zerreleri vardır. Onlara kıymet vermek, saygı göstermek her müslümanın vazifesidir. Çünkü imanın temeli ve en kuvvetli alameti, Allahü teâlâyı sevmek ve Allahü teâlânın sevmediklerini sevmemektir. Hadis-i şerifte buyuruldu ki:
(İmanın temeli ve en kuvvetli alameti, Allah dostlarını sevmek ve Onun düşmanlarına düşmanlık etmektir.) [İ. Gazali]

Ehl-i beytin fazileti yazısına devam et

EVRAD-I BAHAİYYE

evradi-behaiyye-duasiEVRAD-I BAHAİYYE

Evrad-ı Bahaiyye’yi her gün bir kere okumayı adet edinen kimselerin dünya ve ahiretleri mamur olur.İman selametine nail olur.Başladığı işlerin neticesi mutlaka iyi ve başarılı sonuçlanır.Kötülüklerden korunur.Fena hastalıklara tutulmaz.Fena hastalıklara tutulmuş olanlara bir bardak suya yedi gün birer kere okunup nefes edildikten sonra hastaya içirilirse biiznillah vadesi gelmeyen hasta şifaya kavuşur.Uzun seneler hasta ve mefluc olsalarda.Delilere okunursa Allah’ın izni ile iyi olur.Bekar okursa iyi ve hayırlı bir izdivaç yapar. Fakir okursa zengin olur.Mahpus okursa kısa zamanda halas olup selamete çıkar.İşsiz okursa az zamanda bir işe girer.Miftahil Kulub isimli kitapta yapılmış olan tercümesini okur ve manasını kısmen de anlayabilmiş olursanız cidden bu muazzam ve paha biçilmez virdin kıymeti hakkında pek az da olsa bir fikir ve kanaate erişmiş olursunuz.

EVRAD-I BAHAİYYE yazısına devam et

LEVLAKE LEVLAK LEMA HALAKATÜL EFLAK

roses-320209_640LEVLAKE LEVLAK LEMA HALAKATÜL EFLAK
Sual: Kur’an-ı kerimde, (Seni ancak âlemlere rahmet olarak gönderdim), (Rabbinin sana verdiği nimetlerle mecnun değilsin. Senin için bitmeyen, sonsuz mükâfat vardır. Elbette sen en büyük ahlak üzeresin), (Rabbin sana çok nimet verecek, sen de razı olacaksın) mealindeki âyetlerle ve daha birçok âyetle övülen Peygamber efendimiz hakkında bildirilen, (Eğer sen olmasaydın âlemleri yaratmazdım) kudsî hadisi için, İbni Sebeciler, Selefîler ve bazı mezhepsizler, (Bu söz, uydurmadır. Hiçbir din kitabında yoktur) diyerek Resulullah’ı aşağılıyorlar. Bu hadis-i kudsî, hangi kitaplarda geçiyor?
CEVAP
Resulullah’ın “sallallahü aleyhi ve sellem” üstünlüğünü anlayamayan veya ona düşman olan yahut hadis-i şeriflere uydurma diyen bid’at ehli kimseler, Resulullah’ın övülmesine tahammülleri olmadığı için, muteber kitaplardaki hadislere hemen uydurma diyorlar. Bu hadis-i kudsî ve benzerleri, birçok muteber kitapta bildirilmektedir:
Âdem aleyhisselam, Arş’ta gördüğü nurun mahiyetini sual etti. Hak teâlâ buyurdu ki:
(Bu nur, gökte Ahmed, yerde Muhammed denilen, zürriyetinden bir peygamberin nurudur. O olmasaydı, seni de, yer ve gökleri de yaratmazdım.) [Mevahib-i ledünniyye]

Allahü teâlâ, yine hadis-i kudsîlerde buyuruyor ki:
(Yâ Âdem, Muhammed aleyhisselamın ismiyle her ne isteseydin, kabul ederdim. O olmasaydı, seni yaratmazdım.) [Hâkim]

(Ey Resulüm, İbrahim’i halil [dost], seni de habib [sevgili] edindim. Senden daha sevgili hiçbir şey yaratmadım. Senin, benim indimdeki yüksek derecenin bilinmesi için, dünyayı ve dünya ehlini yarattım. Sen olmasaydın, kâinatı yaratmazdım.) [Mevahib-i ledünniyye]

LEVLAKE LEVLAK LEMA HALAKATÜL EFLAK yazısına devam et

RASULU EKREM EFENDİMİZDEN BİR DUA

hz_muhammed_sifatlariRASULU EKREM EFENDİMİZDEN BİR DUA
Allah’ım, Hz. Muhammed’ e, âline ve ashabına salat eyle!

Komşularım, dostlarım haklarımızı gözetenler ve düşmanlarımızla mücadele edenlerin haklarını en iyi şekilde gözetmem için bana yardım et!
Onları da; senin yolunun gereklerini hakkıyla yerine getirmeye, edeb ölçülerini gözetmeye muvaffak eyle!
Böylece birbirlerinin zayıf olanlarına şefkat etsinler.
Eksikliklerini gidersinler, hastalarını ziyaret etsinler.
Doğruyu arayanlarına yol göstersinler.
Danışanlarına hayırhah davransınlar.
Konuk olarak gelenleri ağırlasınlar.
Birbirlerinin sırlarını açığa vurmasınlar.
Kusurlarını gizlesinler. Haksızlığa uğrayanlarına yardım etsinler.
Karşılıklı ödünç alınan araç ve gereçleri esirgemesinler.

RASULU EKREM EFENDİMİZDEN BİR DUA yazısına devam et

HZ.MEVLANA’DAN NAAT-I ŞERİF

mevlanaNaat

(Ya Hazret-i Mevlâna hak dost)

Yâ Habîballah Resûl-i Hâlik-i Yekta tüyî

Ber güzîni zül- celâl-i pâk ü bî hemtâ tüyî (Dost, Sultânım)

Nâzenin-i Hazret-i Hâk, sadr-ı bedr-i kâinât

Nûr-i çeşm-i enbiyâ çeşm-i çerâğ-ı mâ tüyî (Yâ Mevlâna, hâk dost)

(Sultânım) Der şeb-i mi’râc, bûde Cebrail ender rekâb (dost, dost)

Pâ nihânde ber serîn ü Kümbet-e Hadrâ tüyî (Yâ Mevlâna, hâk dost)

(Sultânım, mahbûbidost,dost,dost) Yâ Resûl-ullah tüdâni ümmetâned âcizend

Rehnümâ-yı âcizâni bi ser ü bî pâ tüyî (Hâk dost, dost, dost)

(Sultânım) Serv-i bostân-ı risâlet nevbehâr-ı ma’rifet

Gülben-i bağ-ı şerîat bülbül-i bâlâ tüyî (yâ veliyyullah dost hey)

Şems-i Tebrîzî ki dâret Nâ’t-ı Peygamber zi ber

Mustafa vü Müctebâ ân Seyyid-i a-lâ tüyî

(Yâ tabîb-el kulûb, yâ veliyyallah, Allah dost, dost)

HZ.MEVLANA’DAN NAAT-I ŞERİF yazısına devam et

MEVLANA HALİD HAZRETLERİNDEN PEYGAMBERİMİZE İTAFEN

mahurgozlugul5414636lh4or6

“Gül, rûy-i Muhammed ‘e gıpta eder (s.a.v.),
Kokumu, O’ nun terinden aldım der…”

Ey güzeller güzeli, beni sevdanla yaktın!
Görmüyor bir şey gözüm, her an hülyanla aklım!

Sen “Kab-ı kasveyn” şahı, ben ise azgın köle,
Sana konuk olmaya, nasıl söyler bu şaşkın!

Acıyıp bir bakınca, ölü kalpler dirilttin,
Sonsuz merhametine sığınıp, kapın çaldım.

MEVLANA HALİD HAZRETLERİNDEN PEYGAMBERİMİZE İTAFEN yazısına devam et

PEYGAMBERİMİZ S.A.V.İN ÇOCUKLARA NASİHATLERİ

PEYGAMBERİMİZ S.A.V.İN ÇOCUKLARA NASİHATLERİ

Peygamberim Hazreti Muhammed (sav) Allah ve Peygamber sevgisi; dinimizin esası, Allah’a varmanın en kestirme yoludur… Bu ciddi sevginin anlamı, Allah’ın emir ve yasaklarına, Peygamberimiz (sav)’in buyruklarına ve sünnetine uymaktır. O halde ey çocuklar! Kalblerinizi yalancı sevgilerden temizleyiniz! Allah ve peygamber sevgisinden üstün bir sevgi tanımayınız! Peygamberimiz (sav)’in Küçüklüğünde Sahip Olduğu Ahlâk

Sevgili çocuklar, Peygamberimiz (sav) küçüklüğünde güzel ahlâkla ve kerim sıfatlarla anılırdı. Çünkü O,daima doğru söylerdi, yalan söylemezdi. İnsanlar emanetlerini ve kıymetli eşyalarını onun yanına bırakırlardı. Ve istedikleri zaman da bıraktıkları gibi alırlardı. Çünkü onun en büyük sıfatı “el-Emin”, yani “güvenilir” olmasıydı. Peygamberimiz (sav) çobanlık yapardı. Ve rızkını elde etmek için ticaretle de uğraşırdı. Aktifliği ve çalışmayı çok severdi. Kimseye kızmaz ve kimseye kötü söz söylemezdi. Güzel edebi sebebiyle daima iyi muamelede bulunurdu. Kötülüğe kötülükle karşılık vermezdi. Affetmek onun şiarı olduğu için, kendisine kötülük edenleri affederdi. Peygamberimiz (sav) yetim kimselere iyilikte bulunurdu. Zayıflara, fakirlere ve muhtaçlara yardım ederdi. Değil insanlara, hayvanlara dahi eziyet etmezdi. O cömert ve pek merhamet sahibi idi.

Evet sevgili çocuklar, Siz de daima doğru, güvenilir, yalan söylemeyen, başkalarına haksızlık etmeyen, çalışkan, affedici ve edebli olmalısınız. Olmalısınızki, Resûlullah (sav)’in ahlâkıyla ahlâklanasınız.

PEYGAMBERİMİZ S.A.V.İN ÇOCUKLARA NASİHATLERİ yazısına devam et