Etiket arşivi: Osho

MUTLULUK BAŞA GELEN ŞEYDİR

” MUTLULUK BAŞA GELEN ŞEYDİR “

Evet, yalnızlığınla o kadar çok kalmalısın ki o, tekbaşınalığa dönüşebilsin . Ancak o zaman derin, seni zenginleştiren bir ilişkiye girmeye muktedir olacaksın. Ancak o zaman sevginin içine yönelebileceksin.

Yalnızlığınla o kadar çok kalmalısın ki o, tek başınalığa dönüşebilsin derken ne demek istiyorum? Yalnızlık negatif ruh hallerinden birisidir.

Sözlüklerin söylediğinin zıddına tekbaşına olmak ise pozitiftir. Sözlüklerde yalnızlık ve tekbaşınalık aynı anlama gelir; hayatta ise değildir. Yalnızlık devamlı olarak diğerini özlediğin bir ruh halidir. Tekbaşınalık ise sürekli olarak kendinle birlikte olmanın zevkini çıkardığın bir ruh halidir.

MUTLULUK BAŞA GELEN ŞEYDİR yazısına devam et

24 defa görüntülendi

OSHA’DAN GÜZEL SÖZLER

 osho-sozleri-8“Topluma mutlak şekilde teslim olmak, bütünüyle onun esiri olmak gerekir. Toplum ancak o zaman —yalnızca kölelere, ruhsal olarak intihar etmiş kimselere— saygı duyar.”
    Ego bir buzdağıdır. Onu erit. Onu derin sevginin içinde erit, böylelikle o kaybolsun ve sen okyanusun parçası haline gel.
    Hayat küçük şeylerden oluşur. Eğer sen seversen büyük olurlar.
    Hayatın hedefi özgürlüktür. Özgürlük olmadan hayatın anlamı yoktur. Özgürlük politik, sosyal ya da ekonomik özgürlük anlamına gelmez. Özgürlük zamandan, zihinden, arzudan özgür olmaktır. Zihnin varolmadığı anda evrenle bir olursun; evren kadar sınırsız ol.
    Zihin tıpkı kalabalık gibidir; düşünceler bireylerdir. Ve düşünceler sürekli orada oldukları için sürecin maddi olduğunu düşünüyorsun. Her bir düşünceyi bırak ve en sonunda hiçbir şey kalmaz. Zihin diye bir şey yoktur, sadece düşünce vardır.

OSHA’DAN GÜZEL SÖZLER yazısına devam et

OSHO’YU TANIYORMUSUNUZ….?

osho.Osho, 1931 yılında Hindistan’ın Madhya Pradesh eyaletindeki Kuchwada’da dünyaya gelmiştir. Daha çocukluk yıllarından itibaren, başkaları tarafından verilen bilgiler ve inançları edinmektense gerçekliği kendisi deneyimlemekte ısrarcı olan asi bir ruhu vardı. Bu durumu kendisi şöyle dile getirir:
“Çocukluğumdan hatırlayabildiğim kadarıyla yalnızca tek bir oyun sevdim: Tartışmayı, her şey hakkında tartışmayı… Pek az yetişkin bana tahammül edebiliyordu; beni anlamaları söz konusu bile değildi. Okula gitmek hiç ilgimi çekmiyordu. Orası olabilecek en kötü yerdi. Sonunda gitmeye zorlandım, ama elimden geldiğince direndim, çünkü orada yalnızca benim ilgilendiğim şeylerle ilgilenmeyen çocuklar vardı ve ben de onların ilgilendikleri şeylerle ilgilenmiyordum. Bu yüzden hep grup dışı kaldım.”

OSHO’YU TANIYORMUSUNUZ….? yazısına devam et