Etiket arşivi: Ömer

Hz.Ömerin Kudüs Fermanı

Ömer bin Hattab’ın Kudüs ile ilgili vermiş olduğu ferman

1) Allah’a hamd olsun ki, bizi İslam ile aziz kıldı; iman ile şerflendirdi; peygamberi Muhammed ile bize rahmet eyledi; bizi dalaletten hidayete götürdü; aramızdaki dağınıklıktan sonra bizi bir araya getirdi ve kablerimizi birleştirdi; düşmanlarımıza karşı zafer verdi; bize bu beldeleri nasip etti; bizi birbirini seven kardeşler haline getirdi. Ey Allah’ın kulları! Bu nimetlere karşı Allah’a hamd ediniz.

2) Bu Ömer bin Hattab’ın Kudüs-i Şerif’deki Tur-i Zeytun’da millet-i İseviyenin şerefli patriği Safranbos’a verdiği ve bütün re’aya ile papaz ve patrikleri içine alacak şekilde tanzim olunan yazılı ahidnamesidir.

3) Bütün papazlar nerede ve hangi şartlarda olurlarsa olsunlar, biz Müslümanlardan emana sahiptirler. Bütün gayr-i müslimler, zimmet akdinin hükümlerine riayet ettikleri müddetçe, emanları geçerlidir. Biz müminler ve bizden sonra gelecek olanlar, onları korumakla mükellefiz. İtaat ve bağlılıkları devam ettikçe de bu devam edecektir.

Hz.Ömerin Kudüs Fermanı yazısına devam et

10 defa görüntülendi

ÖMER MUHTARI RAHMETLE ANIYORUZ

c3b6mer-muhtarSömürge olmayı kabul etmeyen ülkelerin mücadele tarihine baktığımızda, kendi içlerinden çıkmış önemli isimlerin onurlu ve tavizsiz mücadeleleriyle karşılaşırız. Libya’nın 1911’de İtalyan işgaline karşı destansı direnişinde de karşımıza çıkan isim Ömer Muhtar’dır. Halkının ve ülkesinin bağımsızlığı için tam 20 yıl tam donanımlı İtalyan ordusuna karşı çöllerde mücadele veren bu büyük şehit, aynı zaman da bir Senusî tarikatı şeyhidir.

Bütün Allah dostları gibi Senusî mürşidi Şeyh Ömer Muhtar k.s. da her yönüyle Allah Rasulü s.a.v.’in ahlâkını örneklemiştir. Onun mücadelesi tasavvufun insanı pasifize ettiği, dünyadan el etek çektirdiği iddiasının çarpıklığını açıkça ortaya koyar.

ÖMER MUHTARI RAHMETLE ANIYORUZ yazısına devam et

DÖRT HALİFE DÖNEMİ

LsuoHx7lXPADÖRT HALİFE DÖNEMİ
Hz. Muhammed vefat edince Müslümanların başına sırası ile Hz. Ebu Bekir, Hz. Ömer, Hz. Osman ve Hz. Ali geçti. İşte bu döneme dört halife dönemi (Hulefa-i Raşidin ) denir.

1. HZ. EBU BEKİR DÖNEMİ (632-634)
· Suriye Seferi: Usame Bin Zeyd komutasında bir orduyu Suriye ‘ ye göndermiş, bu yöredeki kabileler egemenlik altına alınmıştır. * Böylece Hz. Muhammed’in ölümünden sonra da İslamiyet’in gücünü devam ettirdiği kanıtlanmıştır.

· Ayaklanmalar ve Yalancı Peygamberler: Hz. Muhammed’in ölümünden sonra Arabistan‘ da, İslamiyet’in tam yerleşememesi, halkın zekat vermek istemeyişi, kabile yaşamını sürdürmek ve devlet otoritesi altına girmek istememek nedenlerinden dolayı ayaklanmalar olmuş, ve yalancı peygamberler türemişti. Yalancı peygamberler sorununu çözmek amacıyla, Halit Bin Velid komutasında bir ordu Yemen’e gönderilmiş, yalancı peygamberler ortadan kaldırılarak, bir tehlikeden kurtulunmuştur. Ayaklanmalar ve Zekat sorunu çözüme kavuşturulmuştur.

· Kur’an’ ın Kitap Haline Getirilmesi: Hz.Muhammed döneminde Kur’an ayetleri, hafızlar tarafından ezberleniyor, vahiy katipleri tarafından deri, tahta, düz kemik, taşlar üzerine yazılıyordu. Ancak, savaşlarda hafızların ölmesi, ve yazılı ayetlerin malzemelerini korumadaki güçlükler nedeniyle, bir kurul oluşturulmuş ve Kur’an kitap haline getirilmiştir.

· Irak Savaşları: Halit Bin Velid komutasındaki ordu, Irak’a gönderilerek , Hire bölgesi ele geçirilmiş, Fırat nehri çevresindeki kabileler İslamiyet’i kabul etmişlerdir.

· Yermük Savaşı ( 634 ): Müslümanların Suriye ve Filistin’e doğru hareket ettiğini öğrenen, Bizans İmparatoru Herakliyus, topladığı ordu ile Suriye’ye doğru hareket etmiş, Yermük Irmağı kenarındaki savaşı, Müslümanlar kazanmışlardır. * Müslümanların Bizans’a karşı ilk büyük zaferidir. * Suriye kapıları, Müslümanlara açıldı.

DÖRT HALİFE DÖNEMİ yazısına devam et

FAHREDDİN PAŞANIN MEDİNE MÜDAFASI

maxresdefault1.Dünya Savaşı sırasında Osmanlı orduları, işgal tehdidi altındaki bütün vatan topraklarını emperyalist düşman ordularına ve onların yerli işbirlikçilerine karşı kahramanca savundular.
Bu sırada Ömer Fahreddin Paşa’ya, Hicaz bölgesini müdafaa görevi verilmişti.
Hicaz Seferî Kuvvetler Kumandanı ve Medine Muhafız Vekili Fahreddin Paşa son derece kısıtlı imkânlarla Medine”yi 2 yıl 7 ay boyunca kahramanca müdafaa etti.
Çok zor şartlarda sürdürülen bu mukaddes savunma görevi sırasında Fahreddin Paşa Medine”de bir Cuma günü Mescidüi Nebevî’de minbere çıkarak ve şu hutbeyi okudu:
“Türk, Arap, Kürd, Çerkes, Arnavud, ey Ümmet-i Muhammed!
Şurada yatan Harem-i Şerif sahibi Hz. Peygamber’in huzurunda sizlere beyanatta bulunmak üzere Minber-i Mukaddes’ e çıkmak şerefine mazhar olduğum için pek bahtiyarım…
Bu şerefe nail olduğumdan dolayı Cenâb-ı Hakk’a ve Habib-i Ekremi’ne hamd-ü senalar ederim.
Almanlarla birlikte giriştiğimiz şu harbde Rusya parçalandı ve bunun neticesinde otuz kırk seneden beri esir olan üç sancağımız: Kars, Ardahan ve Batum’u kurtarmaya muvaffak olduk. Ordularımızı bu muvaffakıyetlere mazhar kılan Allah’a ve Resulüne hamdü senalar olsun.
Halife orduları en büyük düşmanlarıyla boğaz boğaza çarpıştığı bir sırada Şerif Hüseyin’in isyan ve düşmanlarla ittifak etmesi Halep, Kudüs, Beyrut, Basra, Bağdat gibi birçok güzel şehirlerimizin düşman eline geçmesini sağladı.
Mısır’daki İngiliz generali Ragnel Doncet, güya şahsi menfaatimi düşünürcesine hayatım hakkında teminatlar vererek gönderdiği beyanname ile beni kandırmaya çalıştı.

FAHREDDİN PAŞANIN MEDİNE MÜDAFASI yazısına devam et

HZ. ÖMER(R.A.)’DAN TAVSİYELER

hazretimer5

*Hesaba çekilmeden evvel kendinizi hesaba çekiniz.(Bu söz hadis diye bilinirse de, gerçekte Hz. Ömer’in sözüdür.)

*İstişare etmeden uygulamaya konulan işler başarısızlığa mahkûmdur.

*Kış mevsimi abidlerin ganimetidir.

*Bugünün işini yarına geciktirmeyiniz. İş bir vakit geri kalırsa hiçbir vakit ilerlemez.

*İnsanların en akıllısı, insanların hareketini takdir edendir.

HZ. ÖMER(R.A.)’DAN TAVSİYELER yazısına devam et

Nuşirevan’ın Adaleti

Hazreti Ömer ve Sa’d İbni Vakkas Hazretleri, İran’a at satmaya gitmişlerdi. İran’a vardıkları zaman şehrin girişinde cirit oynayan bir kısım genç görüp seyre daldılar. Bir ara yabancıların kendilerini seyretmekte olduğunun farkına farkına varan gençlerden birisi yanlarına gelip “Bedeviler” gibi sözlerle hakaret ettikten sonra, satmak için getirdikleri ve üzerine bindikleri Arap atlarını ellerinden zorla aldılar.

Hazreti Ömer ve Sa’d ibni Ebi Vakkas Hazretleri ticaret maksadıyla geldikleri şehre meyüs ve mükedder vaziyette girdiler. Yanlarında yiyecek bir şeyleri olmadığı gibi paraları da kalmamıştı. Aç susuz akşam olmasını beklediler. Akşam olunca da bir hana vardılar. Kapıdan girer girmez hancı, misafirlerin yabancı olduğunu ve üzüntülü olduklarını anladı. Neden üzüntülü olduklarını sordu. Hazreti Ömer daha üzüntülü Nuşirevan’ın Adaleti yazısına devam et

”NUŞİREVANDAN ADALETLİYİM”HZ.ÖMER

Hazreti Ömer ve Sa’d İbni Vakkas Hazretleri, İran’a at satmaya gitmişlerdi. İran’a vardıkları zaman şehrin girişinde cirit oynayan bir kısım genç görüp seyre daldılar. Bir ara yabancıların kendilerini seyretmekte olduğunun farkına farkına varan gençlerden birisi yanlarına gelip “Bedeviler” gibi sözlerle hakaret ettikten sonra, satmak için getirdikleri ve üzerine bindikleri Arap atlarını ellerinden zorla aldılar.

Hazreti Ömer ve Sa’d ibni Ebi Vakkas Hazretleri ticaret maksadıyla geldikleri şehre meyüs ve mükedder vaziyette girdiler. Yanlarında yiyecek bir şeyleri olmadığı gibi paraları da kalmamıştı. Aç susuz akşam olmasını beklediler. Akşam olunca da bir hana vardılar. Kapıdan girer girmez hancı, misafirlerin yabancı olduğunu ve üzüntülü olduklarını anladı. Neden üzüntülü olduklarını sordu. Hazreti Ömer daha üzüntülü görünüyordu. O hiç konuşmadı. İbni Vakkas Hazretleri ise başından geçenleri hancıya dert yanarak anlattı. Hancı misafirlerini dinledikten sonra:
– Siz kederlenmeyin, bizim hükümdarımız son derece âdildir. Ya atlarınızı buldurur, yahut bedelini tazmin eder. Sizin anlattığınıza göre elinizden atları alan hükümdarın kendi oğludur. Ama o mutlaka bu meseleyi halleder, diyerek teselli verdikten sonra: ”NUŞİREVANDAN ADALETLİYİM”HZ.ÖMER yazısına devam et

Mevlüt Kandili Duası

EÛZÜ BİLLAHİ MİNE’Ş-ŞEYTANİ’R-RACÎM, BİSMİLLAHİRRAHMANİRRRAHİM

Ya ilahel alemin
İlk yarattığın nur efendimizin nuruydu.
Sen onu var etmeden evvel gündüzün geceden,
baharın da kıştan farkı yoktu.
İyilikler, kötülüklerle iç içe;
akıl nefse yenik,
ruh da bedenin esiri idi.
O güzeller güzeli
Varlığın sırrını keşfedip akla yüksek hedefler gösterdi
düşünceye kapılar açıp
insanın ebedlere namzet olduğunu âlemşümul bir dille haykırdı.
Böyle bir elçiyi insanlığa bahşetmenden
Ve sayısız nice nimetlerinden ötürü
sana sonsuz hamd ü senalar olsun ya rabbi! Mevlüt Kandili Duası yazısına devam et

Hz. Ömer’den (ra) Güzel Sözler- Ömer bin Hattab-

  • Dört şey asla geri gelmez; söylenen söz, atılan ok, geçmiş hayat ve kaçırılmış fırsat.
  • Sırrını saklarsan ona hakim olursun. Saklamazsan, o sana hakim olur.
  • İnsanların en akıllıları, insanların hareketlerini takdir edenlerdir.
  • Ahmakla dostluktan çekin, zira iyilik edeyim derken çok defa kötülük eder.
  • İnsan için iş çoktur, fakat tutacağı işten ak yüzle çıkmayı düşünmelidir.
  • Bugünkü işini yarına bırakma.
  • Başkasını ıslah etmeye kalkışmadan önce kendini ıslah etmeye bak.
  • Kötülüğü bilmeyen adam, onun tuzağına kolay düşer. Hz. Ömer’den (ra) Güzel Sözler- Ömer bin Hattab- yazısına devam et

Mehmet Akif Ersoy’un Hayatı

Mehmet Akif Ersoy’un Hayatı

Fatih’te Millet Kütüphanesi’nin bitişiğindeki Ahmet Emin Efendi Sokağından Kıztaşı’ na doğru inerek ve Sa-rıgüzel’e doğru ilerleyerek Sari Nasuh sokağına vardınız mı, Fatih yangınında kül olan ve bu gün meçhul bir şahıs tarafından ekildiği göze çarpan bir arsa ile karşılaşırsınız . Mehmed Akif’in doğduğu ev, burada idi. Bu ev Akif’in annesi Emine Şerife Hanım’a aitti, Hala da Akif’in veresesi ile hemşiresi Nuriye Hanımın’ın uh desindedir.

Mehmed Akifin Validesi

Akif’in doğduğu sırada bu ev yedi sekiz Mehmet Akif Ersoy’un Hayatı yazısına devam et