Etiket arşivi: Ölüm

Necip Fazıl Üstadı Rahmetle Anıyoruz

Necip Fazıl Kısakürek’in ÖlümYıldönümünü Seneyi Devriyesinde Saygıyla ve Rahmetle Anıyoruz.Mekanı Cennet Olsun İnşallah….

“Öz yurdunda garip öz vatanında parya” konumuna düşürülmek istenen Müslüman Anadolu milletini, ruh köküne sahip çıkmaya çağıran ve unutturulmak istenen İslam davasının sancaktarlığını yapan Üstad Necip Fazıl, fikirleriyle çağın nabzında atmaya devam etmekte.

Bir Bilgenin Nasihati


-Benimle konuşmak mı istiyorsun ?”
Diye sordu Bilge.
-“Eğer vaktiniz varsa dedim.
Gülümsedi.
-“Benim her zaman vaktim vardır.” Dedi.
-“Bana ne sormak istiyorsun?”
-“İnsanoğlu seni en çok hangi yönüyle şaşırtıyor?”
-“çocukluktan sıkılıp hemen büyümek istiyorlar,”
“Büyüyünce de tekrar çocuk olmak…”
“Yarınından endişe ederken bugünü unutuyorlar,”
“Ne bugünü nede yarını yaşayabiliyorlar…”
“Para kazanmak için, önce sağlıklarını harcıyorlar,”
“Sonrada sağlıkları için paralarını…”
“Hiç ölmeyecekmiş gibi yaşıyorlar,”
“Ve de hiç yaşamamış gibi ölüp gidiyorlar…”
Bilge elimden tuttu ve sonra boşluğu bir sessizlik doldurdu

Bir Bilgenin Nasihati yazısına devam et

Çobanın Duası

Günahkar bir adamdı. Ayık gezmezdi. Bütün bir köy halkı yaka silkiyordu adamdan. Ölse de bir kurtulsak, diyorlardı. Bir karısı vardı adamın, bir de kendisi. Hiç çocukları olmamıştı. Köy halkı böyle bir adamın zürriyetinin olmadığına memnundu. Kadın ise adamın haline üzülse de ses çıkarmazdı. Otuz yıldır evliydiler, döverdi, kızardı, her gün biriyle kavga ederdi. Ama kocasıydı işte, evinin erkeği idi. Adam iyice yaşlanmıştı artık. Öksürük nöbetleri uykusunu bölü yor, iki basamak merdiven çıksa nefes nefese kalıyor, titreyen elleriyle sigarasını zor sarıyordu. İyice zayıflamış, zaten kısacık olan boyuyla bir çocuk gibi kalmıştı. Kadıncağız ellerini açıp dualar ediyor, ahir ömründe olsun şu adamın hali biraz düzelsin diye yalvarıyordu Allah’a… Adam bir sabah evden çıktı, fakat ertesi sabah oldu, dönmedi. Tan yeri ağarırken kadı n aramaya çıktı kocasını. Kim bilir yine nerede sızıp kalmıştı!

Çobanın Duası yazısına devam et

İnsan Dünyadan Tam Çıkmayacak

Ne istediğimi sormuştun değil mi?
Gerçekten istemem mi gerekiyor?

Bir kez de O’ ı işaretlesem ne olur sanki? Boş kümeyi işaretleyip eksik bıraksam ne olur ki..
Ne tam ki şu alemde?
İnsan olmak eksik olmaktır. O eksiklikle yalpalamak değil mi sanki; yaşamaya çalışmak.
Dahası, Hiç bir ağaç, panter, bina, akarsu, nükleer santral, parlamento, silah, sevişme, pırasa köftesi, ayvalı kereviz, otomobil, kütüphane, modern  mabet olan AVM.. tam değil bu alemde. Belki kediler, belki de çocuklar bu dünyada olup bu dünyadan olmayanlardır. Belki sadece onlar tam’ dır..
İnsan Dünyadan Tam Çıkmayacak yazısına devam et

Abdülhamid Han’ın Vefatının Yıldönümü

Cennet Mekan 2. Abdülhamid Han’ı vefatının 99. Yıldönümünde rahmet ve minnetle yâd ediyoruz. Tarihin kaydettiği en kudretli hükümdarlardan biri olan, uyguladığı İslam birliği politikası nedeniyle dış mihraklar ve yerli işbirlikçilerinin hedefi haline gelen Ulu Hakan’ı tarihçilerle konuştuk. Türkiye’nin temellerinin Abdülhamid Han döneminde atıldığına dikkat çeken tarihçiler, “33 yıl boyunca büyük bir siyasi deha ile ülkeyi yönetmesi ve yıkılmaktan kurtarması, Türkiye’yi kuracak kadroların yetiştirilmesine vesile olmuştur. Bugün için başımıza ne geldiyse, dün için onu anlamamaktan gelmiştir. Resmi tarihin onlarca yalanına rağmen Abdülhamid’in bu milletin gönlünde taht kurması ise ilahi bir tecelliden ibarettir”

Barış Manço Abimizi Unutmadık

BARIŞ MANÇO’YU 18. ÖLÜM YILDÖNÜMÜNDE
SAYGIYLA ANIYORUZ..
Sana uzattılar ellerini görmek istemesende, bir gün o eller üstünde bu dünyadan göçmek varya ! ” Abbas Yolcu şarkısından

Ben bir şarkıcı, besteci olarak bu dünyaya gelmedim. Düşüncelerimi aktarmak üzere geldim. Bu; gün geldi şarkı söylemekle oldu, gün geldi bir televizyon programında çocuğun saçlarını okşamakla oldu.

Ben hep sizin şarkınızı söyledim.

Ben ne çağdaş Türk ozanı, ne çağdaş Dede Korkut ne de günümüzün Nasrettin Hoca’sıyım. Sadece 20. yüzyılda yaşamış ve o yüzyıla damgasını vurmaya çalışan bir Türk’üm. 20.yüzyılın Türk müziğini yapıyorum.

Barış Manço Abimizi Unutmadık yazısına devam et

Sultan II. Abdülhamit Han’ın Ölümü

Sultan II. Abdülhamit Han’ın ölüm hastalığı 5 Şubat 1918 Salı günü soğuk algınlığı ile başlamış ve üç gün sonra şiddetli bir mide ağrısıyla nefes darlığı baş göstermiştir. Eski padişaha ilk bakan doktorlar Beylerbeyi Hastahanesi’nden Nikolaki Paraskevidis, Veliaht Vahidüddin Efendi’nin özel doktoru Alkivyedis ve kendi doktoru Atıf Hüseyin Bey’dir. Hastaya ilk müdahaleyi yapan bu doktorlar önce kendisinden kan almışlardır. O sırada nabzın, yüz kırk beş; teneffüsün de altmış beşten fazla olduğu görülmüştür.

Kardeşi Sultan Mehmet Reşat Han, bu durumdan haberdar olunca hangi doktoru istiyorsa onun gönderileceğini bildirmiş, Sultan Abdülhamid ise: “Benim doktorlarım var!” diyerek bunu kabul etmemiştir. Öldüğü gün olan 10 Şubat’ta mutadı üzere soğuk suyla aldığı duş sonrası tekrar rahatsızlanmıştır. Bunun üzerine kendi doktorlarının tavsiyesiyle Akil Muhtar Bey ve Selanikli Rifat Bey Dolmabahçe Sarayı’ndan getirilmişlerdir. Yapılan kontrollerin ardından, kan toplanması sonucu ödemleşme ile kalp ve böbrek yetmezliği teşhisi konmuştur. Dokuz kez vücudundan kan alınmış fakat tüm çabalara rağmen Sultan Abdülhamid, o gün saat on beşte 5 sene, 3 ay, 9 gündür ikametine tahsis edilmiş olan Beylerbeyi Sarayı’nda vefat etmiştir.

Sultan II. Abdülhamit Han’ın Ölümü yazısına devam et

Mehmet Akif Ersoy’un Ölüm Yıldönümü

27 ARALIK 1936, MEHMET AKİF ERSOY HAYATINI KAYBETTİ..

İstiklal Marışı şairi Mehmet Akif Ersoy’un 80. ölümyıldönümünü saygıyla anıyoruz..Siroz hastalığına tutulunca hava değişikliği iyi gelir düşüncesiyle önce Lübnan’a, sonra Antakya’ya gitti fakat Mısır’a hasta olarak döndü. 17 Haziran 1936’da tedavi için İstanbul’a döndü. 27 Aralık 1936 tarihinde İstanbul’da, Beyoğlu’ndaki Mısır Apartmanı’nda hayatını kaybetti. Edirnekapı Mezarlığı’na gömüldü.

Mehmet Akif Ersoy’un Ölüm Yıldönümü yazısına devam et

10 Kasım Günü Hayat – Orhan AFACAN

ataturk50Altmış saniye durur On Kasım günü hayat
Dünyaya sunulan beden dilimizden bir ant.

”Canlı olan tadacak ölümü bir gün elbet
Türkiye, Cumhuriyet kalacak ilelebet.””

Bayrak yarıya iner Ata’ya saygısından
Çok uzağız ”Hürriyet yokluğu” kaygısından.

Etmiş Olsada Ata ahirete irtihal.
Kalbimizde sevdadır, gözlerimizde hayal.

On Kasım günü yine bütün millet huzurla
Anıyoruz özlemle, aşka, milli şuurla…

Yüzyılda bir yetişen tarihte tek önderdi
“Yurtta sulh, cihanda sulh; yaşam kul hakkı “”derdi.

Vatan için adanmış itibarlı bir hayat
Cumhuriyet yatırım, ne makam, ne saltanat.

Dokuz Eylül İzmir’de Gazi; ben, sen, o, bizdi
Şahadet parmağında “”İlk Hedef Akdeniz’di.”””

İzmir’in Kurtuluşu sanki yolun başıydı
10 Kasım Hakka teslim oluşun savaşıydı.

On Kasım günü ne yas, ne ağıt, ne dövünme.
On Kasım günü muasırlaşmayla övünme

On Kasım günü gecen senelerle yüzleşme.
On Kasım günü gelen senelerle sözleşme.

ORHAN AFACAN
İzmir-2013.11.10

HAYAT DİNAZORLARIN ÖLÜMÜYLEMİ BAŞLADI…..?

maxresdefaulthghHAYAT DİNAZORLARIN ÖLÜMÜYLEMİ BAŞLADI…..?
Dinozorları öldüren asteroid Mars’a yaşam taşıdı mı?

Dinazorları ortadan kaldıran asteroidin, hayatı Mars’a ve Jüpiter’in uydularına sıçratmış olabileceğini söylüyor Amerikalı araştırmacılar.
Son 3,5 milyar yıldır Dünya’dan kaç tane hayat barındıran kaya parçasının asteroidler tarafından dışarı fırlatıldığı hesaplandı.

Astrobiology dergisindeki makaleye göre, Chicxulub kraterine yol açan çarpma, Jüpiter’in uydusu Europa’ya kadar taş parçaları fırlatmaya yeterli güçteydi.

Hayat barındırma potansiyeline sahip binlerce kayanın da, bir zamanlar yaşanabilir olduğu düşünülen Mars’ta ulaştığı belirtiliyor.
Makaleye imzasını atan Pennsylvania Devlet Üniversitesi PSU’dan Rachel Worth şöyle diyor: “Hayat taşımaya müsait kayaların hem

Dünya’dan hem de Mars’tan Güneş Sistemi içindeki tüm karasal gezegenlere ve Jüpiter’e taşındığını görüyoruz. Titan’da veya Jüpiter’in uydularında hayat arama faaliyetlerinde, biyolojik materyalin bağımsız mı yoksa Dünya’daki aile ağacının başka bir dalı mı olduğu da incelenmeli.”

Panspermia simülasyonu

Panspermia, yani organizmaların Güneş Sistemi dolaylarında kuyruklu yıldızlar ve meteor çarpmalarında ortaya çıkan taşlar üzerinde seyahat edebileceği düşüncesi uzun süredir astronomların aklını cezbediyor.

Bilgi işlemdeki ilerleme sayesinde artık bu seyahatler simüle edilebiliyor ve kaçak yolcuların Güneş Sistemi dolaylarındaki olası hareketleri izlenebiliyor.

HAYAT DİNAZORLARIN ÖLÜMÜYLEMİ BAŞLADI…..? yazısına devam et