Etiket arşivi: Olmak

Verimli Olmak İstiyorsanız…!

1- İnsan yaratılmışların en kutsalı ve varlığın özetidir. ”İnsanı sevmek” gerekir.

2- İnsanlarla “selamlaşmak” gerekir. Selam dostluğu arttırır, yeni dostlar getirir.

3- İnsanlara karşı “güler yüzlü” olunmalıdır. ”Gülümsemesini bilmeyen dükkan açmasın” dermiş Çinliler…

4- Her “insanın adı” sevimlidir, öğrenmek ve onlara adlarıyla hitap etmek yararlıdır. Elbette hoşlanacakları biçimde…

5- Kimseyle “tartışmamaya girmemelidir”. Tartışmayı kazanırsan karşındakini yitirirsiniz; kaybedersen kendine özgüvenin yara alır…

Verimli Olmak İstiyorsanız…! yazısına devam et

9 defa görüntülendi

William Shakespeare Olmak Yada Olmamak

OLMAK YA DA OLMAMAK,

İŞTE BÜTÜN MESELE BU!

Olmak ya da olmamak, işte bütün mesele bu!
Düşüncemizin katlanması mı güzel,
Zalim kaderin yumruklarına, oklarına
Yoksa diretip bela denizlerine karşı
Dur, yeter! Demesi mi?
Ölmek, uyumak sadece! Düşünün ki uyumakla yalnız
Bitebilir bütün acıları yüreğin,
Çektiği bütün kahırlar insanoğlunun.
Uyumak, ama düş görebilirsin uykuda, o kötü!
Çünkü ölüm uykularında,

William Shakespeare Olmak Yada Olmamak yazısına devam et

EVLENDİKTEN SONRA NASIL MUTLU KALIRSINIZ….?

evlilik-1-2000x925Evlilikte mutluluğun sırları nelerdir? Mutsuz olmak için kim evlenir ki? Hiç kimse tabi. Kadın da erkek de birbirlerine olan aşklarını gün gelir evlilikle tamamlamak isterler. Çiftler genellikle evliliklerini yaz aylarında yapmak arzusundadırlar ve bir nevi evlilik sezonudur bu aylar. Sizler de evlilik hazırlıkları yapıyorsanız veya yeni evlendiyseniz bu yazımızı mutlaka okuyun.

Kendi kişiliğinizi doğru analiz etmelisiniz.

İlk önce kişinin kendisini tanıması lazım, çünkü kendini tanımayan birinin başkasını tanıması beklenemez. Öncelikle kişilik özellikleriniz, olumlu ya da olumsuz gördüğünüz yönleriniz, sosyal ya da asosyal olup olmadığınız, mutluluk ve öfkenizi nelerin beslediğini irdelemeniz, evlilikten beklentilerinizin neler olduğunu bilmeniz, evliliğe adım atmadan önce ne denli mutlu olup olamayacağınıza belli oranda da olsa ışık tutar.

Karşınızdakini objektif şekilde değerlendirin.

Aşık olduğunuz kişiye karşı objektif olabilmeniz oldukça güçtür. Kişi sevdiklerine karşı çok daha anlayışlı ve hoşgörülü olur. Kişinin evlendikten sonra hayal kırıklığına uğramaması için, karşı tarafın negatif yönlerine odaklanmalı ve tüm kusurları ile onu kabul edip etmediği sorusuna evet cevabını verebilmelidir. Bu sayede hayal kırıklığının önüne geçmiş olursunuz.

EVLENDİKTEN SONRA NASIL MUTLU KALIRSINIZ….? yazısına devam et

İYİLİKLE ANILMAK İSTİYORSANIZ, İNSANLARA SEVGİ VERECEKSİNİZ.

Hasan Baran
Hasan Baran

Mutlu olmak zor mu, kolay mı?..

Şöyle bir dışarıya baktığınız zaman kaç kişi mutlu, kaç kişi mutsuz görünüyor. Hiç bakıp düşündünüz mü, kaç kişinin içi mutlulukla, yaşamakla dolu?

Bir iç huzuru olmalı insanın.

En kötü halimizde bile yaşamak güzel diyebilmeliyiz.

Ne demiş koca şair:

“Yaşamak güzel şey be kardeşim!”

 

Hayatın değerini bilmek ve tadına varmak bu sayede mümkündür ve dünyada, bir başkasına açılan büyük bir ruhu görmek kadar hakikî sıcak sevinçli bir iç huzuru yoktur.

Ne diyor Sait Faik:

“İnsanları sevmekle başlar her şey.”

Önce kadınları seveceğiz efendim. Onlar annedir, onlar sevgidir, hürmettir, gülümsemedir, huzurdur, mutluktur. Kadınlara hürmet, sevgi göstermeyenler, hayatın anlamını kaybetmiş, bencil, acımasız, duyarsız kimselerdir.

Dünyada her şey çekilir, yalnız bencil insan çekilmez, arka arkaya gelen bencillikler çekilmez. Kadınlar, hayatlarının hiçbir döneminde bencil olmazlar, kötülere karşı sert dirençli olmak için belki bencil olmaya çalışırlar, ama onu da beceremezler. İYİLİKLE ANILMAK İSTİYORSANIZ, İNSANLARA SEVGİ VERECEKSİNİZ. yazısına devam et

” Toprağı Bol Olmak ” Deyimi’nin Anlamı

hoyuk_kerimusta.jpg
hoyuk_kerimusta.jpg

İlk çağ inançlarına göre  insanlar öldükten sonra şahsi veya sevdiği eşyalarıyla birlikte gömülürlerdi. Bundaki maksat aslında Tanrılarına değerli eşyalarını sunmak ve öteki dünyada lazım olan eşyaları kullanmaktır.Bu nedenle bu eşyalar genellikle kıymetli maden ve taşlardan yapılmış kap kacak ile kıymetli takılardan oluşur…

Türk Beyleri ise İslamiyetten önceki zamanlarda “korugan “dedikleri mezarlarına altın  gümüş ve mücevherleriyle birlikte gömülürler  sonra da üzerine toprak yığdırtarak “höyük” yapılmasını vasiyet ederlerdi. Bu nedenle Ortadoğu ve Anadolu’da  bu tür mezar ve höyükler hala bulunmaktadır.

Altın ve hazine her zaman insanoğlunun ihtiraslarını kamçılamış ve höyüklerdekihazineler de zamanla yağmalayanmaya başlayınca bu sefer höyük üzerine tekrardan toprak yığılmış ve daha da büyük höyükler yapılır olmuş. Bu işi o kadar abartmışlar ki ölenin yakınları ve cenaze merasimine katılırken birer küfe toprak getirir olmuşlar. Düşünce gayet basitti… “Mezarın üzerinde toprak ne kadar bol olursa  düşmanlar ve art niyetliler tarafından açılması ve hazinenin yağmalanması  o kadar engellenir” Bu durumda ölen kişinin ne kadar toprağı bol olursa öteki dünyada o kadar rahat edecek ve kişisel eşyası ile  tanrılara sunacak hediyesi yannda bulunacaktır.

Bugün dilimizde yaşayan “toprağı bol olmak” deyimi  aslında ölen kişi hakkında iyi dilek ifade eder.

Türklerin İslam dairesine girdikten sonra yavaş yavaş terk ettikleri höyük geleneği  “toprağı bol olmak” deyiminin de gayrimüslimler hakkında kullanılmasına yol açmıştır.