Etiket arşivi: namaz

Rahmetli Muhsin Yazıcıoğlu’ndan Güzel Bir Hikaye

KAZA NAMAZI
Gardiyanların ayak sesleri koğuşun kapısında son buldu, getirdikleri genç bir mahkumu bıraktılar ve gittiler.

Yeni gelen genç içeridekilere selam verdi ve kendisine gösterilen boş yere oturdu. Koğuştakiler ona hoş geldin, geçmiş olsun dediler.

İçlerinden en yaşlı ve olgun olanı gencin yanına yaklaştı ve ona ilgi gösterdi, bir anlamda sahiplendi.

Çünkü selam verişinden ve simasından bu gencin nasıl biri olduğunu hemen anlamıştı.

Genç oldukça yorgun ve bitkin görünüyordu, epeyce bir müddet konuşmadı. Daha sonra yaşlı adamdan bir seccade istedi ve kıblenin ne taraf olduğunu sordu. Sonra kalktı ve yavaş yavaş ikindi namazını kıldı.

Rahmetli Muhsin Yazıcıoğlu’ndan Güzel Bir Hikaye yazısına devam et

897 defa görüntülendi

Bayazid Bestami’nin İmtihanı

(r.a.) Hazretlerini bir gece uyku bastırıp, sabah namazına uyanamadı. Namazını kazâ edip o kadar ağlayıp inledi ki, bir ses işitti. “Ey Bâyezîd, bu günâhını affeyledim.Bu pişmanlık ve ağlamana da, ayrıca yetmiş bin namaz sevâbı ihsân eyledim.” diyordu. Aradan birkaç ay geçtikten sonra onu, yine uyku bastırdı. Şeytan gelip, Bâyezîd´i Bistâmî´nin mübârek ayağından tutarak uyandırdı ve; “Kalk namazın geçmek üzeredir.” dedi. Bâyezîd-i Bistâmî, Şeytan´a; “Ey mel´ûn! Sen hiç böyle yapmazdın. Herkesin namazının geçmesini, kazâya kalmasını isterdin. Şimdi nasıl oldu da beni uyandırdın? ” buyurunca, Şeytan şu cevâbı verdi: “Birkaç ay önce sabah namazını kaçırdığında, pişmanlığın ve üzüntün sebebiyle çok ağlayıp inlediğin için ayrıca yetmiş bin namaz sevâbı almıştın. Bu gün, onu düşünerek, sâdece vaktin namazının sevâbına kavuşasın da, yetmiş bin namaz sevâbına kavuşmayasın diye seni uyandırdım.” dedi.

CUMA AŞKTIR AŞKINIZ BAKİ KALSIN

Cuma gününün önemi

Sual: Cuma gününün önemi nedir?
CEVAP
Cuma, müminlerin bayramıdır. Cuma günü yapılan ibadetlere iki kat sevap verilir. Bugün işlenen günahlar da iki kat yazılır. Bilhassa Cuma gününü, günahlardan kaçarak ibadetle geçirmeye çalışmalıdır! Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:
(Cuma günü günah işlemeden selametle geçerse, diğer günler de selametle geçer.) [İmam-ı Gazali]

(Sevaplar içinde Cuma günü ve gecesinde yapılandan daha kıymetlisi, günahlar içinde de Cuma günü ve gecesinde işlenilenden kötüsü yoktur.) [Ramüz]

(Cumadan faziletli bayram yoktur ve o günkü iki rekat namaz, Cuma günü dışındaki bin rekattan efdaldır.) [Deylemi]

(Cuma, fakirlerin haccıdır ve müminlerin bayramıdır ve gök ehlinin bayramıdır ve Cennette de bayram günüdür. Günlerin en iyisi, en şereflisi Cumadır.) [Ey Oğul İlmihali]

 

CUMA AŞKTIR AŞKINIZ BAKİ KALSIN yazısına devam et

ÖMÜR EZANLA NAMAZ ARASI KADARDIR.

karakterler2Bir dede ile torununun konuşmalarına kulak veriyoruz:
Torunu, pamuk gibi bembeyaz sakallı, nur yüzlü dedesine merakla soruyor:
Dedeciğim! Bir insanın ömrü ne kadar olur?’
Dede tatlı bir gülücükle: ‘Ezanla namaz arası kadar yavrucuğum.’ deyince torun:
Nasıl yani, ömür bu kadar kısa mı?’ der.
Dede: ‘Evet yavrum. ömür, Namazsız Ezanla, Ezansız Namaz arası kadardır.’ diye cevap verir.

Torun yeniden sorar:’Namazsız ezan ve ezansız namaz sözlerinden ne kastettiğini anlamadım dedeciğim. Bu ne demek açıklar mısın?’
Dede şefkatle ellerinden tuttuğu torununa:
‘Bak yavrum, geçenlerde komşumuzun çocuğu doğdu.
O çocuğun kulağına ezan okundu değil mi?
işte o ezanın namazı kılındı mı? Kılınmadı. O ezan ‘Namazsız Ezan‘dı.
insan öldüğü zaman kılınan cenaze namazının da ezanı yoktur.
O da ‘Ezansız Namaz‘dır.

ÖMÜR EZANLA NAMAZ ARASI KADARDIR. yazısına devam et

TEŞRİK TEKBİRİ

230821_408710622534531_458136117_nTEŞRİK TEKBİRİ

Teşrik, doğuya doğru gitmek, parlamak, eti güneşe sermek demektir.

Teşrik tekbiri, Kurban bayramı günlerinde farz namazlardan sonra getirilen tekbirlerdir. Kurban Bayramının ilk gününe “yevm-i nahr”, diğer üç güne ise “eyyâmü’t-teşrîk (teşrîk günleri)” denir. Bayramdan bir gün önceki güne de “arefe günü” denir.

Arefe günü sabah namazından itibaren bayramın dördüncü gününün ikindi namazına kadar, yirmiüç farz namazının arkasından birer defa

“Allahu ekber Allahu ekber, Lâ ilâhe illallahu vallahu ekber. Allahu ekber ve lillahi’l-hamd” diye tekbir getirilir ki, buna “teşrîk tekbiri” denir. Anlamı şöyledir: “Allah herşeyden yücedir, Allah herşeyden yücedir. Allah’tan başka ilâh yoktur. O Allah herşeyden yücedir, Allah herşeyden yücedir. Hamd Allah’a mahsustur”. Tekbirlerin bu şekli Hz. Ali ve Abdullah b. Mes’ûd (r. anhümâ)’ya dayanır.

Teşrîk tekbirlerinin başlangıcı Hz. İbrahim’in oğlu İsmail’i kurban etme olayına kadar uzanır. İbrahim (a.s), gördüğü sahih rüya üzerine oğlunu Allah yolunda kurban etmeye karar verir. Kurban hazırlıkları sırasında Cebrail (a.s) gökten buna bedel olarak bir koç getirir. Dünya semasına ulaştığında yetişememe endişesi ile Cebrail (a.s); “Allahu ekber Allahu ekber” diyerek tekbir getirir. İbrahim (a.s) bu sesi işitince başını gökyüzüne çevirir ve onun bir koçla geldiğini görünce; “Lâ ilâhe illâllahu vallahu ekber” diye cevap verir. Bu tekbir ve tevhîd kelimelerini işiten ve kurban edilmeyi bekleyen İsmail (a.s) da; “Allahu ekber velillâhi’l-hamd” der. Böylece kıyamet gününe kadar sürecek büyük bir sünnet başlatılmış olur (es-Saffât, 37/102, 107; İsmail” maddesi; el-Mavsılî, el-İhtiyar li Ta’lîli’l-Muhtar, Kahire (t.y), I, 87, 88).

TEŞRİK TEKBİRİ yazısına devam et

FATİH SULTAN MEHMET HAN’IN NAMAZ FERMANI

fetih1453FATİH SULTAN MEHMET HANIN NAMAZ FERMANI
Allahü Teala, emirlerinin yerine getirilmesini bize nasib ve müyesser eylesin. Bu hükümde bildirmek istediğim husus şudur. Rum diyarındaki şehir ve kasabalarda ve buraların köylerinde yaşayan Müslüman ahali, İslam dininin emir buyurduğu farzları yapıp, sünnetlerine riayet etmekte, Kelam-ı Kadime, Furkan-ı Mecid’e Kuran-ı Kerim’e hadisi şeriflere uymakta gevşeklik gösterip muhalefet ederler imiş. Allahü Teala’nın “Namazı ikame ediniz” emrini çiğneyip; “Namaz dinin direğidir. Onu dosdoğru kılan dinini ikame etmiş olur. Terk eden dinini yıkmış olur.” Hadis-i Şerif’ine uymayıp tuğyan yoluna saparlar ve böylece mescid ve camileri viraneye ve harabeye döndürüp fısk ve fücür, yani günah işlenen yerleri ma’mür ederler imiş. Bu ve buna benzer haberler bize ulaşıyor. Eğer bunlar doğru ise. Emr-i bil-ma’ruf ve nehy-i anil-münker eylemek üzerime vacib olduğundan, bir adamımı bu iş için vazifelendirdim. O bu meseleyi takib edecek. Şöyle emreyledim ki:

Her kim namazı terk ederse, dövülmek ve mali cezaya çarptırılarak tazir eylemek meşru olduğundan, İslam dininin emri gereği artık Rum diyarında namazını geçirenler tesbit edilip, haklarından gelinsin. Halka namaz kılmaları tenbih edilip. Kılmayanlar hakarete uğratılıp teşhir edilsin. Hiç kimse ne olursa olsun bu icraata mani olmaya! Rum sancağı beyleri ve kadıları ve subaşıları ve bunların emrindeki dığer memurlar, gönderdiğim vazifeliye bu hususta elbirlik edip yardımcı olalar. Böylece İslamiyetin yüce ahkamı, emri ve yasaklarını yerine getirmekte gevşeklik ve tembelliğe asla meydan verilmeye. Öyle ki. mescider dolacak. medreseler ma’mur edilecek ve din-i İslam kuvvetlenmiş olacaktır. Böylece Müslümanlar refah, huzur ve saadet içinde olup, padişahın devam-ı devletine ve kudretinin artmasına duacı olacaktır. Bunu böyle bilesiniz. Alatmet-i şerifeme (tuğrama) itimad kılasınız

ŞEVVAL AYI ORUCU VE NAMAZI

islamic-wallpaper-pkexfatlŞevvâl ayında oruç tutmanın sevabı

Ramazan-ı şerîf orucunu tutup, Şevvâl ayında da altı gün oruç tutanlar, senenin tamamını oruç tutmuş gibi olur. Hadîs-i şerîfte buyuruldu ki:

“Ramazan orucunu tutup, Şevvâl ayında da altı gün oruç tutan, bir yıl oruç tutmuş gibi olur.”

Kur’ân-ı kerîmde, “Bir sevâb işleyene en az on sevâb verilir” buyurulmaktadır.

Bunun için Ramazan-ı şerîfteki otuz gün tutulan oruca karşılık üçyüz, Şevvâl ayındaki altı gün oruca da, altmış gün sevâb yazılacağından üçyüzaltmış gün oruç tutulmuş gibi olur. Böylece bütün sene oruçlu geçmiş sayılır. (Hicrî sene 354 gündür.)

Ramazan-ı şerîften sonra, Şevvâl ayında tutulan oruçlar sayesinde insan günah kirlerinden temizlenir.

Şevvâl ayında oruç tutmak isteyenin, pazartesi ve perşembe günlerinde tutması da münâsip olur. Çünkü pazartesi ve perşembe günleri oruç tutmak sünnettir. Oruç kazâsı olanların da bu günlerde tutmaları iyi olur.

Ramazan orucunun eksikliklerini tamamlar

ŞEVVAL AYI ORUCU VE NAMAZI yazısına devam et

2015 KARAMAN RAMAZAN İMSAKİYESİ

Ramadan-al-Mubarak-Ramazan-Kareem

RamazanTarihİmsakGüneşÖğleİkindiİftarYatsı
118 Haziran 2015 Perşembe03:3205:2012:5516:4520:1821:57
219 Haziran 2015 Cuma03:3205:2012:5516:4520:1921:57
320 Haziran 2015 Cumartesi03:3205:2012:5616:4520:1921:57
421 Haziran 2015 Pazar03:3205:2012:5616:4620:1921:58
522 Haziran 2015 Pazartesi03:3205:2012:5616:4620:1921:58
623 Haziran 2015 Salı03:3305:2112:5616:4620:2021:58
724 Haziran 2015 Çarşamba03:3305:2112:5616:4620:2021:58
825 Haziran 2015 Perşembe03:3305:2112:5716:4620:2021:58
926 Haziran 2015 Cuma03:3405:2112:5716:4720:2021:58
1027 Haziran 2015 Cumartesi03:3405:2212:5716:4720:2021:58
1128 Haziran 2015 Pazar03:3405:2212:5716:4720:2021:58
1229 Haziran 2015 Pazartesi03:3505:2312:5816:4720:2021:58
1330 Haziran 2015 Salı03:3605:2312:5816:4720:2021:58
1401 Temmuz 2015 Çarşamba03:3605:2312:5816:4720:2021:58
1502 Temmuz 2015 Perşembe03:3705:2412:5816:4820:2021:58
1603 Temmuz 2015 Cuma03:3705:2412:5816:4820:2021:57
1704 Temmuz 2015 Cumartesi03:3805:2512:5816:4820:2021:57
1805 Temmuz 2015 Pazar03:3905:2512:5916:4820:2021:57
1906 Temmuz 2015 Pazartesi03:4005:2612:5916:4820:2021:56
2007 Temmuz 2015 Salı03:4005:2612:5916:4820:1921:56
2108 Temmuz 2015 Çarşamba03:4105:2712:5916:4820:1921:55
2209 Temmuz 2015 Perşembe03:4205:2812:5916:4920:1921:55
2310 Temmuz 2015 Cuma03:4305:2812:5916:4920:1921:54
2411 Temmuz 2015 Cumartesi03:4405:2913:0016:4920:1821:54
2512 Temmuz 2015 Pazar03:4505:2913:0016:4920:1821:53
2613 Temmuz 2015 Pazartesi03:4605:3013:0016:4920:1721:52
2714 Temmuz 2015 Salı03:4705:3113:0016:4920:1721:52
2815 Temmuz 2015 Çarşamba03:4805:3113:0016:4920:1721:51
2916 Temmuz 2015 Perşembe03:4905:3213:0016:4920:1621:50
Not : 13 Temmuz’u, 14 Temmuz’a bağlayan gece Kadir Gecesi olarak idrak edilecektir.
Karaman İçin Bayram Namazı Vakti : 17 Temmuz 2015 Cuma 06:22

MİRAÇ KANDİLİNİZ MÜBAREK OLSUN

Ellerin duaya uzandığı, sinelerin dostlara açıldığı, gözlerin masumiyet aradığı bu mübarek günde,Bugün ettiğiniz bütün dualar göklere yükselip, tek tek kabul olup üzerinize sağanak gibi yağsın inşallah. Borçlarımızdan, ceza ve günahlarımızdan kurtulmak için bu gece dua edelim.. Allah affeden ve bağışlayandır, unutmayalım.. Eller semaya kalkıp, yürekler bir atınca bu gece, gözler sevinç yaşlarıyla dolacak.Bu gece kulun yalvarış ve yakarışlarını Yüce Mevla”ya sunacağı ve O”nun sonsuz affından, merhametinden, iyiliğinden bol bol yararlanacağı umut, huzur ve müjde gecesidir.Bu günlerin feyzi üzerinize, rahmeti geçmişinize, bereketi evinize, nuru ahiretimize, sıcaklığı yuvamıza dolsun.Allah”ın rahmeti, bereketi sizinle olsun, gönül güneşiniz hiç solmasın, yüzünüz aydın olsun, kabriniz nur dolsun, makamınız Firdevs, dualarınız kabul olsun. Kandiliniz mübarek olsun..Avuçların açıldığı, gözlerin yaşardığı, ilahi esintilerin kalpleri okşadığı anın bir asra bedel olduğu bu gece dualarda birleşmek dileğiyle….

سُبْحَانَ الَّذِي أَسْرَى بِعَبْدِهِ لَيْلاً مِّنَ الْمَسْجِدِ الْحَرَامِ إِلَى الْمَسْجِدِ الأَقْصَى الَّذِي بَارَكْنَا حَوْلَهُ لِنُرِيَهُ مِنْ آيَاتِنَا إِنَّهُ هُوَ السَّمِيعُ البَصِيرُ

Subhânellezî esrâ bi abdihî leylen minel mescidil harâmi ilel mescidil aksallezî bâreknâ havlehu li nuriyehu min âyâtinâ, innehu huves semîul basîr(basîru).

Âyetlerimizi göstermek için, kulunu geceleyin Mescid-i Haram’dan, etrafını mübarek kıldığımız Mescid-i Aksa’ya yürüten Allah, Sübhan’dır (bütün noksanlıklardan münezzehtir). Muhakkak ki O, en iyi işiten, en iyi görendir.

NAMAZDA VESVESE

bizimcami“Namazda yersiz vesveselerden kurtulamıyorum. Neler yapmalıyım?”

Her hayırlı işte ve sâlih amelde olduğu gibi, namazda da şeytanın ve nefsimizin bir takım vesveseleri yer yer öne çıkmakta ve bizi rahatsız etmektedir. Hakkında bilgi sahibi olduğumuzda en az zararla veya zararsız olarak kurtulabileceğimiz bu vesveselerin ve şüphelerin, bilgi sahibi olmadığımız takdirde dev birer canavar vahşîliğinde bize saldıracağını hiçbir zaman akıldan uzak tutmamak gerekir.

Bazen en iyiyi ve en kâmili ararken, bazen bir gafletimize rast gelen boşluk ânında, bazen hayâlimizin serbest ve ölçüsüz tecessüslerinden, bazen de fazla titizlikten olmalı; ibâdet içinde veya dışında, ibâdete veya mukaddes mefhumlara karşı ruhumuzda muhtelif şüpheler ve vesveseler belirebilmekte ve dikkatimizi kendi üzerinde yoğunlaştırabilmektedir.

Bazen bu şüphe ve vesveseler kalbimizi öyle rahatsız etmektedir ki, içimizden feveranlar yükselmesine engel olamamaktayız.

Aslında fıtratımız şüphe ve vesveselere imkân verecek bir yaratılıştadır. Şüphe ve vesvesenin normal derecesi faydalıdır da. Hattâ “şüphesiz ve vesvesesiz” olmak, bizi dikkatsiz ve duyarsız kılar. Fakat aşırı bulunması inancımızı sarsacak ve ibâdete olan bağlılığımıza zarar verecek ölçüde vahâmet teşkil edebilir. Söz gelişi namaz esnasında bazen şeytan bizi öyle şüphe ve vesvese bataklığına düşürebilir ki, namazdaki huzurumuz ve neşemiz kaybolabilir, namazımızın sıhhati bundan zarar görebilir. Buna aslâ meydan vermemelidir.

NAMAZDA VESVESE yazısına devam et

TEŞRİK TEKBİRLERİNİ UNUTMAYALIM

bismillahir-rahmanir-rahim_1
اَللّهُ اَكْبَرُ اَللّهُ اَكْبَرُ لاا اِلهَ اِلاَّ اللّه وَاللّهُ اَكْبَرُ اَللّهُ اَكْبَرُ وَلِلّهِ الْحَمْدُ

“Allahü Ekber Allâhü Ekber Lâ ilâhe İllâllahü Vallâhü Ekber, Allâhü Ekber ve Lillâhi`l-Hamd” şeklinde tekbir alınır.
‘Teşrik’ sözlükte; etleri dilimleyip güneş altında bırakmak demektir. Bayramdan sonraki üç gün, kurban etlerini dilimleyerek güneşe sermek, eskiden adet olmuş, bu sebeple bu günlere ‘teşrik’ adı verilmiştir.
Teşrik tekbirleri Kurban Bayramı günlerini zikirle zînetlendiren muhkem bir vaciptir. Bu konuda bilinmesi gereken fıkhî meseleleri şöylece özetleyebiliriz:
*Namaz kılan bir kimse teşrik tekbirlerine, Arefe günü sabah namazının farzını kılıp selam verdikten sonra başlar. Dördüncü bayram günü ikindi namazını edâ ettikten sonraya kadar yirmi üç vakitte farz namazlardan sonra devam ederek okur.

*İmam-ı Azam Ebû Hanife mezhebine göre; yukarıda bahsi geçen süre içinde, farz-ı ayın olan namazların ardından teşrik tekbiri getirmek vaciptir. Bu tekbiri getirenler sevap ve hasenata nail olurlar, özürsüz olarak terk edenlerin ikab olunmasından korkulur.

*Yukarıda bahsi geçen dört gün içinde kılınan beş vakit namazdan sonra teşrik tekbiri almak behemahal vaciptir:

Namaz ister cemaatle kılınmış olsun, ister yalnız kılınsın. Kılan ister kadın olsun, ister erkek olsun, ister misafir olsun, ister mukim olsun, ister şehirde bulunsun, ister köyde bulunsun hüküm değişmez.

TEŞRİK TEKBİRLERİNİ UNUTMAYALIM yazısına devam et