Etiket arşivi: Muhammed

Hoş Geldin Ya Rasulallah

“Sevgili Peygamberimiz Hz. Muhammed (SAV)’in dünyaya teşriflerinin 1444. yıldönümünü, birlik ve beraberlik duyguları içinde idrak etmenin mutluluğuna erişmiş bulunmaktayız.Ey Solmayan Yeryüzünün Gülü Bizleride Şefahatlerine Nail Eyle.Ya Rasulallah Biz Seni Görmeden Sevdik.Bizleride Cennette Komşu Eyle…..

Allahümme Salli Ala Seyyidine Muhammedin Ve Ala Ali Seyyidina Muhammed…..

MÜSLÜMAN BOKSÖR MUHAMMED ALİ HAYATINI

muhammed_ali_clay_kimdir_h161792_3a967“Ben Peygamber’in (sav) ismini taşıyorum, bu sebeple insanların bu ismin üstünde gezmesine müsade edemem” diyerek teklifleri reddeder.Bunun üzerine üzerinde Muhammed Ali’nin ismi olan yıldız duvara asılır. Duvara asılı tek ‪isim‬ Muhammed Ali’nin ismidir.
Mekanın ‪cennet‬ olsun ‪şampiyon‬…
Muhammed Ali (Önceki adı: Cassius Marcellus Clay Jr., 17 Ocak 1942; Louisville, Kentucky – 3 Haziran 2016; Phoenix, Arizona)[2], Amerikalı profesyonel boksör. Tüm zamanların en iyi boksörü olarak kabul edilen Muhammed Ali, kariyeri boyunca yaptığı maçların yalnızca 5 tanesini kaybetmiştir.
Hayatı

Müslüman olmadan önceki ismi Cassius Marcellus Clay Jr. olan Muhammed Ali, 17 Ocak 1942’de Kentucky Louisville’de doğdu. Afro-Amerikan ve İrlanda kökenlidir. 12 yaşındayken boksla tanıştı ve kısa zaman içinde National AAU ve Altın Eldiven Şampiyonası’nda amatör kayıtlara girdi. Yine 1960’ta Roma’da ağır hafif sıklette altın madalyayı alarak profesyonel lige döndü. 18 yaşındayken katıldığı Roma Olimpiyatları’nda altın madalya aldıktan sonra ünü giderek artmaya başladı.

MÜSLÜMAN BOKSÖR MUHAMMED ALİ HAYATINI yazısına devam et

MUHAMMED SADIK’TAN BABASI İMAMI RABBANİYE MEKTUPLAR

imami-rabbani-serhendİMÂM-I RABBÂNÎ’ye büyük oğlu Muhammed Sâdık “aleyhirrahme” tarafından yazılan birinci mektûb:

Kölelerinizin en aşağısı Muhammed Sâdık, şerefli kapınıza bildirir ki, buradakilerin hâlleri, durumları, yüksek teveccühlerinizin yardımı ile, çok iyidir.

Bedenlerimiz bir arada olduğu gibi, kalblerimiz de toparlanmış olarak yaşamaktayız. Çok zamandan beri, hizmetcilerinizi düşünüyor ve ayrılık sebebi ile üzülüyorduk. Bu satırların yazıldığı gün, meyân Bedreddîn gelerek âfiyette olduğunuzu bildirdi. Bizleri sonsuz sevindirdi. Rahatlığa kavuştuk.
Bunun için, Allahü teâlâya çok hamd olsun!

Gönüllerimizin kıblesi efendim! Hâfız Burhâneddîn, Ramazan-ı şerifin onüçüncü gecesi Kur’an-ı mecîdi hatm eyledi. Ondördüncü geceden beri, hâfız Muhammed Mûsâ başladı. Her gece beş cüz’ okuyor. Yarın gece, ondokuzuncu gecesi olup, hatm edecektir. Ramazan-ı mubârekin son onunda, hâfız Behâeddîn hatm edeceğini söyledi. Hak teâlâ selâmet versin! Bir gece, terâvîh namazında, hâfız Kur’an-ı kerim okuyordu. Çok nûrlu bir makam göründü. Sanki, Kur’an-ı kerimin hakîkatinin makamı idi. Her ne kadar, bunu söyliyemezsem de, hakîkat-i Muhammedînin bu makamın icmâli, ortası olduğu anlaşıldı. Sanki, büyük bir denizi, bir destiye doldurdular. Bu makam, Muhammed aleyhisselâmın hakîkatinin tafsîli, yayılmışı, açılmışı idi. Peygamberlerin ve Velîlerin büyüklerinin çoğu, yaradılışlarındaki gücleri kadar, bu makamdan birer parça pay almışlardı. Bizim Peygamberimizden başkasının, bu makamın bütününe kavuştuğu anlaşılmadı. Bu aşağı köleye de bir pay verildi.

MUHAMMED SADIK’TAN BABASI İMAMI RABBANİYE MEKTUPLAR yazısına devam et

HARZEMŞAHLAR (HAREZMŞAHLAR)

0d9b8d66110d8c984492ba96346d26c01a978ba89e014On birinci yüzyıl sonlarında Harezm bölgesinde kurulan Türk devleti.
Harezmşahların atası Anuştegin, bir Türk kölesiydi. Büyük Selçuklu emirlerinden Bilge Tegin, onu satın alarak, saraya getirmiş ve özel olarak yetiştirmiştir. Selçuklu sarayında taştdârlık vazifesinde bulunan Anuştegin, gösterdiği başarılar neticesinde, Harezm valiliğine getirildi. Ölümünden sonra oğlu Kutbeddin Muhammed, Harezmşah unvanı ile Sultan Sencer tarafından aynı vazifeye tayin edildi. Büyük Selçuklu Devleti’nin valisi sıfatıyla 30 yıl Harezm’i idare eden Kutbeddin, aynı zamanda Harezmşahlar Devletinin kurucusudur. Kutbeddin, saltanatı müddetince, mükemmel bir idareci olarak, âdilane hareketleri ile halkı kendisinden hoşnut etti. Her ne kadar, müstakil bir hükümdar olarak hüküm sürmedi ise de, oğullarının gelecekteki faaliyetleri için sağlam bir zemin hazırladı. Onun idaresi zamanında, Harezm ülkesinin, Selçuklulara tabi ülkelerle ticarî faaliyetleri yoğunlaştı. Harezm, maddî ve manevî yönden gelişmeler gösterdi.
HARZEMŞAHLAR (HAREZMŞAHLAR) yazısına devam et

HZ. EBÛ BEKİRİN İLK MÜSLÜMAN OLUŞ HİKAYESİ

HZ. EBÛ BEKİRİN İLK MÜSLÜMAN OLUŞ HİKAYESİ

Hz. Ebû Bekir, eskiden berr Resûli Ekrem Efendimizin en yakın dostlarından biri idi. Samimî görüşür ve konuşurlardı.

Onda da göze çarpan en mühim vasıf, Câhilliyye devrinin çirkin âdetleri, kötü ahlâk ve yaşayışları ile fıtratını bozmamış olması, ruh, kalb ve aklını şirk inancıyla kirletmemiş bulunmasıydı. Tanınmış bir tüccardı. Kavminin ileri gelenleri her zaman fikrinden istifade ederlerdi. Kureyş’in kan dâvalarını halleden de oydu. Bir diğer mühim vasfıda, Kureyş ailelerinin soy soplarını, nesep şecerelerini, iyilik ve kötülüklerini gayet iyi bilmesiydi. HZ. EBÛ BEKİRİN İLK MÜSLÜMAN OLUŞ HİKAYESİ yazısına devam et

HZ.MEVLANA DİYOR Kİ……..!

MEN BENDE-İ KUR’ANEM EGER CAN DAREM

MEN HÂK-İ REH-İ MUHAMMED MUHTAREM

EGER NAKL KUNED CÜZ İN KES EZ GÜFTAREM

BİZAREM EZ U VEZ AN SUHEN BİZAREM

 

BEN YAŞADIKÇA KUR’AN’IN BENDESİYİM

BEN, HZ. MUHAMMED MUSTAFA’NIN YOLUNUN TOZUYUM

BİRİ BENDEN BUNDAN BAŞKASINI NAKLEDERSE

ONDAN DA ŞİKAYETÇİYİM, O SÖZDEN DE ŞİKAYETÇİYİM

Hz. Mevlâna Muhammed Celâl-ed-Dīn Rûmî (k.s.)

Yavuz Sultan Selim Devri (1512 – 1520) Osmanlı-Özbek Münasebetleri

Prof. Dr. Remzi KILIÇ

Osmanlı Devleti Padişahı Yavuz Sultan Selim’in (1512-1520) XVI. yüzyılın başında

Türkistan’da hüküm süren Özbek Hanları ile olan münasebetleri nasıl olmuştur?

Özellikle Şii-Safevi Devleti hükümdarı Şah İsmail’e (1501-1524) karşı ortak siyasi

karar ve davranışları bu araştırmada ortaya konmuştur. Özbek hanları ile Osmanlı

padişahı Yavuz Sultan Selim’in olumlu diyalogunu bu çalışmada görmek mümkündür.

THE OTTOMAN-UZBEK RELATIONS DURING THE REIGN OF YAVUZ SULTAN SELIM
(1512-1520)
ABSTRACT
The Ottoman-Uzbek relations during the reign of Yavuz Sultan Selim (1512-1520) this study is to find out the establishment of the relations between the Ottoman Empire and the Uzbek Khans during the reign of Yavuz Sultan Selim. A special attention was given to the policy of the Sultan Selim against Shah Ismail (1501-1524). This topic was in detail analysed. Furthermore this study shows that good relations as far as the dowments were concerned, was established between the Uzbek’s and the ottomans.
Key Words:Yavuz Sultan Selim, Muhammed Seybani Khan, Shah İsmail, The Ottoman Empire, Safevids, Uzbek Khan, Central Asia.

GİRİŞ

Osmanlı Devleti tahtına dokuzuncu padişah olarak, 24 Nisan 1512’de cülus eden Sultan Selim (1512-1520), II. Bayezid Han’ın oğludur. II. Bayezid Han (1481-1512) tahta geçtiği sırada şehzade Selim’i Trabzon sancağına vali olarak tayin etmişti. Selim, Kefe’ye sancakbeyi olarak gidişine kadar, yaklaşık yirmi dokuz yıl (1481-1510) Yavuz Sultan Selim Devri (1512 – 1520) Osmanlı-Özbek Münasebetleri yazısına devam et