Etiket arşivi: Mekke

Safa ve Merve Hakkında Bilmedikleriniz….!

Safa ve Merve

Safa, Mekke’nin doğusundaki Ebu kubeys dağının eteğinde Mescid-i Haram’ın kuzeydoğusunda, Merve’den biraz daha daha yüksek ve Kabe’ye daha yakın bir tepedir. Safa’nın tam karşısındaki Merve ise Mekke’nin batısındaki Kuaykıan dağının eteğinde, Harem-i Şerif’in kuzeybatısında ve Kabe’nin Rüknü ırak) köşesinin karşısında yer alır.

Her iki tepe arasındaki uzaklık yaklaşık 400 metredir. Safa ile Merve arasındaki vadi zamanla doldurulup yükseltilerek tesviye edilmiş, zemini yürüyüş için uygun hale getirilerek tepelere çıkmayı kolaylaştıran merdivenler yapılmış ve hac mevsimlerinde geceleri aydınlatılmıştır. İki tepe arasındaki sa’y yapılan alanın üstü

1922′ de kapatılarak hac ve umre yapanlar kısmen güneşten ve tozdan korunmuştur. 1955-1976 yılları arasındaki genişletmede burası Mescid-i Haram’a katılmış ve sa’y yolu iki katlı olarak tasarlanmıştır.

Safa ve Merve Hakkında Bilmedikleriniz….! yazısına devam et

Mekkenin Fethi Mübarek Ola

İslam peygamberi Hz.Muhammed(sav), Hicret’in 8. yılı, ramazanın 10. pazartesi günü 10 bin kişilik bir ordu ile Medine’den çıktı (1 Ocak 630). 20 Ramazan’da (11 Ocak 630) Muhammed ordusunu 4 kola ayırdı ve ordusuna şu emri verdi:

“Size karşı konulmadıkça, size saldırılmadıkça, hiç kimseyle çarpışmaya girmeyeceksiniz, hiç kimseyi öldürmeyeceksiniz.”

Hz.Muhammed(sav) hareket emri verdi ve Fetih Suresi’ni okuyarak Mekke’ye girdi. 3 kol herhangi bir direnişle karşılaşmazken Halid bin Velid’in komutasındaki 4. kol, İkrime bin Ebu Cehil önderliğindeki küçük bir saldırıyı geri püskürttü.

Hz.Muhammed(sav), Mekke’ye girer girmez genel af ilan edildiğini bildirdi ve Ebu Süfyan’a bildirdiği şekilde, kimseye dokunulmayacağını ilan etti. Ardından içerisinde 360 put bulunan Kâbe’ye yöneldi. İsra Suresi’nin 81. ayetini okuyarak putları birer birer devirdi. Daha sonra da beraberindeki Müslümanlarla Kabe’yi tavaf etti.

Mekkenin Fethi Mübarek Ola yazısına devam et

Ümre Kınası – Orhan Afacan

kabekapisi1

Umre Kınası

Ellere yakmışlar umre kınası
Kadını, erkeği, kızı, anası
Resule özlemdir bunun manası
Kırmızı güllerdir ellerde kına.

Gerçek olur iken ömrün rüyası
Sevinçleri kabul gören duası
Kırmızı gül acı Uhut
Kırmızı güllerdir ellerde kına.

Baktıkça ellere solar yüzleri
Muhammed aşkınla yanar özleri
Zemzem kuyusuna döner gözleri
Kırmızı güllerdir ellerde kına.

Orhan afacan
Mekke – 11 Mayıs 2016

İSLAMIN MERKEZİ KABE VE ÖLÇÜLERİ

kabekapisi1

Kâbe, (Arapça الكعبة المشرفة‎, hürmetli mescit) Mekke’de bulunan yaklaşık olarak küp şeklinde bir ibadethanedir. İslâm dininin ilk ve en kutsal mekânı kabul edilir.  Bu yapının etrafında Mescid-i Harâm bulunur. Kuran’da Kâbe’nin Hazreti İbrahim ve oğlu Hazreti İsmail tarafından inşa edilmiş olduğu belirtilir.

Dünya’daki bütün Müslümanlar, nerede olurlarsa olsunlar, namazlarını Kâbe’ye dönerek kılarlar. Kâbe’nin olduğu yöne kıble denir. İslâm’ın beş temel şartından biri olan Hac sırasında Kâbe; farz olan ziyaret tavafı ve vacib olan veda tavafı ile en az iki kere tavaf edilir. Bunların dışındaki tavaflar ise sünnettir. Tavaf, (yukarıdan bakıldığında) saat yönünün tersine bir yönde Hacerü’l-Esved köşesinden başlayarak Kâbe’nin etrafında yedi tam tur yürümektir. Tavaf sırasında dönülen her bir tur’a ise şavt denir. Tavaf ayrıca Umre’nin de şartları arasındadır. Hac sırasında yaklaşık 6 milyon hacı toplanarak aynı gün tavaf yaparlar.

İSLAMIN MERKEZİ KABE VE ÖLÇÜLERİ yazısına devam et

MEKKENİN FETHİ

201212301944080Hudeybiye andlasmasina göre Huzaa kabilesi, Resulullaha,Bekirogullari kabileside Kureys kabilesi himayesine girmisdi.Fakat Bekirogullari kabilesi ansizin Kureyslilerden Saffan bin Umeyye,Ikrime bin Ebu Cehil, Süheyl bin Amr, Huveytib bin Abduluzza, Mükrez oglu Hafz ve bir kisim kureysli müsriklerle Huzaa kabilesi üzerine saldirmislar ve onlardan 23 kisiyi öldürmüslerdi.Bunun üzerine Huzaa kabilesinden Amr bin Salim Huzai 4I kisilik toplulukla peygamberimize geldiler ve olayi Resulullaha anlattilar. Resulullah Kureyslilere, ya bu saldirida öldürülen 23 kisinin diyetinin ödenmesini yada Kureyslilerin Bekirogullarinin himayesini birakmasini istedi. Kureysli Müsrikler bunlari da kabul etmediler.Fakat yinede anlasmayi bozduklari için içlerini korku bürüdü. Ve tekrar anlasma yapmalari için Ebu Süfyan-i Medineye yolladilar.

MEKKENİN FETHİ yazısına devam et

FATİH SULTAN MEHMET HAN’IN MEKKE ŞERİFİNE YAZDIĞI FETİHNAME

FATİH
BİSMİLLAHİRRAHMANİRRAHİM

Allah’a hamdolsun, seçtiği kullarına selâm olsun. el-Seyyidi,el-Senedi, el-Şerifi, el-ekremi,el A’lemi, el-Evrai, el-Nizami, el-İmami, el-Hümami, el-Evhadi, el-Emcedi,el-Alimi, el-Amili, el-A’zami, el-Evlevi, el-A’levi, el-Alevi, el-Müşeyyidi, el-Meyyidi, elel-Nasıyri, el-Zahiri, el-Tahiri, Hac ve Harameyn’in kaidelerini yücelten, Allah’ın ayetlerinin görüldüğü yüce yerlerin ve Safa ile Merve’nin koruyucusu,Azamet ve Celal merasiminin kurucusu, kararlaştırılan yüce maksat ve emellerin destekçisi, izzet ve kuvvet ışıklarının kaynağı, din ve devletin ortaya çıktığı, Peygamber ciğerinin parçası, İffetli kızı (Fatıma)nın torunlarının kaymağı, Müslümanların emiri, Mü’minlerin dostu, günahkarların şefaatçisinin çocuklarının özü, Seyyid, Şerif, Yüce, soylu, Beytullah’ın-Allah, onun ve çevresinin şerefini artırsın-sultanı, Alaüd-devleti ve l- milleti ve d-din, Seyyid, Ahseni, Aclani, el- Haseni, Allah, onun mutluluğunu artırsın, yönetimini devam ettirsin. Devletin yönetim yeri yıkılmadan devam etsin, nimetinin izleri yok olmasın, sevgi ve muhabbetinin sebepleri güçlenerek devam etsin, dostluk bağları ve yüce duyguları düzenli olarak, evvelkilerin ve sonrakilerin Seyidi-en üstün salât ve selâm onun üzerine olsun- tertemiz âl-i ve ashabı hurmetine seneler ve çağlar boyu devam etsin.

FATİH SULTAN MEHMET HAN’IN MEKKE ŞERİFİNE YAZDIĞI FETİHNAME yazısına devam et

EBU CEHİLİN OĞLU İKRİMENİN İSLAMA GİRİŞİ

dua1EBU CEHİLİN OĞLU İKRİMENİN İSLAMA GİRİŞİ

Mekke fethinden sonra İslam’ın baş düşmanlarından Ebû Cehil’in oğlu İkrime uzak diyarlara yelken açmak için denize doğru kaçıyor, İslâm’a girmektense ölmeyi tercih edeceğini söylüyordu. İkrime, sahilde bulduğu bir kayığa binmiş, karşı sahile doğru denizde yol alıyordu. Bu sırada şiddetli bir fırtına çıkmış ve binmiş olduğu kayık da sallanmaya başlamıştı. Ölüm endişesiyle başını kurtarmak için çıktığı yolda canından olmak üzereydi ve çareyi Lât ve Uzzâ’ya sığınmada bulacaktı. Bu arada kayığın sahibi de telaşlanmış, onlara:

– Sakın ihlâstan ayrılmayın; çünkü sizin söylediğiniz bu ilahların bugün ne size ne de bir başkasına faydası olabilir, diye sesleniyordu.

Endişelerini iyice artıran sözlerdi bunlar. Fırtına ve dalgalarla birlikte Mekke-Medine arasında gidip geliyor, zihninde alıp verdiği sorulardan sıyrılıp bir türlü çıkış yolu bulamıyor, kendini kenara çekemiyordu. Göz göre göre ölümle burun buruna gelmiş, “kurtuldum” derken batmak üzereydi. Bir aralık kendini toparladı ve son bir ümitle kayığın sahibine dönerek:

– Peki, öyleyse ne diyeyim, diye sordu. Ses tonu ve ifadelerinde ayrı bir çaresizlik okunuyordu; Ebu Cehil’in oğlu İkrime, sıradan bir kayıkçıdan medet umar hale gelmişti!

– “Lâ ilâhe illallah” demesini ve kurtuluş için de sadece Allah’tan yardım dilemesini söylüyordu kayıkçı.

EBU CEHİLİN OĞLU İKRİMENİN İSLAMA GİRİŞİ yazısına devam et

EBREHE VE FIL VAKASI (EBABIL KUSLARI)

fil-suresi
Kâbe’yi yikmak üzere büyük bir orduyla gelen Yemen valisi Ebrehe’nin ordusuna saldiran kuslar.Ebâbil, Arapça’da “bölükler, sürü, sürüler” demektir. Kelime, Kur’ân-i Kerim’de Fil sûresinin üçüncü âyetinde geçmektedir. Fil sûresinde olay söyle anlatilmaktadir: “Görmedin mi Rabbin fil sahiplerine ne yapti? Onlarin tuzaklarini bosa çikarmadi mi? Üstlerine sürü sürü kuslar gönderdi. Onlara çamurdan sertlesmis taslar atiyorlardi. Nihâyet onlari yenilmis ekin yapragi gibi yapti.” (el-Fil, 1I5/1-5).Bu olay Hz. Peygamber’in dogdugu yil olmus ve orduda bulunan fil/fillerden dolayi Araplar arasinda “Fil Vak’asi”, geçtigi yil ise “Fil Yili” olarak meshur olmustur. Olay kaynaklarda söyle zikredilmektedir:

Habesistan Krali Necâsi Ashame’nin, Yemen’e hükümdar tâyin ettigi Ebrehe b. Sabbah el-Esrem, Mekke’ye giden kervan ve Kâbe ziyaretçilerini çekmek ve San’a sehrini ticaret merkezi haline getirmek üzere burada Kulleys veya Kalis denilen bir tapinak (kilise) yaptirdi. Ancak tapinaga gelen olmadigi gibi Fukaym kabilesine mensup bir Arap veya bir grup Arap kiliseye girerek pislediler. Bunu ögrenen Ebrehe çok kizdi ve Kâbe’yi yikacagina yemin etti. Büyük bir ordu ve gayet iri cüsseli “Mamud” adli fili önde oldugu halde Mekke’ye yöneldi. M.S. 57I veya 571 yilinda altmis bin asker ve on yahut dokuz fille yola çikti. (Ibnü’l-Esir, el-Kâmil fi’t Târih, Nsr: Tornberg, Beyrut 1965, I, 442).

EBREHE VE FIL VAKASI (EBABIL KUSLARI) yazısına devam et

MEKKENİN FETHİNDE PEYGAMBERİMİZİN ÖLÜMLE CEZALANDIRDIKLARI

mekkenin-fethiMekke’nin Fethi sayıca az olan ilk Müslümanların müşriklere karşı imanlarını korumak ve yaymak maksadıyla hicret ettikleri Mekke’yi, on yıl sonra güçlü ve kalabalık bir ordu halinde geri dönüp fethetmeleri. Hicretin altıncı yılında Peygamber efendimizle Hudeybiye Antlaşmasını yapan Mekkeli müşrikler, iki yıl sonra bu antlaşmayı bozdular. Sulhun devamı için Müslümanlara yapılan yeni tekliflere de uymadılar. Peygamber efendimizin hazırladığı İslam ordusu, hicretin onuncu yılında müşriklerden Mekke’yi kan dökülmeden aldı.Mekke   fethi   esnasında,   Hz. Peygamber (a.s) “Saldırıya uğramadıkça, sakın saldırmayın. Fakat şu on bir erkek ile altı kadını nerede bulursanız öldürün. Başka kimseye dokunmayın.” buyurarak sadece on küsur kişi için ölüm fermanı çıkarmıştı:
MEKKENİN FETHİNDE PEYGAMBERİMİZİN ÖLÜMLE CEZALANDIRDIKLARI yazısına devam et

MEVLİD KANDİLİ HAKKINDA

31061.jpg    Mevlid kelimesinde “doğum” mânası vardır. Kandil kelimesinde de, belli günlerde yakılan aydınlık anlamı mevcuttur. İkisini bir araya getirip de Mevlid Kandili dediğimizde, Resûlüllah (asv)’ın doğum gecesinde minarelerde yakılan kandiller hâtıra gelmektedir. Müslümanlar, her sene Rebiü’l-evvel ayının on ikinci gecesine giriş teşkil eden geceyi dinî merasimlerle ihyâ eder, farklı bir huzur ve neş’eyle tes’id etme titizliği gösterirler. Kandillerle donatılan camiler bu niyetle dolar, taşar…

Müslümanlar bu geceyi, hem kendi açılarından, hem de çocukları açısından düşünürler. Kendi açılarından düşünürken ibâdetleri, çevredeki konu komşuya yardımları, çeşitli iyilikleri hatırlar, farklı bir yardım anlayışında olurlar. Çocukları açısından ise, çok dikkatli olurlar. Mâsum dimağlarda gecenin güzel bir hatıra olarak kalmasını temin edecek çarelere başvururlar. Nitekim o günde çocukların sevineceği şeyler alırlar, hoşlarına gidecek sohbetler tertip ederler, gecenin, zihinlerinde tatlı bir hâtıra olarak kalmasını temin ederler.
MEVLİD KANDİLİ HAKKINDA yazısına devam et

ZEMZEM SUYUNUN ESRARI

 

zem zem

Müslüman Alemi için kutsal topraklar olarak adlandırılan Mekkede bulunan Zemzem suyu, tüm dünyayı şaşırtmaya devam ediyor. Kabenin yanında bulunan 1,5 metre derinliğindeki kuyunun mukaddes suyu olan Zemzem suyu, hac mevsiminde, pek çok insanın su ihtiyacını karşılamaktadır.
Dünya Sağlık Örgütü’nün (WHO) raporlarına göre dünyanın en sağlıklı sularından olan zemzem suyunun esrarı, günümüz teknolojisindeki tüm araştırmalara rağmen çözülemiyor. Kaynağı bulunamayan Zemzem suyunun denizden 80 kilometre uzakta olmasına ve çevresinde başka hiçbir kuyu olmamasına rağmen yıllardır kurumaması, araştırmacıları şaşkına çeviriyor.

* Sadece 1.5 metre derinliğindeki kuyudan hac mevsiminde milyonlarca hacı tüm su ihtiyacını karşılarken, su seviyesinde de hiçbir azalma olmaması zemzem suyunun esrarı ı daha da atırmaktadır..
Açlığı gidermek için içenin açlığını, susuzluğunu gidermek için içenin de susuzluğunu gideren Zemzem suyunun esrarı bilim adamları tarafından inceleniyor.
Avrupa’da laboratuarlarda yapılan araştırmalarda, zemzem suyunun çok az kükürt içerdiği tespit edildi. ZEMZEM SUYUNUN ESRARI yazısına devam et