Etiket arşivi: mehmet

Mehmet Akif Ersoy’un Etkilendiği Abdulhamid Han Hikayesi

“Senin istifa ettirdigini bizde istifa ettirdik”

Mehmet Akif Ersoy, Sultan AHMET Camii’ne her gittiğinde orada iki gözü iki çeşme ağlayan yaşlı bir zâta rastlamaktadır. Bu yaşlı zât, başından geçen bir olayı kendisine anlatınca, Mehmet Akif Ersoy bundan çok etkilenmiş, bu yaşlı zatla aralarında geçen konuşmayı ise bizlere şöyle nakletmiştir:
Sabah namazlarını kılmak için Sultan AHMET Camii’ne gidiyordum. Her sabah ne kadar erken gidersem gideyim, mihrabın bir kenarına oturmuş, saçı sakalı bembeyaz olmuş ihtiyar bir adam, ümitsizce, bedbin bir şekilde durmadan ağlıyor. O kadar ağlıyor ki, ağlamadığı tek bir dakikayı yakalayamadım. Nihayet bir gün yanına sokuldum ve “Muhterem” dedim,”A efendim!” dedim.
“Niye bu kadar ağlıyorsun? ALLAH’ın rahmetinden bir insan bu kadar ümitsiz olur mu?”

Mehmet Akif Ersoy’un Etkilendiği Abdulhamid Han Hikayesi yazısına devam et

38 defa görüntülendi

Baltacı Ve Katerina Olayı Atılan İftira

“Önce olayın kahramanı Baltacı Mehmed Paşa (ölümü 30 Kasım 1721) hakkında kısa bir malumat arz etmeye çalışayım…

Osmancık’ta dünyaya geldi. Genç yaşta içini saran ilim merakı ile Trablus, Tunus ve Cezayir’e gitti. Daha sonra İstanbul’a döndü ve akrabalarından Hacı Sefer Ağa vasıtasıyla saraya girdi. Enderun’da yüksek eğitim aldı. “Baltacı” (sarayın oduncusu diyebiliriz) oldu. Ardından “Baltacı Halifeliği”ne yükseldi. Sesinin güzelliği yüzünden musikiye teşvik edildi. “Müezzin” oldu. Oradan yazıcılığa terfi etti, 1703 Aralık ayında da “Mirahurluk”a yükseldi.

Çok zeki ve son derece çalışkandı. İlme karşı müthiş bir merakı vardı. Durmadan okuyordu. Bu çabası onu 1704 yılı Kasımında “Vezir”liğe, hemen ardından “Kaptan-ı Derya”lığa (Deniz Kuvvetleri Komutanlığı), 21 Aralık 1704’te de “Sadrazamlığa (Başbakanlık) taşıdı.

Baltacı Ve Katerina Olayı Atılan İftira yazısına devam et

Mehmet Akif Ersoy’un Ölüm Yıldönümü

27 ARALIK 1936, MEHMET AKİF ERSOY HAYATINI KAYBETTİ..

İstiklal Marışı şairi Mehmet Akif Ersoy’un 80. ölümyıldönümünü saygıyla anıyoruz..Siroz hastalığına tutulunca hava değişikliği iyi gelir düşüncesiyle önce Lübnan’a, sonra Antakya’ya gitti fakat Mısır’a hasta olarak döndü. 17 Haziran 1936’da tedavi için İstanbul’a döndü. 27 Aralık 1936 tarihinde İstanbul’da, Beyoğlu’ndaki Mısır Apartmanı’nda hayatını kaybetti. Edirnekapı Mezarlığı’na gömüldü.

Mehmet Akif Ersoy’un Ölüm Yıldönümü yazısına devam et

Mehmet Akifin Yılbaşı Mesajı

Ya Rab! Böyle mi olacaktı, benim cennet yurdum?
Baktım da etrafıma yalnızım, ağladım durdum.

Bir mânâ veremedim, şu Milâdî yılbaşına!
Şaştım da kaldım, Müslümanların vah telaşına!

Çevirdim başımı, nereye ettimse bir nazar.
Gördüm ki, Noel için hazır, yer-yer çarşı-pazar.

Haykırmak gelmişti içimden, seslendim millete.
Heyhat! Duyuramadım, ne Âhmed’e ne Mehmed’e.

Ey Âlem-i İslâm’ın baş tacı, büyük Türkiye!
Mukaddesatı unuttun, Avrupa diye diye!

Yurdumu işgal eylemiş, şu garbın safsatası,
Kiminin maymunu var, kiminin “Noel babası!”

Anladım, zaman geçmekte bugün dünden de beter.
Kim bilir? Yarın ne hâle düşecek bu şaşkın beşer.

Kulaklar tıkanmış, gözlere çekilmiş perde.
Nankör adam, fazilet arıyor geçmiş giderde.

İslâm’dır bu vatanın dini, kitabı Kur’an-ı Kerîm’dir.
Müslümanın bayramı, Ramazan ve Kurbandır.

Kalamaz bu böyle Fatih’in, Yavuz’un diyarı,
Noel kutlamada, geçerek hıristiyanları.

Maziyi düşündüm de, hayran oldum istiklâle
Ecdadıma söz verdim, varmak için istikbâle,

Çanakkale’de şehidlerim kefensiz yatıyor!..
Sakarya’nın rengi, hâlâ kıpkızıl kan akıyor!..

Şehidlik, gazilik şerefidir Müslümanların.
Düşmanlara alkış tutmak, işidir alçakların.

Şu alçakça yaşayanların aklına yanayım.
Gel ölüm gel, neredesin? Kanımla yıkanayım!

İstemem bu hayatı, Sultan etseler cihanda.
Ölürüm, şerefimle yatarım, toprak altında.

Ya Rab! Hidâyet ver kurtulsun bu millete.

Mehmet Akif Ersoy’dan yeni yıl mesajı.

Ordunun Duası-Mehmet Akif Ersoy Şiiri

ORDUNUN DUASI
Yılmam ölümden, yaradan, askerim
Orduma ‘Gazi’ dedi Peygamber’im
Bir dileğim var ölürüm isterim
Yurduma tek düşman ayak basmasın

Amin desin hep birden yiğitler
Allahu ekber gökten şehitler
Amin! Amin! Allahu ekber

Türk eriyiz silsilemiz kahraman
Müslümanız Hakk’a tapan müslüman
Putları Allah tanıyanlar, aman
Mescidimin boynuna çan asmasın

Ordunun Duası-Mehmet Akif Ersoy Şiiri yazısına devam et

Yüzbaşı Mehmet Muzaffer

Yüzbaşı Mehmet Muzaffer
Mehmet Muzaffer (d. ? – ö. 9 Nisan 1916; Kut’ül Ammare Kuşatması), I.Dünya Savaşı esnasında Osmanlı ordusunda Çanakkale’de asteğmen ve Irak’da yüzbaşı olarak görev yapmış Türk subayı.
I.Dünya Savaşı (Çanakkale Cephesi, Irak Cephesi)

1914 yılında savaşa katıldı. Çanakkale Savaşı’nda “Asteğmen” rütbesiyle görev alan, ordunun lastik teminatını sağlamak için bir gece kendi yazdığı 100’lük banknotu lastik tüccarına götürüp lastikleri temin etmesiyle de tanınmış olan Mehmet Muzaffer, cephedeki savaşın son bulmasıyla Irak Cephesi’nde Kut’ül Ammare Kuşatması’na katıldı ve “Yüzbaşı” rütbesiyle 9.Alay’da görev aldı. 09 Nisan 1916’da II.Felahiye Muharebesi esnasında boynunda vurularak şehit düştü.

Şehit düştüğü esnada cebinden çıkardığı ve üzerine kendi kanıyla “Kıble ne yöndedir?”, “Bölük intikamımı alsın.” notları yazdığı zarf 6.Alay Komutanı Halil Kut Paşa tarafından müzeye gönderilmiş ve koruma altına alınmıştır

Yüzbaşı Mehmet Muzaffer yazısına devam et

Keçecizade Mehmet Fuat Paşa Kimdir…?

Keçecizade Mehmet Fuat Paşa (1814 İstanbul – 1868 Nice), Osmanlı devlet adamı. Tanzimat döneminin önde gelen üç siyasi liderinden biridir. Abdülaziz saltanatında 22 Kasım 1861 – 6 Ocak 1863 ve 3 Haziran 1863 – 5 Haziran 1866 dönemlerinde iki kez sadrazam ve toplam on yıla yakın Hariciye Nazırlığı (dışişleri bakanlığı) yapmıştır. Siyasi başarılarının yanı sıra keskin zekâsı ve nükteleriyle ün kazanmıştır.Tanınmış şair ve alim Keçecizade İzzet Molla’nın (1785 İstanbul-1829 Sivas) oğlu, Rumeli Kazaskeri Mehmed Salih Efendi’nin torunudur. Annesi Merzifonlu Kara Mustafa Paşa’nın torunlarındandır.

Baba ve atalarını izleyerek ilmiye mesleğine girdi; müderris (medrese hocası) diploması aldı. yanı sıra yeni kurulan ve Fransızca eğitim verilen Tıbbiye Mektebi’nde okudu.

Keçecizade Mehmet Fuat Paşa Kimdir…? yazısına devam et

Ordunun Duası

hd-turk-bayragi-arkaplan-resimleri-22Ordunun Duası

Yılmam ölümden, yaradan, askerim
Orduma ‘Gazi’ dedi Peygamber’im
Bir dileğim var ölürüm isterim
Yurduma tek düşman ayak basmasın
Amin desin hep birden yiğitler
Allahu ekber gökten şehitler
Amin! Amin! Allahu ekber
Türk eriyiz silsilemiz kahraman
Müslümanız Hakk’a tapan müslüman
Putları Allah tanıyanlar, aman
Mescidimin boynuna çan asmasın
Amin desin hep birden yiğitler
Allahu ekber gökten şehitler

Ordunun Duası yazısına devam et

Mehmet Talat Paşa Kimdir….?

220420151519215846281_2
Mehmet Talat Paşa Kimdir….?
İkinci Meşrutiyet döneminde İttihat ve Terakki Cemiyeti’nin üç liderinden (Talat Paşa, Enver Paşa, Cemal Paşa) biridir. 280. Osmanlı Sadrazamı olarak görev yapmıştır.

Talat Paşa, 1874 yılında Kırcaali’de doğmuştur. Tam adı, Mehmet Talat’dır. İlk öğrenimini Vize ilçesinde yaptı. Edirne Askeri Rüştiyesini bitirdikten sonra Edirne Posta ve Telgraf idaresinde katiplik, Alyans İsrail Mektebi’nde Türkçe öğretmenliği görevlerinde bulundu. Çok genç yaşlarda siyasetle ilgilenmeye başladı, Sultan Abdülhamit II Han’a karşı mücadele eden jöntürklerin çalışmalarına katıldı. Meşveret Gazetesi ile cemiyet bildirilerinin dağıtımını üstlendi. Bu çalışmalarından ötürü kovuşturmaya uğrayarak 1895’te tutuklandı. Selanik’te Posta ve Telgraf Müdürlüğünde memurluk ve başkatiplik yaptı.
Selanik’te bulunduğu sırada İttihat ve Terakki Fırkası adını alan Osmanlı Hürriyet Cemiyeti’ni kurdu. İki defa İstanbul’a giderek İttihad ve Terakki Cemiyeti’nin şubesini kurdu ve teşkilatlandırdı. Talat Paşa, Enver Paşa ve Cemal Paşa ile Üç Paşalar adlı bir grup kurdu.

1909 yılında kurulan Hür ve Kabul Edilmiş Masonlar Büyük Locasının ilk büyük üstadı olarak 1 yıl görev yaptı.

İkinci Meşrutiyet’in ilanında 1908’de İttihat ve Terakki’den milletvekili oldu. Hüseyin Hilmi Paşa kabinesinde İçişleri Bakanlığı’na getirildi, Babıali Baskını’nı düzenleyenler arasında yer aldı.

Mehmet Talat Paşa Kimdir….? yazısına devam et

FATİH SULTAN MEHMET HANIN HOŞGÖRÜ AHİDNAMESİ

FATİH HOCAFATİH SULTAN MEHMET HANIN HOŞGÖRÜ AHİDNAMESİ
“Osmanlı’da hoşgörü yoktur” diyenlere Fatih’in bu Ahidname’sini paylaşayım. Salyalar saçarak Osmanlı’ya saldırmadan önce belki biraz düşünürler!
Madem hoşgörü yoktu, nasıl yüzlerce yıl dünyaya hükmetti bu devlet? “Ben Fatih Sultan Mehmet Han,
Dünyaya ilan ediyorum ki, bu padişah fermanı verilen Bosnalı Fransiskenler himayem altındadır ve emrediyorum: Hiç kimse ne bu adı geçen insanları ne de onların kiliselerini rahatsız etmeyeler ve onlara zarar vermeyeler.
İmparatorluğumuzda huzur içinde olalar. Ve bu göçmen durumuna düşen insanlar, özgür ve güvenlik içinde yaşayalar. İmparatorluğumuzdaki tüm memleketlere dönüp korkusuzca kendi manastırlarına yerleşeler.

Ne padişahlık eşrafından, ne vezirlerden veya memurlardan, ne hizmetkarlarımdan, ne imparatorluk vatandaşlarından hiç kimse bu insanların onurunu kırmayalar ve onlara zarar vermeyeler. Hiç kimse bu insanların hayatlarına, mallarına ve kiliselerine saldırmasın, hor görmesin veya tehlikeye atmasın. Hatta bu insanlar başka ülkelerden devletime birisini getirirse, onlar da aynı haklara sahip ola.

FATİH SULTAN MEHMET HANIN HOŞGÖRÜ AHİDNAMESİ yazısına devam et