Etiket arşivi: konya

Aşkı Mevlana

AŞK’I MEVLANA
Değerli Arkadaşlar,
Esselamu Aleyküm Ve Rahmetullahi Ve Berekatuhu…
Bu gün İnşallah sizlerle tasavvufun güneşi Hz.Melana’dan bahsetmek istiyorum.Geçtiğimiz hafta Mübareğin Bizce ölüm Mevlanaca Düğün gününü Allaha Vuslatının 743.yılını rahmetle andık.Aşk’ın Merkezi,ışık kaynağı,yanmanın kor olmadan olmayacağını,sevginin ,muhabbetin ,teslimiyetin
İnanmanın,hamuşluğun tek kapısı olduğunu “Hamdım, piştim ve yandım”düsturuyla ” gönülleri feth eden Kalbin bir gün seni sevgiliye götürecek.Ruhun bir gün seni sevgiliye taşıyacak. Sakın acında kaybolma. Bil ki çektiğin acı bir gün dermanın olacak.”muhabbetiyle ifade etmiştir büyük düşünür.
Otuz eylül 1207’yi gösteriyordu takvimler.Adeta bir güneş,doğdu Horasanın Belh şehrine,Dünyaya bir derya doğdu. İnsanlığa sanki maneviyatın,sevgi ve hoşgörünün temsilcisi,Maşuğunu arayan Aşkla rahmetle geldi.Babası”Bilginlerin Sultanı” unvanını almış olan Hüseyin Hatibi oğlu Bahâeddin Veled’tir. Annesi ise Belh Emiri Rükneddin’in kızı Mümine Hatun’dur.
Edep onda,haya onda,samimiyet onda sanki küçücük kalbi ile tüm dünyaya mürşid olacağının müjdesini veriyordu.”Konuşmak bir “MANA” ise Susmak binbir Mana… “HERKES” konuşmasına konuşur Lakin Sükut “YÜREKLI” olanda yeşerir”Kendi deyimiyle

Aşkı Mevlana yazısına devam et

15 defa görüntülendi

SAHİP ATA KİMDİR….?

ghSAHİP ATA FAHREDDİN ALİ’NİN HAYATI

      Sahip Ata Fahreddin Ali, Anadolu Selçuklu Devletinin XIII. yüzyılın ikinci yarısına damgasını vurmuş bir devlet adamıdır. Devlet kademesinde üstlendiği çeşitli görevler sonrası vezirlik makamına yükseltilen Sahip Ata, ülkenin Moğol tahakkümü altında bulunduğu 1258–1285 tarihleri arasında tüm yetkileri tekelinde toplamış ve önemli karaların tamamına tek başına imza atmıştır. Söz konusu dönem, sultanın şahsında merkezi yönetimin zayıfladığı, buna karşın emir ve beylerin Moğol desteğiyle maddi ve siyasi güçlerinin arttığı yıllardır. Sahip Ata, devletin bu karmaşa yıllarının en önemli siyasi figürlerinden biridir. Siyasi kariyeri sırasında “Fahreddin (Dinin öğüncü), Kavvamü’l-mülk (Devletin dayanağı)” gibi sıfatlarla anılacak kadar başarılı olan ünlü vezirin, yaptırdığı hayır eserleri, halk arasında “Ebu’l-Hayrat (Hayırların babası)” olarak anılmasına sebebiyet vermiştir.
    

      Sahip Ata Fahreddin Ali, Anadolu Selçuklu Devleti’nin kuruluş devresinde çocukluk, en parlak dönemi olan I.Alaeddin Keykubat zamanında ise gençlik yıllarını geçirmiştir. Devletin gerileme ve çöküş dönemine, emir-i dâd ve vezirlik görevleri sırasında tanıklık etmiştir. Onun hayatını yazmaya çalışmak, ancak Anadolu Selçuklu devletinin kargaşa dolu gerileme ve çöküş yıllarını bütünüyle ortaya koyabilmek İle mümkündür. Bu ise, devrin yazılı kaynakların eksikliği nedeniyle, zorluklarla doludur.
SAHİP ATA KİMDİR….? yazısına devam et

SELÇUKLU’NUN MİMARI KINIKLAR

Buyuk-selcuklu-devletiKınık Boyu, Oğuzlar Kınık Boyu Ne Zaman Nerede Kurulmuştur Kime Bağlıdır

Kınık, Oğuzların 24 boyundan biri. Üçokların Deniz Han Oğullan koluna bağlıdır. Anadolu’nun Türkleşmesinde önemli rol oynamıştır. Selçuklu hanedanlarının bu boydan geldiği kabul edilir. Büğdüz, İğdir ve Yıva boylan gibi Kınıkların da ongunu (kutsal hayvan) çakırdır.Kaşgarlı Mahmud’un, Oğuz boylarıyla ilgi­li en eski bilgileri içeren yapıtı Divanü Lugati’t-Türk’te Kınık boyu, Oğuz boylarıy­la ilgili listenin en başında yer alır. Reşided- din’in Camiü’t-Tevarih, Yazıcıoğlu’nun Selçukname (Tarih-i Âl-i Selçuk) adlı yapıtlarında da bu boyla ilgili çeşitli bilgiler bulunmaktadır.Birçok Üçok boyuyla birlikte, özellikle Güneydoğu Anadolu, Kuzey Suriye ve Irak yörelerine yerleşen Kınıklar. Yüregir, Ba­yındır ve Saludarla birlikte bu bölgede etkili olmuşlardır. Çukurova’da da Yüreğir boyuyla birlikte geniş bir alanda yaşadıkları tarihsel kaynaklardan anlaşılmaktadır. Kı­nıkların burada yerleştikleri topraklar Cey­han Irmağından Gâvur Dağlarına kadar uzanıyordu. Türkmen beylerinden Ebube- kir’in de Kınıklardan olduğu sanılır. Çukurova’daki Kınıklar, Yüregir ve öteki Oğuz boylarıyla birlikte Memlûklerle siya­sal ilişki kurdular. 1378’de Temürbay komu- -tasında Çukurova’ya gönderilen Memlûk ordusu, bu yöredeki Türkmenler karşısında yenilgiye uğradı.

SELÇUKLU’NUN MİMARI KINIKLAR yazısına devam et

İbn-i Bibi’ye Göre Karaman’lılar

2Asıl adı Nasreddin Hüseyin bin Muhammed olan 18.yüzyıl sonlarında yaşamış olan İran’lı tarihçi ve yazar  İbn-i Bibi (Karamanlıların Türemesi ve Cimri’nini Selçuk Tahtına  çıkması) bendinde Karaman’lılardan şöyle bahseder:

“Babaları Kamer-üd-dün İli adı ile tanınmış bulunana Ermenistan Vilayeti dağlarından Larende‘ye kömür taşıyarak çoluk çocuğunun yiyeceğini tedarik etmekle geçinen kömürcü Türkmenlerinden biri olan Karaman, 640 yılındaki Baycu karışıklıklarından  fırsattan istifade ederek bütün oymağıyla çapulculuğa ve yol kesiciliğine başlamıştı.Bu yüzden piyade iken süvari oldu.Sultan izz-ed-din Keykavus II.memleketten ayrı düştükten ve Selçuk diyarının her iki parçası Sultan Rükn-ed-din,Karaman‘ı itaat altına çağırdı.Ona beylik verdi.Karaman‘a mal ve servet peyda etti.Zenginliği artınca kendisinin ve kardeşi Bunsuz’un kafalarında kötü düşünceler yer buldu.Her ne kadar saltanat makamına baş eğmek zorunda iseler de yol kesicilikten geri durmadılar.Sultan Rükn-ed-din bunlara son derce kızgınlığı nedeniyle ceza vermek istiyordu.Fakat evlerinin Ermenistan içinde bulunmasından ve isyan etmelerinden  çekindiği için yapamıyordu.Karaman öldükten sonra kardeşi Bunsuz ,Rükn-ed-din’in Candarlar emiri olmuş,salatanat dergahına yerleşmişti.Bir müddet sonra Rükn-ed-din Bunsuz‘u hapsettirdi.Karaman‘ın henüz küçük olan oğullarını Konya’da Kevele Kalesi‘ne aldırdı.Sultanın ölümü sonrası kendi evlerine götürdüler”

Son olarak İbn-i Bibi’ni tarihi yazarken eserlerinde  tarihi bilgi ve belgelere çok ehemmiyet vermediği ve bu nedenle yalnız gördüklerini, yaşadığı olayları göz önünde tutarak yazdığı iddia edilmektedir.Fakat tarihimizi öğrenmek için bir çok eseri yakından İbn-i Bibi’ye Göre Karaman’lılar yazısına devam et

EVHADÜDDÎN KİRMÂNÎ KİMDİR…..?

kirmaniEVHADÜDDÎN  KİRMÂNÎ KİMDİR…..?

Mutasavvıf ve Şafiî mezhebi fıkıh âlimi. Künyesi Ebû Hâmid olup, Evhadüddîn lakabı ve Kirmânî nisbetiyle tanınır. Tanındığı nisbetinden, İran’da Kirman taraflarından olduğu anlaşılmaktadır. Bağdad’da ilim tahsil etti. Evliyâdan Rükneddîn Süncâsî’nin hizmetine girdi. Şihâbüddîn Sühreverdî hazretleriyle görüştü. Abbasî halîfesi Nasır bin Müstedî, halifeliğini tanıyan bütün İslâm memleketlerine, fütüvvet teşkilâtını yeniden canlandırmanın lüzumuna dâir mektûplar gönderdi. Bu meyânda bu teşkilâtı canlandıracak, insanları, kardeşlik bağlarıyla birbirine bağlıyacak, zâhir ve bâtın ilimlerinde kâmil kimseleri de o memleketlere gönderdi. Evhadüddîn Kirmânî de talebesi Ahî Evren ile birlikte 602 (m. 1205) yıllarında Anadolu’ya geldi. Muhyiddîn-i Arabî, Şems-i Tebrîzî, Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmî gibi zamanın büyükleriyle görüştü. Konya’ya yerleşti. Kendisi için kurulan dergâhta dersler verip talebe yetiştirdi. Kasaba ve köylere yetiştirdiği talebelerini gönderdi. Anadolu’nun birçok kasaba ve köyünü tek tek dolaştı, insanlara Allah aşkını, din kardeşine muhabbetin lüzumunu, din bilgilerini öğrenip tatbik etmenin gerekli olduğunu anlattı. Belâlara sabredip, ele geçen mala kanâat etmenin, din kardeşinin malını, namusunu, canını da korumanın lâzım olduğunu bildirdi. Yazmış olduğu şiirlerinde de bu sözlerini nakletti. Eserlerinden “Misbâh-ül-ervâh” ve “Menâkıb”ı meşhûrdur.

EVHADÜDDÎN KİRMÂNÎ KİMDİR…..? yazısına devam et

Göksu Nehri

Batı Toroslar ile Orta Torosları biribirinden ayıran Taşeli Platosu‘ndan doğan Göksu Nehri toplam 260 Km uzunluğundadır Seyhan ve Ceyhan’dan sonra Türkiye’nin önemli nehirlerinden biridir.Taşeli Platosu Yunanlılar zamanında Kilikia Trakheia yani taşlık veya dağlık kilikia adıyla bilinirdi.Bu neden kilikia Nehri olarakta bilinir.

Nehir çoğunlukla kar suları ile birleşerek çoğalır. Antalya, Konya, Karaman ve Mersin illerinden akarak Akdeniz’e dökülen bu nehir üzerinde 300 den fazla kuş türüne yuva görevi yapar.Ayrıca Caretta caretta kapumbağaları ve mavi yengeç bu sulara yumurtalarını bırakırlar.Bu nedenle nehir devlet tarafından koruma altına alınmıştır.Mut ilçesinden başlayarak 90 Km uzunluğunda doğa sporu olan rafting için çok uygundur.Yavaş akıntı sebebiyle bu spora yeni başlayanlar için harika bir yerdir.

Bu kadar önemli olan nehir Konya/Hadim/Bademli yakınlarında 20 metre yüksekten  akan ve  500 metrelik  mağaradan çıkan su ile Göksu Nehri yazısına devam et

KONYA TÜRKÜLERİ

Aslan Mustafam

Hey hey kenardan geçeyim aman aman
Yol sizin olsun gel gel aman (2)
Ağılar içeyim aman aman
Bal sizin olsun bir danem aman
Amanın gel gel aslan Mustafam gel
Haydi gel gel garip başlı yarim vay
Bozkır dedikleri büyük kasaba (2)
Sevilen güzeller gelmez hesaba
Amanım gel gel aslan Mustafam gel
Haydi gel gel garip başlı yarim vay
Derenin başına yayılır kazlar.
Çeşmeden geliyor Konyalı kızlar
Amanım gel gel aslan Mustafam gel
Haydi gel gel garip başlı yarim vay
Havalar bulutlu mustafam karmı yağacak
Sol gözüm seyriyor mustafam baskınmı olacak
Amanım gel gel aslan mustafam gel
Haydi gel gel garip başlı yarim vay
Bir gün deliysem beş gün iyiyim
Amanın gel gel aslan mustafam gel
Haydi gel gel garip başlı yarim vay
KONYA TÜRKÜLERİ yazısına devam et

TORKU KONYASPOR 1.LİGE HOŞ GELDİN


1922 yılında Konya’da Gençlerbirliği adıyla kurularak 1965 yılında Meramspor, Selçukspor ve Çimentospor ile birleşerek Konyaspor adını aldı ve Türkiye 2. Ligi’nde profesyonel olarak mücadeleye başladı. 1981 yılına kadar siyah-beyaz renkte mücadele ederken, rakibi Konya İdman Yurdu’yla birleşmiş ve rakibinin renkleri olan yeşil-beyaza büründü. 1981 yılı Konyaspor’un kuruluş yılı olarak kulüp armasında yerini aldı. 1998-2002 yılları arasında sponsoru olan Kombassan Holding’in adını da alarak Kombassan Konyaspor ismiyle karşılaşmalara çıkmıştır. Maçlarını 22,000 kişilik Konya Atatürk Stadı’nda oynamaktadır. TORKU KONYASPOR 1.LİGE HOŞ GELDİN yazısına devam et