Etiket arşivi: kenzi

Robert Kenzinin Müslüman Oluşu

İsviçreli bilim adamı Müslümanlığını ilan etti

İslamı seçmesindeki sebep:
Termal bir kamera ile abdest alan Müslümanları çevreleyen Nurani hare’yi gördükten sonra, Muslümanların yeryüzünde yaşayıp hareket eden en temiz en hijyenik(taharetli)
Kişiler olduğunu tespit etti*
63 yaşındaki bilim adamı termal(ısı ve ışın belirleyen)
Kamerasıyla
Abdestli Müslümanların vücudundan yayılan,onu çevreleyen ısıyı ve ışını tespit için çekim yapıyordu.
Bu hareler yedi kattan oluşmaktaydı
İlk önce kırmızı hare
Kırmızı hare sürekli insanı çevrelerse insanda güven hissini ve huzuru temin ediyordu
Buna delil olarak
Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellemin:
“Kul abdest aldığında günahları iki gözünün arasından çıkar,ikikulağının arasından çıkar,iki elinin arasından çıkar,iki ayağının arasından çıkar abdestten sonra oturduğunda
Bağışlanmış olarak oturur
Bağışlanmış demek yani güvendedir anlamına gelir

Robert Kenzinin Müslüman Oluşu yazısına devam et

Karaman’lı Aşık Kenzi

kerimusta                      Doğum yılı hakkında bilgi olmamakla birlikte,Sayın D.Ali Gülcan 1884 yılında öldüğünü bildirmişdir.Değerli Prof.Dr. Saim Sakaoğlu ise araştırmalarında Sayın D.Ali Gülcan’ın kaynağını  tahmini olarak “Konya Vilayeti Halkıyyat ve Harsıyyatı”  adlı defterde olduğunu belirtmektedir.Bu kaynakta Tahminen Kenzi Hakkında  aşağıdakiler yazılıdır.

Karamanlıdır.Yaşadığı devrin en iyi şairiydi.Elinde sazıyla memleket memleket dolaşır ve aşıklarla daimi sürette temas ederdi.Kısa boylu nazik bir adamdı.sarıklı gezerdi.Karaman Kaymakamı Abdullah Bey’in himayesine mazhar olmuştu.Okur yazar değildi,fakat kulaktan intikal eden menkıbeleri,hikayeleri söylemekte mahirdi.Tahminen 1330 senesinde vefaat eyledi.Şu şiirler kendisininidir.”

                      Asıl adı Kerim olan Kenzi,10 yaşında iken babası tarafından terzi yanına çırak verilir.Fakat Kenzi terziliği bir türlü sevememiş ve sürekli aşıklarla haşır neşir olmuştur.Hiç evlenmeyen Kenzi,sadece bir kere Şehriban adlı kızla  nişanlanmıştır. Fakat nişanlısının nişanı bozmasıyla çok içerlemiş… Bu dönemlerde kendisine alıştırdığı bir kuzuya bağlanmış ve nereye giderse birlikte gitmişlerdir.

                       Kenzi sürekli olarak gezer ve gittiği yerlerde aşıklarla buluşur,karşıklı olarak tartışma,koşma ve şiirler söylerdi.o zamanlarda ise meşhur kahvehanelerde şiir olarak bestelenmiş bilmeceler sorulurdu.Bu bilmecelere aynı şekilde şiir ve saz ile cevaplar verilirdi.(O zamanlarda Rahmetli Dedem Hacı Yahya’nın Kahvehanesi de kahvesi ve aşıkların sohbetleriyle meşhurdur.Sonraları bir kaç tane daha kahve açılmıştır.)Bu bilmecelere o devirde muamma denilmektedir.Bu muammaları sade aşıklar değil,kahvehanede aşıkların geldiğini duyan herkes çözmeye çalışırdı.Bu şekilde aşıkların misafirliği süresince devamlı bir günümüzdeki adıyla sosyalleşme içerisinde olurlardı.Kahvehane sahibi bu süre zarfında kahvehaneneye bir ip gerer ve ağalar,beyler,zenginler,tüccarlar ve halk gönüllerinden ne koparsa bu ip üzerine atarlardı.Bu muammaları örneklemek için hikayesini de anlatmak gerektiğinden başka bir yazımda bahsedeceğim.

                       İlk olarak çok küçük yaşlarda bile eğlenerek okuduğum ve o zamanın zanaatlerını anlatan şiiryle başlayacağım.Bu şiirinde her işin bir zorluğu olduğunu ve neden bu sanatları yapmadığını harika bir şekilde anlatmış…Şiirde bilinmeyen kelimeleri  alt kısmında günümüz anlamlarıyla vermeye çalışacağım.Diğer şiirlerini ise ara ara şiir bölümünde yayımlıyacağım.

 

Kerim YARININELİ

www.kerimusta.com

 

           Destan

Alemde bir kolay sanat bulaydım,

Çekmez idim para için Kasavet,

Ya ekmekçi yahut kasap olsaydım,

Muhtesipten değnek yemek ne hacet.

 

Terzi olsam iğnesini tutamam,

Halaç olsam herdem pamuk atamama,

Attar olsam ufak tefek satamam,

Bezirgan olmaya yoktur liyakat.

Karaman’lı Aşık Kenzi yazısına devam et