Etiket arşivi: Kaside

Kaside-i Bürde

KASİDE-İ BÜRDE

İmâm-ı Busayrî’nin Kâinâtın Efendisi, Allahü teâlânın sevgilisi Peygamberimiz hazret-i Muhammed Mustafa’yı medh etmek, övmek için yazdığı meşhur şiiri.

Edebiyatta nazım şekillerinden kasîde tarzında yazılmıştır. İmâm-ı Busayrî, evliyâdan olup, büyük İslâm şâiridir. Asıl adı, İmâm-ı Muhammed bin Saîd Şerefüddîn’dir. 1215 (H. 609)te Mısır’ın Busayr şehrinde doğdu. 1295 (H. 695)te Mısır’da vefât etti.

İmâm-ı Busayrî, bilhassa Kaside-i Bürdeadındaki şiiri ile meşhur olmuştur. Peygamber efendimize olan sevgisini ve aşırı aşkını anlatan başka kasîdeleri vardır. Murâdiyye veHemziyye adında çok güzel kasideler yazdı. Sonra gelen bütün İslâm âlimleri, bunları severek okumuşlar, talebelerine okutmuşlar ve ezberletmişlerdir.

Kaside-i Bürde yazısına devam et

I. ABDÜLHAMİT HÂN VE HÜCRE KASİDESİ

sultan-1-abdulhamit-660x330I.  ABDÜLHAMİT HÂN VE HÜCRE KASİDESİ

 

Osmanlı padişahların yirmi yedincisi olan Sultan I.  Abdülhamid,  20 Mart 1725 (Hicrî 1137) yılında dünyaya geldi.  Babası Sultan III.  Ahmed,  annesi ise Şermî Sultan’dır.  Küçük yaştan itibaren zamanın ileri gelen alimlerinden ilim tahsili yaptı.  Akıllı,  zeki,  ileri görüşlü,  kültürlü ve gayretli bir şehzade olan Abdülhamid,  ağabeyi Sultan üçüncü Mustafa’nın 21 Ocak 1774’de vefatı üzerine 49 yaşında tahta oturmuştur.

Osmanlı Devleti’nin en sıkıntılı devresinde tahta çıkan Birinci Abdülhamid,  Rusların Kırım halkına yaptığı zulümler nedeniyle oldukça zorlu zamanlar geçirmiştir.  Dönemindeki en önemli olaylardan biri de Kırım’daki Özi ve Hotin kalelerinin Rusların eline geçmesidir.  1784’de Rusya’nın bu ülkelerde yaptığı mezalimle ilgili raporu dinlerken üzüntüsünden felç geçirmiş ve bu hastalık nedeniyle vefat etmiştir (7 Nisan 1789).  Naşı Eminönü Bahçekapı’daki türbesindedir.  (Ahmet Cevdet,  Târîh-i Cevdet,  I-XII,  1303 İstanbul,  IV,  196-197; Kamil Paşa,  Târîh-i Siyâsiye-i Devlet-i ‘Aliyye-i Osmâniye,  I-III,  1327,  İstanbul,  II,  248; Uzunçarşılı,  İsmail Hakkı,  Osmanlı Tarihi,  I-VI,  Ankara,  1988 (Türk Tarih Kurumu Yayını),  IV,  546; Danişmend,  İsmail Hami,  İzahlı Osmanlı Tarihi Kronolojisi,  I-VI,  Ankara,  1972,  IV,  67; Aktepe,  Münir,  “Abdülhamid”,  TDV İA,  I,  İstanbul,  1988,  213-216)

I. ABDÜLHAMİT HÂN VE HÜCRE KASİDESİ yazısına devam et

Namık Kemalin Hürriyet Kasidesi

namikkemalNAMIK KEMALİN HÜRRİYET KASİDESİ
Görüp ahkâm-ı asrı münharif sıdk u selâmetten
Çekildik izzet ü ikbâl ile bâb-ı hükümetten
Usanmaz kendini inşân bilenler halka hizmetten
Mürüvvet-mend olan mazluma el çekmez iânetten
Vücûdun kim hamîr-i mâyesi hâk-i vatandandır
Ne gam râh-i vatanda çâk olursa cevr ü mihnetten
Hakîr olduysa millet sânına noksan gelir sanma
Yere düşmekle cevher sakıt olmaz kadr ü kıymetten
Muîni zâlimin dünyâda erbâb-ı denâettir
Köpektir zevk alan sayyâd-ı bî-insâfa hizmetten
Hemen bir feyz-i bakî terk eder bir zevk-i fânîye
Hayâtın kadrini âlî bilenler hüsn-i şöhretten
Nedendir halkta tûl-i hayâta bunca rağbetler
Nedir insâna bilmem menfaat hıfz-ı emânetten

Namık Kemalin Hürriyet Kasidesi yazısına devam et

KASİDE-İ ERCÛZE

tumblr_static_5n33mulbz7woc4wgsockgckcg_640_v2KASİDE-İ ERCÛZE

Hz. İmam-ı Ali kerrema’llâhü veche tarafından bahr-ı recez vezni üzere yazılan ve istikbalden haber veren meşhur kasidedir. [1]
Bu haberleri hakkında Bediüzzaman kaddese’llâhü sırrahu’l azîz Hazretleri kasidesi için şöyle demektedir.
“O Ercuzenin mevzuu ve içindeki maksad-ı aslî; İsmi A’zamı tazammun eden altı ismin ehemmiyetini beyan etmek, hem o münâsebetle istikbaldeki bir kısım umur-u gaybiyeye ve te’sis-i İslâmiyette bir kısım mücâhedâtını işâret etmektir. Evet, Hz. İmâm Üstâdı olan Habibullah’dan Rasûlüllah sallallâhü aleyhi ve sellemden aldığı dersin bir kısmını işarî bir surette zikrediyor.” [2]
Seneler önce bulduğumuz bir nüsha ile tercümesini yapmaya çalışmıştık. Fakat tercüme yaparken toplu manaya gidilince ister istemez tahrifat ve birçok yanlışlar yapmış olduğumuzu bir zaman sonra gördük. Osmanlıca olarak elime geçen bir tercümeyi incelediğimde yaptığım hataları ve noksanlıkları görünce düzeltmek ve meraklıları için tekrar hazırlamak iştiyakı içimizde doğdu.
Elimize geçen Osmanlıca nüsha tercümesi Mecmuat-ül Ahzab’taki metne sadık olması nedeniyle güzel bir çalışma idi. Tercümeyi Risâle-i Nur Şakirdlerinden biri olduğu yazı üslûbundan anlaşılıyordu. Fakat adını gizlemiş olan bu alim kardeşimiz için duacı olarak istifade edilmiş ve gerekli ilaveler ile zenginleştirilme sağlanarak yeniden hazırlamaya gayret ettik.
Niyetimiz büyüklerimizin bize bu dini emanet ederken geçirdikleri sıkıntıları, fedakârlıkları, ileri görüşleri ile gaybî hadiselere vukûfiyetleri göz önüne sermeleri yönünden bu kıymetli kasideyi bizlere ulaşmasında emeği geçenlere ve başta Hz. Ali kerrema’llâhü veche Efendimizin şefaat ve duaları için Allah Teâlâ arz u niyaz ederiz.
Allah Teâlâ yardımcımız olsun.
Âmin

KASİDE-İ ERCÛZE yazısına devam et

PEYGAMBERİMİZE GÜZEL BİR KASİDE

Muhammed-Allah-yazili-hattezhib-modernversion2014-VA3Vuslât yok bahârımda, aşkım sebepsiz menim.
Seni candan severim, rûhum edepsiz menim..

Yâr, efkâr-ı çehreme neden dönüp de bakmaz?
Bu sebeple di-dârım bugün hep sessiz menim.

Gedâdır vur bin başım, gül uğruna ey felek!
Bülbül oldum gülistânde; aşkım ümitsiz menim.

Bi-baht-i abd’in senin yollarda izin öper..
Kul bahtından ne ister, bûsem lekesiz menim..

PEYGAMBERİMİZE GÜZEL BİR KASİDE yazısına devam et