Etiket arşivi: karadeniz

Çernobil ve Türkiye Üzerinde Etkileri

26 Nisan 1986 Cumartesi günü tarihteki en büyük nükleer felaket Ukrayna, Çernobil’deki nükleer santralde yaşandı.(Bakınız http://www.kerimusta.com/cernobil-faciasi/ )

TAEK Başkanı Ahmed Yüksel Özemre, toplantı katılımcılarına, radyoaktiviteyi izlemek için yaptıkları tüm çalışmayı açıklıyor ve şöyle diyordu: “Türkiye’de radyasyon doğal düzeydedir.

29 Mayıs 1986’da yaptığı bu açıklamasında TAEK Genelkurmay Başkanı Özemre; radyasyon bulutunun Türkiye’yi 30 Nisandan itibaren etkisi altına almaya başladığını ve Kiev’den esen rüzgarların Türkiye’yi Sinop-Anamur hattının batısında bir hafta süreyle etkileyeceğini öğrendiklerini belirtiyor.ğı ile işbirliği yapmak- tadır. Havadaki (yerden 1 metre

yükseklikteki) radyasyon,İstanbul’ da, doğal radyasyon düzeyinin en çok 2,5 katına, Karapınar mevkiinde ise en çok 12 katına yükselmiştir. Radyoaktivite, 3 Mayısta yağan

yağmurla Edirne ve civarında yere inerek toprağı kirletmiştir. Bulgaristan sınırına giden
Kapıkule-Edirne karayolu üzerinde 2 km.lik bir kısımda sellerin getirdiği çamurlarda yüksek
 oranda radyoaktivite saptanmıştır. Özemre’nin iddiasına göre, ”yetkililer, bu radyoaktif

çamurları etrafa bulaşmadan varillere yükleyip Çekmece Nükleer Araştırma Merkezi’ ne
(ÇNAEM) taşımış ve üç gün boyunca yolun bu kısmı yıkanarak radyasyon seviyesini 12,5

MiliRöntgen/saatten doğal radyasyon düzeyi olan 17 mikroRöntgen/saat değerine düşürmüştür. Çernobil ve Türkiye Üzerinde Etkileri yazısına devam et
11 defa görüntülendi

ÇIRPINIRDIN KAREDENİZ’İN MİMARI AHMET CEVAT

 Ahmet cevatAzerbaycan Edebiyatı içerisinde şiir alanında tanınan, Türkiye’deki şiir akımının da etkisi altında kalan ve dönemin bütün heyecanlarını üzerinde toplayan Ahmet Cevat’tır.

Türkiye’de öğrenim gören Azerilerin Ahmet Cevat üzerinde önemli etkisi olur. Ahmet Cevat adını, aynı dönemde Türkiye’de yaşamış olan dilbilimci Ahmet Cevat (Emre) den almıştır.

5 Mayıs 1892’de Gence’de doğan Ahmet Cevat, küçük yaşta yetim kaldığı için ağabeyleri okutur. 1912’de okulu çok iyi dereceyle bitiren Ahmet Cevat öğretmenlik yapmaya başlar. Azerbaycan milli kimliğinin oluşması için mücadele verir, demokratik ve modern bir Azerbaycan’ı hedefler.
ÇIRPINIRDIN KAREDENİZ’İN MİMARI AHMET CEVAT yazısına devam et

DÜNYADAKİ BOĞAZLAR VE KANALLAR

İki kara arasında kalan dar deniz. Boğazlar çeşitli genişlikte olur. İstanbul boğazı gibi dar olanları (550 – 3300 metre) olduğu gibi Bass Boğazı gibi (224 kilometre) pek geniş olanlar, vardır. Dünyanın çoğu denizlerle kaplı olduğundan türlü memleket arasındaki gidip gelmelerde su yolları önemli bir yer tuttuğundan, boğazlar da çeşitli su yollarının birleştiği işlek yerler olmuş, ticaret ve siyaset bakımından önem kazanmışlardır. Yer yüzünde birçok boğazlar vardır.

Boğazlar:

  • Istanbul Boğazı   Karadeniz – Marmara Denizi arası   Karadenize kıyısı olan ülkeler kullanmak zorundadır.
  • Çanakkale Boğazı   Marmara –  Ege  Karadenize kıyısı olan ülkeler kullanmak zorundadır.

16.Yüzyılın İkinci Yarısında Osmanlı Devleti’nin Karadeniz Siyaseti

Prof. Dr. Remzi KILIÇ

XVI. YÜZYILIN İKİNCİ YARISINDA OSMANLI DEVLETİ’NİN
KARADENİZ SİYASETİ

 

ÖZET:
XVI. yüzyıl gerek Osmanlı devletinin gerekse diğer Türk devletlerinin kıyasıya rekabet ettikleri ve Türk tarihi açısından Türklerin güçlü oldukları bir dönemdir. XVI. yüzyılın ikinci yarısında, Osmanlı devletinin başında Kanunî Sultan Süleyman, II. Selim ve III. Murad, padişah olarak hüküm sürmüşlerdir. 1563 tarihinde Kanunî’nin Rusya’ya karşı Karadeniz ile Hazar Denizi’ni bir birine bağlama ve Osmanlı devletinin Karadeniz ve Kafkasya bölgelerinde kalıcı hakimiyet kurma mücadelesine yöneldiğini görüyoruz. Ancak, “Don-Volga Kanal Projesi” veya “Astarhan Seferi” olarak bilinen tarihi olay, II. Selim zamanında 1569’da Sokullu Mehmed Paşa tarafından uygulamaya konulmuştur.

Osmanlı devleti, Karadeniz’in kuzeyinden Türkistan’a kadar uzanan ve Altınordu devletinin toprakları üzerinde kurulan; Kazan Hanlığı, Kırım Hanlığı, Astarhan Hanlığı, Nogay Hanlığı ve Kasım Hanlığı gibi, hanlıkların Rus çarlığına karşı mücadelelerinde, Kafkasların güvenliğinin sağlanması hususunda, Türkistanlı tüccarların ve hacıların güvenliği, Karadeniz’de Osmanlı gemilerinin serbestçe gidip gelmelerini sağlamak gibi konularda, bir Karadeniz siyaseti geliştirmiştir.

Fatih Sultan Mehmed’in 1461’de Trabzon’u fethiyle başlayıp, Yavuz Sultan Selim’in Trabzon valiliği ve Çaldıran seferiyle gelişen, Osmanlı devletinin Karadeniz siyaseti, Kanunî Süleyman ile devam etmiş ve II. Selim devrinde (1566-1574) somut projeler ve seferler ile ortaya konulmuştur. III. Murad’ın (1574-1595) Türkistan’daki Özbek II. Abdullah Han (1563-1599) ile sağladığı, gerek Rusya çarlığına karşı, gerekse İran’da Şiî-Safevîler’e karşı, dostluk ve dayanışma örneği, Karadeniz siyaseti bakımından üzerinde durulması gereken 16.Yüzyılın İkinci Yarısında Osmanlı Devleti’nin Karadeniz Siyaseti yazısına devam et

Akdeniz ve Karadeniz İsimleri Nereden Gelmiştir?

Türklerin coğrafyayı anlamlandırırken renkler ve yönler arasında kurdukları ilişki, yaşadığımız coğrafyanın isimlendirilmesinde önemli etkilere sahiptir. Renkler ve yönler arasındaki bu ilişki renklerin bir yönü ifade etmesine dayanır. Türklerin yönleri anlatırken kullandıkları renkler şu şekildedir:

  •  Doğu; mavi,yeşil
  • Batı; ak (beyaz)
  • Kuzey; kara (siyah)
  • Güney; kızıl (al)
  • Merkez; sarı ve altın ile ifade edilmektedir.

          Dağ, deniz, şehir, vadi, çöl ve nehir isimlerinin başında yer alan renkler aynı zamanda bir yönü temsil Akdeniz ve Karadeniz İsimleri Nereden Gelmiştir? yazısına devam et

Türkiye Denizleri

   Türkiye’nin 3 tarafı denizlerle çevrilidir. Türkiye’nin adalar dahil sahip olduğu 8333 km’lik kıyı şeridinin, %20.34’ü Karadeniz, %11.20’si Marmara, %33.66’sı Ege Denizi ve %20.07’si Akdeniz’de bulunmaktadır.

          Türkiye’nin kuzeyinde Karadeniz uzanır. Bu denizin Türkiye kıyılarının uzunluğu 1650 km kadardır.

         1 (Small) 


          Marmara Denizi Karadeniz’i Ege ve Akdeniz’e bağlayan bir iç denizdir. Karadeniz’e İstanbul Boğazı , Ege Denizi’ne Çanakkale Boğazı ile bağlanır Türkiye’nin Asya ve Avrupa kısımlarını da birbirinden ayırır. Yüzölçümü Türkiye Denizleri yazısına devam et

Karadeniz’in Güzellikleri

Dünya’nın en güzel bölgelerinden olan Karadeniz Bölgesi, doğanın en güzel halinin görülebileceği bir yerdir. Ormanları, denizi, mağaraları anlatmak ile bitmez. Karadeniz Bölgesi’nin doğal güzelliklerden bazıları şu şekildedir.

Abant Gölü

Abant Gölü, Bolu’nun 34 kilometre güney batısında bulunan, çam ve köknar ağaçlarının baskın olduğu bir Tabiat Parkı içinde, yaklaşık 1350 metre yükseklikte bulunan ve alanı 125 hektarı bulan bir heyelan set gölü dür.

En derin yeri 18 m’dir. Gölden çıkan ve Abant Alabalığı olarak bilinen balık literatüre Salmo trutta abanticus olarak girmiştir. Göl birkaç kaynak suyu, iki-üç kısmen devamlı olan akarsu ve özellikle de kar ve yağmur suları ile beslenmektedir. Gölün etrafında oteller ve restoranlar mevcuttur. Abant gölünün Ankara yaklaşık uzaklığı 2 saat kadardır.

Ballıca Mağarası

Tokat ili Pazar ilçesinin 6 km. güneydoğusunda, Ballıca Köyü yakınında bulunan bu mağaranın ikisi giriş katının üzerinde, beşi de giriş katı ile onun altında olmak üzere yedi katlı bir mağara görünümündedir. Mağaranın bütün katlarında su birikintileri ve doğal havuzlar bulunmaktadır. Tabanda su akımı olmadığından ötürü zemin çamurla kaplıdır.

Ballıca Mağarası kristalleşmiş kireçtaşlarından meydana gelmiştir. Sınırlı kireçtaşı oluşumu göz önüne alındığında, mağaranın hacmi inanılmaz derecede büyüktür. Buradaki kireçtaşlarının yatağı yoktur; özürlü ve kırılmıştır ayrıca çatlaklar kalsiyum karbonatla doldurulmuştur.

Mağaranın girişi doğu-batı yönünde aşağıya doğru devam etmektedir. Girişten 40-50 m. sonra geniş bir salona ulaşılmaktadır. Bu salonda tarihi çağlardan itibaren bir yerleşim olduğunu gösteren kalıntılarla karşılaşılmıştır. Ayrıca burada sarkıt, dikit, sütun ve gölcükler bulunmaktadır. Bu girişten sonra salon kuzey ve kuzeybatıya doğru iki farklı kata açılmaktadır. Bunlardan birinci kat olarak tanımlanan bölüm girişe 150 m. uzaklıktadır. Bunun 10 m. altında da ikinci katta büyük bir salon bulunmaktadır. Burada da sarkıt, dikit ve sütunlara rastlanmaktadır.

Tonya – Erikbeli Yaylası

1. 800 m. yükseklikteki yaylada alt yapı hizmetleri tamamlanmış durumdadır. Erikbeli Turizm Merkezi, Kadırga, Çatma Obası, Sazalanı, Zigana, Ken yaylalarına giden yolların birleştiği kavşaktadır. Erikbeli, Sazalanı, Ken, Sinlice, Şıkkıranı ve Siz dağı yaylaları arası doğa yürüyüşü için idealdir. Ken yaylası Erikbeli Turizm Merkezi’nin 9 km. kuzeyinde, Şıkkıran yaylası 19 km. kuzeyinde orman içerisindedir.

Ulaşım: Tonya ilçesinden güneye 24 km. toprak yolla ulaşılan, Erikbeli yaylasına yaz aylarında ticari taksi ve dolmuşlarla yolcu taşımacılığı yapılmaktadır.

Konaklama-Yeme-İçme: Konaklama için kamp malzemeleri getirilmelidir. Ancak yayladan et, süt, yumurta, ekmek gibi gıda maddelerini temin edilebilmektedir.

Uzungöl (Çaykara/Trabzon)

Trabzon’un Çaykara ilçesine bağlı turistik belde. Sık ormanları ve doğal güzelliği ile iç ve dış turistleri cezbetmektedir. Adını kıyısında bulunduğu gölden alır. Bu göl yamaçlardan düşen kayaların, Haldizen deresinin önünü kapatmasıyla oluşmuştur.

Uzungöl, Trabzon’a 99 km, Çaykara’ya ise 19 km uzaklıktadır.

Türkiye’nin yağmur ormanlarının bulunduğu, Soğanlı ve Kaçkar Sıradağları’nın birleşim yerinde bulunmaktadır. Bu bölge aynı zamanda yerkürenin ılıman bölgede bulunan en yaşlı ormanlarına evsahipliği yapmaktadır. Bol yağış ve nisbi ılıman iklimi sayesinde yılın her mevsimide yeşildir. Demirkapı ve Soğanlı dağlarında tesbit edilmiş 60’tan fazla endemik bitki bulunmaktadır. Yabanıl hayvan hayatı açısından da zengin bir çevre içerir. Bu hayvanlardan, bozayı, karaca, vaşak, dağkeçisi türleri bulunmaktadır.Uzungöl Doğal Sit Alanı, Özel Koruma Çevresi ve Tabiat Parkı gibi koruma statülerine sahiptir. Bu göl Alüvyon set gölüne örnektir.

Uzungöl, tipik Karadeniz iklimine sahiptir. Yılın her mevsimi bol yağış alır. Yağışlar; kışın kar, yazın yağmur şeklindedir. Yaylalarda, iklimin he türü her an görülebilir. Burada 1998 – 2008 ölçümlerine göre tesbit edilen en düşük sıcaklık -12 C derecedir.

Son zamanlarda Uzungöl çevresinde yapılan çevre tahribatı, yerel ve ülke basınında geniş yer almıştır. Özellikle gölün çevresine yapılan stabilize yolun, gölün kaynaklanan su taşkınlarından etkilenmemesi amacıyla yapılan beton istinat duvarı, tam anlamıyla Uzungöl de ekolojik bir felaketin yaşanmasına neden olmuştur. Gölün doğal ve ekolojik yapısını alt üst eden beton bariyerlerin kaldırılması ve gölün eski doğal görünümüne kavuşturulması için çok sayıda çevreci sivil toplum örgütünün çabaları devam etmektedir.

Kaçkar Dağları – Rize

Kaçkar Dağları, Anadolu yarım adasının Karadeniz kıyıları boyunca yükselen Kuzey Anadolu sıradağları, batıda ıstıranca dağları (1010 m.) ile başlar. Batı Karadeniz bölgesinde Köroğlu (2400 m.) ve Ilgaz Dağları (2587 m.) olarak devam eder. Orta Karadeniz bölgesinde Karagöl ve Çakırgöl dağları (3100 m.) olarak devam eden bu sıradağlar Rize il sınırları içinde 3932 metre yüksekliğe ulaşırlar.

Doğu Karadeniz kıyıları ile güneyde Çoruh nehri arasında yükselen bu dağlar Güneybatı-Kuzeydoğu doğrultulu bir uzanışa sahiptir. Tatos Dağları, Hunut Dağları, Kavrun Dağları, Bulut Dağları, Davut Dağları, Güngörmez Dağları ve Altıparmak Dağları doğu karadeniz dağlarının başlıca yüksek bölümlerini teşkil ederler. Bu dağlar Güneybatı-Kuzeydoğu doğrultulu olarak 80-100 km. uzunlukta, 40-50 km. genişlikte bir alanı kaplar.

1994 yılında milli park ilan edilmiştir. Milli parkın büyük bir bölümü Rize ili Çamlıhemşin ilçesi sınırları içinde, küçük bir bölümü de Artvin ili Yusufeli ilçesi sınırları içinde kalmaktadır.

Kaçkar Dağları; dağcılık, kaya tırmanışı, trekking, rafting ve kayak gibi sporlar için bir merkez haline dönüşmüştür. Bölgenin kendine özgü doğası ve kültürel yapısı, çok sayıda yerli ve yabancı turisti çekmektedir. Dağların önemli bir bölümü doğal park sınırları içinde yer almaktadır.

Çamlıheşin/ Ayder Yaylası

Rize`nin Çamlıhemşin ilçesinin 19 km. güney doğusundadır
1. 350m. yükseklikteki Ayder yaylası Karade-niz yaylalarının en bilinenidir. Her türlü alt yapı hizmeti tamamlanmış olan yayla kasaba görünümündedir. Zengin flora ve faunasının yanı sıra kaplıcası ile ünlenmiştir. 50 C derce sıcaklıkta kaplıca suyu; romatizma, kadın hastalıkları ve mide rahatsızlıklarına şifa olmaktadır.

Kaçkar dağlarına tırmanış güzergahında bulunan yayla çevresinde, çengel boynuzlu dağ keçisi, vaşak, ayı, kurt gibi yaban hayvanları yaşadığı ortamda izlenebilir. Her yıl Ayder şenlikleri düzenlenmektedir.

Gökgöl Mağarası

Zonguldak-Ankara karayolunun, Zonguldak çıkışında 4. km.de Üzülmez bölgesinde hemen yol üzerinde bulunmaktadır. Mağaradan çıkan su, Üzülmez deresine boşalmaktadır.

Mağara (KD-GB(l)) ve KB-GD (2)) Kuzeydoğu-Güneybatı(l) ve Kuzeybatı- Güneydoğu(2) istikametine yönelen iki ana galeriyi ve bu galerilere açılan oda ve salonları kapsar.2.Kattaki galerinin normal fay serilerine bağlı olarak kademe kademe seviyesi azalırken 1.Galeri taş damlalı bir zeminden oluşur.Mağaradaki düşmüş bloklar bölgesel depremler sonucu kırılmış olabilir, l .Galeride sarkıtlar, dikitler, kolonlar, sarkan taşlar, perdeler, makarna biçimli sarkıtlar, damlataşları, havuzlar ve mağara incileri bulunur.Bütün bu mağara oluşumu tipleri ve (benzersiz dikitlerle) 6.5 metrelik bir sarkıtı da kapsayan birçok farklı çeşitteki sarkıt şekilleri 2.Galeride de bulunur.

Özellikleri
Mağara girişi geniş ve yüksek olup, büyük bir fosil ağızla kaya blokları arasından girilmektedir. Buradan 250 m. sonra bir sifona ulaşılır. Sifon 10 m. uzunlukta olmasına rağmen, özellikle yaz sonunda çekilen sular sonrası yürünerek geçilebilir. Sifondan geçilerek yeraltı deresine gelinmektedir. Sel sularının getirdiği sarı bir çamurla kaplı olan zeminde yer yer su birikintileri bulunmaktadır. Buradan sonra mağara son derece zengin ve güzel oluşumlar arasından suyun gelişi yönünde 2 kol halinde devam eder. 3200 m. uzunluğundaki mağara kavisler çizerek ilerlemektedir.Nehir ve içerideki göller yürünerek rahatça geçilebilirken büyük yağışlarda ani su baskını olmaktadır. Bu tehlike nedeniyle mağaraya yaz ve sonbahar aylarında girmek uygundur.