Etiket arşivi: kadın

Mükemmel Eş Arayan Adam

Hayatı boyunca evlenmeden kalmış bir adam duymuştum. Ve doksan yaşında ölüm döşeğindeyken birisi ona, “Yaşamın boyunca evlenmedin fakat nedenini asla söylemedin artık ölüyorsun, en azından merakımızı dindir. Bir sır varsa şimdi söyleyebilirsin çünkü birazdan göçmüş olacaksın. Sırrın açığa çıkmış bile olsa sana bir zararı olamaz” dedi.
“Evet, bir sır var. Ben evliliğe karşı değilim ama mükemmel bir kadın arıyordum. Aradım ve aradım ve tüm yaşamım kayıp gitti” dedi adam.
Soruyu soran “Fakat bu koca dünya üzerinde, milyonlarca insan var, onların yarısı kadın, bir tane mükemmel kadın bulamadın mı?” diye sordu.
Ölmek üzere olan adamın gözlerinden yaşlar aktı. “Evet, bir tane buldum” dedi.
Soruyu soran tamamıyla şoka uğramıştı. “O halde ne oldu? Niçin evlenmedin?” dedi.
Ve yaşlı adam, “Fakat kadın mükemmel bir koca arıyordu.”

Çobanın Duası

Günahkar bir adamdı. Ayık gezmezdi. Bütün bir köy halkı yaka silkiyordu adamdan. Ölse de bir kurtulsak, diyorlardı. Bir karısı vardı adamın, bir de kendisi. Hiç çocukları olmamıştı. Köy halkı böyle bir adamın zürriyetinin olmadığına memnundu. Kadın ise adamın haline üzülse de ses çıkarmazdı. Otuz yıldır evliydiler, döverdi, kızardı, her gün biriyle kavga ederdi. Ama kocasıydı işte, evinin erkeği idi. Adam iyice yaşlanmıştı artık. Öksürük nöbetleri uykusunu bölü yor, iki basamak merdiven çıksa nefes nefese kalıyor, titreyen elleriyle sigarasını zor sarıyordu. İyice zayıflamış, zaten kısacık olan boyuyla bir çocuk gibi kalmıştı. Kadıncağız ellerini açıp dualar ediyor, ahir ömründe olsun şu adamın hali biraz düzelsin diye yalvarıyordu Allah’a… Adam bir sabah evden çıktı, fakat ertesi sabah oldu, dönmedi. Tan yeri ağarırken kadı n aramaya çıktı kocasını. Kim bilir yine nerede sızıp kalmıştı!

Çobanın Duası yazısına devam et

Türkiye’nin İlk Kadın Hukukçusu Av.Süreyya AĞAOĞLU

Hukuk Profesörü Ahmet Ağaoğlu’nun kızı olan Süreyya Ağaoğlu 1903 yılında Azerbeycan’da doğdu.Liseyi bitirdikten sonra Hukuk Fakültesi Rektörü Selahattin Bey’e başvurur.Hukuk Fakültesinde hiç bayan olmadığı için bu başvurusu çokta önemsenmeyince yanına üç arkadaşınıda alarak tekrar başvurunca kabul edilmek zorunda kalınır.

Hukuk Fakültesinden mezun olunca hemen Avukatlık mesleğine başlayan Süreyya Ağaoğlu, tam bir bir kadın hakları savunucusu olur.

Hür Fikirleri Yayma Derneği,Türk-Amerikan Üniversiteler Derneği ve Süreyya Ağaoğlu Çocuk Dostları Derneklerinin kurulmasını sağlar.

  • 1948 yılında Berlin, Milletlerarası Hukukçular Komisyonu Üyesi
  • 1949 yılında Milletlerarası Barolar Birliği Yönetim Kurulu İdari Heyeti’ne seçilmiştir.

1960 ihtilalinin ardından Yassıada Davaları’nda babası Prof.Dr.Ahmet Ağaoğlu’nun avukatlığını üstlenerek hukuk savaşı verir.

Hiç çocuğu olmayan Süreyya AĞAOĞLU 29 Aralık 1989’da İstanbul’da katıldığı “Kadın Hakları ve Çağdaşlaşma” konulu panelden ayrılırken düşen Ağaoğlu, beyin kanaması geçirdi ve tüm çabalara rağmen kurtarılamadı.

SÜPER MARKETTE SÜPER DOLANDIRMA HİKAYESİ

PMjz32rkdEuddjDKMCK-AQSüper markette alışveriş yapmakta olan genç adam,kendisini takip etmekte olan bir hanımı farkeder.Kadını görmezlikten gelsede,kadın dik dik bakmaya devam eder. Nihayet kasa önünde kuyruğa gelirler.Kadın adamın birkaç sıra önüne düşmüştür.Kadın derki:”Özür dilerim.Böyle dikkatli bakmam sizi rahatsız etmiş olmalı. Üzgünüm ama geçenlerde ölen oğluma o kadar benziyorsunuz ki adam şöyle cevap verir bunu duyduğuma çok üzüldüm.Sizin için yapa bileceğim birşey varmı?Evet yavrum az sonra eşyalarımı alıp çıkarken ne olur bana güle güle anne diye seslene bilirmisin?tabiki der genç adam.Yaşlı kadın çıkarken genç adam ona elsallar ve güle güle anne diye seslenir.adam birisini mutlu etmenin mutluluğu içinde gülümser ve ödeme sırası kendine gelince kasanın 150 dolar yazdığını görür kasiyere sorar bu nasıl olur alt tarafı üç parça eşya aldım der. Kasiyer gayet sakin cevap verir “Anneniz hesabını sizin ödeğeceğinizi söyledi”

HZ.HATİCE (R.A)

caferilik_com_hz_hatice5_20140210_1990380134
Hz. HATİCE,(r.a)

Müminlerin Annesi…

Dört hatunun faziletleri bütün dünya hatunlarının faziletlerinden üstündür.

Meryem Bint-i İmran, Firavun’un karısı Asiye, Hatice bint-i Huveyled ve Fatma bint-i Muhammed”

Hz. Hatice, iki cihan serveri, Peygamber Efendimizin, temiz, iffetli, yüce ahlak sahibi hanımlarından ilki, müminlerin annesi. 

Kureyş kavminden, babası Huveylid, annesi Fatıma. Baba ve anne tarafından soyu Peygamber efendimizin soyu ile birleşmekte.
Hz.Hatice ilk önce Varaka ibn-i Nevfel’e nişanlanmış ancak nikah yapılmamıştır. İkinci kez künyesi Ebu Hale ve ismi İbn-i Nebbaş olan bir zat ile nikahlanır. Ebu Hale’nin vefatından sonra Atik ibn-i Abid ile evlenir. Atik’in de vefatından sonra amca oğlu Sayfi ibn-i Umeyye ile evlenir. O’nunda ölümü üzerine dul kalır.

Hz.Hatice, ticaretle uğraşan zengin, haysiyetli, şerefli  bir kadındı. Ücretle tuttuğu adamlarla Şam’a ticaret kervanı  düzenlerdi. bunlar O’nun işlerini idare eder ve ticaretini yürütürlerdi .Hak teala Hz.Hatice’ye bol dünya malı vermişti. Fakat ardı  arkasına geçirdiği  sıkıntılı ve üzüntülü  hadiseler onju dünyaya karşı soğutmuştu.

O zamanlar Zati saadetleri s.a.v.’in pak ve temiz ahlakı, namus ve haysiyeti dillere destan olmuş, bunun için de “EMİN” lakabı ile anıla gelmekkteydi. Hz.Hatice bütün bunları hesaba katarak, büyük bir istekle, kendilerini, ticaret işlerini idare etmek hususunda vazifelendirmek için haber salar, “Benim mallarımı Şam’a götürmek ve benim ticari işlerime bakmak istersen, kendi  kölem Meysere’yi senin yanına katarım ve Şam’a gidersiniz. Ne kazanırsanız, başkalrına verdiğim haktan size daha fazlasını veririm” der.

HZ.HATİCE (R.A) yazısına devam et

Çin geliştirilmiş kadın Robot Geminoid F’yi tanıttı (4 fotoğraf)

Çin , Robotik Dünya Robot Fuarı’nda bir insana en yakın  görünüm olarak adlandırılan  Geminoid F. adlı geliştirilmiş bir kadın android sundu.Bir insan gibi deri kaplı, konuşabilen, başını ve gözlerini oynatabilen robot biraz daha doğal görünüyor…

Çin geliştirilmiş kadın Robot Geminoid F'yi  tanıttı (4 fotoğraf)

Çin geliştirilmiş kadın Robot Geminoid F’yi tanıttı (4 fotoğraf) yazısına devam et

MONA LİSA VE LEONARDODA VİNCİ

tdy_kos_monalisa_130809Mona Lisa, (İtalyanca ve İspanyolca: “La Gioconda”; Fransızca: “La Joconde”), İtalyan Rönesans sanatçısı Leonardo da Vinci’nin eseridir. Tablodaki kadın, yüzündeki “gizemli gülümseme” ile sanat tarihinin bir parçası haline gelmiştir.
Leonardo, “Mona Lisa” tablosu için çalışmalarına 1503 yılında başladı ve eseri tamamlaması üç-dört yıl sürdü. Eser, şu anda Fransa’daki Paris – Louvre Müzesi’nde sergilenmektedir. Ayrıca tablonun güvenliği gelişmiş bir X-ışını sistemiyle sağlanmaktadır.
Mona Lisa Gülümsemesinin Sırrı

Leonardo da Vinci’nin 500 yıl önce resmettiği Mona Lisa’nın gülümsemesi “çözümlendi.” Hollanda’daki Amsterdam Üniversitesi’nden matematikçiler, sanat tarihçileri ve bilgisayar mühendisleri, Mona Lisa’nın yüzündeki ifadeyi ve duygularını analiz eden bir bilgisayar yazılımıyla tabloyu inceledi.
Kutsal Kase tartışmalarının da merkezine oturan tablo ve ifade ettikleri, yüzyıllardır bilim adamları ve sanatçılar tarafından analiz edilmeye çalışılıyordu. “Newscientist” dergisinin haberine göre, yazılımda kullanılan bir algoritma (sistematik hesaplama) ile sanatın sırrı, bilim yardımıyla anlaşılmış oldu. Yazılım; dudak kıvrımı, göz kenarındaki kırışıklıklar gibi ana yüz hatlarını temel 6 duyguyla harmanlayarak sonuç üretiyor

MONA LİSA VE LEONARDODA VİNCİ yazısına devam et

ATATÜRK’ÜN YAVERİ ANLATIYOR….!

Atatürk’ün Yaveri anlatıyor……
Keyifle ve duygulanarak okuyacaksınız…
Gazi, çiftliğinde dolaşıp hava alırken oldukça yaşlı bir kadına rastladı.
Atatürk attan inerek bu ihtiyar kadının yanına sokuldu.

– Merhaba nine.
Kadın Ata’nın yüzüne bakarak hafif bir sesle;

– Merhaba dedi.
– Nereden gelip nereye gidiyorsun?
Kadın şöyle bir duralayıp;

ATATÜRK’ÜN YAVERİ ANLATIYOR….! yazısına devam et

HIZIR ALEYHİSSELAMDAN GÜZEL BİR HİKAYE

fft20_mf4173421HIZIR ALEHİSSELAMDAN GÜZEL BİR HİKAYE
Bir zaman, yaşlı bir kadıncağız duymuş ki, Hazreti Hızır her gün yatsı namazında, Yeni Câmî’de görülürmüş. Kendisi de zâten Hızır Aleyhisselâm’ı görmeyi öteden beri çok istermiş. Duyduğu söz üstüne ertesi gün kocasına durumu bildirip, ondan izin alarak yatsı namazına Yeni Câmî’ye gitmiş. Namaz çıkışında, avluda bir kenara çekilmiş ve başlamış çıkanlara dikkatli dikkatli bakmaya.
O pür dikkat çıkanları tâkip ederken, karşısından bir yaşlı amca çıkagelmiş.

– Neye bakarsın hâtun?
– Dediler ki, bu câmîde her gece Hızır Aleyhisselam görünürmüş. Onu görmeye geldim.
– Peki onu görsen nasıl tanıyacaksın?
– Bilmem.
– O zaman buradan geçse, sen onu tanıyamazsın.
– Doğru, nasıl da akıl edemedim.
– Bak öyleyse, sana onu nasıl tanıyacağını öğreteyim.
– Olur

HIZIR ALEYHİSSELAMDAN GÜZEL BİR HİKAYE yazısına devam et

EŞ SEÇERKEN NELERE DİKKAT EDECEĞİZ….?

tesettur-kemik-erimesi-yapar-miEŞ SEÇERKEN NELERE DİKKAT EDECEĞİZ

Kadın erkek için hayat arkadaşıdır. Bu arkadaşlık yan yana olmak değil, iç içe bulunmaktır. Eğer bu beraberliğin tatlı, kalıcı ve faydalı olması isteniyorsa, bunun için en önce fıtratların birbirine uyumuna dikkat edilmelidir.

Fıtratları ayrı, fikirleri farklı, zevkleri birbirine aykırı iki insanın kaynaşması ve dost olması düşünülemez. Onlar bir sebeple bedenleriyle zoraki beraber olsalar da kalpleriyle aynı sevgide, çizgide, zevkte ve hedefte buluşamazlar. Böyle bir yuva ancak idare ve sabır maharetiyle ayakta durabilir. Bu huzur değil, hazır bir azaptır. Bunun için baştan dikkat edilmelidir.

İnsanın fıtratını ahlâkı ortaya koyar. Ahlâkı güzel olanın insanlık cevheri temiz ve güzeldir. Ahlâk güzelliği de din ile ölçülür.
Dini tanımayan ve ciddîye almayan erkek veya kadın manen hastadır. İlâhî terbiyeyi bırakıp nefsinin keyfince giden, farklı fikir ve felsefelerden medet bekleyen kimse gerçek mânada akıllı değildir. Böyle bir kimsenin zengin ve güzel olması, halk içinde itibarlı bir aileden gelmesi bizi aldatmamalıdır. Peygamber Efendimiz (s.a.v) bu konuda şöyle buyurmuştur. Eş Seçerken;

EŞ SEÇERKEN NELERE DİKKAT EDECEĞİZ….? yazısına devam et

ALTIN VE İPEK ERKEKLERE NEDEN HARAM…..?

Yellow-Gold-Silk-Fabric-TextureBirtakım giyim ve süs eşyaları vardır ki, bazı hikmet ve sebeplerden dolayı kullanılmaları ve giyilmeleri erkekler için caiz görülmemiştir. Fakat yaradılışları icabı ziyneti ve süsü seven kadınlar için helâldir. Bunlardan birisi ipekten yapılmış giyim eşyaları, diğeri de altındır.

Bu husustaki hadis-i şerif gayet açıktır. Hazret-i Ali’nin rivayetine göre, bir defasında Peygamberimiz (a.s.m.) ipek bir kumaşı sol eline, bir parça altını da sağ eline aldı. Sonra bunları elleriyle yukarı kaldırdı, orada bulunanlara gösterdi ve şöyle buyurdu:
“Şu iki şey ümmetimin erkeklerine haram, kadınlarına helâldir.”1

Peygamberimiz, yasaklanan ve haram kılınan bazı şeyleri insanlara anlatmak, onları, alışageldikleri ve uzun müddet kullandıkları doğru olmayan şeylerden vazgeçirmek için farklı metodlar tatbik eder, muhatabın anlayış ve kavrayış seviyesine göre muamele ederdi. Sahabîler de Peygamberimizin kesin kararı karşısında hiç itiraz etmez, büyük bir teslimiyet içinde kabul ederlerdi. Peygamberimiz, devlet başkanları, kabile reisleri gibi yüksek seviyedeki kimselere islâm ve iman hakikatlerini anlattığı gibi, bütün hayatı çölde geçmiş olan bedevîlerle de muhatap olur, onlarda gördüğü eksikleri düzeltmeye çalışırdı.

ALTIN VE İPEK ERKEKLERE NEDEN HARAM…..? yazısına devam et