Etiket arşivi: hicret

Ey Benim Hicretim….!

Ey Benim Hicretim….!
Yüreğime Vahyin Düştüğünde, Sana Gidişimi Hicret Bildim. Ey Hicretime Mekke Gibi Yandığım Yâr. Yüreğim Şimdi Seni Hira’da Beklemektedir. Bu Akşamda Sana Hicret Etti Yüreğim. Ey Benim Sebeb-i Hüznüm, Sana Hicret Eden Yüreğimi İnfaz Ediyor Sükût’un. Derdin Varsa İçine Kapanma, Secdeye Kapan Ey Sevgili.
Bahçendeyken Gönlünün Narına Düşsem, Yandığım Nedir Acaba..? Beni Sendiye Söylermi Dudakların…?
Ey Yâr Sana Gitmeyi Hicret Bildim Herzaman, O Yüreğinden Gelen Sesleri, Duydum Aşk Bildim, Gel Deyişini, Belki Bir Serzenişti, Belkide Ruhunun Tınısındaki Hezeyan.
Ey Yâr, Aşka Hicret Ettim, Baki Bir Kalbe Doğru. Sefer Der Vatan Dedim, Vatan Bildim Yüreğini. Cemâlinden Başka Suret Görmedim Seraplarda. Hira’ya Denk Geldim Yolda, Kudretiyle Karşımdaydı, Hasbial Ettim Sükût’umla. Şeb-i Aruz Niyetiyle Döndüm Etrafında, Ey İsmini Hira Diye Söylediğim Yâr….! Nasibim, Helalim, Cancazım Diyerek Çektim Tesbihimi. Maveraya Hicret Ettim, Yüküm Sevdaydı , Nefesim İnşirah… Kana Kana İçtim Abu Hayatı Avuçlarından Dualar Eşliğinde.
İsmin Düşüyordu Sadrıma Hep, Ah İsmi Yâr Sana Hicret Etmeseydim Tarumar Olurdum Bu Aşk Denizinde.

Ey Benim Hicretim….! yazısına devam et

HİCRET OLAYI

YENİ HİCRİ YILBAŞINIZ MÜBAREK OLSUNHİCRET OLAYI
Müslümanlığa karşı olan Mekkeliler, her türlü baskıyla, HZ. MUHAMMED(S.A.V) ’i davasından vazgeçiremeyince ve Mekke dışında, yani Medine’de müslümanların giderek kuvvetlendiğini görünce; durumun kendileri için tehlike yaratacağı düşüncesiyle, o zaman Kabe’ye yakın bir yerde bulunan Daru’n-Nedve dedikleri meclislerinde toplanarak meseleyi görüşmeye başladılar.

Görüşler, İslam denen hareketin hızla büyüdüğü ve HZ. MUHAMMED(S.A.V) ’in bu çalışmalarını durdurmak gerektiği merkezinde birleşiyordu; putperestlik tehlikeye girmişti ve İslam, Mekke’nin düzenini bozabilecek güçteydi. Mekke’nin ileri gelenleri bu kararı alınca, nasıl hareket edecekleri ve hangi yöntemleri uygulayacakları konusunda görüşmeye başladılar. İlk önce şu görüş ortaya atıldı: “MUHAMMED (S.A.V.) prangaya vurup hapsedelim!” Bu kabul edilmeyince: “Onu memleketimizden sürgün edelim; ne hali varsa görsün!” denildi. Bu görüş de kabul edimeyince, İslam’ı sevmeyen ve onu çok tehlikeli bulan Ebu Cehil: “Benim görüşüme göre, onu öldürmekten başka çaremiz yoktur. Bunun için de, her kabileden birer genç seçelim. Her birine de birer keskin kılıç verelim. Bunların hepsi birden, kararlaştırdığımız yer ve zamanda HZ. MUHAMMED(S.A.V) ’i pusuya düşürerek öldürsünler; biz de ondan kurtulalım! Böyle olursa, onun kan davası bütün kabilelere düşeceğinden ve ailesi olan Benu Abdi Menaf, herkese savaş açamayacağından, diyete razı olurlar, biz de diyetlerini veririz!” dedi. Bu görüş kabul edildi.

HİCRET OLAYI yazısına devam et

MEKKENİN FETHİ

201212301944080Hudeybiye andlasmasina göre Huzaa kabilesi, Resulullaha,Bekirogullari kabileside Kureys kabilesi himayesine girmisdi.Fakat Bekirogullari kabilesi ansizin Kureyslilerden Saffan bin Umeyye,Ikrime bin Ebu Cehil, Süheyl bin Amr, Huveytib bin Abduluzza, Mükrez oglu Hafz ve bir kisim kureysli müsriklerle Huzaa kabilesi üzerine saldirmislar ve onlardan 23 kisiyi öldürmüslerdi.Bunun üzerine Huzaa kabilesinden Amr bin Salim Huzai 4I kisilik toplulukla peygamberimize geldiler ve olayi Resulullaha anlattilar. Resulullah Kureyslilere, ya bu saldirida öldürülen 23 kisinin diyetinin ödenmesini yada Kureyslilerin Bekirogullarinin himayesini birakmasini istedi. Kureysli Müsrikler bunlari da kabul etmediler.Fakat yinede anlasmayi bozduklari için içlerini korku bürüdü. Ve tekrar anlasma yapmalari için Ebu Süfyan-i Medineye yolladilar.

MEKKENİN FETHİ yazısına devam et

Bİ’Rİ MAUNA VAKASI

22savasBİ’Rİ MAUNA VAKASI

Hicret’in 4. senesi Sefer ayı idi.Benî Âmir Kabilesinin efendisi ve reisi Ebû Bera Amir b. Mâlik, Peygamberimizi ziyaret maksadıyla Medine’ye geldi. Ebû Bera, samimî bir insan, Resûli Ekrem’e ve Müslümanlara dost biriydi. Efendimize hediye etmek üzere de iki at ile iki deve getirmişti. Ancak Resûli Ekrem, “Ben, müşriklerin hediyesini kabul edemem. Eğer hediyenin kabul edilmesini istiyorsan Müslüman ol!” diyerek onun hediyesini kabul etmedi ve kendisini Müslüman olmaya davet etti.

Ebû Bera o anda Müslüman olmadı, ama İslâmiyete karşı gösterdiği alâkadan da vazgeçmedi. Peygamber Efendimize, “Yâ Muhammedi.. Beni davet ettiğin din, pek güzel, pek şereflidir. Kavmim benim sözümü dinler. Eğer sahabîlerinden birkaçını Kur’ân ve sünneti öğretmek üzere gönderecek olursan, ümit ederim ki davetini kabul ederler!” dedi.205

Resûli Kibriya Efendimiz, Necid halkına pek güvenmiyordu. Ashabına bir hainlikte bulunabilirler endişesini taşıyordu. Bu endişesini, “Göndereceğim kişiler hakkında Necid halkından korkarım!” diyerek de izhar etti.

Ancak Ebû Bera teminat verdi. “Onları” dedi, “ben himayeme aldıktan sonra, Necid halkının onlara dokunması hadlerine mi düşmüş?” Ebû Bera’nın güvenilir, sözüne itimat edilir biri olması, Peygamber Efendimizin endişesini giderdi. Sonunda, 40 veya 70 kişiden ibaret irşad heyetini göndermeye karar verdi. Altısı Muhacir, diğerleri Ensâr’dan idi. Hepsi de Suffa ehli idi. Başlarına Münzir b. Amr tâyin edildi.

Bİ’Rİ MAUNA VAKASI yazısına devam et

HİCRET

 

 

hicret

Hicret, İslâm tarihinin en önemli olayıdır. Hicret, Müslümanları, müşriklerin zulmünden kurtarmış, İslâm’a yayılma imkânı
sağlamış, böylece İslâm inkılâbının başlanğıcı olmuştur. Bu itibârla olaydan 17 yıl sonra, Hz. Ömer’in halifeliği esnâsında, Hz. Peygamber’in hicret ettiği yılın 1 Muharrem’i olan 16 Temmuz 622 tarihi “Hicri-Kamerî Takvim” için “takvim başı” olarak kabul edilmiştir. 
Bilindiği gibi Hz. Peygamber, Mekke şehrinde doğmuştur. Yüce Allah, O’nu burada peygamber olarak görevlendirmiştir.
Görevinin gereği olarak, “(Önce) en yakın akrabalarını uyar.” (1) âyet-i kerimesi gereğince, yakınlarından başlamak üzere,
insanları İslâm’a davet etmeye başlamıştır. Kendilerini İslâm’a da’vet ettiği kimseler O’nu, el-Emin = güvenilir kişi olarak
tanıyorlardı. O’nun dürüstlüğü ve ahlâkî üstünlüğü üzerinde ittifak halinde idiler. Kendisinin Allah tarafından gönderilmiş ve
görevlendirilmiş Peygamber olduğunu duyunca, O’na inanmaya ve etrafında toplanmaya başladılar. Müslümanların sayısı HİCRET yazısına devam et