Etiket arşivi: Hâmuş

Sustum Yüreğimde Buldum Seni

Sükût Viran Olan Yürekte Başrolde Oynar. Aşk Hamuş Olmazsa Zülfikar Gibi Keser Dili, Bırak Ey Yâr Yaradan Alsın Seninle Beni Yanına. Ben Elif Gibi Tek Ve Yanlızım, Ne Ötrem Var, Nede Esrem…. Beni Durduran Durakta Yok, Bana Anlam Katan Şeddede Yok. Hep Yanlızım Bir Harekemde Yok, Beni Anlatan, Lâl Oluşum Ondanmı Bilmiyorum….
Bana Yâr Gerek, Ruhuma Sükût Getiren… Bana Yâr Gerek Ruhuma Dokunan Bir Elif Miktarı….
Artık Yoruldum Yâr, Ayaklarımın Değilde Yüreğimin Her Götürdüğü Yere Gitmekten…!
Sustum Yanan Yüreğimi Dinlemekten.
Aşk Üflenmiş Bir kere Ruhumuza Gâlu Belada, Sen İstemişsin Beni, Ben İstemişim Seni Bundan Susarım Vaktini Beklerim, Hamuşluk Bu İse Hamuşum Kıyamete Kadar. Bu Yüzden Şeddeliyiz İki Kere Okunur Esamemiz. Aşk Yağmuru Yıkamış Yüreğimizi, Arşı Alâdan…
Gelene “Hû” Gidene “Hay” Demişiz Yâr….
Dualarında Kaybolduğum Yâr….!
Aşk Sokağında Savruldum, Sabır Tesbihinde Yoğruldum, Seni Yanan Nar Gibi Yüreğimde Buldum.

Sustum Yüreğimde Buldum Seni yazısına devam et

Suskunluğum İçimde Sessiz Bir Feryattır

Suskunluğum Bişnevdendir. Hallacın Parçalanan Vücudu Lâl oluşundandır. Yunusca Sevip, Aşkın Girdabına Yusufca Atılırsan Anlarsınız Kuyunun İnceliklerini…. Züleyhanın Maşuğu, Mecnunun Sevdasında Gizliydi Leylası. Aşk Olurmuydu Kamber Olmasa Arzununki. İlâhi Aşkla Dönermiydi Mevlâna, Delermiydi Dağları Ferhat, Hepsi Hamuştu. Yaraları Lâl Oluşlarındandı. Kanardı İçine İçine, Ölmenin Yarısıydı Suskunluk. Mânâ Tamdı Ruhun Esrarında, Göğüs Kafesinde Uslu Durmayan Kalp Gibi Haps Edilmişti. Ne Güzel Nefes Alıyorsan Suskunluğun Ardından, Ne Güzel Kar Taneleri Gibi Birbirine Dokunmadan Yol Alman. Sırra Erenler Kendilerini Bile Tanımaz Aşk Olunca.
Kırmaz,Kırılmaz, Kızmaz, Küsmez, Üzmezler Sadece Susarlar Hamuş Olurlar Ateşten Tennure Giyerler.
Suskunlar Kuldan Bilmez Hiç Bir Şeyi Rabbinden Bilir Susarlar, Susarak Konuşurlar….
Ey Yâr Sükût Et, Hamuş Ol Kuyudan Çık,
Kapalı Kapı Yoktur Yanlış Anahtar Vardır, Yada Sen Çalmasını Bilmen Derviş……..

Ergün Küçüktopcu.

KALBİNİZ HAZİNE SANDIĞINIZDIR

Değerli kardeşlerim,

Esselamun Aleyküm ve Rahmetullahi ve Berekatuhu.

Hazine sandığı insanların en gizli, en saklı yerlerinde dünyadan en uzak noktalarına gömülmüş eşsiz mücevherlerin, Elmasların, Zümrütlerin barındığı kutsal bir yerdir. Her insanda mevcuttur. Yeterki içinde nelerin olduğuna vakıf olduğunu bilsin. Her karıştırdığında mutluluk devrelerini açabiliyorsa ne mutlu ona ki;AŞK’A yelken açmış, mutluluk limanına yol alan, huzur dolu, hırçın dalgalara dur diyebilen sevgi limanına varmak olacaktır tek rotası. Neler vardır bu sandıkta neler vardır. Hamuş gizlidir, suskunluğunu Her zaman olduğu gibi gizler ve sırla kaplar. Hep bekler, yıllar sonra gelir beklediği Hamuşu. suskunluğunu bozacaktır, hamuşun belki hallaç olacaktır hamuş. Dilim dilim, lime lime,olacaktır bedeni. Lakin yine hamuş bozmıyacaktır sessizliğini. Belki sandıkta gizlidir anlatacakları. Belkide gözleriyle anlatacaktır kevserin tatlı ve ılık şerbetini. Belki kalpler konuşacak günlerce, haftalarca Aşkın mabedi Mevlana ve Şems-i Tebrizi gibi, dökülecek kalpten hamuş bişnevine kavuşacak, tennuresini giyecek belki, Alemlere gülümseyerek Allah nidasıyla dönecek kendi etrafında, Haktan alıp halka dağıtacak EY YAAAAR bir bak sende huzur evine Hazine sandığına belki ;ağlayarak
Hamuş suskunluğunu bozar……..

KALBİNİZ HAZİNE SANDIĞINIZDIR yazısına devam et

Hamuş ve Bişnev ”Sus ve Dinle”

003jjepkbefnlhy2mb9c-kopyaHamuş!.. Dedi Mevlana kendisine Hamuş!… Yani Suskun!… Sustuğu yerde açıldı kapılar, önüne serildi ışıltılı kelimeler, kalbi duygular… Hamuş!.. dedi sustu Mevlana… Sustu ve kapandı karanlıklara… Karanlıklara Şems doğdu sonra… Baktı… Gördü… Adına Aşk dedi… Candan özge candan öte olana… Yaprakta tohumu, damlada okyanusu gördü sonra…

Hamuş!.. Demiştim ben de kendime. Sözün bittiği yerde, noktanın konduğu yerde susmuştum bütün kelimelerimi. Anlatmak yormuştu nazenin bedenimi… Anlaşılamamak ise en çok yüreğimi. Sustuğu yerde anlaşılmaktı belli ki bütün derdi…

Hamuş!.. Demiştim ben de kendime. Seni anlatmayan bütün kelimeleri susmuştum. Senle başlamayan bütün cümleleri bir bir bozmuştum. Şems ol da gel karanlıklarıma doğ diye ummuştum… Umutmuşsun!.. Unutmuşum!…

Hamuş!.. Demiştim ben de kendime. Suskunluğum verilene rıza göstermekti… “İyi günde, kötü günde, hastalıkta ve sağlıkta” diye başlayan o tekerlemeye eşlik etmekti. İyi ve güzeli sana kötü ve çirkini kendisine seçmişti… Suskunluğun bedeli sadece bu seçimdi…

Hamuş ve Bişnev ”Sus ve Dinle” yazısına devam et

HAMUŞ VE BİŞREV

hz.mevlana“Hâmuş!..” dedi Mevlana kendisine, Hâmuş!… Yani Suskun!… Sustuğu yerde açıldı kapılar, önüne serildi ışıltılı kelimeler, kalbi duygular… Hâmuş!.. dedi sustu Mevlana… Sustu ve kapandı karanlıklara… Karanlıklara Şems doğdu sonra… Baktı… Gördü… Adına “Aşk” dedi… Candan özge candan öte olana… Yaprakta tohumu, damlada okyanusu gördü sonra…

“Hâmuş!..” demiştim ben de kendime. Sözün bittiği yerde, noktanın konduğu yerde susmuştum bütün kelimelerimi. Anlatmak yormuştu nazenin bedenimi… Anlaşılamamak ise en çok yüreğimi. Sustuğu yerde anlaşılmaktı belli ki bütün derdi…

“Hâmuş!..” demiştim ben de kendime. Seni anlatmayan bütün kelimeleri susmuştum. Senle başlamayan bütün cümleleri bir bir bozmuştum. Şems ol da gel karanlıklarıma doğ diye ummuştum… Umutmuşsun!.. Unutmuşum!…

“Hâmuş!..” demiştim ben de kendime. Suskunluğum verilene rıza göstermekti… “İyi günde, kötü günde, hastalıkta ve sağlıkta” diye başlayan o tekerlemeye eşlik etmekti. İyi ve güzeli sana kötü ve çirkini kendisine seçmişti… Suskunluğun bedeli sadece bu seçimdi…

“Hâmuş!..” demiştim ben de kendime. Dün’ü dünde bırakmak adına…”Şimdi yeni şeyler söylemek lâzım”dı. Aşk! Demiştim sonra Aşk!… Aranan bulunmuştu… Beklenen gelmişti… Aşk vardı ve ötesi çoktan unutulmuştu!…

“Hâmuş!..” demiştim ben de kendime. Sana da Şems diyecektim belki… Kör kuyulara atılmasaydın bütün karanlığına rağmen görecektin güneşi… Kapattın gözlerini, kestin attın son yanında yeşeren düşlerini… Şems olmak kolay mıydı canı canana teslim etmeden? Kendinden geçmeden aydınlanır mıydı kör karanlıklar, açılır mıydı kilit vurulmuş kapılar…
HAMUŞ VE BİŞREV yazısına devam et