Etiket arşivi: güzel

Ergünce…!

Hiç Bir Yere Sığmadı Aşkın. Yüreğime Sığdı Yanlız. Şimdi Yüreğimede Sığmıyor, Gözlerimden Sızıyor.

Aşk Kalbimin Seninle Tattığı Duyguyu Başkasına Kapadım Diyebilmektir.

Rahad ol eyy gönül..Senin olmazları olduran..(Rabbin var)

Sakın Bana Hakkını Helal Et Deme. Hakkım Olan Sensin. Şimdi Seni Kime Helal Edeyim..!

Ağzının Söylediğini Yüreğin İspatlayamıyorsa Susacaksın..!

Asıl Cehennem Aşk’ın Olmadığı Yürektedir…!

Havada AŞK kokusu var diyolar,Cuma’dandır o Cumadan

Ergünce…! yazısına devam et

Allah İçin Ağlamak Güzeldir

Meşhûr velîlerden Ahmed bin Ebü l-Havârî (rahmetullahi teâlâ a- leyh) buyurdular ki: “Ağlamanın en güzeli ve iyisi, İslâma uygun olma­yan amellerle geçirilen ömür için kulun ağlamasıdır.”

Gâziantep velîlerinden Aydî Baba (rahmetullahi teâlâ aleyh) Allahü teâlânın aşkı ile çok güzel şiirler söyledi. Dîvânında hocasının vefâtı üze- rine yazdığı mersiye şöyledir:

AĞLAYU AĞLAYU

Şeyhim bekâya gitti ben kaldım ağlayu ağlayu

Aktıkça kan bu dîdeden sildim ağlayu ağlayu

Geldi dil deryâsı cûşa, döndüm ol demek bî-hûşa

İhtiyârsız başım taşa, çaldım ağlayu ağlayu

Arttı derdim âh ile, göz kan döker dilhâh ile

Ser-tâ-kadem eyvâh ile, doldum ağlayu ağlayu

Yandı dil nâr-i furkata, sabrolunmaz bu hasrete

Şimdi deryây-i hayrete, daldım ağlayu ağlayu

Allah İçin Ağlamak Güzeldir yazısına devam et

Bi Nefeslik Şifa

Yâ Rabbî!
Yâ Rabbî!
Yâ Rabbel Âlemîn!
Sahrada kalmış bi gecenin susuzluğunda
damağa râm olmuş dilim dudagım.
Her bi zerre’i mahlukâta sinen
rahmetinden rûhuma bahş etmez misin?
Can kırıklarıyla dolu heybeme
Bi nefeslik sifa, AŞK üflemez misin?
Bu gecenin sabahı yok gayri,
Cesedimi alıp da çıkıyorum sefere
Ruhumu bedel biraktim İSTANBUL a yedi
tepede..

Bi Nefeslik Şifa yazısına devam et

Ergünce….!

Ey Yar! Gönlüm gönlüne, ruhum ruhuna, Benliğim benliğine meftun. Aklım avare;inliyorumsen diye. Bir hicran çölünün ortasında kurumuşum. Bir hasret yangınında ben, Her gece kül olmuşum. Yok bu dertten kurtuluşum.
Doruklarda kovulan garip ben miyim? Kaderin şaşkın bekçisi,
Varoluşunu yokluğa bağlayan meczup muyum?

………………………….

Yaşarken, beni gören seni ansın diyedir Mecnun oluşum.
Girersem birgün ölüm yaşıma,
Gören varsa, Leylamın gözlerini çizsin mezar taşıma.

…………………………

Sen Kalbini Demlik yap.
Ben Çay Olur Bir Ömür Orda Demlenirim

………………………..

Ergünce….! yazısına devam et

İslam Büyüklerinden Sözler

Sen benim her şeyim ol sevdiğim.
Acım ol, kederim ol, hüznüm ol, dikiş tutmaz yaram, söz dinlemez, laf anlamaz yanım ol.
Bana mahpus, bana zindan ol, yeter ki menzilimde ol…!

Mevlana

Allah’ım ihsanın hürmetine parlak nurun hakkı için, nimetlerle, güzelliklerle dolu olan bu dünya şehrinde kusuruma bakma! Manasız şeyler söyledim, çılgınca laflar ettim.
Ben yalnız Sen’i seviyorum. Yalnız sana ibadet ediyorum. Gönlüm Sen’siz perişandır!

MEVLANA

“Yaptığı iyilikleri de kötülükleri de karşısında hazır bulduğu günde insan, ister ki kötülükleriyle kendisi arasında uzun bir mesafe bulunsun.”

(Âl-i İmrân 3/30)

İslam Büyüklerinden Sözler yazısına devam et

Kimseyi Beğenmeyen Güzel Kız

Zamanın birinde bir kasabada yaşayan dünyalar güzeli bir kız varmış . Bu kız öyle güzelmiş ki çok uzak şehirlerden ve ülkelerden çok zengin, çok yakışıklı , asil pek çok delikanlı onu görmeye gelirmiş Kendisiyle evlenmek isteyen nicelerini reddeden güzel kız kimseleri beğenmezmiş Bu arada aynı kasabada yaşayan ve bu kıza aşık olan genç bir delikanlı da bu kızı istemiş . Ama kız onu da reddetmiş . Aradan uzun yıllar geçmiş . Bizim delikanlı kasabadan ayrılmış . Kendine başka bir hayat kurmuş ve evlenmiş , çoluk çocuğa karışmış . Bir gün yolu bir zamanlar yaşadığı güzel , küçük kasabaya duşmuş . Orada tanıdık birine rastladığında aklına bir zamanlar orada yaşayan dünyalar güzeli kız gelmiş ve ona ne olduğunu sormuş . Yaşlı adam önünde gül bahçesi olan bir evi göstererek kızın evlendiğini söylemiş .Bizimki bir zamanlar herkesi reddetmiş olan kızın beyini pek merak etmiş Bir gün gizlenip eşini evden çıkarken görmüş . Kızın kocası şişman , kel ve çirkin mi çirkin bir adammış Üstelik zengin bile değilmiş .

Kimseyi Beğenmeyen Güzel Kız yazısına devam et

Güzel Bir Şey Söyle

Ya güzel bir şey söyle ya da…..

”Normal konuşma dili büyük oranda parçalardan, yanlış başlangıçlardan, konuşma dilinin temelini oluşturan idealleştirilmiş biçimlerin harmanlarından ve diğer tahrifatlarından oluşur. Bununla beraber … çocuk, konuşma dilinin temelini oluşturan bu [idealleştirilmiş biçimi] öğrenir. Bu olağanüstü bir olgudur. Şunu da unutmayalım ki, çocuk bu [idealleştirilmiş biçimi] sistemli bir eğitim olmadan oluşturur, bu bilgiyi birçok başka alanda karmaşık bir zêkaya dayalı başarılar elde edemeyecek bir durumdayken edinir ve bu başarı zêkadan görece bağımsızdır… (Dilbilimci Noam Chomsky, 1969)

Dil, insan canlısının yegane iletişim aracı. Ses birimlerinden sözcüklere, sözcüklerden kelime öbeklerine ve nihayet cümlelere dökülüp istediğimiz, istemediğimiz ve ifade edebilmemizin başta gelen en insansı yeteneğimiz.

Güzel Bir Şey Söyle yazısına devam et

Hz. Mevlana Söylüyor…..

Ey oğul! Bağı çöz, azat ol. Ne zamana kadar gümüş, altın esiri olacaksın?
Denizi bir testiye dökersen ne alır? Bir günün kısmetini…
Harislerin göz testisi dolmadı. Sedef, kanaatkâr olduğundan inci ile doldu.

Mevlana

Ey oğul! Bağı çöz, azat ol. Ne zamana kadar gümüş, altın esiri olacaksın?
Denizi bir testiye dökersen ne alır? Bir günün kısmetini…
Harislerin göz testisi dolmadı. Sedef, kanaatkâr olduğundan inci ile doldu.

Mevlana

Sen öyle güzel, öyle eşsiz bir varlıksın ki gökler bile seninle neşelenir. Hal böyle iken, eğer, bir insan sana âşık olursa, buna şaşılır mı?
Bu sebeple, sen beni istesen de, istemesen de ben yaşadığım müddetçe sana, kul köle olacağım…!

MEVLANA

Nasıl Güzel Konuşuruz…?

Varlığımızı kanıtlamada, dış dünya ile bağlantımızı kurmada konuşmanın bize sunduğu olanaklardan yararlanırız Acaba bu olanakları gerektiği gibi kullanabiliyor muyuz? Nasıl konuşuyoruz? Konuşma güçlüğü çekiyor muyuz?

Konuşma güçlüğü çekip çekmediğimizi, düşünce ve duygularımızı rahatça anlatıp anlatamadığımızı, karşımızdakilerle doğal bir iletişim kurup kuramadığımızı anlayabiliriz Konuşurken hangi türden yanlışlıklar yapıyoruz? Söylemek istediklerimizi tam verebiliyor muyuz?

Konuşma sırasında yaptığımız yanlışların ayrımına varamayız Bunları ancak karşımızdakiler, bizleri dinleyenler bilebilir Belki amacımızı tam karşılayacak uygun sözcükleri seçemiyor, aşınmış kullanımdan düşmüş sözcükler seçiyoruz Belki el, kol, yüz hareketlerimizi bedensel davranışlarımızı konuşmanın akışına uyduramıyoruz

Nasıl Güzel Konuşuruz…? yazısına devam et

Ergünce

Ey siyah hüzün ;vur gamını siyah geceye. Gök kubbeden boşalırcasına yağan siyah geceye bak. Belki Bilal-i siyahı hatırlarsın, hüznün en muhteşem yıllarında, kızgın kumlarda, yanan siyah bedenin hıçkırıklara gömüldüğü, Lâ İlahe illallah diyen, Bilalin manevi sesleri, çınlar kulaklarda. Bilirmisin gülün matemini, oda ağlar, lakin kıpkırmızı göz yaşlarıyla. Nerden bilirsindiye sorarsanız eğer “hafızın kabrinde bir gül vardı her gün kanayan rengiyle ağlardı “Gül demişken, eniyi dostu bülbül dert yanardı güle, Aşkın en kırmızı haline. Çünkü Muhammedi (s.a.v.) kokusu vardı gülün üzerinde. Mümkünmü kurban o kokuyu alıpta bülbül gibi Aşk nidaları söyleyebilmek. Ölüm kokardı bana, vuslattı sanki Rasûlallah efendimize kavuşmaya, biletti koku binip gitmek istemezmiydi bu cân. Aşkın vav haline bürünmezmiydiniz..? Cesareti toplar elif gibi olurdunuz Aşk-ı canana varmaya. Hiç demiyorum Cemalullahı düşer bayılırdın kurban. Yada ordusuyla gelse Halid bin Velid, fetihler yapsa gönüllere, vücudunda kesik yer kalmayan bedeniyle. İşte bu yüzden yağmurla dosttur göz yaşları İkiside ağlar. Bazen istemezsin ama gözlerin seni itaatsizce dinlemez, canrajkla abdest aldırır ruhuna. Bakarsın ve sen yine yanlız, yine beyhude. Ve beklersin vaktin sahibine hicret etmeyi.
Ve Beklersin Beklersin…..

Ergünce yazısına devam et