Etiket arşivi: gül

Bülbülün Güle Aşkı

Meşhur hikayedir bülbül sabahadek beklermiş gülün başında..
Ötermiş bülbül hasretle En güzel Nameleri yüreğinden kan damlatarak…
EY gonca aç ki yüzünü göreyim diye
Sevgiliye…
Gül sabaha dek Dinlermiş bülbülün Hasret kokan Namelerini…
Kavuşmak özlemiyle yanar kan kırmızıya boyarmış…

Ve Nihayet tam gün ağarırken tahammülü kalmaz umudu bitermiş
Bülbülün…
Alır başını gidermiş. Tamda bülbül giderken Gül açarmış gonca yanaklarını al al vuslat kırmızısı yanaklarını.
Her gece baştan yaşarmış bu öykü…

Bülbülün Güle Aşkı yazısına devam et

Kimseyi Beğenmeyen Güzel Kız

Zamanın birinde bir kasabada yaşayan dünyalar güzeli bir kız varmış . Bu kız öyle güzelmiş ki çok uzak şehirlerden ve ülkelerden çok zengin, çok yakışıklı , asil pek çok delikanlı onu görmeye gelirmiş Kendisiyle evlenmek isteyen nicelerini reddeden güzel kız kimseleri beğenmezmiş Bu arada aynı kasabada yaşayan ve bu kıza aşık olan genç bir delikanlı da bu kızı istemiş . Ama kız onu da reddetmiş . Aradan uzun yıllar geçmiş . Bizim delikanlı kasabadan ayrılmış . Kendine başka bir hayat kurmuş ve evlenmiş , çoluk çocuğa karışmış . Bir gün yolu bir zamanlar yaşadığı güzel , küçük kasabaya duşmuş . Orada tanıdık birine rastladığında aklına bir zamanlar orada yaşayan dünyalar güzeli kız gelmiş ve ona ne olduğunu sormuş . Yaşlı adam önünde gül bahçesi olan bir evi göstererek kızın evlendiğini söylemiş .Bizimki bir zamanlar herkesi reddetmiş olan kızın beyini pek merak etmiş Bir gün gizlenip eşini evden çıkarken görmüş . Kızın kocası şişman , kel ve çirkin mi çirkin bir adammış Üstelik zengin bile değilmiş .

Kimseyi Beğenmeyen Güzel Kız yazısına devam et

GÜL BAHÇESİ…

0c05d6_cd266ab813a24cd2981c41944212edd2GÜL BAHÇESİ…
Kasabanın birinde, güzelliği dillere destan bir kız varmış. Kendisiyle evlenmek isteyen uzak ülkelerden gelen nice prensi, asili, zengini, yakışıklı delikanlıyı reddetmiş.
Kimseleri kendine layık görmüyormuş.
Kıza gönlünü kaptırmış, aynı kasabada yaşayan genç bir delikanlı da bu kızı istemiş. Ama kız onu da beğenmemiş.
Bizim delikanlı günün birinde kasabadan ayrılmış.
Başka biriyle evlenmiş, çocukları olmuş,
Yeni bir hayat kurmuş.

Uzun zaman sonra yolu yaşadığı güzel, şirin kasabaya düşmüş.
Aklına bir zamanlar aşık olduğu kız gelmiş, ona ne olduğunu merak etmiş.
Tanıdık bir yaşlı adam, güzel, büyük bir gül bahçesi olan bir evi göstererek kızın evlendiğini söylemiş.
Kimseleri beğenmeyen güzel kızın kiminle evlendiğini görmek istemiş.
Kocasını evden çıkarken görmüş.
Kızın kocası şişman, kel, çok çirkin ve kaba bir adammış.
Üstelik zengin de değilmiş.
Nasıl oldu da böyle biriyle evlendiğini merak eden adam,
Kızın kocası gittikten sonra evin kapısını çalmış.
Kız kapıyı açınca adamı tanımış.
Adam sormuş:

GÜL BAHÇESİ… yazısına devam et

GÜL BABA KİMDİR….?

gul-baba-turbesi-budapeste-macaristanGül Baba (asıl adı Cafer; ö. 01.09 1541) bir Bektaşi Babası, derviş ve şair olmaktadır. Doğum yeri Amasya’nın Merzifon ilçesidir.Osmanlı Padişahı Kanuni Sultan Süleyman’ı etkileyen ve avrupa taaruzlarına katılan önemli bir Bektaşi Babası dır. Hayat yolu Evliya Çelebi tarafından yazılı kaynaklara geçirildi. Gül Baba’nın Budapeşte’de türbesi ve heykeli bulunuyor. Başından gülü elinden ise tahta kılıcı eksik olmazmış. Savaşlarda başının üstünde bir gül taşıdığı için Gül Baba diye anıldığı rivayeti nesilden nesile iletilir.

1481’de II. Bayezid döneminde Galata’nın üstleri, Perşembe Pazarı’nın Voyvoda Konağı’nın yukarılarına düşen bölge, sık ağaçlarla kaplı ve avlanmaya müsait bir bölgedir. Sultan II. Bayezid mevsim kış olmasına rağmen bu bölgede avlanırken, bir av dönüşünde, günlerini, yetiştirdiği gül fidanları arasında ibadetle geçiren Gül Baba’ ya rastlar. Gül Baba’nın kendisine sarı ve kırmızı güller sunmasından memnun olan Sultan, kendisinden dileğini sorar. Adını yetiştirdiği güllerden alan Gül Baba, bahçesinin ilerisindeki tepeyi göstererek, “Bu tepeye, mekteb-i irfan tesis ile, orada okuyup yazanları hizmet-i hümayununda istihdam eyle, vakti gelince devletine lazım olur” der. Sonuçta devlete görevli yetiştirmek amacını güden Galata Sarayı kurulmuş olurSayısız savaşa katıldıktan sonra, 1526 yıllında Kanuni’nin daveti üzerine Gül Baba Budin seferine katılıyor. 1531 yılında Budin’e gelmiş ve 10 yıl burada yaşamıştır. 1 Eylül 1541 yılında vefat etmiştir. 2 Eylül 1541 tarihinde 200 bin kişinin cenaze namazına katıldığı bilgileri Evliya Çelebi’den sözlü gelenekden yazılı kaynaklara dökülür. Yalnız Türkler tarafından değil aynı zamanda Macarlar tarafindanda cok sevilen ve Halen Macaristanda Gül Baba adiyla yasatilan efsanevi bir kişiliktir. Aynı isimle bir macar filmide mevcuttur. Evliya Çelebi, elinde büyük bir tahta kılıçla savaşlara katılan Gül Baba’ya bu lâkabın verilmesine, daima bir gül taşımasının sebep olduğunu da belirtmiştir.

GÜL BABA KİMDİR….? yazısına devam et

Kırmızı gülün hikayesi…

mahurgozlugul5414636lh4or6

 

Kırmızı gülün hikayesi…
Bir delikanlı güzel bir kıza ölümüne sevdalanış…Yüreği daha fazla dayanamaz olmuş onu uzaklardan seyretmeye.Birgün o adını bile henüz bilmediği,dış görünüşünden başka hayatı hakkında hiç bir bilgi edinmediği o genç güzel kızın yolunu kesip durdurmuş delikanlı.

Güzel kız azarlayıcı ve manidar bakmış adamın gözlerine;

-Durup dururken neden kestin yolumu böyle?Yoksa yeni haramiler mi tünedi buralara?
Delikanlı:

-Yok,demiş.Harami filan değilim.Sadece sonunun ne olucağını bilmediği karşılıksız bir sevdaya düştü gönlüm.Günler varki ben o ateşte kavrulur dururum.

Güzel kız şaşırıp kalmış duyduklarına…

-Ne kadar tanıyorsun ki beni?Diye sormuş tanımadığı delikanlıya.

-Tanımak mı?Demiş, günlerdir ezberledim ben seni…Kaşların, gözlerin, yüzünde ki gamzelerin yazar, kalbimde ki sevdanın destanı.

-Senin tanımak dediğin bumu?Kimim, kimin nesiyim serbest miyim?Gönlüm boş mu dolu mu onların hakkındada bir bilgin vamıydı sevdalanırken?

Kırmızı gülün hikayesi… yazısına devam et

Seni Anlamak İçin Sevgiyi Bilmek Lazım – Hasan BARAN

Sevginin yumuşak ışığıyla yüklü
Gül ruhum, çiçek bahçem benim.
Seni anlamak için sevgiyi bilmek lazım
Anlamak lazım insan yüreğini, ruhunu.
Beslenmek lazım acılarla, yalnızlıklarla
Hayatın suyu ve unuyla hamur olmak lazım.
Pişmek lazım ömrün çile fırınında.
Eleğinden geçmek lazım yoksulluğun
Alçakgönüllüce bir ekmeği bölüşmek lazım.
Her anını yaşamak lazım hayatın.
Kültür bilgi ırmağında yüzmek lazım.
Ey sevginin güçlü kalesi:
Sevgi alevim, yüreğin şimşek parıltısı
İçten çağıldayan dalgam, gelen güllerle.
İnsan olmanın temiz gücü.
Ak zambağım.
Kararlım.
Açığa çıkardın sevgisel balı,
Anne, kardeş, arkadaş, yar
Tekmil sevgiler toplamım.
Takılırım peşi sıra
Ardından bu sevgilerin.
Yirmi dört ayar saf altınım
Mihri-canım.
İyi ki sen varsın.

HASAN BARAN

Gül Yağı ve Faydaları

Çiçeklerin kraliçesi olarak sayılan ve özel günlerin anlamlı çiçeği gülün marifeti sadece kadınların gönlünü fethetmek değil aynı zamanda onları güzelleştirmek.Gül güzeli olmak elinizdeÇiçeklerin en anlamlısı olarak bilinen, güzelliğiyle küsleri barıştıran, aşıkları kavuşturan gül, sadece anlamlı bir çiçek değil aynı zamanda güzelliğin de vazgeçilmez bitkilerinden. Ana vatanı Anadolu, İran ve Çin olan gülün, suyu ve yağı, parfüm ya da yiyeceklerde de kullanılıyor. Anadolu’nun gül diyarı olarak bilinen Isparta-Burdur civarında gül ziraatının 120 yıllık bir geçmişi var. Buradan elde edilen gül yağı ve gül suyu, dünya piyasasına yüksek değerden satılıyor.

Cilt Temizliği

• Bir kaba 2 yemek kaşığı kil, 3 yemek kaşığı gülsuyu ve 1 çay kaşığı Gül Yağı ve Faydaları yazısına devam et