Herakleitos’tan Güzel Sözler

  • Uykudayken ne yaptığını unutan diğer insanlar gibi bunlar da uyanıkken ne yaptıklarının farkında değiller.
  • Bilgelik tektir; her şeyi her şeyle yöneten düşünceyi bilmektir.
  • “Kendimi keşfettim” diye haykıran bir filozof ve keşfedilen bu kimliği yüzyıllardır anlamaya çalışan insanlık!
  • Karşıt olan şeyler bir araya gelir ve uzlaşmaz olanlardan en güzel uyum doğar.
  • Uyandığında iki seçeneğin var:Tekrar uyuyup bir rüya görmek,Ya da uyanıp rüyanın peşinde koşmak.
  • Kesip biçen,dağlayan,acı veren hekimler bir de bunun için  ücret isterler.
  • Dinlemeyi bilmediklerinden konuşmayı da bilmiyorlar.
  • Her şey akar hiçbir şey kalıcı değildir o yüzden Aynı dereye iki kez girilmez.Çünkü ikinci kez dereye girdiğimde bende değişmiş olurum, ırmakta…
  • Kalbin buyruklarını susturmak güçtür. Bedelini ruh öder.
  • Evrenin ve varlığın ana maddesi, kendisi de sürekli değişme içinde olan ateştir.
  • Ölçülü olmak en büyük eɾdemdiɾ. Bilgelik doğaya kulak veɾeɾek hakikati söylemek ve doğɾu olanı yaρmaktıɾ.

Element Kavramında Tarihsel Süreç

content-1465549504-shutterstock-283610729-editedperiodictable-numberchanged Element Kavramında Tarihsel SüreçEski dönemlerde yani antik çağda dünyada 4 element olduğu kabul edilirdi. Bu elementler ateş, su, hava ve toprak’tı ve dünyadaki her şeyin bunların türevleri ve karışımları olduğu sanılıyordu. Bu elementlerin birbirinden tümüyle farklı olan ve bir daha birbirine dönüşemeyecek temel elementler sayılırdı. Özelliklerinin değişebilirliği de kabul ediliyordu. Suyun buza dönüşmesi gibi. Bu düşünceye daha o dönemde bile karşı çıkanlar oldu. “Ağaç dalı (toprak), yanarak ateşe (su); ısınınca buhara (hava) dönüşüyor.” dendi. Yine o devirde bile 20 kadar farklı maden biliniyordu. İlerleyen dönemlerde ve ortaçağda bile 4 temel element fikri uzun süre devam etti.[1]

Doğa bilgisinin gelişmesinde çok önemli bir yeri olan “element” kavramını ilk olarak ortaya koyan, Empedokles olmuştur. Element; burada, kendi içinde bir cinsten diğerine doğru; niteliği bakımından değişmeden, bölünmeden yalnız çeşitli hareket durumlarına geçebilen madde demektir. Bu elementler de 4 tanedir. Toprak-Su-Ateş-Hava. Son üçünü daha önce İonia filozofları ileri sürmüşlerdi. Bunlara dördüncü öğe olarak toprağı eklemekle Empedokles, günümüze kadar yaşayacak olan “Dört Öğe” öğretisinin temellerini İlkçağ filozofisi için kurdu. Oysa, kadim uygarlıklarda ve kadim bilgeliklerde,ayrıca astroloji ve simyanın kökeninde bu dört temel madde kavramı zaten dünya kuruldu kurulalı vardı.[2]

Okumaya devam et “Element Kavramında Tarihsel Süreç”

Albert Einstein’den 10 Hayat Dersi

albert-einstein-655x385 Albert Einstein'den 10 Hayat DersiAlbert Einstein çoğu insan tarafından dahi olarak görülür. Şu ana kadar yaşamış en etkili bilim insanı olmanın yanında teorik fizikçi, filozof ve yazardı. Bilime birçok katkı sağlamış Einstein’ın başarı sırlarını merak ediyor musunuz? İşte Einstein’dan 10 hayat dersi…

1. Merakınızın peşinden gidin
‘Benim özel bir yeteneğim yok. Yalnızca tutkulu bir meraklıyım.’
Sizin merakınızı çeken nedir? Neyi en çok merak ediyorsunuz? Benim merak ettiğim neden bazı insanların başarılı olup bazılarının olamadığıdır. Bu yüzden yıllarca başarı üzerine çalıştım. Merakınızın peşinden giderseniz başarıya ulaşırsınız.

2. Azim paha biçilmezdir
‘Çok zeki olduğumdan değil, sorunlarla uğraşmaktan vazgeçmediğimden başarıyorum.’
Belirlediğiniz yolun sonuna ulaşacak kadar sabırlı mısınız? Posta pullarının gideceği yere varasıya kadar mektuba yapışıp kalmasından ötürü çok değerli olduğu söylenir. Posta pulu gibi olun ve başladığınız işi bitirin.

3. Bugüne odaklanın
‘Güzel bir kızı öperken düzgün araba kullanan birisi, öpücüğe hak ettiği dikkati vermiyor demektir.’
İki atı aynı anda süremezsiniz. Bir şeyler yapabilirsiniz ama her şeyi yapamazsınız. Şimdiye odaklanın ve bütün enerjinizi şu anda yaptığınız işe verin.

Okumaya devam et “Albert Einstein’den 10 Hayat Dersi”

”SAYILARIN BABASI”PİSAGOR KİMDİR….?

pitagoras ''SAYILARIN BABASI''PİSAGOR KİMDİR....?Pisagor ya da Pythagoras (Yunanca: Πυθαγόρας), MÖ 570 – MÖ 495 yılları arasında yaşamış olan İyonyalı filozof, matematikçi ve Pisagorculuk olarak bilinen akımın kurucusudur.En iyi bilinen önermesi, kendi adıyla anılan Pisagor önermesidir. “Sayıların babası” olarak bilinir. Pisagor ve öğrencileri her şeyin matematikle ilgili olduğuna, sayıların nihai gerçek olduğuna, matematik aracılığıyla her şeyin tahmin edilebileceğine ve ölçülebileceğine inanmışlardır.Kendisini filozof (Yunanca:φιλοσοφος), yani bilgeliğin dostu olarak adlandıran ilk kişiydi. Pisagor, düşüncelerini yazıya dökmediği için onun hakkında bildiklerimiz öğrencilerinin yazılarında anlattıklarıyla sınırlıdır. Pisagor’a atfedilen birçok eser gerçekte onun öğrencilerinin olabilir.

Pisagor Yunanistan’da, Ege Denizi’nde, Dilek Yarımadası’nın karşısında bir ada olan Sisam Adası’nda doğmuştur. Yüzük taşı yapımcısı Mnesarkhos’un oğludur.İlk eğitimini doğduğu adada aldı.Ticaret için babasıyla farklı şehirlere gitti.Tales’in öğrencisi oldu. Tales, Pisagor’un daha iyi gelişmesi için Mısır’a gitmesini istiyordu çünkü Mısır, dönemin matematikte öncü ülkesiydi. Yurdundan ayrılarak Mısır’a geldi. Antiphon’un “Erdemde Sivrilenler Üzerine” adlı eserinde söylendiğine göre, Mısır dilini öğrendi. Daha sonra Sisam adasına geri döndüğünde yurdunun tiran Polykrates’in baskısı altında olduğunu görünce İtalya’nın güneyindeki bir Yunan kenti olan Kroton’a gitti. Burada efsanevi şarkıcı Orpheus’un kurduğu Orfeusçuluğun etkisinde gizli dinsel bir topluluk kurdu. Kroton’da kurduğu bu topluluk siyasi bir rol de üstlenmişti. Topluluktakiler kendilerini matematikçiler (mathematikhoi) olarak adlandırıyorlardı. Bunlar okulda yaşıyorlardı ve kişisel hiçbir şeye sahip değillerdi. Ruh Göçü öğretisi etkisinde et yemiyorlardı. Komşu bölgelerde yaşayan öğrencilerin de okula katılmalarına izin veriliyordu. Bu öğrenciler ise dinleyiciler (akousmatikhoi) olarak adlandırılıyordu. Matematikçilerin tersine dinleyicilerin et yemelerine ve kendi eşyalarına sahip olmalarına izin vardı.

Okumaya devam et “”SAYILARIN BABASI”PİSAGOR KİMDİR….?”

Lao Tzu Kimdir?

lao-tzu  Lao Tzu Kimdir?

Lao Tzu’nun (M.Ö 6.yy) Çinli bir filozof ve Taocu düşüncenin en önemli metni olan Tao te ching’in yazarı olduğuna inanılır. Çin Taoismi’nin babası olarak kabul edilir.

Lao Tzu’nun hayatı üzerine başlıca kaynak tarihçi Ssu-ma Ch’ien’in (M.Ö. 145-86) kendi Tarih Kayıtları’nda yazdığı bir biyografidir. Aslında Lao Tzu gerçek bir isim değildir, bu “yaşlı adam” anlamına gelen bir onur unvanıdır. O dönemde saygı duyulan filozoflara ve öğretmenlere “yaşlı” ya da “ihtiyar” anlamına gelen kelimelerle hitap edilirdi. Lao Tzu’nun bu takma ismini alan tarihsel bir şahsiyet olması da mümkündür, ancak Lao Tzu terimi, en önemli Taocu klasik olan Tzu te ching (Yolun ve Erdemin Klasiği) için de kullanılır. Okumaya devam et “Lao Tzu Kimdir?”

SOKRATES KİMDİR…..?


Sokrates heykeltıraş Sophroniskos’un ve ebe Fenarete’nin oğlu olan Sokrates, Antik Yunan filozofudur. Yunan Felsefesinin kurucularındandır.Özel yaşamına ilişkin fazla bir şey bilinmemekle beraber Sokrates, Platon ve Ksenophon’a kadar uzanan bir geleneğe göre kendisine üç çocuk veren Ksanthippi ile evlidir. Platon ve Ksenophon’un çizdiği portreye göre basık burunlu, patlak gözlü, sarkık dudaklı ve göbeklidir. Alçakgönüllü, alışkanlıkları ve felsefeden başka bir uğraşı olmadığı bilinen Sokrates, başta öğrencisi Platon olmak üzere Yunan gençleri üzerinde giderek kendisini taklit etmeye varan derecede yükselen bir etki yaratır. Onun gibi yalın ayak yürürler. Hatta bu grup özentisini alaya almak için Aristophanes Kuşlar adlı komedyasında bir terim icat eder. Bu terim Esokraton’dur. Uzun saçlı olurlar, açlık çekerler, Sokrateslik taslayanlardır. Ahlak felsefesinin kurucusu olarak kabul edilen Sokrates’in yaşamının en belirgin olaylarından biri MÖ 399 yılında hakkında açılan davadır. Platon’un Sokrates’in Savunması adlı eserinde anlattığı kadarıyla Sokrates, şehrin tanrılarına inanmamak onların yerine başka tanrılar koymak ve böylece gençliği zehirlemekle suçlanır. Sokrates bu suçlamalar sonucunda ölüme mahkûm edilir. Sokrates, yazılı bir kaynak bırakmamıştır. Yaşamı ve düşünceleri ile ilgili bilgiler Aristophanes gibi çağdaş yazarlar, Platon ve Ksenophon gibi ardıllarının yazdıkları ve Sokrates’in ölümünden on beş yıl sonra dünyaya gelen Aristoteles’in dolaylı anlatımlarıyla günümüze ulaşmıştır. Okumaya devam et “SOKRATES KİMDİR…..?”

BİLİM HAKKINDA BİLGİLER

avwto BİLİM HAKKINDA BİLGİLER
Bilim veya ilim,[1] fiziki ve doğal evrenin yapısının ve hareketlerinin birtakım yöntemler (deney, düşünce ve/veya gözlemler) aracılığıyla sistematik bir şekilde incelenmesini de kapsayan entelektüel ve pratik çalışmalar bütünü.[2] Bilim; neden, merak ve amaç besleyen bir olgu olarak günümüze kadar birçok alt dala bölünmüş, insanların daha iyi yaşam koşullarına kavuşmasına, bilinmeyen olguları bulmasına ve yeni şeyler öğrenmesine ön ayak olmuştur. Tüm bilim dalları evrenin bir bölümünü kendine konu olarak seçer, deneysel yöntemlere ve gerçekliğe dayanarak yasalar çıkarmaya çalışır.[3] Bilim; temelleri sanat tarafından atılmış, her aşamada sanat ve yaratıcılıkla beslenerek insanların hayat koşullarını iyileştirmek için yapılan çalışmaların bütünüdür. Einstein bilimi, her türlü düzenden yoksun duyu verileri ile düzenli düşünceler arasında uygunluk sağlama çabası,[4] Bertrand Russell ise gözlem ve gözleme dayalı akıl yürütme yoluyla dünyaya ilişkin olguları birbirine bağlayan yasaları bulma çabası[5] olarak tanımlar. Okumaya devam et “BİLİM HAKKINDA BİLGİLER”