Etiket arşivi: fethi

Şehit Fethi Sekin’in Annesine Yazdığı Ağıt

Sen bu şehrin en güzelisin.
Sen yoksun diye çaresiz kaldık.
Kapının önünde günden güne ölüyorum.
Kapı burada; sen yoksun, gözükmüyorsun.
Bugün cuma, sen mezardasın.
Kalk anne, evimize gidelim.
Babam evde yalnız kaldı.
Anne anne, kurban anne.
Babam evde yalnız kaldı.
Anne anne, kurban anne.

Şehit Fethi Sekin’in Annesine Yazdığı Ağıt yazısına devam et

FETHİ OKYAR KİMDİR…..?

04Ali Fethi Okyar (d. 29 Nisan 1880, Pirlepe – ö. 7 Mayıs 1943, İstanbul), Türk asker ve siyaset adamı. Cumhuriyeti kuran öncü kadro içinde yer almış, Başbakanlık ve TBMM Başkanlığı yapmış, Atatürk’ün talimatıyla kurulan muhalefet partisi Serbest Cumhuriyet Fırkası’nı yönetmiştir. Yaşamı boyunca Mustafa Kemal Atatürk’ün en yakın kişisel arkadaşlarından biri olmuştur.1880’de bugün Makedonya’da bulunan Pirlepe’de doğdu. 1898’de Harbiye Mektebi’ne girdi ve 1900’de Piyade Teğmen rütbesiyle mezun oldu. 1904’te Kurmay Yüzbaşı olarak Selanik’te bulunan 3’üncü Ordu emrine verildi. Burada İttihat ve Terakki Cemiyetine katılarak, 1908 Devrimi’ni hazırlayan kadro içinde yer aldı. 1908’de binbaşılığa yükseltilerek Selanik Jandarma Subay Okulu Komutanlığına getirildi.

12 Ocak 1909’da Paris Askeri Ataşesi oldu. 3 Temmuz 1911’de Arnavutluk Harekâtında İşkodra Müretteb Kuvvetler Kurmay heyetine atandı. 6 Ekim 1911’de Enver Bey ve Mustafa Kemal ile birlikte Trablusgarp’a gelerek savunma kuvvetlerinde görev aldı.

Osmanlı Meclis-i Mebusanı’nın II. Dönemi için 13 Nisan 1912’de yapılan seçimde Manastır Milletvekili oldu. Meclisin kapatılmasından sonra orduya dönerek 17 Kasım 1912’de Çanakkale Boğazı Müretteb Kuvvetler Kurmay Başkanlığına atandı. 13 Ekim 1913’te Sofya Elçisi oldu. Aynı dönemde askeri ataşe olarak Sofya’da bulunan Mustafa Kemal’le dostluğu burada pekişti. Meclis-i Mebusan’ın III. Döneminin son yılında 8 Aralık 1917’de İstanbul Milletvekili seçilerek elçilik görevinden ayrıldı.

İttahat ve Terakki’nin düşmesinden sonra 14 Ekim 1918’de kurulan Ahmet İzzet Paşa hükümetinde Dahiliye Nazırı oldu. 8 Kasım’da eski rejim ileri gelenlerinden Talat, Enver, Cemal ve Sait Halim Paşaların yurt dışına kaçışına İçişleri Bakanı olarak engel olamamakla suçlanması, Ahmet İzzet Paşa kabinesinin istifasına neden oldu. 1 Kasım – 21 Aralık 1918 tarihleri arasında Mustafa Kemal ile birlikte Minber gazetesini çıkardı. İttihatçı gizli örgüte mensup olduğu iddiasıyla 10 Mart 1919’da tutuklandı, 2 Haziran 1919’da Malta’ya sürgüne gönderildi. Malta sürgünlüğü 30 Mayıs 1921’de serbest bırakılmasıyla sona erdi.
15 Ağustos 1921’de İstanbul Milletvekil olarak TBMM 1. Dönem’e katıldı. 10 Ekim 1921-4 Ekim 1922 arasında Dahiliye Vekilliği yaptı. TBMM 2. Dönem’de yeniden İstanbul Milletvekili seçildi. 14 Ağustos 1923’ten cumhuriyetin ilanına kadar İcra Vekilleri Heyeti Reisliği ve Dahiliye Vekilliği yaptı. Fethi Bey kabinesinin istifasına yol açan siyasi olaylar, 29 Ekim 1923’te bir anayasa değişikliği ile Cumhuriyet’in ilanına neden oldu.

Cumhuriyetin ilanından hemen sonra, 1 Kasım 1923’te TBMM Başkanı seçildi. 1 Kasım 1924’te yine Başkan seçildi. Ancak aynı ay içinde Kâzım Karabekir ve Ali Fuat Paşaların liderliğinde bir grup milletvekilinin Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası adıyla muhalif bir parti kurmaları üzerine 22 Kasım 1924’te İsmet Paşa yerine Başbakanlığa getirildi. Bu atamada, sertlik yanlısı olarak tanınan İsmet Paşa’ya karşılık Fethi Bey’in ılımlı ve uzlaşmacı kimliği rol oynadı. Ancak üç ay sonra Doğu’da Şeyh Said İsyanı’nın patlak vermesi üzerine uzlaşma politikası iflas etti. 2 Mart 1925’te hükümet istifa etti, İsmet Paşa yeniden başbakan oldu. Aynı gün ilan edilen Takrir-i Sükûn Kanunu ile ülke çapında muhalefet susturuldu. Terakkiperver Fırka kapatıldı. Fethi Bey Paris Büyükelçiliğine atanmayı isteyerek Türkiye’den uzaklaştı.

FETHİ OKYAR KİMDİR…..? yazısına devam et

Sakız Ada’sının Fethi (15 Nisan 1566)

Sakız Ada’sının fethindeki asıl mesele ödenmeyen vergilerdir.Sakız Beyleri uyarılara rağmen 3 yıldır vergilerini ödemiyorlardı.1565 Nisan ayında kendilerine bir mektup yazılarak,bu gecikmenin sebepleri sorulmuş ve borçlarını ödemeleri istenmişti.Bu ihtar karşısında Sakız Beyleri hemen adamlarından birini İstanbul’a göndererek vergilerine mahsuben 156.356 akçeyi Osmanlı hazinesine teslim etmişler ve geriye kalan 413.644 akçe için 40 gün vade istemişlerdir.Bu istekleri Kabul edilmiş ama sure bitiminde aradan aylar geçmesine ragmen borçlarını ödememişlerdir.

Bu durumda Osmanlı İmparatorluğu verginin alınması için 1565 yılı sonlarında Dergâh-i âli çavuşlarından Hüseyin’i Sakız’a göndermeği uygun görmüştür.Sakız beyleri parayı toplamak için zaman ihtiyacı olduklarını söyleyip oyalama taktiğine gitmişlerdir.Ayrıca Osmanlı imparatorluğu Hüseyin Çavuş’tan uzun süre alınamadığı ve verginin tahsil edilip edilemediğini öğrenemiyce Osmanlı Pâdişâhı ve Divan-i Hümâyûnu, 7 Ramazan 973 (28.III. 1566) de Kaptan-i Deryâ Piyale Paşa’ya, Sakız’a gidip Sakız Beylerini ve Çavuşun getirilip şimdiye kadar toplanan paranın kimde olduğunu,geriye kaln paranın ne durumda Sakız Ada’sının Fethi (15 Nisan 1566) yazısına devam et