Etiket arşivi: fatih

Ruhun Şad Olsun Büyük Sultan

Bin yıl boyunca Roma ve Bizans’ın elinde olan İstanbul’u fetheden, çağ açıp, çağ kapatan, dünyayı titreten, halkının içinde hasta ve ihtiyaç sahibi kimse olup olmadığını tespit etmesi için özel ekipler kuran, İslam’ın hizmetkarı,
peygamber aşığı Ceddimiz Fatih Sultan Mehmed Han’ı, Rahmet-i Rahman’a kavuşmasının sene-i devriyesinde rahmet ve minnetle anıyoruz.
El Fatiha
(3 Mayıs 1481)

Fatih Sultan Mehmed’in Kılıcındaki Yazı

Fatih Sultan Mehmed’in savaşlarda kullandığı kılıcı çelik, som (balık dişi), demir ve altından yapılmış. Uzunluğu 125 cm. Üzerinde kılıç ustasının yazdığı bir dua yer alıyor:

“Bismillahirrahmanirrahim. Hak dinin bağlarını parıltılı ve açık harfli ayetlerle ve keskin ve parlak kılıçlarla güçlendiren yüce Allah’a hamd olsun. Salat ve selam, en güzel fasih sözlerle vasfedilen Hazret-i Muhammed ve ehli beytine olsun. Allahı’m! Dinin erkanlarını yüceltmek için mücadele eden gazi ve mücahitlerin sultanı, cihat için çekilen keskin kılıç olan Sultan Murad Han’ın oğlu Mehmed Han’a güç kuvvet ver ve kılıcının kınını şeriat düşmanlarının boynunda, kaleminin mürekkebini de alemlerin rabbinin inayetinde eyle. O, Sultan Osman Han’ın oğlu Orhan Han’ın oğlu Murat Han’ın oğlu Bayezid Han’ın oğlu 2.Murad Han oğlu Mehmed Han’dır. Allah onların mezarlarının toprağını, gazilerin kılıçlarından akan saf su ile sulasın ve kılıçların gölgesi altında olan cenneti de mekanları eylesin, amin Yâ Rabbelalemin.”

Fatih’in Trabzon İmparatorluğunu fethi

13706976_1573090406328127_1005580911_nFatih’in Trabzon İmparatorluğunu fethi:
Fatih Sultan Mehmed Han Trabzon İmparatorluğu’nu fethetmek için sefer düzenledi. Ordusu Gümüşhane’nin kazınmış dağlarını aşarken çok büyük zorluklarla karşı karşıya kaldı. Sultan’ın bu konuda ki sonsuz kararlılığı zaman zaman atından çekilmesi ve bu tehlikeli dağları askerlerin geçmesine neden oldu. Yürüyüş sırasında, Uzun Hasan’ın annesi Sara Hatun Sultan’a yaklaştı ve sordu: “Ey oğlum, Trabzon denilen bu yer, tüm bu zorluklara değer mi?
Fatih Sultan’ın verdiği cevap onun inancının ve niyetinin derecesini gözler önüne seriyor. Fatih Sultan: “Aman annem, bu sıkıntı İslam uğrunadır. Biz islamın kılıcını taşıyoruz. Eğer biz bu sıkıntılara göğüs germezsek bizim için söylenen Gazi, Sultan lakapları yalan olur,” diye cevapladı.

29 Mayıs 1453 de İstanbul’un fethinden sonra Fatih, Trabzon’un vermekte olduğu vergiyi 2000 duka altına çıkarmıştı. Erdebilli Safeviye tarikatı şeyhlerinden Şeyh Cüneyd 1456 yılında ordusuyla Trabzon üzerine yürüdü, İmparatorluk ordusunu yenerek şehri kuşattı. Bunun üzerine Fatih, Trabzon’un Şeyh Cüneyd’in eline düşmemesi için Amasya Valisi Hızır Bey’i Trabzon üzerine gönderdi. Durumu öğrenen Şeyh Cüneyd kuşatmayı kaldırarak çekildi. Hızır Bey Trabzon’u kuşatarak Meydan -i Şarkî’de ( Şimdki Belediye Meydanı) karargahını kurdu. Fakat Trabzon’u savunmaktan korkan kral Kalo İannes vergi vermeyi kabul etmişti.

Fatih Sultan Mehmed’i Trabzon üzerine yönelten birtakım siyasi, idari, ekonomik ve tarihi sebepler vardır. Bunların içinde en önemlisi, Bizans’ın bir nevi kalıntısı durumundaki Trabzon Rum Devleti’nin fethi gerçekleşmedikçe, İstanbul’un fethinin yarım görülmesiydi. Bu arada Trabzon Devleti’nin Osmanlı Devleti aleyhinde Venedik Cumhuriyeti, İran, Gürcistan Devletleri, İsfendiyar Oğulları ve Karaman Oğulları ile ittifaklar kurması, hısımlıkları bahane ederek Akkoyunluların Anadolu’ya göz dikmeleri ve Osmanlı topraklarına saldırmaları karşısında Fatih, Trabzon’un fethine kesin olarak karar vermişti. 1460 da Uzun Hasan, Fatih’in huzuruna elçiler göndererek hısımlık kurduğu Trabzon Rum Devletinden alınan vergileri geri istemiş, bunun üzerine de Fatih elçilere “Haydi siz gidin gelecek sene ben kendim gelir mahallinde vergimi öderim” diyerek tasavvurunu açıkça ortaya koymuştu.

Fatih’in Trabzon İmparatorluğunu fethi yazısına devam et

Fatih’in Peygamber Efendimiz (s.a.s.)’e yazdığı şiir

FATİHFatih Sultan Mehmed (k.s.)’in Peygamber Efendimiz (s.a.s.)’e yazdığı şiir

Sen kokmayan gülü neyleyim,
Neyleyim sensiz baharı?
Sen doğmayan günü neyleyim,
Neyleyim sensiz ben dünyayı?

Senin tenine değmeden gelen yağmuru istemem,
meltemi istemem.
Seni parlayacaksa parlasın yıldızlar,
Sana yanmayan yıldızı semalarda istemem.

Bülbüller söyleyecekse seni söylesin,
Senden okumayan bülbül olsa dinlemem.

Fatih’in Peygamber Efendimiz (s.a.s.)’e yazdığı şiir yazısına devam et

SULTAN II. MURAD’DAN OĞLU FATİH’E ALTIN ÖGÜTLERDEN

image001432SULTAN II. MURAD’DAN OĞLU FATİH’E ALTIN ÖGÜTLERDEN

“Ey benim sevgili oğlum”

Ben oğlunuz, kutlu ve mutlu babamdan şunu öğrenmek isterim, diyerek başlıyor söze Fatih:
“Şerefli ve yüce karakteriniz için ne tür bir ilaç, üstün aklınız için ne cins bir nesne kullanıyorsunuz? Eğer bunu ben oğlunuz ve kulunuza da öğretme lütfunda bulunursanız, inşallah o ihtiyarlık çağlarına vardığım zaman kahramanlık ve yiğitlik yanında neşe ve sevinç dolu bir hayatı da beraberinde getirmiş olurum.”
Babası Sultan II. Murad, “Ey benim sevgili oğlum” diyerek Şehzadesinin sorusuna şöyle cevap veriyor:
“Bu senin soruların ve öğrenmek istediğin şeyler bana öyle bir sevinç ve huzur verdi ki, şu anda bunu ne sözle, ne de kalemle anlatabilmem mümkün değil. Sonsuz güç ve büyüklüğüne kâinattaki bütün varlıkların kulluk ettiği yüce Allah’ın, sana vermiş olduğu böyle büyük ve geniş meselelerin araştırılması düşüncesini devam ettireceğini umuyorum.
Bence ilk olarak şunu bilmek gerekir:
İnsanoğlunun her birinde, başkalarıyla çeşitli münasebetler kurmaya yarayan normal bir akıl bulunmalıdır. İşte bu akıl, bütün saadet ve mutluluğun tükenmez kaynağıdır.

SULTAN II. MURAD’DAN OĞLU FATİH’E ALTIN ÖGÜTLERDEN yazısına devam et

OSMANLININ ADALETİ

osmanliarmasiOsmanlı adâletine ilişkin olarak iki gündür verdiğimiz örneklere bugün yenilerini ekleyelim isterseniz.

Gelin Fatih Sultan Mehmed’le Rum Mimar İpsilanti’nin “duruşma”sını hatırlayalım…

Malum: Fatih Sultan Mehmed, adını taşıyan camiin inşaatında kullanılacak mermer sütunları kestiren Rum mimarlardan İpsilanti’nin elini kestirmiştir.

Bunun üzerine İpsilanti, ilk İstanbul Kadısı Sarı Hızır Çelebi’ye başvurur. Haksızlığa uğradığını belirtip, hakkının Padişah’tan alınmasını ister.

Kadı, Padişah’ı çağırtır. Padişah içeri girdiğinde İpsilanti dâvâcı makamında ayakta durmaktadır. Padişah “maznun” minderine bağdaş kurmak üzereyken, Kadı Efendi kükrer:

“Begüm, hasmınla mürafaa-i şer’ olunacaksın, (beyim, davacı ile hukuk önünde yüzleşeceksin) ayağa kalk!”

Padişah kalkar. Kendisini savunması istenince hata ettiğini belirtir. Kadı Efendi “Kısasa kısas” hükmünü verir: Hüküm gereğince Padişahın da eli kesilecektir.

Dinleyenler dehşetten ve hayretten dona kalmışlardır. Padişah boyun bükmüş, hükme rıza göstermiştir. Durum o kadar alışılmışın dışındadır ki, İpsilanti’nin eli ayağı titremeye başlamıştır. Aklı başına gelir gibi olunca kendisini Padişahın ayaklarına atar.

OSMANLININ ADALETİ yazısına devam et

FATİH SULTAN MEHMET HANIN HOŞGÖRÜ AHİDNAMESİ

FATİH HOCAFATİH SULTAN MEHMET HANIN HOŞGÖRÜ AHİDNAMESİ
“Osmanlı’da hoşgörü yoktur” diyenlere Fatih’in bu Ahidname’sini paylaşayım. Salyalar saçarak Osmanlı’ya saldırmadan önce belki biraz düşünürler!
Madem hoşgörü yoktu, nasıl yüzlerce yıl dünyaya hükmetti bu devlet? “Ben Fatih Sultan Mehmet Han,
Dünyaya ilan ediyorum ki, bu padişah fermanı verilen Bosnalı Fransiskenler himayem altındadır ve emrediyorum: Hiç kimse ne bu adı geçen insanları ne de onların kiliselerini rahatsız etmeyeler ve onlara zarar vermeyeler.
İmparatorluğumuzda huzur içinde olalar. Ve bu göçmen durumuna düşen insanlar, özgür ve güvenlik içinde yaşayalar. İmparatorluğumuzdaki tüm memleketlere dönüp korkusuzca kendi manastırlarına yerleşeler.

Ne padişahlık eşrafından, ne vezirlerden veya memurlardan, ne hizmetkarlarımdan, ne imparatorluk vatandaşlarından hiç kimse bu insanların onurunu kırmayalar ve onlara zarar vermeyeler. Hiç kimse bu insanların hayatlarına, mallarına ve kiliselerine saldırmasın, hor görmesin veya tehlikeye atmasın. Hatta bu insanlar başka ülkelerden devletime birisini getirirse, onlar da aynı haklara sahip ola.

FATİH SULTAN MEHMET HANIN HOŞGÖRÜ AHİDNAMESİ yazısına devam et

Doğum günün kutlu olsun Atam Fatih Sultan Mehmed Han

FATİH30 Mart 1432 de bir güneş doğdu.Fethin fatihi.Peygamber efendimizin övgülerine mazhar olan,Fatih Sultan Mehmet han 27 Receb 835 de doğdu.21 yaşında İstanbul’u fethederek 1000 yıllık Bizans İmparatorluğu’na son verdi.Fethin Babası,”Ebû’l-Feth” “Çağ Açan Hükümdar” lakapları saymakla bitmeyen,büyük imparator iyiki doğdun.
Doğum günün kutlu olsun Atam Fatih Sultan Mehmed Han

FATİH SULTAN MEHMET HAN’IN TABABETLE İLGİLİ VASİYETNAMESİ

FATİHBen ki İstanbul Fatihi abd-i aciz Fatih Sultan Mehmet, bizzatihi alun terimle kazanmış olduğum akçelerimle satun aldığım İstanbul’un Taşlık mevkünde kâin ve malûmu’l-hudut olan 136 bap dükkanımı aşağıdaki şartlar muvacehesinde vakfı sahih eylerim. Şöyle ki:

Bu gayri menkulâtımdan elde olunacak nemalarla İstanbul’un her sokağına ikişer kişi tayin eyledim.

Bunlar ki, ellerindeki bir kap içerisinde kireç tozu ve kömür külü olduğu halde günün belirli saatlerinde bu sokakları gezerler. Bu sokaklara tükürenlerin, tükrükleri üzerine bu tozu dökerler ki yevmiye 20’şer akçe alsınlar; ayrıca 10 cerrah, 10 tabip ve 3 de yara sarıcı tayin ve nasp eyledim.

Bunlar ki, ayın belli günlerinde İstanbul’a çıkalar bilâistisna her kapuyu vuralar ve o evde hasta olup olmadığını soralar; var ise şifası, yada mümkün ise şifayab olalar. Değilse kendilerinden hiç bir karşılık beklemeksizin Darülacezeye kaldırılarak orada salâh bulduralar.

FATİH SULTAN MEHMET HAN’IN TABABETLE İLGİLİ VASİYETNAMESİ yazısına devam et

FATİH SULTAN MEHMET HAN’IN MEKKE ŞERİFİNE YAZDIĞI FETİHNAME

FATİH
BİSMİLLAHİRRAHMANİRRAHİM

Allah’a hamdolsun, seçtiği kullarına selâm olsun. el-Seyyidi,el-Senedi, el-Şerifi, el-ekremi,el A’lemi, el-Evrai, el-Nizami, el-İmami, el-Hümami, el-Evhadi, el-Emcedi,el-Alimi, el-Amili, el-A’zami, el-Evlevi, el-A’levi, el-Alevi, el-Müşeyyidi, el-Meyyidi, elel-Nasıyri, el-Zahiri, el-Tahiri, Hac ve Harameyn’in kaidelerini yücelten, Allah’ın ayetlerinin görüldüğü yüce yerlerin ve Safa ile Merve’nin koruyucusu,Azamet ve Celal merasiminin kurucusu, kararlaştırılan yüce maksat ve emellerin destekçisi, izzet ve kuvvet ışıklarının kaynağı, din ve devletin ortaya çıktığı, Peygamber ciğerinin parçası, İffetli kızı (Fatıma)nın torunlarının kaymağı, Müslümanların emiri, Mü’minlerin dostu, günahkarların şefaatçisinin çocuklarının özü, Seyyid, Şerif, Yüce, soylu, Beytullah’ın-Allah, onun ve çevresinin şerefini artırsın-sultanı, Alaüd-devleti ve l- milleti ve d-din, Seyyid, Ahseni, Aclani, el- Haseni, Allah, onun mutluluğunu artırsın, yönetimini devam ettirsin. Devletin yönetim yeri yıkılmadan devam etsin, nimetinin izleri yok olmasın, sevgi ve muhabbetinin sebepleri güçlenerek devam etsin, dostluk bağları ve yüce duyguları düzenli olarak, evvelkilerin ve sonrakilerin Seyidi-en üstün salât ve selâm onun üzerine olsun- tertemiz âl-i ve ashabı hurmetine seneler ve çağlar boyu devam etsin.

FATİH SULTAN MEHMET HAN’IN MEKKE ŞERİFİNE YAZDIĞI FETİHNAME yazısına devam et