Etiket arşivi: Eshab

Huzeyfe Bin Yeman

Huzeyfe Bin Yeman
Sevgili Peygamberimizin sırdaşı.

Huzeyfe bin Yemân hazretleri şöyle anlatıyor:

“Hendek savaşının en şiddetli safhaya ulaştığı bir sırada, bir gece yarısı -ı kirâmdan bir grup olarak Resûlullahın yanında idik. Öyle bir gecede bulunuyorduk ki, ondan daha karanlık bir gece görmemiştik. Bu şiddetli karanlıkla birlikte gök gürültüsünü andıran korkunç bir rüzgâr da esmeye başlamıştı.

Ok ve taş atma

Bu sırada müşrik ordusu, telâşa kapılıp, kendi aralarında anlaşmazlığa düşmüşlerdi. Peygamber efendimiz bize onların bu hâlini haber verdi. Resûluluh efendimiz gece bir miktar namaz kıldıktan sonra yanıma geldi. Soğuktan ve açlıktan iki dizim üzerine çöküp büzülerek oturuyordum. Bana dokunarak buyurdu ki:
– Git şu kavim ne yapıyor bir bak! Yanıma dönüp gelinceye kadar onlara, ok ve taş atma. Mızrak ve kılıç vurma. Sen benim yanıma dönüp gelinceye kadar, ne soğuktan, ne sıcaktan zarar görmeyeceksin, esir edilip, işkenceye de uğramayacaksın.

Huzeyfe Bin Yeman yazısına devam et

Ehl-i beytin fazileti

Ayet-Yazili-Dini-Resim-V3

Ehl-i beyt, Peygamber efendimiz Muhammed aleyhisselamın bütün aile fertlerine denir. Mübarek hanımları, kızı Hazret-i Fatıma ile Hazret-i Ali ve bunların evlatları olan Hazret-i Hasan ve Hazret-i Hüseyin, onların çocukları ve kıyamete kadar gelecek torunlarının hepsine de Ehl-i beyt denir. Hatta Peygamberimizin temiz soyunun bağlı olduğu Haşimoğullarına da Ehl-i beyt denir. Eshab-ı kiramdan Selman-ı Farisi de Ehl-i beytten sayıldı. Fakat özellikle Ehl-i beyt denilince, Hazret-i Ali, Hazret-i Fatıma ve mübarek iki oğlu Hazret-i Hasan ve Hazret-i Hüseyin anlaşılır. (radıyallahü teâlâ anhüm)

Resulullah efendimizin soyu, Hazret-i Fatıma’dan devam etti. Hazret-i Hasan’ın çocuklarına ve torunlarına Şerif, Hazret-i Hüseyin’in nesline de Seyyid denir. Peygamber efendimizin temiz ve mübarek kanını taşıyan seyyidler ve şerifler, çeşitli ülkelerde yaşamaktadır. Her birisi güzel ahlak numunesi olup, yurdumuzda da sayıları pek çoktur.

Doğru yoldaki İslam âlimleri, Ehl-i beyt sevgisini, son nefeste iman ile gitmek için şart görmüşlerdir. Ehl-i Beyti sevmek her mümine farzdır. Bunlarda Resulullah efendimizin zerreleri vardır. Onlara kıymet vermek, saygı göstermek her müslümanın vazifesidir. Çünkü imanın temeli ve en kuvvetli alameti, Allahü teâlâyı sevmek ve Allahü teâlânın sevmediklerini sevmemektir. Hadis-i şerifte buyuruldu ki:
(İmanın temeli ve en kuvvetli alameti, Allah dostlarını sevmek ve Onun düşmanlarına düşmanlık etmektir.) [İ. Gazali]

Ehl-i beytin fazileti yazısına devam et

ZİNNUREYN HZ.OSMAN BİN AFFAN (R.A.)

1200px-Rashidun_Caliph_Uthman_ibn_Affan_-_عثمان_بن_عفان_ثالث_الخلفاء_الراشدين.svgHazret-i Osman (radıyallahü teâlâ anh), Peygamber efendimizin damadıdır. Eshab-ı kiramın büyüklerinden, Cennet ile müjdelenen on kişinin ve halifelerin üçüncüsüdür. İman edenlerin beşincisidir. Orta boylu, buğday benizli, şânlı bir zat idi. Hazret-i Ebu Bekrin topladığı Kur’an-ı kerimi çoğaltarak yer yüzüne yaymak şerefi ona nasip oldu. Hadis-i şerifler ile metholundu. ilmi ve hayası pek fazla idi.Dinden çıkarmak için amcasının yaptığı işkencelere dayandı. Resulullah efendimizin iki kızı ile evlenmek şerefine kavuştu. Allah yolunda evini, barkını, malını, mülkünü ve ticaretini bırakıp Habeşistan’a hicret etti. Sonra Medine’ye de hicret etti.
Başka işle vazifeli olduğu durumlar hariç, bütün gazalarda bulundu. Hazret-i Rukayye ağır hasta olduğundan, Bedir gazasına götürülmedi. Medine’de Resulullahın sevgili kızının tedavisine çalışması emrolunmuş, Bedir’de bulunanların sevabına kavuşacağı bildirilmişti. Zafer haberi geldiği gün, Rukayye vefat etti. Resulullah, ikinci kızı Ümmi Gülsümü Hazret-i Osman’a verdi. Bunun için, Hazret-i Osman’a, Zinnureyn (iki nur sahibi) denildi.
ZİNNUREYN HZ.OSMAN BİN AFFAN (R.A.) yazısına devam et

ASHAB-I KEHF HAKKINDA


Eshab-ı Kehf ( Yedi Uyurlar Mağarası ) Eshab-ı Kehf Nerede, Nedir?
Ashab-ı Kehf, (Mağara Arkadaşları) İslam dininde kabul edilen bir olayın kahramanı bir grup insana verilen isim. İslam dinine göre bu insanlar Tanrı’nin birliğine inanıyorlardı. Fakat dini inançlarına karşı baskıyla karşılaşınca yurtlarından göçmüşler, Efsûs (Afşin)’taki bir mağarada 309 sene uyumuşlardır. Yedi kişi olduklarına ve yanlarında Kıtmir adında bir köpekleri olduğuna inanılır. Aslında Kur’an’daki Kehf suresinde kaç kişi oldukları belirtilmez, Allah dışında kimsenin bilemeyeceği belirtilir. Yine de genel görüşe göre 7 kişiydiler. Hikayeleri İslam dininin kutsal kitabı olan Kur’an’da Kehf suresinde anlatılmaktadır. ASHAB-I KEHF HAKKINDA yazısına devam et