Etiket arşivi: edebiyat

Arif Nihat Asyayı Rahmetle Anıyoruz

Türk Edebiyat Tarihi’ne “Bayrak Şairi” olarak adını yazdıran Arif Nihat Asya, 1904 yılında Çatalca’nın İnceğiz Köyü’nde dünyaya gelmiştir. İlköğrenimine köyünde başlamış, daha sonra İstanbul’a gelir. Önce Haseki Mahalle Mektebi’ne daha sonra Gülşen’i Maarif Rüştiyesi’ne devam eder..

Yatılı olarak girdiği Bolu Sultanisi kapatılınca, Kastamonu Sultanisi’ne aktarılır. Millî Mücadele Dönemi’nde Ankara’da bulunur. Bu dönem onun şiire başladığı, Türklük ve vatan aşkı ile şiirler kaleme aldığı tarihlerdir. 1928 yılında Darülmuallimin’i Aliye’den edebiyat öğretmeni olarak mezun olur ve Adana kolej ve öğretmen okullarında edebiyat öğretmenliği ve yöneticilik yapar..

1948 yılında Edirne’ye tayin edilir. 1950-54 döneminde Adana Milletvekilliği, 1954 yılında Eskişehir milletvekilliği yapar. 1962 yılında ise Ankara Gazi Lisesi’nden emekli olur.

Arif Nihat Asyayı Rahmetle Anıyoruz yazısına devam et

9 defa görüntülendi

ABDÜLHAK HÂMİD TARHAN (1852-1937) KİMDİR….?

Abdulhak-Hamit-Tarhan-Bir-Sefilenin-Hasbihali-ndenABDÜLHAK HÂMİD TARHAN (1852-1937)

Tanzimat’tan sonraki yenileşme devri Türk edebiyatının tanınmış şair ve tiyatro yazarı.2 Ocak 1852’de dedesi Hekimbaşı Abdülhak Molla’nın Bebek’teki yalısında doğdu. Babası bir süre Encümen-i Dâniş’in ikinci reisliğini yapan tarihçi Hayrullah Efendi, annesi ise Kafkasya’dan kaçırılıp İstanbul’a getirilen Müntehâ Nasib Hanım’dır. İlk tahsiline Bebek’teki mahalle mektebinde başladı. Evliya Hoca ile, ona şiir zevkini aşılayan devrin tanınmış âlimlerinden Hoca Tahsin Efendi’den hususi dersler aldı. On yaşlarında ağabeyi Nasûhi Bey ile Paris’e gitti (1863). Orada bir buçuk yıl kadar özel bir okula devam etti, 1864 yılı sonlarında geri döndü. 1865’te Tahran’a elçi tayin edilen babasıyla İran’a gitti. Bir yıl sonra babasının Tahran’da âni ölümü üzerine ailesiyle birlikte İstanbul’a dönmek zorunda kaldı. Önce Maliye Mühimme Kalemi’nde, bir müddet sonra da Şûrâ-yı Devlet ve Sadâret Mektûbî Kalemi’nde görev aldı. Maliye Kalemi’nden tanıdığı Ebüzziyâ Tevfik vasıtasıyla Sâmipaşazâde Sezâi, Nâmık Kemal, Recâizâde Ekrem ve Mizancı Murad’la tanıştı. 1874’te Edirne’de Pîrîzâde ailesinden Fatma Hanım’la evlendi. 1876’da Paris büyükelçiliği ikinci kâtibi olarak Fransa’ya gitti. Paris’te iken yayımladığı Nesteren (1878), hükümetin dikkatini çekti ve izinli olarak İstanbul’da bulunduğu bir sırada memuriyeti lağvedildi. 1880’de Berlin elçiliği kâtipliğine tayin edildiyse de bu görevi kabul etmedi. Dört yıla yakın bir süre açıkta kaldı ve sıkıntı içinde yaşadı. 1883 yılı sonlarında Bombay şehbenderliğine tayin edildi. Vahşi Hindistan tabiatından çok etkilenen Hâmid burada, şiir hayatında özel bir yeri olan ve en iyi şiirlerinden sayılan “Kürsî-i İstiğrak”, “Külbe-i İştiyak” ve “Zamâne-i Âb” gibi yeni şiirler yazmaya başladı. Ayrıca, İngiliz idaresi altındaki gerçek Hintli’yi tanıdı ve bu insanlara değişik bir gözle bakmaya çalıştı. Ancak, daha önce İstanbul’da vereme yakalanan ve iyileşir ümidiyle Hindistan’a getirdiği karısı Fatma Hanım’ın durumu büsbütün kötüleşince İstanbul’a dönmek üzere yola çıktı. Fakat hastalık yolda daha da artınca, ağabeyinin vali olarak bulunduğu Beyrut’ta karaya çıkmak zorunda kaldı. Bütün gayretlere rağmen henüz yirmi altı yaşındaki Fatma Hanım burada öldü (Nisan 1885). Hâmid, karısının ölümünün verdiği büyük ıstırap ve acıyla Beyrut’ta Makber’i yazmaya başladı.

ABDÜLHAK HÂMİD TARHAN (1852-1937) KİMDİR….? yazısına devam et

TÜRK VE DÜNYA EDEBİYATINDA İLKLER

055

  • Edebiyatımızda noktalama işaretini, ilk kez Şinasi ‘Şair Evlenmesi’nde kullanmıştır.
  • Edebiyatımızda ilk çeviri roman, Kamil Paşa’nın yaptığı Telemak’tır.
  • Edebiyatımızda ilk roman,Taaşşuk-u Talat-ı Fitnat’tır.
  • Edebiyatımızda ilk köy romanı, Nabizade Nazım’ın “Karabibik” adlı eseridir.
  • Edebiyatımızdaki ilk realist romancı Recaizade Mahmut Ekrem’dir.
  • Edebiyatımızdaki ilk realist roman Araba Sevdası’dır yazarı Recaizade Mahmut Ekrem’dir.
  • Edebiyatımızda ilk edebi roman,Namık Kemal’in “İntibah” adlı eseridir.
  • Edebiyatımızda ilk psikolojik roman,Eylül’dür(Mehmet Rauf)
  • Edebiyatımızda ilk tarihi roman,Namık Kemal’in “Cezmi” adlı eseridir.
  • Edebiyatımızda ilk kadın romancı Fatma Aliye’dir.

TÜRK VE DÜNYA EDEBİYATINDA İLKLER yazısına devam et

FUZULİ KİMDİR….?

C99_fuzuli-2Divan edebiyatının en büyük şairidir (1480-1556). Fuzuli’nin asıl adı Mehmet’tir. Irak’ta Kerbelâ’da doğdu, öğrenimini Bağdat’ta gördü. Gençliği, Safevi Türk İmparatorluğu’nun parlak dönemine rastlar. Bağdat’a yerleşti ve ömrü boyunca Irak’tan hiç ayrılmadı.. Kanuni Süleyman 1534′te Bağdat’ı fethettiği zaman padişaha kaside yazıp sunduğu gibi, veziriazam Damat İbrahim Paşa, vezir Rüstem Paşa, nişancı Celâlzade Mustafa Çelebi gibi devlet ileri gelenlerine de kasideler yazdı. Kanuni, şaire günde 9 akçe aylık bağladı. Fuzuli’nin bu aylığı alamaması üzerine nişancı Celâlzade Çelebi’ye yazdığı mektup Şikâyetname adıyla ün kazandı.
Fuzuli’nin divan edebiyatı üzerindeki etkisi büyüktür. Şiirlerini Azeri şivesiyle yazmasına karşın bütün Türk milletince sevilen ve benimsenen bir şairdir. Üslûbu, edası ve temaları gerek klasik divan şairlerince, gerek halk şairlerince günümüze kadar taklit edilmiştir. Dili sade olan şiirleri halk arasında da yayılmıştır.
Türkçe, Farsça ve Arapça olmak üzere üç divanı vardır. O zamanın sanat ve bilim dili Arapça ve Farsça olmasına rağmen Türkçe ile de mükemmel şiir söylenebileceğini öne sürmüş ve bunu kanıtlamıştır.

FUZULİ KİMDİR….? yazısına devam et

BEKİR SITKI ERDOĞAN’IN HAYATI VE EDEBİ KİŞİLİĞİ


 

Bekir Sıtkı Erdoğan9 Eylül 1926 yılında Karaman’da doğmuştur. Karaman ilk ve ortaokullarından sonra; Kuleli Askeri Lisesi’ni,ve Harp Okulunu bitirdi. Daha sonra on yıl kıt’a hizmeti yapmış ve yine asker olarak Dil ve Tarih- Coğrafya fakültesini bitirip Astsubay  ve Heybeli ada Deniz Harp Okulunda uzun süre edebiyat öğretmenliği yapmıştır. 50 yıl marşının söz yazarıdır. (1973). Türk şiirine, müzikalitesi bol, halk şiirlerine yatkın bir mısra örgüsü getirdi,

Bekir Sıtkı Erdoğan; 1949 yılında yayımlanan <Şadırvan>dergisinde çıkan Binbirinci gece şiiri ile dikkatleri üzerine çekti; daha sonra <Çağrı>,<Hisar> dergilerinde göründü. “Marya”, “Kışlada Bahar> şiiriyle ünü genişledi. BEKİR SITKI ERDOĞAN’IN HAYATI VE EDEBİ KİŞİLİĞİ yazısına devam et

TOLSTOY’DAN GÜZEL SÖZLER

 

o-TOLSTOY-SOCHI-facebook

  • İnsanın gerçek gücü sıçrayışta değil, sarsılmaz duruşundadır.
  • Bu dünya için sıradan bir yalan olabilirsin. ama belki de birisi için, onu hayata bağlayan tek gerçeksin !
  • Bil ki; Yaşadıklarınla değil, yaşattıklarınla anılırsın. Ve unutma; Ne yaşattıysan elbet birgün onu yaşarsın.
  • Bir insanı bulunduğu mevkiyle değil, göz koyduğu mevkiyle ölçmek gerekir.
  • İnsanlara en adil şekilde dağıtılan nimet akıldır. Çünkü kimse aklından şikayetçi değildir.
  • Tüm mutsuzluklar yokluktan değil, çokluktan gelir.
  • Giden dönmeyecekse; kalanların değerini bileceksin. Ölenle ölünmüyorsa eğer; kalanlarla yaşamaya devam edecesin.
  • Hepimiz kaybettiğimiz yada ulaşamadığımız her şey için zamanı suçlarız. Oysa unutma ki; Zaman konuşacak olsa, hepimiz utanırız.

TOLSTOY’DAN GÜZEL SÖZLER yazısına devam et

TOLSTOY (1828-1910) KİMDİR….?

443px-Ge_Tolstoy-615Kont Lev Nikolayevic Tolstoy 28 ağustos 1828’de Tulainde Yasnaya Polyana’da doğdu. Annesini küçük yaşta kaybetti. Babası ve kardeşleriyle yaşadığı aile topraklarında Rus kırsal yaşamını erkenden tanımış oldu. On beş yaşında Voltaire’i ve üstünde kalıcı bir etki bırakacak olan Rousseau’yu okudu. 1847’de üniversiteden ayrılarak köylülerine yararlı olmak amacıyla dönüp, Yasnaya Polayana’ya yerleşti.Genç Tolstoy, dört yıl süren acılardan ve yaşamın anlamını sorgulamalardan sonra 1851’de yaşadıklarından tatmin olmayarak Kafkasya’ya gidip topçu teğmeni oldu. Edebiyat çalışmalarına da gerçek anlamda burada başladı. O dönemde Kafkasya bir eğitim ocağı ve aralarında Lermontov’un da bulunduğu pek çok Rus yazarı için esin kaynağıydı. Zaten Tolstoy’un gençlik hikayeliyle (özellikle savaş sahneleri) lermontov’un üslubu arasında bir yakınlık sezilebilir. Dağıştan ve Çeçenistan’ın Ru Çarlığı’na bağlanması üzerine yerli halkın gösterdiği tepkileri, Tolstoy “Kazaklar” adlı hikayesinde anlatır. Kırım Savaşı sırasında Sivastopol’da bölük komutanı olarak, kuşatılmış şehrin en tehlikeli kesiminde bulundu ve yaşadıklarını “Sivastopol” adlı eserinde anlattı. Tolstoy bu eserinde yeniden savaş temasını ele alır. Onun savaş sahnelerini, roman kişilerinin algılarına dayanarak anlatması ve bütün bir savaş mekanizmasını ahlakın prizmasından geçirmesi büyük bir yeniliktir.

TOLSTOY (1828-1910) KİMDİR….? yazısına devam et

TASAVVUF EDEBİYATI

semazenTasavvuf “sufi olma, sufiye yolunu izleme” demektir. Tasavvuf ehline mutasavvıf ya da sufi denir. Tasavvuf edebiyatı ise tasavvufla uğraşan kişilerin ortaya koyduğu ürünleri kapsayan edebiyat türüdür. Halk edebiyatının “tasavvufi halk edebiyatı” türü 12’nci yüzyılda Ahmed Yesevi ile başladı.[1] Konusu Allah’a ulaşmanın yolları, ahlak ve nefsin terbiyesidir. Anadolu’nun bu alandaki ilk ve en ünlü şairi Yunus Emre’dir.

TASAVVUF EDEBİYATI yazısına devam et

Aşık Edebiyatı

         Âşık,Türk Halk Edebiyatında XVI. yy’ın başından itibaren görülen şair tipidir.Âşığın şairlik gücünü rüyasında pirin sunduğu “âşk badesini” içmekle ve “sevgilisinin hayalini” görmekle kazandığına inanılır. Rüya da genellikle âşık adayının karşısına bir sevgili veya saz çıkmaktadır.Rüyaların süsü ak sakallı bir derviş ve bazen bir bazen üç dolu bardaktır.Bardağın rüyada tas halinde görülmesine de sık sık rastlanır.Ozanlara rüyada sunulan tasların içindeki mayilere aşk dolusu denir. Fars Edebiyatı’nın etkisiyle bâde adını da almaktadır.Bunlar;erlik, pirlik ve âşk badesi diye adlandırılırlar.

         Âşıklarımız genellikle bir usta âşığın yanında yetişirler.Ondan hem usta deyişlerini hem de sanatın icrasına ilişkin yol ve yöntemleri öğrenirler.Âşık meclislerinde,kahvelerde bu ustaların sanatlarını icra ediş biçimlerini yeterince kavradıktan sonra,ustalaşan ozanlarda kendilerine çırak alırlar ve gelenek bu şekilde Aşık Edebiyatı yazısına devam et

JOHANN WOLFGANG VON GOETHE KİMDİR….?


Johann Wolfgang von Goethe (28 Ağustos 1749, Frankfurt – 22 Mart 1832, Weimar), Alman hezarfen; edebiyatçı , politikacı , ressam ve doğabilimci. Aynı zamanda çeşitli doğa bilimleri alanlarında araştırmalar yapmış ve yayınlar çıkarmıştır. 1776 yılından itibaren, Weimar dukalığının bakanı olarak çeşitli idari ve siyasi görevlerde bulunmuştur. JOHANN WOLFGANG VON GOETHE KİMDİR….? yazısına devam et

Bahçemde Bir Sevgi İstiyorum – Hasan BARAN

Bahçemde bir sevgi istiyorum ben, bir huzur
Patlayan tomurcuklu güller vermek istiyorum.
Süs değil, vefasız değil gerçek bir yar istiyorum
İnsan birlikte yaşlanacağını bilirse huzurlu olur.

Bahçemde bir şefkat istiyorum ben, bir buhur
Bir ömür el ele yıldızlarca gülümsemek istiyorum.
Bir kere gelsin bana bir daha gitmesin istiyorum
Ömrümde bir sevgi istiyorum ben, yalnızca huzur.

HASAN BARAN

ROBERT WALSER (1878-1956) KİMDİR….?

robertwalser-60.jpg

Öykü ve otobiyografik romanlarıyla, günlük yaşama ilişkin gözlemlerini dile getiren İsviçreli yazar Robert Walser, 15 Nisan 1878’de Bern’de doğdu. Bir tüccarın oğlu olan Walser, 14 yaşına geldiğinde, doğduğu kentte bulunan bir bankaya girerek üç yıl boyunca staj yaptı. Gençlik yıllarında Stuttgard’a giderek aktör olmak için çaba sarfettiyse de başarılı olamadı. Boş zamanlarında yazdığı ilk şiirleri 1898 yılında yayınlandı. Edebiyata olan düşkünlüğü ve bu alandaki çalışmaları kısa süre sonra Franz Blei’in dikkatini çekti ve onun aracılığıyla dönemin ünlü dergilerinden Ada’nın (Die Insel) çevresindeki yazarlarla tanıştı. O yıllarda Zürih’te yaşayan Walser, hayatını büro ve banka memurluğu yaparak kazandı. 1905’te Berlin’e, ressamlık ve dekoratörlük yapan ağabeyinin yanına taşındı. Berlin’deki uşak yetiştiren bir okula yazılan Robert Walser; aynı yıl içinde Yukarı Silezya’da Schloss Sarayı’nda uşak olarak iş buldu. Saraydan döndükten sonra, kitap yayıncısı Bruno Cassirer, Walser’i roman yazması için ikna etti. ROBERT WALSER (1878-1956) KİMDİR….? yazısına devam et