Etiket arşivi: din

ESKİ MISIR DİNİ

14270797563_f6170c8b99_bAntik Mısır Dini

 

Eski çağlarda oluşan bütün dinlerin çoğunda şu dört madde, prensip olarak bulunmuştur:

  1. Tanrı Kavramı
  2. Mitoloji ve Efsaneler
  3. Dini İnanışlar “dogmes”
  4. Dini Ayinler

1. Hiyerogliflerle olan her türlü dini metinler, mabet ve mezar duvarlarındaki dini inanışlar ve ayinlerin tasviri. Klasik bazı tarihçilerin; Heredot, Sicilyalı Diodor ve Strabon gibi, Mısır’ın eski dini hakkındaki gözlem ve rahiplerden duyduklarını yazmalarıdır.

2. Mabetlerde, mezarlarda her çeşit ilâhların heykelleri, heykelcikleri veya çizilmiş, boyanmış resimleri. Eski Mısır medeniyetine ait mabet harabelerinde, mezarlarda bu çeşit ilâh heykel ve resimlerine rastlanmaktadır. Bunlar bazalt ve granitten olan heykellerden başka, bronz ve altından heykelcikler, çeşitli hayvan baslarıyla temsil edilen ilâh ve ilâheleri göstermektedir.

Mısır’ın din hayatının eksik yönü, iman ve inanma kısmıdır. Bir de çoğu dinlerde esas olan mukaddes kitabın, burada bulunmayışıdır.

Mısır’ın tarih önceki devirlerindeki din düşünceleri, totem esasına dayanır. Birer siyasi ve idari bölme olan eski Mısır’ın “Nom”ları, totem olan hayvan isimlerini taşırdı. Mesela çakal, köpek, yılan, şahin normları gibi.
ESKİ MISIR DİNİ yazısına devam et

Atatürk’ün İslam Hakkında Görüşleri

shfwq

  •  (1930)Din vardır ve gereklidir.Din gerekli bir kurumdur.Dinsiz ulusların yaşamasına imkan yoktur.Yalnız şurası var ki din,Tanrı ile kul arasında ki bağlılıktır.
  • (1923)Ulusumuz din ve dil gibi güçlü iki erdeme sahiptir.Bu erdemleri hiç bir güç ulusumuzun yürek ve vicdanından çekip alamamıştır.
  • (1923)Arkadaşlar,Tanrı kavramı insan beyninin çok zor kavrayabileceği fizik ötesi bir konudur.Tanrı’nın buyruğu çok çalışmaktır.Çalışmak demek boşuna yorulmak,terlemek değildir.Zamanın gereklerine göre bilim her türlü uygar buluşlardan en çok dercede yararlanmak zorunludur.
  • (1923)Büyük dinimiz,çalışmayanın insanlıkla hiç alakası olmadığını bildiriyor.Kimi kimseler çağdaş olmayı kafir olmak sanıyorlar.Asıl kafirlik onların sanısıdır.Bu yanlış yorumu yapanların amacı Müslümanların kafirlere tutsak olmasını istemek değilde nedir?Her sarıklıyı hoca sanmayın,hoca olmak sarıkla değil akılladır. Atatürk’ün İslam Hakkında Görüşleri yazısına devam et

RUHLAR ALEMİ HAKKINDA İNANIŞ VE HADİSLER

mevlevi-mevlana-sozleri

  • Değişik tuhaf yaratılışlı bir melek.
  • Cesede hayat veren şey. (Fahreddin er-Razi, Tefsirül-Kebir)
  • İnsanı canlı kılan bu ruhun mahiyeti, insandan bedeninde gördüğü  fonksiyonu, cisimle birleşmesinin şekli ve bağlantısı Allah’tan başka hiç bir kimse tarafından bilinemez. (Kurtubi)
  • Ruh, yüce, nurani ve hayat sahibi bir varlıktır. Ancak, duyu organlarıyla hissedilebilecek cisimler gibi değildir. Bir anlamda, suyun gül içinde dolaşması gibidir. Bedende dolaştığı müddetçe ona bağlı olarak tüm organlara hayat verir. (Alusi ve Ibn Kayyım el-Cezviyye)
  • Allah Teala, kıyamet gününe kadar Adem (a.s.) dan olacaklarının tamamını huzurunda toplamış, önce onları ruh haline getirmiş, sonra onlara şekil vermiş ve de onları kendi nefisleri üzerine şahit tutarak “Ben sizin Rabbiniz değilmiyim?” diye sormuştu. (Ibni Kesir, Hadislerle Kur’an-ı Kerim  Tefsiri)

RUHLAR ALEMİ HAKKINDA İNANIŞ VE HADİSLER yazısına devam et

”İNNEDDÎNE İNDALLÂHİL İSLAM” ALLAH KATINDA TEK DİN İSLAMDIR

fdfİNNEDDÎNE INDALLÂHİL İSLAM” ALLAH KATINDA TEK DİN İSLAMDIR

“İnneddîne ındallâhil İslâm.(ü) ve mahtelefellezîne ûtülkitâbe illâ min ba’di mâ câehümül ılmu bağyen beynehüm. Vemen yekfür biêyetillâhi feinnellâhe serîül hısâb(i)*ALİ İMRAN/19.

“Fein hâccûke fegul eslemtü vechiye lillâhi vemenittebeani. Ve gul lillezîne ûtül kitâbe vel ümmiyyûne eeslemtüm. Fein eslemû fegadihtedev. Ve in tevellev feinnemâ aleykel belâğ.(u) Vallâhü basîrun bil ıbâd(i)*ALİ İMRAN 20.

“Allah katında din, şüphesiz İslâmiyet’tir. Ancak, Kitap verilenler, kendilerine ilim geldikten sonra, aralarındaki ihtiras yüzünden ayrılığa düştüler. Allah’ın âyetlerini kim inkâr ederse bilsin ki, Allah hesabı çabuk görür.” “Ey Muhammed! Eğer seninle tartışmaya girişirlerse, “Ben bana uyanlarla birlikte kendimi Allah’a verdim,” de. Kendilerine Kitap verilenlere ve kitapsızlara: “Siz de İslâm oldunuz mu?”de, şâyet İslâm olurlarsa doğru yola girmişlerdir, yüz çevirirlerse, sana yalnız tebliğ etmek düşer. Allah kullarını görür.” (Ali İmran 3/19-20)

”İNNEDDÎNE İNDALLÂHİL İSLAM” ALLAH KATINDA TEK DİN İSLAMDIR yazısına devam et

İSLAM KARDEŞLİĞİ

kardeşlik“İslâm kardeşliği” denince ilk akla gelenler, “Hucurât” sûre-i celîlesinin 10. âyet-i kerîmesi ile bu konudaki pek çok hadîs-i şerîf ve “Hicret”ten sonra Sevgili Peygamberimiz(s.a.v)’in Medîne-i Münevvere’de akdettiği, o güne kadar bir eşi-benzeri bulunmayan, dillere destân mesâbesinde olan “Muâhât (Kardeşlik) Akdi”dir.

Kur’ân-ı Kerîme göre: “Ancak mü’minler birbirlerinin kardeşleridirler.”

Allâhü Teâlâ, “Ancak mü’minler kardeştirler” (Hucurât, 10) buyururken, mü’min olmayanları, gayr-i müslimleri kardeş bilmek bu âyet-i kerîmeye aykırıdır.

“Evrensel dîn kardeşliği” ismi altında, gayr-i müslimlere “kardeşlerimiz” demek doğru değildir. Böyle bir düşünce, Kur’ân-ı Kerîm’i yalanlamak olur. Dînimiz, kâfirlerle de iyi geçinmeyi emreder, fakat iyi geçinmek ayrı, onları dost ve kardeş bilmek ayrıdır. Mü’min, İslâmiyet’e inanan müslümân demektir. Istılâhî ma’nâda, müslümân olmayan herkes kâfirdir; nelere inanırsa inansın, kâfirlere mü’min [müslümân] denemez. Ehl-i kitâb (Yahudiler ve Hıristiyanlar gibi kutsal bir kitabı “Tevrat, İncil, Zebur” bulunan bir dinin takipçileri) olanlara da mü’min [müslümân] denmez.
İSLAM KARDEŞLİĞİ yazısına devam et

BAZI FIKIH TERİMLERİ

ZIHÂR:Sözlükte “iki elbise birbirine uyup, birini diğeri üzerine giymek, yardım etmek” anlamlarına gelen zıhâr, ıstılahta erkeğin eşine, onu kendisine haram kılmak maksadıyla “sen bana anamın sırtı gibisin” demesidir.

HIDÂNE:Sözlükte “göğüs, kanat; çocuğu kucağına almak, beslemek; bir şeyi yanına almak” anlamlarına gelen hıdâne, bir fıkıh terimi olarak, küçük çocukları yanında bulundurma, bakım, gözetim ve terbiye etme hak ve vazifesi demektir.
SELEM:Selem, bir fıkıh kavramı olarak, peşin para ile veresiye mal almak demektir.
İÂNE:Yardım etmek, desteklemek, korumak, mâlî-parasal katkı sağlamak vb. anlamlara gelen iâne, terim olarak; hayrat, tasadduk ve himâye gibi koruma faaliyetlerini kapsayan ve “genel yardım” hizmetlerini ifade eden bir kavramdır. Îâne ve iâşe terimleri çoğu zaman birlikte kullanılır. BAZI FIKIH TERİMLERİ yazısına devam et

ÖZLENEN TÜRK İSLAM BİRLİĞİ

Din ahlakının özünde birlik vardır. Kur’an “… Eğer siz bunu yapmazsanız (birbirinize yardım etmez ve dost olmazsanız) yeryüzünde bir fitne ve büyük bir bozgunculuk (fesat) olur.” (Enfal Suresi, 73) ayetiyle yeryüzünde akan kanın, fitnenin ve bozgunculuğun son bulması için inananların birlik ve beraberlik içinde olmaları gerektiğini bildirir.

Bütün Müslümanlar bu buyruğa uymakla yükümlüdür. Bütün İslam dünyasının birlik ve beraberliği istemesi gereklidir. Birlik olmayı istemeyen ayrılığı istiyor demektir ki bu, Allah’ın yüklediği sorumluluktan kaçmak anlamındadır. Ayrılık, Türk İslam dünyasına yarar değil, zarar getirmiştir; güç birlik olmakla gelir.
ÖZLENEN TÜRK İSLAM BİRLİĞİ yazısına devam et

Atatürk’ün Dine Bakışı

Yarım yüzyılı aşkın bir süredir bazı ideolojik çevreler tarafından Türk halkına son derece çarpık bir mantık aşılanmaya çalışıldı.

Oysa, Atatürk’ün hayatı ve düşünceleri araştırılıp incelendiğinde, materyalist kesimlerin öne sürdükleri bu tür iddiaların bütünüyle gerçek dışı olduğu ortaya çıkar. Gerek Atatürkü yakından tanıyan kişilerin aktardıkları bilgiler, gerekse Atatürkün hayatını anlatan güvenilir kaynaklar incelendiğinde, Atatürkün sarsılmaz bir Allah inancına sahip, Kuran-ı Kerimi kendisine rehber edinmiş samimi bir Müslüman olduğu görülecektir.

Atatürk’ün sağlam bir İslam inancına sahip olduğu, çeşitli vesilelerle yaptığı konuşmalarda da açıkça kendini göstermektedir. Cumhuriyetimizin kurucusu Büyük Önderimizin ortaya koyduğu uygulamaları Atatürk’ün Dine Bakışı yazısına devam et