Etiket arşivi: Dil

Ey Yar Sözüm Manada

Ey Yâr!
Sözün mânâya değdiği noktadayım!
Nazarın kalpleri yaktığı demde.
Dilin hâle sükût ettiği,
Kalbin sonsuza meylettiği yerdeyim.
Elemin merkezindeyim ey Yâr, melâlin gölgesinde,
Bekleyişler arefesindeyim.
Söyle ey Yâr!
Hüznümü Sana nasıl arz etmeliyim?
İçinde Sen geçen cümleleri ezber mi etmeliyim?
Derdi heybeme yükleyip yitik diyarlara mı gitmeliyim?
Hasretini sabırla bertaraf mı etmeli;
Yoksa bu hasrete şükrü mü öğretmeliyim?
Söyle ey Yâr! Seni nasıl yâd etmeliyim?

Ey Yar Sözüm Manada yazısına devam et

Türk Dil Bayramı Kutlu Olsun

Karamanoğulları Beyliğinin hükümdarı Karamanoğlu Mehmet Bey, 13 Mayıs 1277’de yayımladığı bir fermanla,bugünden sonra hiç kimse sarayda, divanda, meclislerde ve seyranda Türk Dilinden başka dil kullanmayacaktır, dedikten sonra Anadolu’da Türkçe ilk kez resmi dil, devlet dili olmuştur. Anadolu Selçukluları döneminde edebiyatta ve devlet işlerinde Farsça kullanılıyordu. Türk Dil Bayramı 1960’dan bu yana kutlanıyor. Her yıl 13 Mayısta Kültür ve Turizm Bakanlığı, Karaman Valiliği ve Belediye Başkanlığının ortaklaşa düzenlediği bu etkinlik ile hem Türk Dil Bayramı kutlanmakta hem de Karamanoğlu Mehmet Bey anılmaktadır.

TÜRK DİLLERİ AİLESİ

TÜRK DİLLERİ AİLESİ

Türk dilleri ailesi olarak Doğu Avrupa’dan Sibirya ve Çin’in batısına kadar uzanan bir alanda ana dil olarak 180 milyon kişi tarafından, ikinci dil olarak konuşanlar da sayılırsa 200 milyon kişi tarafından konuşulan, birbirleri ile çok yakın akraba olan ve 40 dilden oluşan bir dil ailesi tanımlanır. Türk dilleri Altay dilleri ailesine aittir. En çok konuşulan Türk dili, Türkiye Türkçesi’dir.
Tüm Altay dillerinde olduğu gibi Türk dillerinde de büyük ve küçük ses uyumu vardır, yazımda sözcükler son ekler alarak uzarlar ve cümle yapısı özne-nesne-fiil sırasıyla oluşturulur.
Yüzyıllar boyunca Türk dillerini konuşan halklar göçebe hayatı sürdürdürmüşler ve özellikle İran, İslav ve Moğol gibi farklı toplumlarla birçok alanda etkileşimde bulunmuşlardır. Geniş bir tarihe yayılan bu etkileşim sürecinden Türk dilleri de önemli oranda etkilenmiştir. Bu etkileşim sürecinde Türk dilleri de kendi aralarında bazen birbirlerinden uzaklaşıp bazen de göçebe yaşam şekli nedeniyle tekrar yaklaşıp kaynaşmışlardır. Bu yüzden Türk dil grubu ve içindeki dillerin tarihi gelişimleri kısmen belirsizleştirmiş, bu yüzden Türk dillerinin sınıflandırılmasının birden fazla sistemi oluşmuştur. Günümüzde en genel kabul görmüş sınıflandırma sistemi Samiloviç’in kalıtsal sınıflandırması olmakla beraber ayrıntılarda tartışmalar sürmektedir.

TÜRK DİLLERİ AİLESİ yazısına devam et

Türk Lehçeleri

 

 

kerimusta

 

 

  • Çuvaş TürkçesiEski Volga Bulgarları’nın torunu olan Çuvaşlar, Çuvaş Özerk Cumhuriyeti’nde yaşamaktadır. Ayrıca İdil-Ural Bölgesi’ndeki öteki cumhuriyetlerde de Çuvaş toplulukları vardır. Bugün için toplam nüfusu yaklaşık 4 milyondur. Türk lehçelerinin gruplandırılmasında en başta kullanılan ölçüt ‘r-z’ ve ‘l-ş’ denkliğidir. Bu denklikle ortak Türk dilinden Çuvaşça adıyla bir kol ayrılmaktadır. Buna göre bütün Türk lehçelerindeki /z/ ve /ş/ sesleri Çuvaşçada /r/ ve /l/’dir. Bu özelliği ile ortak Türk dilinden ilk önce koptuğu anlaşılan Çuvaşça bugün Türk lehçeleri arasındaki anlaşılabilirlik bakımından en güç olanıdır.
  • Saha (Yakut) TürkçesiYakutlar, Türk dünyasının en kuzey-doğusunda yaşayan Türk halkıdır ve nüfusu 1 milyon civarındadır. Yakut Türkçesi, Türk lehçeleri arasında anlaşılabilirlik bakımından Çuvaş Türkçesi ile beraber en düşük oranı kapsamaktadır. Bunun başlıca nedenlerinden biri, Yakutçada %50 civarında Moğolcadan geçen alıntı sözcük bulunmasıdır.
  • Halaç Türkçesi1968 yılında Alman Türkolog Doerfer tarafından keşfedilen Halaçça Orta İran’da yaklaşık 18.000 kişi tarafından konuşulmaktadır. Türk lehçeleri arasında Ana Türkçeye kadar uzanan arkaik özellikleri en iyi şekilde koruyan Türkçe, Halaççadır.
  • Gagavuz Türkçesi
    Türkiye Türkçesi ve Azerbaycan Türkçesi ile birlikte Oğuz grubu Türk lehçelerinin batı kolunu oluşturmaktadır. Hıristiyan olan Gagavuzların büyük kısmı, eskiden Baserabya adı verilen bugünkü Moldavya Cumhuriyeti’nin Güney Bölgesi ile Ukrayna Cumhuriyeti’nin Odesa Bölgesi’nde yaşamaktadır. Gagavuz Türkçesinde, Slav dillerinin etkisiyle cümle bilgisi bakımından Karay Türkçesi dışında öteki Türk lehçelerinde Türk Lehçeleri yazısına devam et

Karaman’da Türk Dil Bayramı

Karaman’da bugün itibariyle Türk Dil Bayramı için kutlamalar başladı.Şehirde tam bir bayram havası var ama Karaman Belediye Başkanı Sayın Ertuğrul Çalışkan büyük bir duyarlılık gösterek “Manisa-Soma maden ocağı göçük altında kalanlar için” akşam konserini iptal etti…Bizde göçük altında kalanların bir an önce kurtulmasını,kurtulamayıp görevi başında ölen işçi kardeşlerimize de Allah’tan Rahmet diliyoruz.Gündüz kutlamaları ile ilgili bir kaç görüntütüyü sizlere sunuyorum.

IMG_20140513_094222jhg (Large) Karaman’da Türk Dil Bayramı yazısına devam et

ARGO NE DEMEKTİR….?

Argo denince pek çok insanın aklına küfürlü konuşmak gelse de aslında özel bir dil olarak içinde oldukça fazla deyim, deyiş ve sözcük bulunan argo özel bir dil çeşididir. Bu özel dilin içinde küfür olan kelimeler ve deyişler bulunsa da, argo tamamen küfürlü konuşmak manasına gelmemektedir. Kelimelerin bazen üzeri örtülü, bazense tamamen farklı anlamlarda kullanıldığı argoda, cümlede kullanılan kelimelerin anadildeki esas anlamları aynı kalsa dahi yerleri değiştirilerek bir ifade kurgulanabilir. Unutulmamalıdır ki, dilbilimciler argoyu da konuşulan dilin bir parçası olarak kabul etmektedir. Bu özel dil toplumun belirli kesimleri tarafından günlük hayatta sürekli olarak kullanılmaktadır. Osmanlı Türkçesinde “külhanbeyi ağzı” şeklinde de ifade edilen argo, anadille doğrudan ilişkili olan ancak tamamen farklı jargonu olan bir dil biçimidir. Anadilde kullanılan kelimelerin çok eski anlamları argoda kendine yer bulabilirken, günümüzde kullanılan bazı kelimelere tamamen yepyeni anlamlar da yüklenebilmektedir. Küfür olarak kabul edilen ifadelerin komik şekillerde de kullanıldığı argoda yabancı kökenli kelimelere yer verilir. Bazı yabancı kökenli kelimeler ya da doğrudan farklı bir dile ait olan sözcükler kendi başına veya birleştirerek yeni bir kelime oluşturacak şekilde de kullanılmaktadır. Toplumun bazı kesimleri sadece kendilerinin anlayabileceği özel bir argoya da sahip olabilir. Aynı meslek grubundan ya da aynı bölgede yaşayan toplumun belirli kesimleri, anadildeki bilinen kelimeleri tamamen farklı biçimde kullanarak da aralarında anlaşabilmektedir. Argonun bir diğer özelliği ise bu özel dilin, istisnalar olsa da genel olarak her yerde kullanılamamasıdır. ARGO NE DEMEKTİR….? yazısına devam et

Avrupa İdeali Bağlamında Türk-Alman İlişkileri- Prof. Dr. Mustafa ÇAKIR

Avrupa İdeali Bağlamında Türk-Alman İlişkileri[1]

Turkish-German Relations in Considering European Integration

 

Prolog
Öz: Bu çalışma, Avrupa idealinin gerçekleştirilmeye çalışıldığı bir dönemde Almanya Federal Cumhuriyeti’nde

bulunan https://i2.wp.com/0.academia-photos.com/413059/100286/1291398/s200_mustafa.cakir.png?resize=131%2C157Türk kökenli vatandaşlarımızın yaşadıkları ülkenin dilini öğrenme ve sosyal

hayata uyum sağlama konusunda yaşadıklarından genel bir kesit sunmayı

amaçlamaktadır. Her iki ulus tarafından son derece önemsenen ve tarihi dostluk

temeline dayandırılarak geliştirilmeye çalışılan ikili ilişkilerde yaşanan, ama açıkça

gündeme getirilemeyen kimi sorunlar Türk okuyucusunun bilgisine sunulmaya

çalışılmaktadır.

Summary: This study aims to present a cross-section of language and adaptation complications of Turkish origin citizens living in Federal Republic of Germany. Some problems encountered but not brought up during extremely heeded bilateral relations, which are attempted to be developed on the basis of historical amities and relationships, are tried to be presented to the attention of Turkish readers.

Avrupa İdeali Bağlamında Türk-Alman İlişkileri- Prof. Dr. Mustafa ÇAKIR yazısına devam et

Yabancı Dil Yetisi Üzerine – Prof. Dr. Mustafa ÇAKIR

https://i2.wp.com/0.academia-photos.com/413059/100286/1291398/s200_mustafa.cakir.png?resize=131%2C157Prolog

Kimileri için küreselleşmenin doğal bir sonucu olarak, Dünya’nın artık büyük bir köy haline geldiği söylenebilir. Bu anlayışa göre, öğrenilen her bir ilave dil, sınırlar ötesine ulaşan bir araç olarak algılanmaya başlandı (Bkz. Krumm 1999). Dolayısıyla yabancı dil öğrenme konusuna verilen önem giderek daha da artıyor ve bu artışa paralel olan gelişime ayak uyduramayanların bireysel veya kişisel yakınmaları da devam ediyor.

 

“Çok çalışıyorum ama bir türlü başarılı olamıyorum”

 

Bu ifade, ÖSYM (Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Merkezi) tarafından yapılan yabancı dil sınavlarından istediği sonucu alamayan gençlerin yakınmalarından alınmış bir cümledir. Bu bir anlamda ülkemizin yabancı dil öğretimindeki çaresizliğini de özetlemektedir. Toplumsal olarak gösterilen bütün çabalar, dil öğrenmeye değil; her hangi bir sınavdan yüksek, daha yüksek veya en yüksek skoru alarak (sınıf, sınav) geçmeye yöneliktir. Hâlbuki merkeze alınması gereken, “öğrenme” olmalıdır. Öğrenmenin gerçekleşmesi ile sınav başarısı da gelir; öğrenme olmadan ise istenen skorların elde edilmesi neredeyse olanaksızdır.

 

Bu yakınmalar ne anlam ifade etmektedir? Bu yakınmalardan, çıkarılması gereken ders ne olmalıdır? Yabancı Dil Yetisi Üzerine – Prof. Dr. Mustafa ÇAKIR yazısına devam et

İNSANLARIN VÜCUDUNDAKİ BAZI ÖZELLİKLER

Dil izi: Parmak izine benzer şekilde, herkes tek ve benzersiz bir dil izine sahip.
Döküntü: Evde tüy dökme derdinden şikayetçi olan sadece evcil hayvanınız değil. İnsanlar her saat yaklaşık 600 bin deri partikülü döküyor. Bu her yıl yaklaşık 680 gram tutuyor, bu nedenle ortalama bir insan 70 yaşına kadar yaklaşık 48 kg deri dökmüş oluyor.
Kemik sayısı: Yetişkinlerde bir bebekten daha az kemik bulunuyor. Doğduğumuzda 350 kemiğe sahip oluyoruz, ancak gelişim süreci boyunca kemikler eriyip birbiriyle kaynaşıyor ve yetişkin olduğumuzda sadece 206 kemiğimiz kalıyor.
Yeni mide: Mide mukozasının dış tabakası ömrü çok kısa olduğu için 3-4 günde yenilendiğini biliyor muydunuz? Eğer yenilenmeseydi, midenizdeki yiyecekleri hazmetmek için kullanılan güçlü asitler, aynı zamanda midene de zarar verecektir. İNSANLARIN VÜCUDUNDAKİ BAZI ÖZELLİKLER yazısına devam et