Etiket arşivi: Çin

Kürşad Kimdir…?

Kürşad Kimdir
Türk tarihinin en gözü pek ve en amansız şahsiyetlerinden birisi olan ve 40 Türk prensi ile Çin Sarayını basan Kürşad’ın hayatı hakkında bilgi. Kürşad kimdir?

Yaptığı emsalsiz bir ihtilal girişimi ile ün kazanmış bir Türk imparatorluk prensidir. Göktürk hanedanından 10. Büyük Türk Hakanı olan Çuluk Kağan’ın küçük oğludur. 639’da ölmüştür.

Türk İmparatorluğu bu çağda Çin nüfuzu altına düşmüştü. Yüzbinlerce Türk Çin’in ya uyruğu, ya da esiri durumundaydılar. Bu durumun önüne geçmek için 40 Türk asilzadesi bir ihtilal derneği kurdular, Prens Kürşad’ı başkan seçtiler. Ancak, ihtilal başarıya ulaşırsa, Kürşad imparator olamayacak, siyasetten çekilecekti. İhtilalin tamamen milli mahiyette olduğundan kimsenin şüphe etmemesi lazımdı. Bu fikir Kürşad’ın kendisinindi, kağan olmamak için arkadaşlarını ikna etmişti. Bunun üzerine, ihtilalden sonra, Kürşad’ın ağabeysinin oğlunun Türk Kağanı ilan edilmesi kararlaştırıldı. Gerçekte bir Türk Kağanı vardı ama, Çin nüfuzu altında bulunan Sirba Kağan’ı İhtilâl komitesi tahttan indirmeyi kararlaştırmıştı.

Kürşad Kimdir…? yazısına devam et

19 defa görüntülendi

Çin Hükümeti Çöle Karşı Savaş (4 Fotograf)

Çin Hükümeti ülkenin dördüncü büyük çölünün genişlemesini durdurmak için çalışmalara başladı. Kuru ve sıcak koşullarda hayatta kalmayı başaran dayanıklı bitkilerden  “yeşil set” için  uzun süredir  çalışıyor ve 500 km uzunluk ve genişlikte olması planlanıyor…

Çin tavuk üretimini yasakladı

Çin, tüm tavuk üretimini yasakladı! Bakın neden…?
Çin yönetimi, hormonlu tavuğun yan etkilerinden dolayı tüm tavuk üretimlerini yasaklama kararı aldı.
Çin hükümeti son günlerde yoğun olarak tavuk tüketen birçok vatandaşının hormon bozukluğundan kaynaklanan “büyük göğüs sendromu” şikayetiyle hastanelere başvurması karşısında, tüm tavuk eti ürünlerini yasaklama kararı aldı.
Çin’de son günlerde hormon bozukluğu şikayetiyle hastanelere başvuran vatandaşların kanlarında yoğun miktarda, sadece tavukta bulunan bir proteine rastlandığı belirtildi.
Çin Halk Sağlığı Bakanlığı’nın konuyla ilgili olarak yaptığı açıklamaya göre; hormonlu tavuk konusunda birçok vatandaştan şikayet aldıklarını belirtilerek, halkın sağlığını ilgilendiren konularda çok kararlı olduklarını, yasağa uymayan tavuk firması sahiplerinin idam edileceğini belirtildi.

Çin tavuk üretimini yasakladı yazısına devam et

Kalabalıktan Çok mu Bıktınız?İşte size Çin’den Görüntüler (21 Fotograf)

Şu anda Çin’in nüfusu 1,37 milyar aşarak hala büyümeye devam ediyor. Bu ülkede nasıl yaşandığını anlamak için görüntülerini sunuyoruz.Ben şahsen memleketimde yaşadığım için şükür ediyorum.

Kalabalıktan Çok mu Bıktınız?İşte size Çin'den Görüntüler (21 Fotograf)

Kalabalıktan Çok mu Bıktınız?İşte size Çin’den Görüntüler (21 Fotograf) yazısına devam et

ASYA HUNLARI

1277505202_buyuk
Türk göçlerinin doğu yönünde devam ettiği asırlarda Çin’de kurulan Chou devletinin (M.Ö. 1050-256) Türklerle ilgisi üzerine dikkat çekilmiş, hükümdar sülalesinde Gök dini, Güneş ve yıldızlann kutlu sayılması gibi inançlarla, askerî kuvvette harp arabalannın bulunması ve devletin daha çok Türklerle meskün bölgede (Şensi, Batı Şansi, Kansu) kurulmuş olması çeşitli ilim dallarından bazı bilginleri (F. Hirth, B. Karlgren, Ed. Chavannes, J. C. Anderson, R. Wilhelm, W. Eberhard vb.) bu hanedanın aslen Türk olabileceği, veyahut devlette Türk unsurunun hakim bulunduğu düşüncesine sevk etmiçtir (61) Bununla beraber, aslında daha ziyade Türk kültürü tesiri fazla belirli bir Çin devlet ve cemiyeti gibi görünen Chou devletine ait bu faraziye kesinlik kazanıncaya kadar Asya Türk tarihini Hunlaria başlatmak yerinde olacaktır.

Çin kaynaklarında M.Ö. 4. asırdan itibaren Türklerle birlikte Moğol, Tunguz soyundan bazı gruplann başındaki “Kuzey barbarları hanedanı”nı belirlemek üzere Hiungnu (Hsiungnu) diye anılan kütlenin hangi soydan oldukları hakkında türlü görüşler ileri sürülmüştür: Bu görüşlerde, eskiden, Çin kaynaklannın Hiungnularla ilgili olarak verdikleri örf, adet ve ekonomik faaliyetlere ait iyi incelenmemiş bilgi dikkate alınmış, son zamanlarda ise hayli ilerleyen dil ve kültür araştırmaları esas teşkil etmiştir. Bunlara göre, Hiungnular Türk’tür (J. De Guignes, 1757; J. Klaproth, 1825; F. Hirth, 1899; J. Marquart, 1903; P. Pelliot, 1920; 0. Franke, 1930; Gy. Nemeth, 1930; McGovern, 1939; R. Grousset, 1942; W. Eberhard, 1942; B. Szasz, 1943; L. Bazin, 1949; F. Altheim, 1953; H.V. Haussig, 1954; W. Samolin, 1958; 0. Pritsak, 1959; G. Clauson, 1960 vb.). K. Shiratori (62) önce Türk kabul etmiş, sonra(63) da Moğol olduklannı söylemiştir(64). L. Ligetiye göre Hiungnuların kimliğini tesbit etmek müşküldür. A. v. Gabain(66) Türk-Moğol karışımı oldukları fikrindedir. Her ne kadar, Hiungnuların büyük imparatorluğunda Türkler yanında Moğol, Tunguz vb. yabancı kavimlerin de yer almaları tabiî ise de, devleti kuran ve yürüten asıl unsurun Türk olduğunda şüphe yoktur. Bu devlette, aslında orman kavmi olan Moğol ve Tunguz değil Türk bozkır kültürü hakim olup(68) Gök Tanrı’ya inanılıyor (aslında totemci olan Moğollara Tanrı sözü sonra Türklerden intikal etmiştir.

ASYA HUNLARI yazısına devam et

Karaman Kalesi ve Cin Mısırı

cin

               Karaman Kalesinde eskiden Ramazan aylarında Top atılırdı.Çocukluğum bu top sesleriyle geçti.Bizzat yıllarca topu döverek doldurma işini defalarca kez yaptığımı belirteyim.Sağolsun bu işte görevli olan Belediye görevlileri topun dövülerek doldurulması işinde bize müsade ederlerdi.Üç dört kez ise ateşlemesini de yaptığım için kendimi şanslı hissediyorum.Top atılan bedenlere Top Bedeni,top kalesi derlerdi.

               1930 lu yıllarda bu burç etrafında kuşlar çok yuva yapmaya başlarlar. Sonradan kapatılan mazgal deliklerine kuş yakalmak için tırmanan çocuklar gevşeyen taşın açılması ile üstlerine su gibi mısır akmaya başlamış…Harman yeri gibi olan kale duvarının dibine gelen halk çuvallarla mısırı taşımaya başlamışlar…Kaymakamlık ve belediye Başkanının olayı duyması ile yağmalanma önlenebilmiştir. Bu olayın meydan geldiği zamanda Kel Kaymakam şöhreti ile anılan Kaymakam Mehmet Ali Bey ve Belediye Reisi Hacı Bekir’in Hüseyin Bey iş başındadırlar.Halkın götürdükleri haricinde ki kalan iki vagon mısır İstanbula götürülerek Belediye adına satılmıştır.

                          Şimdi bu geçen gerçek olayın içyüzünü araştıralım.Bir kere mısır kale içerisinde depolama yapılmasının nedeni ekmek yapılması ile alakalıdır.Bir savaş sırasında kale düşünce burada mısır olduğunu söyleyecek kimseler yok olup gidince bu bir sır olarak kaldi bence…İlginç olan yıllarca depo olarak kullanılan yerde yeşerme ve küflenmenin oluşmamasıdır.Bu kısım kafamı yıllarca kurcalayan sorulardan arasında yerini aldı. Karaman Kalesi ve Cin Mısırı yazısına devam et

A’DAN Z’YE ÇİN ATA SÖZLERİ

cin_tablolari_10
Açlık yemekle, bilgisizlik okumakla giderilir.
Ağaç ne kadar yüksek olursa olsun, yaprakları yine de yere dökülür.
Ağaç yıkılınca perde olmaz.
Akan su asla kokmaz, kapı menteşesi paslanmaz.
Akıllı adam deliyi azarlamaz.
Akıllı bir adam yalnız kendi tecrübelerinden, çok akıllı bir adam başkalarının da tecrübelerinden yararlanır.
Akla sırt çevirmektense ölmek daha iyidir.
Ancak durgun su, yıldızları yansıtır.
Anlatırsanız unuturum,
Gösterirseniz hatırlarım,
Yaptırırsanız anlarım.
Aşırı kalabalık tavuk kümesi normalden az yumurta üretir.
Atı eyeri ile kıymet biçme.
Az tavuk az yumurta,çok tavuk çok yumurta.
Karanlığa küfredeceğine bir mum yak.

A’DAN Z’YE ÇİN ATA SÖZLERİ yazısına devam et

KÜLTÜRLERE GÖRE ÇAY

cayTürk Çay Kültürü
5000 yıllık tarihe sahip çay her ne kadar Türklerin yaşamına geç girmişse de temiz girmiş. Gün boyunca çay içmemizin yanı sıra, kendimize özgü demleme usulü, ince belli cam bardaklar, kıtlama çay gibi katkılarımızla çayın kültür tarihine eklediklerimiz gözardı edilemez. Bunlardan ilki, iyi bir çay demlemenin olmazsa olmaz kurallarından biri olan demliğin sıcak olması şartını, demliği çaydanlığın üstüne oturtularak, ustaca ve güzelce çözümlememizdir.

Buna karşın; çayın acıyıp tadının bozulmasını önlemek için; demledikten sonra, çayı süzdürüp başka bir demliğe boşaltmıyoruz o da işin ayrı bir yanı.

Peki Türk çay kültüründe olmayan; Amerikan icadı poşet çay, çay topları ve ağları, fazla aromalı çaylar, çaya çok süt ve limon koymak, çayı metal demlikte demlemek yani çaya karşı özensiz davranmak.

Türkler, Anadolu’ya gelmeden öncede çayı bilmelerine karşın; çayın Türkiye’ye gelmesi ancak birkaç yüz yıl önceye dayanmaktadır. Çay içiminin Anadolu’da yaygınlaşması 19. yüzyıldan itibaren olmuştur. Türklerde çayın yaygınlaşmasına ilişkin şöyle bir hikaye anlatılır:

KÜLTÜRLERE GÖRE ÇAY yazısına devam et

WU HOU ZETİAN ÇİN İŞGENCECİSİ

empress wu

WU HOU ZETİAN ÇİN İŞGENCECİSİ

Çin, pek çok icada ev sahipliği yaptı, bunlardan bir tanesi Çin işkencesiydi. Çin tarihinin tek kadın hükümdarı Wu Hou (diğer adıyla Wu Zetian) iktidarı süresince rakipleri olan saray kadınları başta olmak üzere, imparatorluğun dört bir tarafındaki muhaliflerine tarihe geçecek acılar çektirdi.

Wu Hou (Wu Zetian)
Wu Hou, 13 yaşında iken 638’de Çin sarayına cariye olarak geldi. Bu sırada Çin, Tang Hanedanı tarafından yönetiliyordu. Wu Hou çok zeki bir kadındı ve iktidarı ele geçirmek için planlarını adım adım uyguladı. İmparator Gao Dzong, ölen babasının eşi olan Wu Hou’ya ilgi duyuyordu ve iktidarı süresince onun etkisi altında kaldı. Wu Hou’nun imparatordan kızı bile oldu. Gao Dzung’un asıl eşi olan imparatoriçe çocuğu görmeye geldiğinde şeytanî bir plan hazırlamıştı. İmparatoriçe çocuk odasından çıktıktan sonra Wu Hou odaya girerek beşikteki çocuğunu kendi elleriyle boğdu. İmparator odaya girdiğinde ağlamaya başladı ve çocuğu olmaması sebebiyle bir kıskançlık sonucu imparatoriçenin, çocuğunu öldürdüğü fikrini imparatorda uyandırmayı başardı. Bununla da yetinmeyen Wu Hou, İmparator Gao Dzung’un yatağına ismini ve doğum tarihini yazdığı bir tahta heykelcik koydu. Böylece imparatoriçe kocasını büyü ile öldürmek suçundan hapse atıldı. Gidişatı eline alan Wu Hou, mahkum imparatoriçenin kol ve ayaklarını kestirerek vücudunun arkasına bağlattı. Daha sonra “ilikleri şarap içinde sarhoşlukla erisin” diyerek şarap fıçısına attırdı. İmparatoriçenin akrabalarını da sürgün ettirdi.

WU HOU ZETİAN ÇİN İŞGENCECİSİ yazısına devam et

GULCA KATLİAMI

flag_of_east_turkestan_by_supersayenz_redone2_by_supersayenz-d700kr6GULCA KATLİAMI

Soğuk bir kış gecesiydi.Azatlık adına ne varsa Atayurdun bünyesinde doğada yankılanmaktaydı.Belli ki gece tüm kutluluğu ile her yana Hakkı fısıldıyor ve haklılığı haykırıyordu. Karla karışık yağan yağmur gecenin soğukluğunun zıddına yüreği manevi ateş ile kaplı insanların sıcaklığını bırakın soğutmayı, azaltmaya bile yetmiyordu. Kazakistan sınırındaki Doğu Türkistan’da İliderya vadisinde kurulu Gülca’daki Müslüman Türkler tarafından o an için her şey yolunda gidiyordu.Müslümanların yaşadığı her Türk beldesinde olduğu gibi, Orta Asya Türk Cumhuriyetlerine açılan önemli ticaret merkezi konumundaki Gülca şehrinde de Müslüman Türkler için İslamiyet’in en önemli günlerinden biri eda edilmekteydi. Bir kandil gecesiydi ki, bu kandil apayrı bir önemi olan kandildi. Nitekim, bu gece Kuran-ı Kerim’in, indirilmeye başlandığı ‘Kadir Gecesi’ idi. Gülca’daki Müslüman Türkler, gecenin özelliğine yakışır bir şekilde hazırlıklar yapmaktaydılar.Bu hazırlık çabasında olan isimlerden biri de “Nur Ahmet Tigin” di. Nur Ahmet Tigin, abdestini almış yatsı namazını eda etmiş ve biraz dinlendikten sonra nafile namazlar kılmaya başlamış bu arada da yer yer Kuran-ı Kerim okumaya başlamıştı. Ama o gecenin daha sıra dışı geçmesi için çeşitli hazırlıklar yapıyor; komşularına oğluyla haber yolluyor, onlarla bir araya gelip, sohbet etmek için can atıyordu.

GULCA KATLİAMI yazısına devam et