Etiket arşivi: çifte

Hz. Kerîmeteyn-i Muhteremeyn Hz. Hüseyin’in Kızları

“Çifte Sultanlar” kimdir ve nerede medfundurlar?

Halkımız arasında yaygın olarak “Çifte Sultanlar” ünvanıyla tanınan, Hz. Kerîmeteyn-i Muhteremeyn, kaynakların çoğunda, Hz. Hüseyin Efendimizin kızları olarak geçmektedir. Bazı kitaplarda da, Zeynel Âbidin Efendimizin kızları, yani Hz. Hüseyin’in torunları olduğu yazılmaktadır. Babaları hususundaki farklılıklar, isimlerinde de görülmektedir. Bu iki hanımdan birisinin adı, hemen hemen bütün kaynaklarda Fâtıma olarak geçmekte, diğerininki ise Sükeyne, Zeynep ve Ümmü Gülsüm olarak kaydedilmektedir. Hz. Hüseyin Efendimizin bu isimlerde kızları olduğu tarihen sabittir. (radıyallahu anhum)

Bu mevzu ile ilgili, bir kısmının gerçek olması mümkün olmayan hayli rivayetler bulunmaktadır. Bunlardan en meşhur olanı şudur:

Rivayete göre Çifte Sultanlar; Emevi zulmünden dolayı memleketlerini terk etmeye karar vermişler, İstanbul’u fethetmek üzere gelen ashab-ı kiram ile birlikte orduya hizmet ederek buraya gelip kabirlerinin bugünkü bulunduğu yerde ikamet etmişlerdir. Dönemin Rum tekfuru bu iki kardeşi, iki oğluna almak isteyip cevap vermeleri için kırk gün mühlet vermiş fakat Onlar bu işe razı olmamışlardır. Bu müddet zarfında ruhlarını kabzetmesi için Allah’a (c.c.) yalvarıp yakarmışlar ve duaları kabul olunmuş, neticede kırk gün sonunda vefat etmişler. Onlarla beraber bulunan Hz. Câbir bin Abdullah’ın zevcesi Dâye Hatun tarafından gasl olunarak bugünkü türbelerinin bulunduğu yere defnedilmişlerdir.

Hz. Kerîmeteyn-i Muhteremeyn Hz. Hüseyin’in Kızları yazısına devam et

Sekularite Nedir?

Sekularite’yi  bir nevi laiklik ile eş anlamlı  olarak düşünenler çoğunluktadır.Aslında aralarında  önemli bir fark vardır.Laiklik din ve devlet işlerinin birbirinden ayrılması olarak görünürken sekuralizm varoluş biçimini dinlerin söylediği şekilde olmadığını savunmaktadır.İslam dini ile uzaktan yakından iligisi yoktur.

Aslında  sekulerizm bir hristiyan düşünce şeklidir diyebiliriz.Bizans döneminde kilise o kadar çok devlet işlerine burnunu sokmayabaşlamıştı  ki tartışmaların önü arkası kesilmez oldu.Bütün bunlara bir son vermek isteyen  5.asrın son papalarından 1.Gelasius ortaya bir fikir attı.Bu fikre göre Tanrı İsa’ya biri dinsel biri de Ülkeyi yöneten Kral için 2 adet kılıç vermiştir.Bu kılıçlar ise sadece  göğün ve yerin temsilcisi olan İsa’da bir arada bulunmuşlardır.Böylelikle din işleri Papaya,devlet işleri krala verilerek iki kurum birbirinden ayrılmıştır.Bugün bile Vatikan Demokrat Cumhuriyetinde ki resmi flamalarda çarpraz  yeleştirilmiş iki sarı kılıç vardır.Hatta buna “Çifte Kılıç Kuramı “da denilmektedir.

Günümüzde bu kelimeyi cümle içinde kullanıp Türkçe içine katmaya çalışanların sayısının çoğaldığını görünce bu yazıyı yazmaya karar verdim.