Etiket arşivi: baba

BABALAR GÜNÜNÜZ KUTLU

  • one-red-rose-svetlana-sewell - KopyaKollarından daha huzurlu, daha güvenli, yüreğinden daha sıcak ülke yokmuş babacım. Sınırsız bir sevgi, anlatılmaz bir sevgiyle beni seven babam, sana layık olmak için yaşıyorum.Koklanacak gül, açılacak gonca, yaşanacak hayat ve alınacak nefes olan sevgili babam. İkliminden tasasızlık, sevginden cesaret ve gözlerinden esaret aldığım günleri hep yaşamak isterim.Sen AIIaha dıIenen dıIek gökIere uzanan eIIerımsın sen gözümden süzüIen yaş düşüncem hasretımsın. Sen anIatmak ısteyıpte anIatamadığım, keIımeIerIe ıfade edemedığım bırıcık babamsın.Kalbi sevgi dolu, sevecen, cömert, kibar, kucağı sıcak, anlayışlı, şefkatli. Bu vasıfların tümünü taşıyan tek erkek… Ben ona baba diye sesleniyorum.Üzerime sabır tohumIarı ekip sevgiyIe suIadığun güIünün biImeni istediği bir şey var. Seni Çok Seviyorum. .Bizim bugünlere gelmemizi sağlayan ve hakkını hiçbir zaman ödeyemeyeceğimiz babamızın babalar günü kutlu olsun. Sen güçlü bir çınar gibisin. Arkamı ne zaman sana yaslasam sanırım ki dünyayı bile fethedebilirim. Çünkü bana hep güç veriyorsun… Sen güIIere özenme güIIer sana özensin. Üzme tatIı canını sen güIIerden güzeIsin. ÖzgürIük kadar özeI güIIer kadar güzeIsin.Babalar günün kutlu olsun.

Ana Baba Olmak Ömrü Uzatıyor

Çocuk sahibi olmak anne ve babaların ömrünü uzatıyor

İsveç’te yapılan bir araştırmaya göre onca uykusuz gece, ekstra emek ve strese rağmen çocuk sahibi olmak hem kadının hem erkeğin ömrünü uzatıyor.

Araştırma, baba olan erkeklerin çocuksuz erkeklere göre iki yıl, anne olan kadınların çocuk sahibi olmayanlara kıyasla 18 ay fazla yaşadığını ortaya koydu.

Araştırmayı yürüten bilim insanları bu farkın ardında biyolojik bir değişimin değil, çocukların yaşlılıkta sağladığı bakımın ve desteğin olduğunu düşünüyor.

Ayağı tökezleyip düşmenin bile ölümcül sonuçlar getirebileceği ileri yaşlarda bakım ve destek ağları hayati bir önem taşıyor.

Çevresinde bir ailesi olan yaşlıların doktora gitme, hareketliliğini koruma ve kendilerine bakma konusunda yakınlarınca daha çok teşvik edildiği de saptanmış.

Daha önce yapılan bazı araştırmalar yaşlılıkta yalnız olmanın ya da eşini kaybetmenin ömrü kısalttığını ortaya koymuştu ama ilk kez çocukların oluşturduğu koruma ağının etkisini ortaya koyan bu kadar kapsamlı bir araştırma yapılmış oldu.

Ana Baba Olmak Ömrü Uzatıyor yazısına devam et

Rus Çarını Hayrete Düşüren Olay

Bir defasında Rus çarı at arabasıyla ülkesini dolaşıyormuş.

Araba yoldaki kanal inşaatının önünde durmak zorunda kalmış.

Yolunun üzerinde kanal kazan işçiler, Çar’ın arabasını görünce heyecanla irkilmişler.

Çar arabadan inmiş ve kan ter içinde kalan bir işçiye sormuş:

 

“Bu kadar yoruluyorsun, kan ter içinde kalıyorsun; peki iyi para
kazanabiliyor musun bari?”

“Bana yetecek kadar kazanıyorum efendim, diye cevap vermiş işçi.

“Yani ne kadar ” diye tekrar sormuş Çar.

İşçi başını öne eğmiş ve şöyle cevap vermiş;

“Borçlarımı ödeyebiliyorum, gelecek için yatırım yapabiliyorum, kalanı ile de hergün sıcak tasda yemek yiyebiliyorum efendim!”

Rus Çarını Hayrete Düşüren Olay yazısına devam et

Nalıncı Babanın Cenazesi

Sultan III. Murad Han o gün bir hoştur. Telaşeli görünür. Sanki bir şeyler söylemek ister sonra vazgeçer. Neşeli deseniz değil, üzüntülü deseniz hiç değil. Veziriazam Siyavuş Paşa sorar:- Hayrola efendim, canınızı sıkan bir şey mi var?- Akşam garip bir rüya gördüm.- Hayırdır inşallah?..- Hayır mı şer mi öğreneceğiz.- Nasıl yani?- Hazırlan, dışarı çıkıyoruz.Ve iki molla kılığında çıkarlar yola. Görünen o ki padişah hâlâ gördüğü rüyanın tesirindedir ve gideceği yeri iyi bilir. Seri, kararlı adımlarla Beyazıt’a çıkar, döner Vefa’ya, Zeyrek’ten aşağılara sallanır. Unkapanı civarında soluklanır. Etrafına daha bir dikkatle bakınır. İşte tam o sırada yerde yatan bir ceset gözlerine batar. Sorarlar;- Kimdir bu? Ahali:- Aman hocam hiç bulaşma, derler. Ayyaşın meyhuşun biri işte!..- Nerden biliyorsunuz?- Müsaade et de bilelim yani. Kırk yıllık komşumuz.Bir başkası tafsilata girer;- Biliyor musunuz, der. Aslında iyi sanatkardır.

Nalıncı Babanın Cenazesi yazısına devam et

Babanın Son Öğüdü

nasihatBabanın Son Öğüdü
Bir adamın on iki erkek evladı varmış. Yıllarca çalışmış, didinmiş evlatlarını yetiştirmiş. Evlatlarına iyiyi, doğruyu, güzel ahlakı aşılamaya çalışmış. Ne yazık ki oğlanlar sürekli birbirleriyle didişiyorlarmış. Elbette ki kimseye kalmayan dünya ona da kalmayacakmış. Baba hastalanıp ölüm döşeğine düşmüş. Evlatları, babalarının başından bir an olsun ayrılmıyor; bir ihtiyacı, arzusu olursa yerine getirmek için birbirleriyle yarışıyorlarmış. Ancak birbirleriyle didinmeden de duramıyorlarmış.
Baba içlerinden birini çağırıp kardeşlerini toplamasını istemiş. Kısa sürede on iki evlat babalarının başına toplanmış. Baba, her birinin bahçeye çıkıp, birer tane odun getirmesini istemiş. Ne çok ince ne çok kalın. Evlatlar babalarının isteğine bir anlam veremese de; bahçeye çıkıp birer tane odun bularak getirmişler. Tam ihtiyar adamın istediği gibi “Ne çok ince ne çok kalın”. Baba bir de ip isteyip; on iki evlattan gelen on iki odunu üst üste koyup birbirine gücü yettiğince bağlamış.

Babanın Son Öğüdü yazısına devam et

GÜL BABA KİMDİR….?

gul-baba-turbesi-budapeste-macaristanGül Baba (asıl adı Cafer; ö. 01.09 1541) bir Bektaşi Babası, derviş ve şair olmaktadır. Doğum yeri Amasya’nın Merzifon ilçesidir.Osmanlı Padişahı Kanuni Sultan Süleyman’ı etkileyen ve avrupa taaruzlarına katılan önemli bir Bektaşi Babası dır. Hayat yolu Evliya Çelebi tarafından yazılı kaynaklara geçirildi. Gül Baba’nın Budapeşte’de türbesi ve heykeli bulunuyor. Başından gülü elinden ise tahta kılıcı eksik olmazmış. Savaşlarda başının üstünde bir gül taşıdığı için Gül Baba diye anıldığı rivayeti nesilden nesile iletilir.

1481’de II. Bayezid döneminde Galata’nın üstleri, Perşembe Pazarı’nın Voyvoda Konağı’nın yukarılarına düşen bölge, sık ağaçlarla kaplı ve avlanmaya müsait bir bölgedir. Sultan II. Bayezid mevsim kış olmasına rağmen bu bölgede avlanırken, bir av dönüşünde, günlerini, yetiştirdiği gül fidanları arasında ibadetle geçiren Gül Baba’ ya rastlar. Gül Baba’nın kendisine sarı ve kırmızı güller sunmasından memnun olan Sultan, kendisinden dileğini sorar. Adını yetiştirdiği güllerden alan Gül Baba, bahçesinin ilerisindeki tepeyi göstererek, “Bu tepeye, mekteb-i irfan tesis ile, orada okuyup yazanları hizmet-i hümayununda istihdam eyle, vakti gelince devletine lazım olur” der. Sonuçta devlete görevli yetiştirmek amacını güden Galata Sarayı kurulmuş olurSayısız savaşa katıldıktan sonra, 1526 yıllında Kanuni’nin daveti üzerine Gül Baba Budin seferine katılıyor. 1531 yılında Budin’e gelmiş ve 10 yıl burada yaşamıştır. 1 Eylül 1541 yılında vefat etmiştir. 2 Eylül 1541 tarihinde 200 bin kişinin cenaze namazına katıldığı bilgileri Evliya Çelebi’den sözlü gelenekden yazılı kaynaklara dökülür. Yalnız Türkler tarafından değil aynı zamanda Macarlar tarafindanda cok sevilen ve Halen Macaristanda Gül Baba adiyla yasatilan efsanevi bir kişiliktir. Aynı isimle bir macar filmide mevcuttur. Evliya Çelebi, elinde büyük bir tahta kılıçla savaşlara katılan Gül Baba’ya bu lâkabın verilmesine, daima bir gül taşımasının sebep olduğunu da belirtmiştir.

GÜL BABA KİMDİR….? yazısına devam et

AŞIK PAŞA KİMDİR….?

asikpasaAsıl adı Ali olan Âşık Paşa bir büyük İs­lam âlimi ve tasav­vufta ön sıraları işgal eden Horasanlı Şeyh Baba İlyas’ın torunudur. Soy itibarıyla böyle ulu ve köklü bir ocağa mensuptur. Babası Muhlis Paşa’dır. Ancak o babasını iki yaşında kaybetmiştir.
Âşık Paşa ailesinin bü­yük bir dramı vardır. Aile bu acıların içinde kıvranmış ve bu durum 1239 yılından 1274 yılına kadar sürmüştür. Âşık Paşa’nın dedesi Şeyh İlyas, öğrencilerinin çokluğu ile ünü yayılmış bir hocadır. Ancak her gelenin, “Baba İlyas müridiyim” demesi onlara olan hâkimiyetini ve onları görüp gözetmeyi de güçleştirmiştir. Böylece Baba İlyas’ın müritleri ara­sına yabancı ve gayrimillî emeller besleyen Hristi­yanlar da katılmıştır. Baba İshak bunların başında gelmektedir. Aslen Karamanlı veya Kefersudlu (Malatyalı) bir Hristiyan olan Baba İshak, Şeyh İlyas’ın adını kullanarak, oğlu Elvan Çelebi’nin tabiriyle “bel­lerinde zünnâr kuşanan” (Zünnâr: papazların belleri­ne bağladıkları uçları sarkık, ipten örme kuşak) kimseleri etrafına toplayarak isyan çı­karmıştır. Türk tarihine “Ba­baî İsyanı” olarak geçen bu isyandan Baba İlyas’ın haberi bile yoktur. Elvan Çelebi’nin verdiği bilgilere göre isya­nı öğrenen Baba İlyas, Baba İshak adındaki öğrencisine haber gönderir. Kendisinin buna rıza göstermediğini, ayaklanmayı durdurmasını ister. Ancak bir Rum devleti kurmak niyetinde olan İshak onu dinlemez. Bunun üze­rine Baba İlyas, “Allah belanı versin, kolundaki kuvvet düşsün” diye İshak’a beddua eder. Bu is­yan sonucu, hiç alakası olmadığı hâlde, Baba İlyas öldürülür. Baba İshak da aynı akıbete uğrar. İşte bu isyan neticesinde Âşık Paşa’nın oğulları devletin takibine uğrar. Âşık Paşa’nın babası Muhlis Paşa hayatını bu takip ve tedirginlikler içinde geçirir. Âşık Paşa 1272 yılında Kırşehir’de doğar. Babası onu Şeyh İlyas’ın öğrencilerinden Şeyh Osman’a bırakır ve 1274 yılında da vefat eder. Âşık Paşa’nın asıl adı Ali’dir. Kaynaklarda Ali Bin Muhlis Paşa olarak zikredilen Âşık Paşa, Şeyh Osman’ın yanında yetişir.

AŞIK PAŞA KİMDİR….? yazısına devam et

”SOMUNCU BABA”HAMİD-İ VELİ HAZRETLERİ

Osmanlı Devletinin kuruluş yıllarında Anadolu’da yetişen âlim ve velîlerin büyüklerinden. “Somuncu Baba” lakabıyla tanınıp meşhûr oldu. 1349 (H.750) senesinde Kayseri’de doğdu. İsmi Hâmid, babasının ismi Şemseddîn Mûsâ’dır. İlk tahsîlini babasından aldı. Babasının vefâtından sonra Şam’a giderek, Hankâh-ı Bâyezîdiyye’de ilim öğrendi. Tasavvuf yoluna girdi. Orada pekçok velînin sohbetlerine katıldı. Burada Üveysî olarak, mânevî yol ile Bâyezîd-i Bistâmî’den feyz aldı. Şam’da bir müddet ilim tahsîlinde bulunduktan sonra, Tebrîz yakınlarında Hoy kasabasında bulunan Hâce Alâeddîn-i Erdebîlî hazretlerinin huzûruna gitti. Var gücüyle hocasına hizmet ederek, ilim öğrendi. Tasavvuf yolunda üstün derecelere kavuştu. Alâeddîn-i Erdebîlî, bir gün Hâmid-i Velî’ye; “Artık bizden öğrendiğin ilmi, Allahü teâlânın dînini, insanlara öğretmek üzere Anadolu’ya git!” buyurdu. Ona böylece, insanları yetiştirmek için icâzet verdi. Hocasının bu sözleri, bâzı anlayışı kıt, hasetçi kimselerin, içlerinden Hâmid-i Velîye buğz etmelerine sebeb oldu. HâceAlâeddîn, Hâmid-i Velî’yi bütün talebeleriyle birlikte, “Şemseddîn-i Tebrîzî Makâmı.” denilen yere kadar uğurladı. Vedâ edip yanlarından ayrılınca, hased edenlerin de bulunduğu topluluğa dönerek; “Hamîdüddîn’in arkasından, gözden kayboluncaya kadar bakınız. Eğer dönüp bizden tarafa bakarsa, Anadolu’da onun ilminden istifâde ederler. Şâyet bakmazsa, onun ilminden hiçkimse istifâde edemez.” buyurdu. Orada bulunanlar merakla Hamîdüddîn’in arkasından bakmaya başladılar. Bu hâli cenâb-ı Hakkın izniyle anlayan Hâmid-i Velî, gözden kaybolmadan önce iki defâ arkasına baktı. Böylece onların hasedlerini giderdi. Büyük bir âlim ve veliyy-i kâmil olarak Kayseri’ye döndü.

”SOMUNCU BABA”HAMİD-İ VELİ HAZRETLERİ yazısına devam et

Süleyman Demirel Kimdir?Süleyman Demirel Hayatı

 Eski Cumhurbaşkanı ve unutulmaz siyasetçi Süleyman Demirel vefaat etti.Allah rahmet eylesin…

Isparta’nın Atabey ilçesine bağlı İslamköy’de doğdu. İlköğrenimini doğduğu köyde, ortaokul ve liseyi Isparta ve Afyon’da bitirdi. Şubat 1949’da İstanbul Teknik Üniversitesi İnşaat Fakültesi’nden mezun oldu.Aynı yıl Elektrik İşleri Etüd İdaresi’ nde göreve başladı. Önce 1949-1950, daha sonra 1954-1955 yıllarında Amerika Süleyman Demirel Kimdir?Süleyman Demirel Hayatı yazısına devam et

Baba Özlemi-Cansu Altunalan

BABA ÖZLEMİ

Baba babacığım nerdesin; yine mi yoksun?
Yine mi gelmedin?
Her kapı açıldığında koşuyorum kapıya,
Bakıyorum yine yoksun baba.
Hadi kalk! Yatma o kara toprakta.
Gel yanıma.

Sen yoksun yanımda baba.
Her sabah okula giderken arkadaşlarımı görüyorum,
Babalarının elinden tutmuşlar sıkıca.
Güle güle gidiyorlar.
Ne olur dön baba!
Ne olur baba, ne olur! Bende tutayım elinden sıkıca.
Bakayım yüzüne, güleyim sonra baba.
Hala ağlıyorum toprağının başında.
Kaçıyorum bazen okuldan, geliyorum yanına,
Uzanıyorum aramıza giren şu kara toprağa.
Bağırıyorum o anda çekil aramızdan, çekil çekil çekil !

CANSU ALTUNALAN