Etiket arşivi: Atatürk

10 Kasım Günü Hayat – Orhan AFACAN

ataturk50Altmış saniye durur On Kasım günü hayat
Dünyaya sunulan beden dilimizden bir ant.

”Canlı olan tadacak ölümü bir gün elbet
Türkiye, Cumhuriyet kalacak ilelebet.””

Bayrak yarıya iner Ata’ya saygısından
Çok uzağız ”Hürriyet yokluğu” kaygısından.

Etmiş Olsada Ata ahirete irtihal.
Kalbimizde sevdadır, gözlerimizde hayal.

On Kasım günü yine bütün millet huzurla
Anıyoruz özlemle, aşka, milli şuurla…

Yüzyılda bir yetişen tarihte tek önderdi
“Yurtta sulh, cihanda sulh; yaşam kul hakkı “”derdi.

Vatan için adanmış itibarlı bir hayat
Cumhuriyet yatırım, ne makam, ne saltanat.

Dokuz Eylül İzmir’de Gazi; ben, sen, o, bizdi
Şahadet parmağında “”İlk Hedef Akdeniz’di.”””

İzmir’in Kurtuluşu sanki yolun başıydı
10 Kasım Hakka teslim oluşun savaşıydı.

On Kasım günü ne yas, ne ağıt, ne dövünme.
On Kasım günü muasırlaşmayla övünme

On Kasım günü gecen senelerle yüzleşme.
On Kasım günü gelen senelerle sözleşme.

ORHAN AFACAN
İzmir-2013.11.10

9 defa görüntülendi

Sivas Kongresi Beyannamesi

sivaskongresi1Sivas Kongresi Beyannamesi’nde Alınan Kararlar

  • Milli sınırlar içinde bulunan vatan bir bütündür; birbirinden ayrılamaz.*Kuva-yı Milliye’yi yetkili ve milli iradeyi hakim kılmak esastır.
  • Osmanlı ülkesinin herhangi bir kısmına yapılacak müdahale ve işgal Ermenilik, Rumluk teşkili gayesine yönelik hareketlere toptan karşı konacaktır.
  • Azınlıkların her türlü güvenliği sağlandığından siyasi egemenlik ve toplum dengesini bozacak ayrıcalıklar verilemez.
  • İstanbul hükümeti, bir dış baskı karşısında topraklarının herhangi bir parçasını bırakmak zorunda kalırsa, buna karşı bütün tedbirler alınır ve kararlar verilebilir.
  • Mondoros Mütarekesi imzalandığı tarihte sınırlarımız içinde bulunan, halkı Müslüman olan topraklar üzerindeki tarihi, ırki, dini ve coğrafi haklarımıza saygı gösterilmesini ve bunlara aykırı girişimlerin geçersiz hale getirilmesini bekleriz
  • Devletin bağımsızlık ve bütünlüğü saklı kalmak şartıyla topraklarımızı ele geçirmek isteği olmayan herhangi bir devletin ekonomik, teknik ve sınaî yardımlarını memnuniyetle karşılarız
  • Millî iradeyi temsil etmek üzere Millet Meclisinin derhal toplanması mecburidir.
  • Millî vicdandan doğan cemiyetler birleşmiş, Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti adını almıştır. Bu cemiyet her türlü fırkacılık cereyanlarından, şahsi ihtiraslardan uzaktır. Bütün Müslüman vatandaşlar bu cemiyetin tabii üyesidirler
  • Umumi Kongre tarafından kutsal gayelere erişmek, bunları takip etmek için bir Temsil Heyeti seçilmiştir.

Sivas Kongresi Beyannamesi yazısına devam et

SAVARONA YATI

2009-10-06-Savarona-bigİsmini Hint okyanusundaki bir deniz kuşundan alan Savarona yatı, Golden Gate ve Brooklyn köprülerini imal ederek servet sahibi olmuş olan John Roebling isimli mühendisin torunu, Richard M. Cadwallader’in dul eşi Bayan Emily Roebling Cadwallader tarafından Almanya’nın Hamburg şehrinde, Blohm und Woss tersanesine Gibbs ve Cox dizaynı olarak sipariş edilmiştir. Yapımına 29 Temmuz 1930 tarihinde başlanan yat 28 Mart 1931 tarihinde denize indirilmiştir. Yat 4.000.000 USD‘a imal edilmiştir.

Yat, döneminin en büyük özel yatı olup, içi antika meraklısı sahibinin isteği doğrultusunda dünya’nın dört bir yanından getirilmiş özel ve tarihi eşyalarla zenginleştirilmiştir.

Savarona denize indikten sonra Atlantik’te, Akdeniz’de ve Kuzey Afrika sularında dolaştı. Yatını çok seven Bayan Cadwallader, Amerikan hükümetince ülke dışında imal edilmiş teknelerden istenen tescil ile teknenin bedeli kadar gümrük vergilerinin yüksekliği nedeniyle yatını Amerika’ya götürememişti. Bu sebeple yatını kullanamayan sahibesi onu satmaya karar verdi.

Ulu Önder Atatürk döneminde uzun bir süre ‘Cumhurbaşkanlığı Yatı’ olarak Ertuğrul Yatı kullanılmıştı. Atatürk, denize olan büyük sevgisi nedeniyle İstanbul’da bulunduğu yaz aylarında özellikle Moda Koyu’nda yapılan yelken ve kürek yarışlarını Acar Motoru ve Ertuğrul Yatı’ndan izlemekten de büyük bir zevk alırdı.

Atatürk; İran Şahı Rıza Pehlevi, İngiliz Kralı VIII. Edward ve Ürdün Kralı Abdullah’ı da Ertuğrul Yatında ağırlamıştır. 1938 yılında Kral VII. Edward İstanbul’u ziyaret ettiğinde bacadan dökülen kurum Majestelerinin beyaz pazenlerini kirletince, Atatürk Ertuğrul’un hurdaya gönderilmesine karar vererek yeni bir cumhurbaşkanlığı yatı araştırılması için emir vermiştir.

SAVARONA YATI yazısına devam et

Atatürk’ün Türk Ordusuna Son Mesajı

ata 2Atatürk 29 Ekim 1938 Tarihinde  Cumhuriyetin 15.yılı için Türk Ordusu’na son mesajını yayınlamıştır.Atatürk son  mesajında şöyle diyordu:

                  “Zaferleri ve mazisi insanlık tarihi ile başlayan her zaman zaferle beraber medeniyet nurlarını taşıyan kahraman Türk Ordusu!

                   Memleketini,en buhranlı ve müşkül anlarda zulümden,felaket ve musibetlerden ve düşman istilasından nasıl korumuş ve kurtarmışsan;cumhuriyetin bugünkü feyizli devrinde  de askerlik tekbiğinin bütün modern silah ve vasıtaları ile  mücehhez olduğun halde,vazifeni aynı bağlılıkla  yapacağına hiç şüphem yoktur.

                    Kahraman ordu!Bugün cumhuriyetin on beşinci yılını mütemadiyen(1) artan büyük bir ferah ve kudret içinde idrak eden büyük Türk Milleti’nin huzurunda,sana kalbi şükranlarımı beyan ve ifade ederken büyük ulusumuzun iftihar(2) hislerine de tercüman oluyorum.

                    Türk Vatanının ve Türklük Camiasının şan ve şerefini dahili ve harici her türlü tehlkelere karşı korumaktan ibaret olan vazifeni her an ifaya hazır ve amade(3) olduğuna ,benim ve büyük ulusumuzun tam bir inanç ve itimadımız vardır.Büyük Ulusumuzun orduya bahşettiği(4) en son sistem fabrikalar ve silahlarla bir kat daha kuvvetlenerek büyük bir feragat-ı nefs(5),ve istihkar-ı hayat(6) ile her türlü vazifeyi ifaya(7) müheyya(8) olduğunuza eminim.Bu kanaatle kara ,deniz ,hava ordularımızın kahraman ve tecrübeli komutanları ile subay ve eratını selamlar  ve takdirlerimi bütün ulus mücavecehesinde(8) beyan ederim.

                  Cumhuriyet Bayramı’nın on beşinci yıldönümü hakkınızda kutlu olsun..” 29 Ekim 1938

                                                                                                                                                                                            Mustafa Kemal ATATÜRK

Günümüz için  Türkçe Karşılıkları:

  1. Mütemadiyen:Ara vermeden sürekli,süreklilik
  2. İftihar:övünme, kıvanma, kıvanç, övünç Atatürk’ün Türk Ordusuna Son Mesajı yazısına devam et

29 EKİM CUMHURİYET BAYRAMINIZ KUTLU OLSUN

 

2

Türkiye Cumhuriyeti’nin 92. yıldönümünü gururla ve kıvançla kutlamaktayız. Cumhuriyet, her şeyini kaybetmiş olan bir milletin ulusal bağımsızlığını kazanabilmek için giriştiği milli mücadelenin sonucunda elde ettiği büyük bir zaferin sonucudur. Bu nedenle yüce Türk Milleti, kendine emanet edilen Türkiye Cumhuriyeti’ni, huzur ve refah dolu yarınlara ulaştırmak için hiç şüphesiz ki el birliği ile çalışacak, Atatürk ilke ve devrimlerine her zaman ve her konumda sahip çıkacaktır. Cumhuriyetimizin 92. yılını kutladığımız bu günlerde, geleceğe büyük bir ümit, inanç ve gayretle yürümek azmi ve de kararlılığı içindeyiz. Vatanımızın bölünmez bütünlüğüne ve ulusumuzun birliğine her zamankinden de çok ehemmiyet vermekteyiz. Bu duygu ve düşüncelerle, Cumhuriyetimizin banisi Büyük Önder Atatürk’ü ve de silah arkadaşlarını, canından aziz bildiği vatanı için kanlarını bu toprağa dökmüş şehitlerimizi rahmet ve minnetle bir kez daha yad ediyor Cumhuriyet Bayramınızı yürekten en kalbi sevgilerimizle kutluyoruz.

 


CUMHURİYET BAYRAMINIZ KUTLU OLSUN

11095255_atatrkfotoraflar1

Türk milletinin yeniden doğuşu ile kurulan Cumhuriyetin kutlamanın onur ve gururunu yaşamaktayız.Mustafa Kemal Atatürk önderliğinde kazanılan Milli Mücadele ile tarihte eşine çok az rastlanır bir başarı gerçekleştirilmiştir.Türk milleti bugün sana olan bağlılığını, özlemini ve sevgisini yürekten ve büyük bir sesle hep birlikte yinelemektedir. Cumhuriyet, her şeyini kaybetmiş olan bir milletin ulusal bağımsızlığını kazanabilmek için giriştiği milli mücadelenin sonucunda elde ettiği büyük bir zaferin sonucudur. Bu nedenle yüce Türk Milleti, kendine emanet edilen Türkiye Cumhuriyeti’ni, huzur ve refah dolu yarınlara ulaştırmak için hiç şüphesiz ki el birliği ile çalışacak, Atatürk ilke ve devrimlerine her zaman ve her konumda sahip çıkacaktır.Cumhuriyet Bayramınızı en içten duygularımla kutlar, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin kurulmasını ve gelişmesini sağlayan başta Atatürk olmak üzere tüm devlet büyüklerimizi minnet ve şükran duyguları içerisinde anar, vatanımız ve milletimiz uğruna canlarını feda eden tüm şehitlerimize Yüce Allah’tan rahmet dilerim.
Ruhun şad olsun. Yüce milletimizin Cumhuriyet Bayramı kutlu olsun…

CUMHURİYET BAYRAMINIZ KUTLU OLSUN

FETHİ OKYAR KİMDİR…..?

04Ali Fethi Okyar (d. 29 Nisan 1880, Pirlepe – ö. 7 Mayıs 1943, İstanbul), Türk asker ve siyaset adamı. Cumhuriyeti kuran öncü kadro içinde yer almış, Başbakanlık ve TBMM Başkanlığı yapmış, Atatürk’ün talimatıyla kurulan muhalefet partisi Serbest Cumhuriyet Fırkası’nı yönetmiştir. Yaşamı boyunca Mustafa Kemal Atatürk’ün en yakın kişisel arkadaşlarından biri olmuştur.1880’de bugün Makedonya’da bulunan Pirlepe’de doğdu. 1898’de Harbiye Mektebi’ne girdi ve 1900’de Piyade Teğmen rütbesiyle mezun oldu. 1904’te Kurmay Yüzbaşı olarak Selanik’te bulunan 3’üncü Ordu emrine verildi. Burada İttihat ve Terakki Cemiyetine katılarak, 1908 Devrimi’ni hazırlayan kadro içinde yer aldı. 1908’de binbaşılığa yükseltilerek Selanik Jandarma Subay Okulu Komutanlığına getirildi.

12 Ocak 1909’da Paris Askeri Ataşesi oldu. 3 Temmuz 1911’de Arnavutluk Harekâtında İşkodra Müretteb Kuvvetler Kurmay heyetine atandı. 6 Ekim 1911’de Enver Bey ve Mustafa Kemal ile birlikte Trablusgarp’a gelerek savunma kuvvetlerinde görev aldı.

Osmanlı Meclis-i Mebusanı’nın II. Dönemi için 13 Nisan 1912’de yapılan seçimde Manastır Milletvekili oldu. Meclisin kapatılmasından sonra orduya dönerek 17 Kasım 1912’de Çanakkale Boğazı Müretteb Kuvvetler Kurmay Başkanlığına atandı. 13 Ekim 1913’te Sofya Elçisi oldu. Aynı dönemde askeri ataşe olarak Sofya’da bulunan Mustafa Kemal’le dostluğu burada pekişti. Meclis-i Mebusan’ın III. Döneminin son yılında 8 Aralık 1917’de İstanbul Milletvekili seçilerek elçilik görevinden ayrıldı.

İttahat ve Terakki’nin düşmesinden sonra 14 Ekim 1918’de kurulan Ahmet İzzet Paşa hükümetinde Dahiliye Nazırı oldu. 8 Kasım’da eski rejim ileri gelenlerinden Talat, Enver, Cemal ve Sait Halim Paşaların yurt dışına kaçışına İçişleri Bakanı olarak engel olamamakla suçlanması, Ahmet İzzet Paşa kabinesinin istifasına neden oldu. 1 Kasım – 21 Aralık 1918 tarihleri arasında Mustafa Kemal ile birlikte Minber gazetesini çıkardı. İttihatçı gizli örgüte mensup olduğu iddiasıyla 10 Mart 1919’da tutuklandı, 2 Haziran 1919’da Malta’ya sürgüne gönderildi. Malta sürgünlüğü 30 Mayıs 1921’de serbest bırakılmasıyla sona erdi.
15 Ağustos 1921’de İstanbul Milletvekil olarak TBMM 1. Dönem’e katıldı. 10 Ekim 1921-4 Ekim 1922 arasında Dahiliye Vekilliği yaptı. TBMM 2. Dönem’de yeniden İstanbul Milletvekili seçildi. 14 Ağustos 1923’ten cumhuriyetin ilanına kadar İcra Vekilleri Heyeti Reisliği ve Dahiliye Vekilliği yaptı. Fethi Bey kabinesinin istifasına yol açan siyasi olaylar, 29 Ekim 1923’te bir anayasa değişikliği ile Cumhuriyet’in ilanına neden oldu.

Cumhuriyetin ilanından hemen sonra, 1 Kasım 1923’te TBMM Başkanı seçildi. 1 Kasım 1924’te yine Başkan seçildi. Ancak aynı ay içinde Kâzım Karabekir ve Ali Fuat Paşaların liderliğinde bir grup milletvekilinin Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası adıyla muhalif bir parti kurmaları üzerine 22 Kasım 1924’te İsmet Paşa yerine Başbakanlığa getirildi. Bu atamada, sertlik yanlısı olarak tanınan İsmet Paşa’ya karşılık Fethi Bey’in ılımlı ve uzlaşmacı kimliği rol oynadı. Ancak üç ay sonra Doğu’da Şeyh Said İsyanı’nın patlak vermesi üzerine uzlaşma politikası iflas etti. 2 Mart 1925’te hükümet istifa etti, İsmet Paşa yeniden başbakan oldu. Aynı gün ilan edilen Takrir-i Sükûn Kanunu ile ülke çapında muhalefet susturuldu. Terakkiperver Fırka kapatıldı. Fethi Bey Paris Büyükelçiliğine atanmayı isteyerek Türkiye’den uzaklaştı.

FETHİ OKYAR KİMDİR…..? yazısına devam et

19 MAYIS ATATÜR’KÜ ANMA GENÇLİK VE SPOR BAYRAMI KUTLU OLSUN

MYvO5kBundan 96 yıl önce yokluk ve sefalet içinde yaşayan Türk Milleti, Ulu Önder Atatürk’ün 19 Mayıs 1919 tarihinde Samsun’a ayak bastığı gün, bağımsızlık meşalesini yakmış, esarete boyun eğmeyeceğini bütün dünyaya ispatlamıştır. Ulu Önder Atatürk bugünün tarihinde yatan anlamını daha iyi idrak edebilmeniz için, temelinde dostluk, barış, sevgi ve kardeşlik duyguları taşıyan spor ile bütünleştirip bayrama dönüştürerek sizlere armağan ederken, bütün insanlık alemi ile dünyaya mesaj vermiştir. Türkiye’de genç olmakla, dünyanın herhangi bir ülkesinde genç olmak aynı şey değildir. Bu ülkenin gencecik bir kumandan ve ilim irfan ehli gencecik bir ordu tarafından kurulduğunu asla unutmuyoruz. Bu nedenle, gençlerimize yüz yıllık, bin yıllık bir minnettarlık ve sonsuz bir hürmetle bakıyoruz.19 Mayıs, bağımsızlığına düşkün Türk milletine vurulmak istenen esaret zincirlerinin parçalama kararlılığının ve Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşuna öncülük eden Kurtuluş Savaşı’nın ilk kıvılcımının tarihidir.

 

ATATÜRK’ÜN SANAT HAKKINDA GÖRÜŞLERİ

Ataturk_ve_Heykel_by_ataturk_gencligi

  • “Sanatsız kalan bir milletin, hayat damarlarından biri kopmuş demektir.”
  • “Bir millet ki resim yapmaz, bir millet ki heykel yapmaz, bir millet ki fennin gerektirdiği şeyleri yapmaz; itiraf etmeli ki, o milletin ilerleme yolunda yeri yoktur.”
  • “Yüksek bir insan topluluğu olan Türk Milleti’nin tarihi bir özelliği de, güzel sanatları sevmek ve onda yükselmektir.”
  • “Hepiniz milletvekili olabilirsiniz, bakan olabilirsiniz. Hatta Cumhurbaşkanı olabilirsiniz, fakat sanatkar olamazsınız.”
  • “Sanatkar, toplumda uzun çaba ve çalışmalardan sonra, alnında ışığı ilk duyan insandır.”
  • “Bir millet sanattan ve sanatkardan mahrumsa, tam bir hayata sahip olamaz.”
  • “Bir milletin sanat yeteneği, güzel sanatlara verdiği değerle ölçülür.”
  • “Güzel sanatların hepsinde, ulus gençliğinin ne türlü ilerletilmesini istediğinizi bilirim. Bu yapılmaktadır. Ancak bunda en çabuk, en önde götürülmesi gerekli olan Türk Musikisidir. Bir ulusun yeni değişikliğinde ölçü, musikide değişikliği alabilmesi, kavrayabilmesidir.”

ATATÜRK’ÜN SANAT HAKKINDA GÖRÜŞLERİ yazısına devam et

MUSTAFA KEMAL’SİN KOMUTANIM

Cumhurbakan_Atatrk_siperdeki_bir_Trk_askeri_ile_birlikte20_Austos_1937
İtalyanların Habeş Harbi sıralarında idi. Ege kıyılarında kıta ve tahkimat komutanları çok titiz davranıyorlar, kıtaya herhangi bir yabancının sızması olasılığına karşı erleri sık sık uyarıyorlardı.

Bu günlerin birinde Atatürk’ün teftişe geleceği haber alındı. Atatürk beklenilen günde yanındaki erkanı ile geldi. Kıtaları teftiş edip dolaşmaya koyuldu.

Savunma mevzilerinden birine giden yolun dönemecinde Atatürk birdenbire durdu. Yanındakilere:

– Siz beni burada bekleyiniz, ben yalnız gideceğim, dedi.

Yanındaki komutanlar tereddütle birbirlerinin yüzüne baktılar. Fakat, tabii bir şey söyleyemediler.

Atatürk patikanın kıvrımını döndü. Koruganın hakim bir noktasında nöbet bekleyen Mehmetçiğe doğru yürüdü. Uzaktan gelen bir sivilin kendisine doğru yürüdüğünü gören Mehmetçik hemen silahına davrandı. Daha fazla yaklaşmasına izin vermeden gür sesi ile:

MUSTAFA KEMAL’SİN KOMUTANIM yazısına devam et

ATATÜRK’ÜN YAVERİ ANLATIYOR….!

Atatürk’ün Yaveri anlatıyor……
Keyifle ve duygulanarak okuyacaksınız…
Gazi, çiftliğinde dolaşıp hava alırken oldukça yaşlı bir kadına rastladı.
Atatürk attan inerek bu ihtiyar kadının yanına sokuldu.

– Merhaba nine.
Kadın Ata’nın yüzüne bakarak hafif bir sesle;

– Merhaba dedi.
– Nereden gelip nereye gidiyorsun?
Kadın şöyle bir duralayıp;

ATATÜRK’ÜN YAVERİ ANLATIYOR….! yazısına devam et