Etiket arşivi: aşk

Aşk Ve Muhabbetle

MUHABBET NEDİR?

Muhabbet, kelime olarak ülfet, ünsiyet, dostluk, faziletten sayılan ve hoşlanılan şeylere karşı ruhun meyli… Gönlün iyi ve güzel gördüğü şeyi sevmesi, istemesi, manevi haz aldığı, kendisinde hayır ve kemâl/olgunluk bulduğu bir şeye eğilim ve alaka duymasıdır. Türkçemizde şöyle bir tabir vardır: “Muhabbet kantarla, alış-veriş miskalle”. Yani dostluğun-sevginin-muhabbetin ölçüsü geniştir. Ama iş alış-verişe, maddi münasebetlere gelince hassasiyet artar; bu noktada dikkatli olmak lazımdır.

Muhabbet kâinatın ruhudur. Kâinattaki varlıkların tamamı, hakikatte muhabbettedirler. Yerin göğün, ikisi arasındaki her şeyin, bilinen bilinmeyen bütün varlıkların yaratanı, hakiki sahibi Hz. Allah’tır. Hepsi de O’nu muhabbetle tesbih etmektedirler. Onların muhabbeti/sevgisi tabiidir, fıtrîdir, yaratılışlarından gelmektedir. Cezbe ve coşku manası nazar-ı dikkate alındığında muhabbet, hem canlılar hem de camidat arasında geçerlidir. Mesela demir’le mıknatıs arasındaki cazibe, bu neviden bir muhabbettir. Canlılardan yani hayât sahibi olanlardan kastımız ise, insanların manen diri olanlarıdır. Yoksa manevi bakımdan ölü veya kör-sağır-dilsiz ve idraksiz olanları değil. Nitekim onlar hakkında Rabbimiz buyuruyor ki, “(Onlar) sağırlar, dilsizler, körlerdir…” (el-Bakara, 2/18) Binaenaleyh onlarda muhabbetin “me”sini bile bulmak muhaldir.

Aşk Ve Muhabbetle yazısına devam et

9 defa görüntülendi

Cuma Aşktır Aşkınız Baki Kalsın

“Hz”.Eyüp” dermans!z kaldi
imdat demedi
“Hz”.Yusuf” karanliga düstü
eyvah demedi.
“Hz”.ibrahim” atese düstü,
yandim demedi.
“Hz”.Hamza” nin cigeri söküldü feryat etmedi.
“Hz”.bilal” kayalarin altinda kaldi ezildim demedi
UNUTMA SIKINTI DERT TASA SEViLEN KULDAN BASKASINA iNMEDi
“”Rab-bim”” dilimizden sükrü kalbimizden imani eksik etmesin..! HAYIRLI CUMALAR

Sebepsiz Sevdiğim

Ey benim sebebi medden giryan olduğum hemzem..
Ey benim feryad-ü figan vaktim.
Ey benim aşk’ın yürür vaziyetteki secde halim.
Eğri sütunlardan cümle alame iklab eylediğim .
Bilmez misin görmez misin halimi ..
Kelamı hadrımı kıyamete bürüyenim.
Rahman aşkına
Kuran aşkına
Muhammed Mustafa aşkına duy beni..
Mekki sure gibi yeminlerdeyim inan..
Tefsiri muhkem edilenim.

Sebepsiz Sevdiğim yazısına devam et

Vuslat Aşk’ın En Acıyanıdır

Kalbim Ağır Geliyor Bedenime, Taşıyamıyorum…
Çok Defa Tövbe Ediyorum Onun Adını Yazan Kalemlere…
Olmuyor…!
İçim Öyle Dolu ki Onunla Dolup Taşıyor Kağıtlara…
Milyonlarca Kelime Harcıyorum Uğruna…
Bu Günlerde Takvimler Hangi Günü Düşüyor, Hangi Sevdaya Çizik Atıyor, Hangi Vuslata Gün Saydırıyor Bilmiyorum…
Yazının Kendisini Okuyan Gözlere Kavuşamadığı, Kelimelerin Bittiği, Kağıdın Kaleme, Kalemin Kağıda Küstüğü Yerdeyim…
Kaybedilmiş Günlerin Güncesini Tutmuyorum…
Yorgun ve Bezgin Yılların Rüzgarına Kapılmışım Sürüklenip Gidiyorum…
Ve Ben İlk Defa Bu Kadar Doluyum…
İlk Defa Kendimi Yazmak Zorunda Hissediyorum…
Cümleler Boğazıma Düğümleniyor…
Yazmak İstiyorum Ruhumun Derinliklerini…
Hüzünlerimi… Acılarımı…
Çabalıyorum Ama Olmuyor, Yazamıyorum…Kelimeler Parmaklarımın Uçlarında Esir Kalıyor…
Sıcak Bir Damla Gözlerimde Nedensiz Akıp Gidiyor Öylece…
Satırlar Çaresiz Suskunlarda…

Vuslat Aşk’ın En Acıyanıdır yazısına devam et

İmam Gazali’nin İlahi Aşk Tarifi

Milattan sonra 1058-1111 tarihleri arasında Horasan’da yaşayan İmam Gazali’nin 200 civarında eseri bulunmaktadır. “Mükasefet-ü’l Kulüb” (Kalplerin Keşfi), en önemli eserlerinden biridir. “Kalplerin Keşfi”, konu itibariyle Tasavvufi bir eserdir. Tasavvuf, kalp ile ilgilenen bir ilimdir. Cenab-ı Hakk’ın her gün ziyaret ettiği kalp, kuşkusuz temiz olmaya layıktır. Çünkü bu kulun Rabb’ine karşı edep kuralıdır. Kalplerin Keşfi adlı eserinde İmam Gazali ayet ve hadislere uygun tarzda Tasavvufu işlemiştir.
Aşk konusunda İmam Gazali’nin görüşleri

“Sevgi” canlı varlığın, haz veren bir nesneye karşı eğilimli olmasıdır. Söz konusu eğilimin güçlenmesi haline aşk denir.

Aşk duygusu, aşığın sevgilisine kul olması ve sahip olduğu her şeyi uğrunda feda etmesine yol açacağı bir dereceye varabilir.

İmam Gazali’nin İlahi Aşk Tarifi yazısına devam et

Aşkın Sırrı

“AŞK’IN SIRRI”
Esselâmü Aleykûm ve Rahmetullahi ve Berekatuhu.
Değerli Gönül Dostlarım….
Bu Günkü Sohbetimiz Bir Mübarek Yolun, “Aşk” Yolunun Sırat-ı Müstakim Yolunun Sırları İle Bir Söyleşi Tadında, Bir Muhabbet Tadında “Aşkın Sırrı” Makalemi Muhabbetten Öte Gitmeyecek Ve Bir Öğreti Olarakda Görebilirsiniz.
Dostlar ;Aşk’ın Sırrı Her Yürekte Farklı Olduğu Gibi, Yaşamdada Farklıdır. Bazı Yürekler Vardır, Ocağın Üzerinde Saatlerce Isıtsan Pişmez, Ama Bazı Yürekler Vardır ki; “ALLAH” Dediğin Zaman Başlar Dumanı Tütmeye. Hani Hz. Ebubekir Efendimizi Peygamber Efendimiz’e Şikayete Gelen Komşusu Gibi.
-Yâ Rasûlallah Hz. Ebubekir Ciğer Pişiriyor, Kokusu Burnunuza Mis Gibi Kokuyor….
Tabiki Rasûlallah Efendimiz Olaya Müdahale Edip Bizzat Hz. Ebubekir Efendimize Gidiyor. Bakıyor Hz. Ebubekir Zikr-i İlahî İle Meşgul, Anlıyor Tabi Zikrin Şiddeti İle Yanan Yürek Kokusunu. Dostlarım Varmı Böyle Bir Yürek…? O Sıddık, Rasûlullah Efendimizden Sonra Gelen En Büyük İnsan. Aşkın Sırrı “ALLAH” Diyen Yürekte. Hani Diyor Yâ Derviş “Bir Hû Çeksem Karşı ki Dağlar Titrerdi. Aman Allahım.,Nasıl Bir Kalp. İşte Aşkın Sırrı. Mum Gibi Erimiyorsa İnsan, Yanmaktan Bahsetmesin. Hz.Mevlâna’nın

Aşkın Sırrı yazısına devam et

Ey Yâr

Ey Yâr…….
Sen Bir Şiirsin Yüreğime Yazılan. Hemde Mürekkebi Kan Olan. Ilık ılık Yüreğime Damlayan. Uzaklardan Rüzgar Getirir Kokunu, Kokun Ruhumu Titretir . Sen Bir Şiirsin Her Mısrada Hüzünlendiğim. Sen Bir Şiirsin Yüreğimde Fırtınalar Esen. Her Kelimesinde Aşk Kokan.
Ey Yâr……
Gözlerime En Yakışanım, Ahiretimin Meyvesi, Duâ Duâ Dökülesim Var Yüreğine,Amin Deyip Kabul Eder misin..? Sen Bir Şiirsin Elimi Sol Yanıma Koyup Aklımla Değil, Yüreğimle Yazdım Seni. Âşk Topuklarından Etine Kadar İşlemiş Bir Nasırdır. Yâ Canın Acıya Acıya Adım Atacaksın, Yâda Canını Acıta Acıta Söküp Atacaksın.
Sen Bir Şiirsin, Yazsana Ey Yâr Ölürmüsün Bende Yada Öldürürmüsün Kendinde. Gel Ey Yâr Gönlümün Cemre’si Ol…! Önce Gözüme, Sonra Ruhuma En Sonunda Yüreğime Düş Isıt Yüreğimi Gel Ey Yâr.

Ey Yâr yazısına devam et

Aşkı Mevlana

AŞK’I MEVLANA
Değerli Arkadaşlar,
Esselamu Aleyküm Ve Rahmetullahi Ve Berekatuhu…
Bu gün İnşallah sizlerle tasavvufun güneşi Hz.Melana’dan bahsetmek istiyorum.Geçtiğimiz hafta Mübareğin Bizce ölüm Mevlanaca Düğün gününü Allaha Vuslatının 743.yılını rahmetle andık.Aşk’ın Merkezi,ışık kaynağı,yanmanın kor olmadan olmayacağını,sevginin ,muhabbetin ,teslimiyetin
İnanmanın,hamuşluğun tek kapısı olduğunu “Hamdım, piştim ve yandım”düsturuyla ” gönülleri feth eden Kalbin bir gün seni sevgiliye götürecek.Ruhun bir gün seni sevgiliye taşıyacak. Sakın acında kaybolma. Bil ki çektiğin acı bir gün dermanın olacak.”muhabbetiyle ifade etmiştir büyük düşünür.
Otuz eylül 1207’yi gösteriyordu takvimler.Adeta bir güneş,doğdu Horasanın Belh şehrine,Dünyaya bir derya doğdu. İnsanlığa sanki maneviyatın,sevgi ve hoşgörünün temsilcisi,Maşuğunu arayan Aşkla rahmetle geldi.Babası”Bilginlerin Sultanı” unvanını almış olan Hüseyin Hatibi oğlu Bahâeddin Veled’tir. Annesi ise Belh Emiri Rükneddin’in kızı Mümine Hatun’dur.
Edep onda,haya onda,samimiyet onda sanki küçücük kalbi ile tüm dünyaya mürşid olacağının müjdesini veriyordu.”Konuşmak bir “MANA” ise Susmak binbir Mana… “HERKES” konuşmasına konuşur Lakin Sükut “YÜREKLI” olanda yeşerir”Kendi deyimiyle

Aşkı Mevlana yazısına devam et

Büyük Düşünür Mevlana’yı 743.Yılında Anıyoruz

  1. Gel ne olursan ol yine gel” ve “Umutsuzluk kapısı değil bu kapı, nasılsan öyle gel” sözleriyle akıllara kazınan büyük düşünür ve alim Mevlana’yı 743.Vuslat yıl dönümünde rahmetle anmaya ve anlamaya çalışıyoruz.

Mevlânâ’da Yanma ve Olma Davası: AŞK

Yanmak ve olmak gönüller sultanı Mevlânâ”nın ilâhi aşka pervaz için öngördüğü iki önemli haslettir. Yanmada aşkın kavurucu harareti ve olgunlaştırıcı iksiri vardır. Mevlânâ bu yüzden eğitimini tamamlayıp medresede müderris ve camide vâiz olduğu dönemden sonraki hâlini: “Hamdım, piştim ve yandım” ifâdeleriyle anlatır.
Mevlânâ”ya göre bilgi yükü olan kitaplar sadece taşınmak için değildir. Mutlaka gönül dünyasında insanın her zerresini kuşatan bir aşk iksirine ihtiyaç vardır. Mevlânâ aşkı özellikle Divân-ı Kebîr ve Mesnevî”sinde son derece edebî ifâdelerle anlatır.

”Kalbin bir gün seni sevgiliye götürecek.
Ruhun bir gün seni sevgiliye taşıyacak. Sakın acında kaybolma. Bil ki çektiğin acı bir gün dermanın olacak.”
El Fatiha…..

Büyük Düşünür Mevlana’yı 743.Yılında Anıyoruz yazısına devam et

KALBİNİZ HAZİNE SANDIĞINIZDIR

Değerli kardeşlerim,

Esselamun Aleyküm ve Rahmetullahi ve Berekatuhu.

Hazine sandığı insanların en gizli, en saklı yerlerinde dünyadan en uzak noktalarına gömülmüş eşsiz mücevherlerin, Elmasların, Zümrütlerin barındığı kutsal bir yerdir. Her insanda mevcuttur. Yeterki içinde nelerin olduğuna vakıf olduğunu bilsin. Her karıştırdığında mutluluk devrelerini açabiliyorsa ne mutlu ona ki;AŞK’A yelken açmış, mutluluk limanına yol alan, huzur dolu, hırçın dalgalara dur diyebilen sevgi limanına varmak olacaktır tek rotası. Neler vardır bu sandıkta neler vardır. Hamuş gizlidir, suskunluğunu Her zaman olduğu gibi gizler ve sırla kaplar. Hep bekler, yıllar sonra gelir beklediği Hamuşu. suskunluğunu bozacaktır, hamuşun belki hallaç olacaktır hamuş. Dilim dilim, lime lime,olacaktır bedeni. Lakin yine hamuş bozmıyacaktır sessizliğini. Belki sandıkta gizlidir anlatacakları. Belkide gözleriyle anlatacaktır kevserin tatlı ve ılık şerbetini. Belki kalpler konuşacak günlerce, haftalarca Aşkın mabedi Mevlana ve Şems-i Tebrizi gibi, dökülecek kalpten hamuş bişnevine kavuşacak, tennuresini giyecek belki, Alemlere gülümseyerek Allah nidasıyla dönecek kendi etrafında, Haktan alıp halka dağıtacak EY YAAAAR bir bak sende huzur evine Hazine sandığına belki ;ağlayarak
Hamuş suskunluğunu bozar……..

KALBİNİZ HAZİNE SANDIĞINIZDIR yazısına devam et

Sevgi Ve Özlem Üzerine Bir Yazı

goztepe-60-yil-parki-gul-bahcesi-2cf2Her zaman istediğin gibi devam etmez her şey …
Bitmesin istediğin şeyler biter, gitmesini istemediklerin gider… “Gitme!” diyesin gelir ama susarsın, çünkü
çoktan kararını vermiştir
Gitme desen de gider …
Hiç uyumadan sabahladığın gecelerin olur, ağlamaktan gözlerinin şiştiği gecelerdir onlar. Onu en çok özlediğin, aramasını en çok beklediğin, ona en çok ihtiyacın olan gecelerdir. Ama o ne arar, ne sorar, ne de özler …
Kırık bir kalple onu sevmeye devam edersin …
İçinden bir şeyler kopar zamanla. Önce aramasını beklemeyi bırakırsın, sonra onu takip etmeyi… sonra da numarasını silersin …
Ortak arkadaşlarınızla daha az görüşürsün; çünkü ondan bahsederler, acırsın… Ortak şarkılarınızı bir
daha dinleyemezsin; çünkü onu hatırlatır, acırsın…

Sevgi Ve Özlem Üzerine Bir Yazı yazısına devam et