Etiket arşivi: Allah

Allah İçin Ağlamak Güzeldir

Meşhûr velîlerden Ahmed bin Ebü l-Havârî (rahmetullahi teâlâ a- leyh) buyurdular ki: “Ağlamanın en güzeli ve iyisi, İslâma uygun olma­yan amellerle geçirilen ömür için kulun ağlamasıdır.”

Gâziantep velîlerinden Aydî Baba (rahmetullahi teâlâ aleyh) Allahü teâlânın aşkı ile çok güzel şiirler söyledi. Dîvânında hocasının vefâtı üze- rine yazdığı mersiye şöyledir:

AĞLAYU AĞLAYU

Şeyhim bekâya gitti ben kaldım ağlayu ağlayu

Aktıkça kan bu dîdeden sildim ağlayu ağlayu

Geldi dil deryâsı cûşa, döndüm ol demek bî-hûşa

İhtiyârsız başım taşa, çaldım ağlayu ağlayu

Arttı derdim âh ile, göz kan döker dilhâh ile

Ser-tâ-kadem eyvâh ile, doldum ağlayu ağlayu

Yandı dil nâr-i furkata, sabrolunmaz bu hasrete

Şimdi deryây-i hayrete, daldım ağlayu ağlayu

Allah İçin Ağlamak Güzeldir yazısına devam et

Aşk Denince Rabbim Gelir Aklıma

Ben O Dünyayı Güneşin Etrafında Döndürene Aşığım, Hz. İbrahimi Oğluyla İmtahan Edendir Benim Aşkım Rasûlallah Efendimizi Mağaradan Çıkaran, Ayetel Kürsi’nin Sahibidir Benim Aşkım. O Alemlere Rahmettir, Kun Fe Yekun Der Her Şey Oluverir Nazarında. Kalplerimizi Senin Zikrinle Dillendir Yâ Baki, Haya Ederek Senden Utanıyoruz Rabbim, Sen Bizim Kalıplaşmış Günahlarımızı Af Et, Bizi Bize Bırakma ALLAH’IM.
Biz Sana Görmeden Aşık Olduk, Öyle Bir Yanalım ki ;Adı “Aşk” Olsun. Rabbim Sen Şafi İsminle Hasta Gönüllerimize Şifa Ver,,,
Darda Kalmışlara Ya Vedud, Ya Vedud, Diye Çağırdıklarında Yeryüzüne En Güçlü Ordularını Yollayan Rabbim, Sen Gönüllerimizi Muhabbetullahla Dolduransın, ilmi İslamı Gönüllerimize Kazıyan, Bilali Habeşi’nin, Kızgın Çöllerde Yanında Varlığını Hissettiren, Vücudu Senin Dinini Yüceltmek İçin Yüzlerce Kılıç Darbesine Maruz Kalan Büyük Komutan Halid Bin Velid’i İslam’la Şereflendirensin, Üç Yüz Kişilik Bir İslam Ordusunu, Üçbin Kişilik Müşrik Ordusuna Karşı Muzaffer Eyleyensin, Hz. Yusufu Zindanlara Atıp Mısıra Sultan Yapanda Sensin Allahım.

Aşk Denince Rabbim Gelir Aklıma yazısına devam et

Allah Teala buyurdu ki;

Allah Teala buyurdu ki;
Kullarım arasında öyleleri vardır ki, onların imanları ancak fakirlikle düzelir. Eğer onlara zenginlik verirsem, bu durum onların (imanlarının) bozulmasına yol açar.
Kullarım arasında öyleleri vardır ki, onların imanları ancak zenginlikle düzelir. Bunlar fakirliği düştükleri zaman imanları da bozulma tehlikesine girer.
Yine kullarım arasında öyleleri vardır ki, imanları ancak sağlıklı olmakla yoluna girer. Bunlara hastalık versem, onların bozulmasına sebep olur.
Kullarım arasında öyleleri de var ki, ancak hastalık ile imanları selamete erer. Bunlara sıhhat verdiğimde, bu durum bozulmalarına neden olur.
Kullarımdan bazıları ibadet yoluna girip abidlerden olmak isterler. halbuki ben, bu kimselerin kendilerini beğenip ucba düşmemeleri için onların bu isteklerine engel olurum.
Ben kullarımın kalplerindekini bilir ve işlerini düzene koyarım. Çünkü ben her şeyi bilirim ve her şeyden haberdarım.

Kaynak;(Taberani, El-evsat nr:613; Kudai, Müsnedül-Şihab, nr:1456; Heysemi, ez-Zevaid, nr:17951; Camiul Ulum Ve-l Hikem, İbn Recep el-Hanbeli)

Allah İyiliği Emreder

Kur’an’dan Öğütler: Allah; Adaleti, İyilik Yapmayı, Yakınlara Yardım Etmeyi Emreder; Hayâsızlığı, Fenalık ve Azgınlığı da Yasaklar

“Şüphesiz Allah, adaleti, iyilik yapmayı, yakınlara yardım etmeyi emreder; hayâsızlığı, fenalık ve azgınlığı da yasaklar. O, düşünüp tutasınız diye size öğüt veriyor.” (Nahl, 16/90)

Yüce Allah, bu ayet-i kerimede toplumsal huzurun yapı taşlarından en önemlilerini sayarak bunları yerine getirmemizi emretmiştir. Her şeyi yerli yerine koyup, ölçülü hareket etmek, hakkı yerine getirmek anlamına gelen adalet; zulmün, haksızlığın, dengesizliğin karşıtıdır. Sahip olduğumuz konum her ne olursa olsun gücümüz nispetinde adaletli davranmak, adaletin sağlanması için gayret etmekle mükellefiz. Örneğin ailede ebeveyn olarak çocuklar arasındaki adaleti sağlamakla yükümlüyüz.

Allah İyiliği Emreder yazısına devam et

Allaha Yakarış

Esselamu aleyüm ve rahmetullahi ve berekatuhu Ey  Allah’ım…
Sana yakarışım Kirli bir gönülle pişmanığın vermiş olduğu hüzünlü bir kalple yazıyorum.Rabbim senin bizlere vermiş olduğun ,kulum diyerek ama bizim kalbimizin yolları tıkalı olması hasebiyle senden gelenleri göremedik Allahım.Biz sana,haram ve günahlarımızla senin fedakarlıklarını bilemedik.Ama acizliğimizi herdaim anladık.
Ey Allahım…
Seni bilemedik,bilsekte hayatımıza nakşedemedik.Senin kelamından güzel ne var ki yeri göğü yaratan rabbim.Sen Sübhansın,Sen Rahmansın,Dünya ve ahiret hayatının hakimisin.Dediğin gibi yerlerin ve göklerin sahibisin.Bizler aciz kullarız ve Sensiz  bir hiçiz.Senin ne kadar rahmet sahibi olduğunu bilemiyor ve idrak edemiyoruz.
Ey Allahım…
Yetimlerin ,güçsüzlerin,biçarelerin,kainatın sahibi,maliki mülk edeni,kimsesizlerin kimsesisin.Bizler küçük beyinlerimizle ancak sana kulluk yerine isyanda bulunduk affet Allahım.Bütün ümmeti müslüman senin yolunda,senin aşkınla yanıp tutuşurken,verdiğin nimetlere şükürsüz kalmış bir kul olarak ,gidilecek kapının senin kapından başka bir yer olmadığını bizlere gösterdin Allahım.

Allaha Yakarış yazısına devam et

Allah Dostları Der Ki…

Şartlar“Sırların sırrına ermek için sende anahtâr vardır.” Sezai Karakoç

Ta’zim (hürmet), insanı küçültmez, bilakis, yüceltir. Doğruların yıkılışı, bir “ân” işidir. Çünkü bunlar, şâhın kapısında beklerler. Halkı Hakk’a çağırmaya memur edilmişlerdir. Bunlar, ellerini birbirlerine vurduğu zaman gözden kaybolacak kadar küçülür. Başına gelecek bir iş olursa, sabır eliyle karşıla. Şifâ buluncaya kadar dur; bağırma, çağırma… Şifâ gelirse, şükür eliyle al. Celal perdesi açılırsa secdeye kapan… Allah, Peygamber sevgisini, fâkirlik hâli ve bela takip eder. Belâ karşısında dağ gibi olmalısın…

İmân sahibinin çoğu hali, sıkıntıyla geçer. Elindeki şeyler çok bile olsa yine de sıkıntı içindedir. Çünkü, bağlanmış olduğu birçok prensipler vardır. Onları yerine getirmek güçlüğü içinde kıvranır. Dünyada ancak bir prensibe bağlı olmayanlar rahat eder. Onlar da hiçbir dine söz vermeyen dinsizlerdir.

Allah Dostları Der Ki… yazısına devam et

Allah sana şifâ versin.

sifa_duasi-1024x835Rahman ve Rahîm olan Allah’ın ismiyle.

Allah’ın ismiyle sana okurum. Allah sana şifâ versin. Ey insanların Rabbi, bunun ıstırabını giderip şifâ ver. Şifâyı veren ancak Sen’sin. Sen’in şifândan başka şifâ yoktur. Buna hiçbir hastalık izi bırakmayacak şekilde şifâ ihsân eyle! Âmîn. Rahmetinle ihsân eyle ey merhametlilerin en merhametlisi! Ezâ veren her şeyden, bütün zararlı gözlerden ve hasetçilerden Allah Teâlâ sana şifâ versin.

Kaynak: Mahmud Sami Ramazanoğlu, Dualar ve Zikirler, Erkam Yayınları

HANGİ HASTALIKLARA, HANGİ AYETLERİN OKUNMASI DAHA UYGUN OLUR

BAŞ AĞRISI/YARIM BAŞ AĞRISI(MİGREN)

 

TEDAVİ

Şimdi aşağıda zikredeceğimiz bir kısım hastalıklar için okunması uygun olan ayetleri zikredeceğiz. Fakat burada şunu belirtmekte fayda var. Bu zikredeceğimiz bir kısım ayetler genel olarak kuranın şifa olmasından yola çıkılarak ve okunacak olan hastalığa uygun ayet ve sureler seçilerek belirtilmiştir. Rasulullahın(s.a.v)bu ayetleri, belirli hastalıklara karşı okuduğuna dair bir delile rastlamadık. Fakat bazı kitaplarda bazı âlimlerin belirli ayetleri, belirli hastalıklara karşı okuduklarına rastlanmaktadır.[1] Biraz önce belirttiğimiz gibi bir kısım ayetlerin belirli hastalıklara okunmasının sebebi genel olarak kuranın bütün hastalıklara şifa olması ve bu zikredeceğimiz ayetlerin okunacak hastalıklara uygun olmasıdır. Mesela bu konunun iyice anlaşılması için şöyle diyebiliriz; bir göz hastalığı için tutup bir cehennem ayeti okunması veya bir hayız, iddet veya boşanma ayeti okunmasından ziyade bu hastalığa uygun, gözle ilgili ayetlerin seçilmesinin daha münasib ve isabetli olması hasebiyle seçildiğini vurgulamak isteriz.

Konuya geçmeden önce kuran veya hadis okunarak tedavi edilecek hastanın ağrıyan yere el konulması veya sürülmesi, üflenmesi, yedi kere okunması konularında ki delilleri zikretmek istiyoruz. Böylelikle kitabımızın başında da belirttiğimiz gibi her bir şeyi kurana ve sünnete uygun olmasına ve asla aykırı olmamasına dikkat etmiş olalım aynı zamanda kurana ve sünnete aykırı hareket etmemiş olalım.

Allah sana şifâ versin. yazısına devam et

Allah razı olsun

fdfAllah razı olsun

Sual: Allah bin kere razı olsun demek küfür olur mu? Çünkü Eshab-ı kiram kitabında (Allahü teâlâ, Eshab-ı kiramdan razı olduğunu bildiriyor. Allahü teâlânın sıfatları ebedidir, sonsuzdur. Onlardan razı olması da sonsuzdur. Bunlardan razı olması değişmez) deniyor. Allah bin kere razı olsun denince, Allah’ın razı olma sıfatının sanki değişeceği anlaşılıyor. Bu ise küfürdür. Şu halde, Allah bin kere razı olsun demek caiz mi?
CEVAP
Caizdir, mahzuru yoktur. Kimse o manada söylemez, tekit [vurgulamak] için; yani işin önemini bildirmek için söylenir. Bu husus Kur’an-ı kerimde ve hadis-i şeriflerde de vardır. Eshab-ı kiram için bir kere cennetlik dense yetmez miydi? Ama Allahü teâlâ bir çok âyette, onların cennetlik olduğunu bildiriyor. (Hepsine Cenneti söz verdim. Ben onlardan razıyım, onlar da benden razıdır) buyuruyor. (Hadid 10, Fetih 18, 29, Tevbe 100, Maide 119, Mücadele 22, Beyyine 8)

Daha başka surelerde de bu husus açıklanıyor. Sonuç olarak Allah bin kere razı olsun demenin mahzuru yoktur. Böyle söyleyenin bu işe çok sevindiğini gösterir. Yani maksat, manayı kuvvetlendirmektir.

Allah razı olsun yazısına devam et

Allahü teâlâyı çok anmalı

esmaihusnaAllahü teâlâyı çok anmalı

Sual: Allah’ı hatırlamak için hangi duaları okumak gerekir?
CEVAP
Müslüman, itikadını düzelttikten sonra, kul ve Hak borçlarını ödemeye gayret etmeli, fırsat buldukça her işte Allahü teâlâyı hatırlamaya çalışmalıdır! Bildiği dua ve tesbihleri okumak da Allahü teâlâyı hatırlamak olur. Kur’an-ı kerimde mealen buyuruluyor ki:
(Allah’ı çok zikredenlerin [ananların] günahları affolur ve büyük mükafat verilir.) [Ahzab 35]

(Kalbler ancak Allahü teâlâyı anmakla, itminana, rahata kavuşur.) [Rad 28]

(Allah’ın nimetlerini anın ki, kurtulasınız.) [Araf 69]

(Beni anın ki, ben de sizi anayım. Bana şükredin; nankörlük etmeyin.) [Bekara 152]

Hadis-i şeriflerde de buyuruldu ki:
(Allahü teâlâ, kıyamette buyurur ki: Dünyada bir gün beni hatırlayıp anan müslümanı, benden bir kerecik korkan müslümanı, Cehennemden çıkarın!) [Tirmizi]

Allahü teâlâyı çok anmalı yazısına devam et

ŞEYTANIN VESVESESİ

*Vesvese vermekten başka bir gücü olmayan seytanlasavas, daima müminlerle uğraşır. Eğer inanmayanlar ve münafıklar, ‘bizde vesvese yoktur’ diyorlarsa, bu doğru. Çünkü onlarda ahiret, tevbe, zikir, salih amel endişesi yok ki, şeytan onları kendi tarafına çekmek için bir çaba harcasın.
Şeytanın her türlü düşmanlığına rağmen, mümin, kalbine gelen vesveseden korkmaz, önemsemez ve Allah’a yönelip sığınırsa, vesvesenin ona hiçbir zararı olmaz. Hatta vesveseye uymadığı, Allah’a yöneldiği için sevap bile kazanır.
Rasulullah (A.S.) Efendimiz, nefis ve şeytandan kaynaklanan kötü düşüncelerin, konuşulmadığı ve onlarla amel edilmediği müddetçe insana bir zarar vermediğini ve affedildiğini müjdeliyor. (Buharî, Müslim)
Ashaptan bazıları Allah Rasulüne (A.S.) gelerek:
“Yâ Rasulallah! (Allah, ahiret, iman ve İslâm’a dair) kalbimize öyle düşünceler geliyor ki, gökten düşüp parçalanmak onları söylemekten daha iyidir. Bunun sebebi nedir?” diye sordular. Efendimiz (A.S.):
“Bu sırf imandır; sizde bulunan imanın alâmetidir.” buyurdu. (Müslim, Nesai, ) Yani, “siz Allah’a ve ahirete yöneldiğiniz için, şeytan vesvese ile kalbinizi karıştırmaya, içindeki iman cevherini çalmaya çalışıyor. Endişe etmeyin, bu sizin mümin olduğunuzun alametidir.” buyurdular.
Vesvese bazen ölüm ve ahiret halleri hakkında gelir. Bazen peygamberler, bazen melekler, bazen de manevi haller hakkında gelir. Bazen geçim ve rızık konusunda kalbe türlü korku ve endişeler atılır. Şeytan, bununla mü’minlerin Allahu Teala’ya itimadını sarsmak ister. Bazen şeytan günahları güzel gösterir, ibadetleri ihmal ettirir, Allah’ın rahmetine güvendirir, tevbeyi geciktirir. Bütün bunlar birer vesvesedir ve hiç birisine kıymet vermemelidir.

ŞEYTANIN VESVESESİ yazısına devam et

”MARİFETULLAH”ALLAHI TANIMA İLMİ

esmaihusna”MARİFETULLAH”ALLAHI TANIMA İLMİ
Elhamdulillâhi Rabbil âlemin Vessalâtü vesselâmü alâ Rasûlinâ Muhammedin ve alâ âlihî ve eshâbihi ecmeîn.
Bismillâhirrâhmânirrahîm
Her hayrın ve şerrin yegane yaratıcısı kendisinden başka İlah olmayan Allahu Tealadır. O’nun eşi ve benzeri ve dengi yoktur. Herkese kuvvet ve hayat veren O’dur.
MA’RİFET NEDİR?

Ma’rifet demek tanımak demektir. Ma’rifetullah demek ise, Allah’ı tanıyış bilgisi demektir.
Allahu Teala Zariyat Suresindeki bir ayette şöyle buyurdu, mealen;
– “Allah’a yakîn olarak inanabilmeniz için, yeryüzünde ve kendi nefislerinizde nice âyetlerler vardır. Bunları görmüyor musunuz?”
(Zariyat S. 20 -21)
Allahu Tealanın varlığını gözleriyle göklerde arayıp sonrada O’nu göremeyince Allah’ı inkar eden bir kimsenin durumu ne kadar esef vericidir. Allahu Tealanın varlığını bu alemde ve bu hayatta görmek imkansızdır. Allah, zatını sıfatları ile, sıfatlarını isimleri ile, isimlerini ise yarattığı mahlukları ile gizlemiştir. O’nu herhangi bir yaratığı görür gibi görmeye çalışmak ise, beyhude boşunadır. Çünkü O Allah, yaratılmışların hiç birine benzemez ki görülmesi de onları görmek gibi olsun. O’nu ancak müminler cennette nasılsız görebilecektir.
Allahu Teala “kendinizde nice ayetler var” derken, kudretinin ve ilminin büyüklüğünü gösteren nice işaretlere bakmamız isteniliyor. Bu ayetlerden bir kaçını belirtelim:

”MARİFETULLAH”ALLAHI TANIMA İLMİ yazısına devam et

DUA EDELİM

fdfDUA EDELİM
Allah’ım sana devamlı ve büyüklüğüne lâyık bir hamdle hamd olsun. Resûlullah efendimize, Ehl-i beytine, Eshâbına, O’nun yardımcılarına hayır duâlar olsun. Yâ Rabbî! Yerde ve gökte sana itâat edenlere merhamet eyle. Ey kerîm olan Allah’ım! Lütuf ve keremin hürmetine bütün günahlarımızı, hata ve kusurlarımızı affeyle. Yaptığımız zulüm ve haksızlıklar sebebiyle olan kul borçlarından bizi kurtar. Kereminle eğriliklerimizi düzelt. Kötülüklerimizi iyiliğe çevir.

Ey dilediğini yok ve dilediğini var eden Allah’ım! Kalan ömrümüzde bizi kötülüklerden koru. Râzı olmadığın, beğenmediğin şeyleri bize çirkin göster, beğendiklerini sevdir. Bizlere râzı olduğun işleri yapmayı nasîb eyle. Vefâtımıza kadar bu hâlimizi devamlı eyle. İrâdelerimizi bu hususta kuvvetlendir, niyetlerimizi sağlamlaştır. Bunlar için kalbimizi ıslâh eyle. Azalarımızı bu işlere yönelt. Bizi muvaffak kıl ve işlerimizde yardım eyle.

Yâ Rabbî! Bize senden utanmayı, beğendiğin her söze koşmayı ihsan eyle. Seçtiklerine, sevdiklerine nasîb ettiğin, beğendiğin işleri yapma ve seni devamlı anma hâlini, sırf senin için yapılan amellerin en güzelini yapmayı ömrümüzün sonuna kadar nasîb eyle. Ölümümüzü iyi eyle. Ölümü bize ikram, ihsân, sana yakınlık ve sevinç eyle; pişmanlık, üzüntü eyleme. Kabirlerimize neşe ve sevinç ile girmek nasîb eyle. Kabirlerimizi Cennet bahçeleri ve rahmetinin indiği yerler eyle. Orada bizi korkudan emin eyle. Dirilteceğin güne kadar bizi emin ve kalpleri huzurlu olanlardan eyle.

Ey yarattıklarını, geleceğinden şüphe olmayan günde toplayacak olan Allah’ım! Bizim o günden asla şüphemiz yoktur. Bizi O günün korkularından emin kıl ve sıkıntılarından kurtar. O günün büyük sıkıntısını bizden kaldır. Bizi Muhammed aleyhisselâmın yanında bulunanların arasına kat. Allah’ım! Hesabımızı kolay eyle. Lütfunla kereminle muâmele eyle. Bize amel defterimizi sağ tarafımızdan ver. Sıratı çabuk geçenlerden eyle. Tartı gününde sevabımızı ağır kıl. Cehennem ‘in sesini bize işittirme. Cehennem ‘den ve Cehenneme yaklaştıracak işlerden ve sözlerden kurtar. Lütuf ve kereminle bizi Cennet’te kendilerine ihsanda bulunduğun peygamberler, sıddıklar, şehitler ve Salihler ile beraber eyle.

DUA EDELİM yazısına devam et