«

»

Eyl 22 2012

KÖPEKLERDE HASTALIK VE BAKIMLARI

KÖPEK HASTALIKLARI

KÖPEĞİN VÜCUT BAKIMI, TEMİZLİĞİ VE EGZERSİZLERİ

Bakım, köpeğin sağlığını ve iş verimini olduğu kadar, görünümünü ve güzelliğini de etkiler. Bakımı gereğince yapılan köpek, kendini daha ilk bakışta belli eder. Tüylerinin parlaklığı ve düzeninden, hareketlerinin canlılığına, bakışlarındaki dikkat ve zekadan, davranışlarındaki güven ve uyuma değin her şey bunu yansıtır. Hepsinden önemlisi, bakılan köpek sevilen köpek demektir, değer verilen köpek demektir. Bu ise, bir köpeğin yetiştirilmesinde besin kadar önemli bir öğedir. Köpek bakımı belirli başlıklar altında toplanabilir. Bunları şöyle sıralayabiliriz:

1. Tüylerin ve Derinin Bakımı:

Köpek postlu bir hayvandır. Bu post, onun dış etkilere karşı korunmasını sağladığı gibi görünümünü güzelleştiren bir değer de taşır. Köpeklerin bir bölümünün tüyleri kısa, bir bölümünün orta uzunlukta, bir bölümünün ise oldukça uzundur. Doğal olarak uzun tüylü türler, daha büyük ve özenli bir bakım gerektirir. Özellikle tüy değiştirme zamanı olan ilkbahar, ve sonbahar süresince, bu iş daha büyük bir önem kazanır. Gerekli bakım yapılmadığı takdirde, köpeğin yaşadığı tüm çevre tüy döküntüleriyle dolar. Bu ise insanların sağlığı açısından büyük sakıncalar içerir. Köpek için ise başka açıdan önem taşır.

KÖPEK HASTALIKLARI

Fırçalanmayan ve bakılmayan tüyler, köpeği rahatsız eder, kaşındırır. Onları kendi çabasıyla düşürmeye çalışır. Bu ise yaralanmasına, cildinin çizilmesine ve mikrop kapmasına yol açabilir. Bazı deri hastalıkları ortaya çıkabilir. Bütün bu sakıncaları önlemek, köpeğin sağlıklı bir cilde ve tüylere sahip olmasını sağlamak için, normal zamanlarda günaşırı, tüy dökümü süresince günde bir kez fırçalamak yararlı ve gereklidir. Ancak, derinin bu devre içinde son derece hassaslaştığı unutulmamalı, sert kıllı fırçalar kullanmaktan kaçınılmalıdır.

Köpeğin özel bakım gerektiren bir tür olmadığı durumlarda, genel olarak şöyle bir yol izlenebilir. Tüylerin fırçalanmasına baş üstünden başlanılır ve orta sertlikteki kıl fırça ile hayvanın gerisine doğru sıkıca sıvazlanarak taranır. Sırt bölgesinin taranması bitince, göğüs yöresi ve köpeğin yanları aşağıya doğru ayaklara varıncaya değin düzenli sıralar halinde fırçalanır. Bundan sonra kıllar çıkış yönünün tersine, bir kez daha fırçalanır. Bu tarayış, kıl diplerini güçlendirdiği, deriye masaj yerine geçtiği gibi, kıl diplerine yerleşmiş bulunan toz ve zararlı maddeleri de kabartır. Bundan sonra, yeniden düzgün yönde bir fırçalama ile tüy bakımının birinci aşaması bitirilir.

Islatıldıktan sonra sıkılarak suyu iyice alınan pamuklu bir bez parçası, eski bir fanila ile köpeğin tüyleri çıkış yönünde bastırılarak silinir. Göğüs, karın, bacak ve bacak araları iyice temizlenir. Bu arada deri iyice araştırılarak, kene, pire gibi zararlıların bulunup bulunmadığına bakılır. Eğer görülürse önlemleri alınır.

Kısa Tüylü Köpeklerin Taranması: Kısa tüylü köpeklerin taranmasında kısa ve yumuşak kıllı fırçalardan yararlanılır. Sert ve uzun kıllı fırçalar kullanım bakımından elverişsiz olduğu gibi, köpeğin derisini de çizebilir. Bundan sonra tüylerin çıkış yönüne doğru yapılan fırçalanmayla bütün toz ve pislikler atılır. Köpeğin tüyleri düzenli, parlak ve sağlıklı bir görünüm kazanır.

Uzun Tüylü Köpeklerin Taranması: Uzun tüylü köpeklerin taranmasında, uzun ve sert kıllı fırçalardan yararlanılır. Böylece sık ve uzun tüylerin arasına girip onları temizlemek ve havalandırmak, düzen vermek mümkün olur. Bu amaçla, dişleri aralıklı taraklardan, tel fırçalardan da yararlanılabilir. Özellikle Kaniş gibi tüyleri kıvırcık ve sert olan türlerin tüy bakımında böyle taraklar ve tel fırçalar gereklidir.

2. Dişlerin Bakımı:

Genç ve sağlıklı köpeklerin dişleri beyaz, parlak ve diş taşlarından arınmıştır. Diş sağlığının, yaşla olduğu kadar beslenme ve bakımla da büyük ilişkisi vardır. Gelişme çağlarında kalsiyum gereksinimi yeterince karşılanan köpeklerin dişleri güçlü ve sağlam olur. Erişkin olduğunda, gevrek, iri sığır kemiği verilen köpeklerin dişlerinde diş taşları oluşamaz ve dişler aşınmalara karşı direnç kazanır.

Dişlerdeki renk sararması, kötü ağız kokuları her zaman diş taşlarından ileri gelmez. Kimi kere bunların nedeni sindirim bozukluklarıdır. Dişlerde görülen önemli arızalar ve diş taşları için mutlaka bir veteriner doktora gitmek gerekir. Ancak, kirli ve sararmış dişler, sertçe bir bezi limon suyuna batırarak silmek veya hidrojen perokside batırılmış bezle oymak suretiyle temizlenip beyazlatılabilir. Dişleri temizlemek amacıyla, kullandığımız türde diş fırçalarından da yararlanmak mümkündür.

3. Göz ve Kulak Temizliği:

Sağlıklı bir köpeğin gözü temiz, parlak ve canlıdır. Çapaklı, donuk ve kanlı gözler sağlıksızlık belirtisidir. Köpeklerde göz temizliğine özen göstermek, çapaklanma ve kanlanma olduğunda, asit borikli suya batırılmış bir pamukla gözleri silip temizlemek gerekir. Çoğunlukla üşütmeden ileri gelen çapaklanmalarda Camomile ve Borasit solüsyonlarının kullanılması yarar Sağlar. Aşırı ve inatçı olaylarda veteriner doktora başvurulmalıdır.

Kulaklar, köpeklerin önemli olduğu kadar duyarlı ve hastalıklara açık bir organıdır. Köpeğin tüylerinin fırçalanması sırasında kulaklar bilhassa incelenmeli kulağın içine doğru giden kıllar dışa doğru taranmalıdır. Köpeklerin kulaklarında, havadaki tozların kulak içlerine girmesini önleyen bir nemlilik vardır. Bunu, kulakta bulunan salgı bezleri sağlar. Böylece kulak kepçesinde tutulan kirler, duyarlı bölgelere girme olanağı bulamazlar. Ancak bunların kulak kepçesinde de fazla oranda birikmesi hastalıklara yol açar, sakıncalar doğurur. Bunların, asit borikli Suyla hafifçe ıslatılmış veya zeytinyağı ile nemlendirilmiş bir pamuk parçasıyla gerektikçe temizlenmesi zorunludur. Ancak bu temizleme sırasında büyük özen gösterilmeli kulak iç

Kulak kepçelerinde biriken kirlerin temizlenmesi, kulak sağlığı konusunda ilerde doğabilecek sorunların önüne geçer.

Kulakta görülebilecek akıntılarda dikkatli olunmalı, böyle durumla karşılaşıldığında zaman yitirilmeksizin veterinere başvurulmalıdır. Çünkü bu belirti, önemli bazı hastalıkların habercisi olarak görülebilmektedir.

4. Ayak ve Tırnakların Bakımı:

Özellikle ev dışında yaşayan, av gibi yürüyüş gerektiren görevler yüklenmiş bulunan köpeklerin ayaklarında aşınmalar, yaralanmalar, çizilmeler, tırnak kırılmaları görülebilmektedir. Bu nedenle, yapılan bakım sırasında ayaklar da gözden geçinilmeli, hayvana rahatsızlık veren bir durum olup olmadığı araştırılmalıdır.

Ayak ve tırnaklar bu iş için kullanıma elverişli bir fırça ile fırçalanmalı, eğer varsa, tırnak arasına sıkışmış olan kurumuş çamur parçaları, toz ve kinler temizlenmelidir. Dolaşılan yerlerde bulunan keskin kenarlı kayalar veya kırık cam parçaları, köpeğin taban yastıklarında derin kesiklere neden

Tırnaklarda kırılmalar olabilir, taban yastıklarına kıymık, diken batabilir. Bu gibi durumların bakım ve tedavisi anında yapılmalı, kesik, çizik ve tırnak yaralarının ihmal edildiğinde bazen büyük sorunlar çıkartabileceği unutulmamalıdır.

Kırılan tırnaklar gibi aşırı uzayan tırnaklar da bakım gerektirir. Normalden fazla uzayan tırnaklar kimi kere kıvrılarak köpeğin etme batar ve iltihaplanmalara yol açar. Kimi kere ise, sağa sola takılarak köpeği rahatsız eder ve sonunda kötü bir biçimde kırılır. Bütün bu nedenlerle zaman zaman köpeğin tırnağını kesmek gerekir. Köpeğin tırnağı, ya bu iş için özel olarak yapılmış bulunan Papağan Gagası adıyla anılan özel bir makasla, ya da manikür takımlarında bulunan herhangi bir tırnak pensi ile kesilebilir.

Tırnak kesilmesi,düşünüldüğü kadar basit bir iş değildir. Yanlış ve hatalı kesim büyük sorunlar yaratabilir. Tırnağın kesim sırasında fazla derin alınması kanamalara ve iltihaplanmalara yol açar. Resimdeki kesime dikkat ediniz. Tırnak, fazla derine gitmeden ve tırnak ucu kütleştirilmeden kesilmektedir. Pürüzlü ve kırık tırnakları törpülemek gerekir. Bu amaçla bildiğimiz tırnak törpüleri kullanılır. Törpülemenin, tırnağın çıkış yönünde olması gerekir. Ters yöne doğru yapılan törpüleme tırnak köklerini zedeler ve iltihaplandırır.

Bakımlı ve sağlıklı bir köpeğin ayaklarında, tırnaklar arasında yabancı herhangi bir madde bulunmaz. Tırnaklar bakımlı ve düzgündür. Uzamış, çatlamış, kırılmış tırnak yoktur. Taban yastıkları bakımlıdır, kesikler, yaralar ve kabuklanmalar görülmez.

5. Yıkama ve Temizleme.

Köpeklerin cilt dokusu, insanlarınkine oranla çok değişiktir. Köpeklerin ter bezleri yoktur. Yani terlemezler. Köpeğin derisi insanınki gibi hava almaya elverişli yapıda da değildir. Buna karşın köpek zengin sayılabilecek yağ dokusuna sahiptir. Bu yağ bezleri deriyi yumuşak ve dirençli kılan. Köpekleri, koktukları gerekçesiyle sık ve aşırı yıkayanlar, onların sağlığıyla oynar. Köpek, zorunluluk olmadıkça yıkanmamalıdır. Yıkanması gerektiğinde, bu sıcak yaz aylarına rastlatılmalıdır ya da çok iyi kurulanmasına özen gösterilmelidir. Aşırı yıkama derideki yağların yitirilmesine, derinin kuruyarak çatlamasına, tüylerin canlılığını kaybetmesine yol açar. Soğuk havalarda, özellikle ev dışında barındırılan köpeklerin yıkanması şiddetli soğuk algınlıklarına neden olabilmektedir.

Köpek, sağlığı açısından gerekli olduğunda veya sıcak yaz aylarında sı olmamak koşuluyla yıkanabilir. Köpeğin yıkanmasında bazı noktalara dikkat edilmelidir. Köpeğin yıkama suyu veya soğuk olmamalı, 35 C0 dolaylarında bulun malıdır. Köpeğin yıkanmasında kullanılacak şampuan, içinde yağ ihtiva etmelidir.

Kulaklara su kaçmaması için, birer parça pamukla kulakların kapatılması yerinde bir önlemdir. Çünkü, kulağa kaçan su büyük sakıncalar doğurur. Yıkanacak köpek, bir banyo küvetine, genişçe bir lavaboya veya leğene yerleştirilir. Baş kısmı hariç tüm gövde güzelce ıslatıldıktan sonra şampuan dökülerek köpürtülür ve bu köpükler, başın dışında bütün vücuda yayılır. Parmaklarla köpeğin vücuduna masaj yapılarak kirler kabartılır. Daha sonra, bu köpükler tümüyle temizleninceye, tüyler arasında sabun zerrelerinin kalmadığına emin olununcaya değin, uygun sıcaklıktaki suyla yıkanır. Bu arada, bir sünger ıslatılıp iyice sıkıldıktan sonra, köpeğin başı, yüzü, ağzının çevresi, gözlerin etrafı iyice silinip temizlenir. Bundan sonra köpek, yıkanılan yerden bir havluyla alınır. ılık, rüzgarsız, hava cereyanı olmayan bir yerde, eğer varsa elektrikli kurutma makinesi ile, yoksa havlu ile mümkün olduğunca kurulanır. Tüyler çıkış yönünde taranıp fırçalanır.

Eğer hava soğuksa, vücuttaki rutubet tamamıyla gidinceye kadar ev içinde tutulur. Hava güneşli ve sıcaksa, serbest bırakılarak, hareket hainde iken tüylenin kuruması ve güneşlenmesi için olanak tanınır. Ağız çevresinde uzun tüylere sahip olan köpekler, yemek sırasında bunarı kirletir. Böyle özellik taşıyan köpeklerin ağız yöresindeki tüyler, suyu sıkılmış ıslak bez veya süngerle temizlenebilir.

Köpeklerin sık sık yıkanması, yukarda belirttiğimiz gibi, türlü sakıncalar doğurur. Bu nedenle, köpeğin temizliğinde başka yöntemler de uygulanır. Bu amaçla testere talaşı denilen çok ince tahta talaşından yararlanılır. Toz halindeki bu talaş, köpeğin kıllarının arasına avuç avuç dökülerek tüylerle birlikte iyice ovuşturulur. Daha sonra, bunları dökmek için köpeğin tüyleri fırçalanır. Küçük yapılı, uzun ve seyrek tüylü, beyaz renkli bazı köpekler, beyaz tebeşir pudrası ile temizlenmekte iseler de, bu işlem tebeşir tozlarının çevreye dağılması nedeniyle pek pratik değildir.

6. Köpeğin Gezdirilmesi ve Egzersizleri: Bütün köpekler, türden türe süresi ve niteliği değişmekle birlikte, hareket etme ve egzersiz yapma gereksinimi duyar. Sürekli olarak evde yaşayan, narin yapılı bir süs köpeği, bile, bu gereksinimi yeterince sağlanmazsa, normal halini, hareketliliğini, neşesini ve bazen de sağlığını yitirir. Bu tür köpeklerin zaman zaman bahçeye çıkartılarak gezdirilmesi gerekir. Onların sağı solu dolaşmaları, öteyi beriyi koklamaları içgüdülerini canlı tutmaya, türlerine özgü koklama ve işitme duyularını doğal ortam içinde sınayarak özgüvenlerini kazanmalarına yarar. Bununla birlikte, böyle narin türlerin, fazla alışık olmadıkları dış ortamda uzun süre bırakılmaları, elverişsiz havalarda çıkartılmaları sağlıkları üzerinde iyi etki bırakmaz.

İri yapılı köpeklerin, bilhassa özel amaçlarla eğitilip çalıştırılan görev köpeklerinin bu gereksinimi çok daha fazladır. Bunlar, açık havada koşma, serbest kalma, eğitildikleri alanda egzersiz yapma gereksinimi duyarlar. Yarış köpekleri, av köpekleri, koruma ve bekçi köpekleri, çoban köpekleri uzun süre etkinlikten uzak ve hareketsiz bırakılmamalıdır. içgüdüsel tepkilerini doyurmak, eğitildikleri alandaki beceri ve yeteneklerini körleştirmemek için, sık sık uygun yörelere götürülerek serbest bırakılmalı. egzersiz ve antrenman yaptırılmalıdır.

İÇ PARAZİTLER:
Bu parazitlerin çoğu beslenip çoğaldıkları köpek bağırsaklarında hayatlarını sürdürürler. Yerde bulunan parazitlerle bulaşmış bir hayvan dışkısındaki yumurtalar, onu koklayan veya üzerinde yürüyen köpeklere bir tehlike oluşturur. Tedavisinden sonra köpeğinizi dışkı bulunan yerlerden uzak tutunuz. Teşhisleri en iyi şekilde Veteriner Hekiminiz tarafından saptanabilir. Bu parazitlerin bulunup bulunmadığını saptamak için o sizden köpeğinizin dışkısından bir örnek getirmenizi isteyecektir.

KURTLAR: Yuvarlak kurtlar : Anneleri tarafından köpek yavrularına doğum öncesi (plazental yolla) veya anne bakımı sırasında bulaşabilir. Bu 5 cm. uzunluğunda ince, beyazımsı veya açık kahverengi parazit bazen bulaşmış olduğu köpeğin dışkısında da görülebilir. Bazen de kusarak bu paraziti çıkarabilirler. Yavru köpeklerde yaygındır ve onlara şişkin göbekli bir görünüm verebilir. Larvası köpeğin bedeninde dolaşır. Bir yuvarlak kurt enfeksiyonundan büyüme bozukluğu, ishal, kusma, dışkıda kan, su kaybı, ve bazen zattüre oluşabilir. Tedavinin tekrarlanması ve uzun süre devam edilmesi gerekir.

KANCALI KURTLAR :Barsak parazitleri arasında en tehlikeli olanlar arasındadır. Annelerinden köpek yavrularına doğum öncesi veya anne bakımı sırasında bulaşabilir .Kancalı kurtların belirtisi arasında bitkinlik, kansızlık, iştahsızlık, siyah ve kanlı dışkıdır.
Trişin: Bu parazit köpeğin sindirim sisteminin alt ucuna yerleşir ve kronik barsak iltihaplanmasına, dışkıda mukus, kilo kaybı ve ishale yol açar.

BARSAK ŞERİTLERİ (TENYALAR):Bu parazitlerden bazıları larva şeklindeyken köpeğin pireyi yuttuğu zaman ortaya çıkar. İştah kaybı, kansızlık,ishal v.b belirtilere neden olurlar. Bazı tenya türleri insan sağlığı açısından çok önemli riskler içermektedir. Düzenli olarak mutlaka iç parazitlere karşı tedavi ve koruyucu tedavilerini yaptırmayı ihmal etmeyiniz.

KALP KURDU: Bir sivri sineğin sokması ile bulaşır. Bu son derece tehlikeli parazit köpeğin kalbine yerleşir ve gerek kalp gerekse de akciğer hasarına , öksürük, durgunluk ve bitkinliğe yol açar Bu hastalık akciğerleri, akciğerlere kan taşıyan damarları ve kalbi etkilemektedir. Belirtiler çabuk yorulma, öksürük, kusma, kilo kaybı, solunum güçlüğü ve bazen ani ölümdür.
Sivrisinekler olmadan bu hastalık yayılamaz. Subtropikal iklimli bölgelerde hastalık çok sık görülmektedir. Ancak göl, nehir ve deniz kenarlarında sivrisineklerin yoğun olduğu bölgelerde hastalık yine yoğun olarak görülmektedir. Köpeklerle karşılaştırıldığında kediler bu hastalığa karşı daha dirençlidir. Ancak enfekte olduklarında bu hastalık kedilerde daha şiddetli seyretmektedir.
Kalp kurdundan koruma çok basittir. Koruyucu ilaçlar sivrisinekler tarafından bulaştırılan larvaları öldürür. Birçok durumda aylık olarak kullanılan tabletler etkili bir koruma sağlamaktadır.

Kalp kurtların bulunup bulunmadığını saptamak için bir kan muayenesi yapılır Kalp kurdunun tedavisi zordur, ancak ona karşı önlem almak kolaydır. Bu konuyla ilgili Veteriner Hekiminizin belirleyeceği koruyucu programı onunla görüşünüz .Bir Veteriner Hekimin denetimi dışında hiç bir zaman bir köpeğe kalp kurdu tedavisi uygulamayınız. Detaylı bilgi için Friends Veteriner Poliklinliğini ararsanız size yardımcı olabiliriz.

DIŞ PARAZİTLER :Dış parazitler pireler, bitler, ve kenelerdir. Köpeğinizin derisinde yaşayan bu böcekler onu sadece rahatsız etmekle kalmaz aynı zamanda çeşitli hastalıklar bulaştırır ve iritasyonlarına bağlı değişik alerjik hastalıklara neden olurlar. Bazıları insanlara da hastalıklar bulaştırır.Bu yüzden onların varlığını dikkatli bir şekilde izlemekte fayda vardır.

PİRELER :Eğer köpeğinizde pire varsa büyük olasılıkla sizin bundan haberiniz vardır. Genelde onları görmek kolaydır. Pireler köpeğin kanını emerek beslenirler . Kaşıntıya ,alerjilere ve yutulduklarında barsak şeritlerini bulaştırırlar. Rutin pirelere karşı mücadele etmek en etkin yöntemdir. Yaşadığınız bölgeye göre,pire mevsimi birçok ay sürebilir. Pirelerin yumurtaları köpek üzerinde açılmaz bulunduğu ortamda uygun koşullarda açılır ve larval gelişimini tamamladıktan sonra köpeğe veya ortamdaki diğer hayvan ve insanlara geçer. Onun için sizin hem hayvanınızı hem de çevrenizi(hayvanın bulunduğu yeri ) ilaçlamanız gerekir. Her 1-2 haftada onun yatağını yıkayınız. Halıları ve aralıkları iyice makineden geçiriniz.(sonra kir torbasını atınız) Ve hayvanınıza Veteriner Hekiminizin önerdiği pire tozu, sprey, veya sıvı ilacı kullanınız.

KENELER: Kenelerin birçok çeşiti vardır iyi ki pireler kadar yaygın değiller. Bir kenenin ısırması hayvanlara birtakım kan parazitlerini bulaştırabilir. İnsanlarda da lyme dizisse neden olurlar. Köpeğinizin derisinde bir kene gördüğünüz zaman mümkün olduğu kadar onu kafasına yakın bir yerden bir cımbız ile sıkıştırarak onu çıkarabilirsiniz. Enfeksiyonu engellemek için ısırdığı yere alkol veya oksijen dökünüz. Eğer yüksek oranda kenelerin bulunduğu bir bölgede yaşıyorsanız Veteriner Hekiminizden hem köpek hem de çevrenizdeki diğer kenelerle nasıl mücadele edileceğini öğrenebilirsiniz.

UYUZ: Uyuzun birçok çeşiti vardır en çok yaygın olanları sarkoptes ve demodeks uyuzudur. Uyuz böcekleri hayvanın derisi içinde ve üstünde tüy folüküllerinde yaşarlar ve çıplak gözle görülmezler. Sarkoptesler derinin altında tünel şeklinde girintilerde yumurtlarlar. Şiddetli kaşıntıya , derinin kalınlaşmasına,tüylerin dökülmesine ve kabuklanmasına neden olur .Sarkoptes İnsanlara da son derece bulaşıcıdır.
Demodeks uyuz böceği tüy foliküllerinde yaşar .Vücudun genelinde özellikle çıplak yerlerinde koltuk altında deri lezyonlarına neden olur. Her iki tip uyuz böceği çabuk yayılabilir ve tedavisi zor olabilir. Tedavi için Veteriner Hekiminizin önerilerini dinleyiniz.

KUDUZ

    Hızlı seyreden ölümle sonuçlanan viral bir hastalıktır.Tüm sıcak kanlı hayvanlarda ve insanlarda görülür.Etkeni sinir dokusuna yerleşir ve hastalık 10 günden bir kaç aya kadar ilerler.Şuur kaybı ,huzursuzluk,su korkusu ve felçlerle karakterizedir.Bu gibi belirtiler ortaya çıktıktan sonra en geç 10 gün için de ölümle sonuçlanır.Genellikle bulaşma salyadan,hayvan ısırması ile gerçekleşir.Hastalığın seyri 3 dönem gösterir. 1-Sukunet Dönemi:Hareket değişikliği,korkaklık,sinirlilik,evden uzaklaşma,yabancı cisim yeme,yutkunma zorluğu,salya akışı (1-3 gün sürer ) 2-Saldırgan Dönem:Huzursuzluk artar,ısırma arzusu fazladır,çok saldırgandır(3 gün sürer) 3-Felç Dönemi:Ölümden kısa süre önce oluşur,vücudun çeşitli yerlerinde felçler oluşur,yutma güçtür,alt çene felçtir,salya akışı fazladır(3-4 gün sürer,ölümle sonuçlanır) Bu hastalığın tedavisi mümkün değildir.Aşı, yavrular 12-13 haftalıkken yapılır ve her yıl tekrarı gerekir.

KENNEL COUGH

    Öksürükle seyreden solunum sistemi hastalığıdır.Etkeni aldıktan 4 gün sonra başlayan öksürüğün karakteri kuru veya yaş olabilir ve mükoz bir salgı çıkartılır.İlerlerse pneumoni oluşur.Aşısı,yavrulara 8 ve 12. haftalarda 2 doz şeklinde yapılır.Her yıl tekrarı gerekir.

CORONA VIRUS ENFEKSİYONU

    Kusma ve ishalle seyreden yavrularda ölümle sonuçlanan hastalıktır.Depresyon ve iştahsızlık vardır.Dışkı sulu,sarı,yeşil veya turuncu renktedir.Belirgin bir kokusu vardır.İshal 2-3 gün sürer.Yavrularda ölümle sonuçlanabilir.Aşısı 7-12. haftalarda yavrulara 2 doz yapılır.Her 6 ayda bir tekrarı gerekir.

KANLI İSHAL (PARVOVIRAL ENTERITIS)

    Aşılanmamış yavrular da ölümle sonuçlanan çok bulaşıcı bir hastalıktır. Hastalıklı bir köpekle temas eden herhangi bir canlı bu hastalığı diğer köpeklere taşır. Etken 0-C’nin altında dahi uzun süre yaşayabilir.Kusma,kan veya mukoz bir katmanla kaplı dışkı en tipik belirtidir.İştah azalması, depresyon ve yüksek ateşle seyreder. Rottweiler,Doberman Pinscher,English Spaniel gibi ırklar özellikle hassastır. Aşısı, yavrulara üçer hafta ara ile 3 doz şeklinde yapılır ve yıllık tekrarı gerekir.

KÖPEK GENÇLİK HASTALIĞI (DISTEMPER)

    Solunum,sindirim ve merkezi sinir sistemini etkileyen ölümcül bir hastalıktır. Ateş,burun ve göz yaşı akıntısı,depresyon,iştahsızlık,ishal görülür. Daha sonra titremeler, koordinasyon bozukluğu ve 2-4 hafta süre içersinde ölüm görülür. Aşısı yavrularda 10,13 ve 16.haftalarda 3 doz şeklinde yapılır,her yıl tekrarı gerekir.

KAN İŞEME HASTALIĞI (LEPTOSPIRA ENFEKSIYONU)

    Köpeklerde ve diğer hayvanlarda görülen özellikle karaciğer, böbrek ve üreme organlarını etkileyen bir hastalıktır.Etken vücudun her tarafına yayılır. Ateş, kan işeme,anemi görülür.Ölüm böbrek yetmezliği sonucu oluşur. Kalp,merkezi sinir sistemi ve göz etkilenen diğer bölgeler arasındadır. Şehir köpeklerinde daha sık rastlanır.Depresyon, ishal, öksürük, güç solunum görülür. Yavrular 10, 13 ve 16.haftalarda 3 kere aşılanır. Yurtdışında, özellikle yaygın bölgelerde 4-6 ayda bir tekrarı yapilir. Ülkemizde ise senelik tekrar yapılmaktadır.

KÖPEKLERİN KARACİĞER ENFEKSİYONU(CAV-1)

    Özellikle karaciğer, böbrek, göz ve kan damarlarını etkileyen bir hastalıktır. Ateş, titreme, koordinasyon bozukluğu görülür. Aşılanmamış köpeklerde 1-2 saatte ölümle sonuçlanır. Bağışıklığı düşük olan yavrularda depresyon , iştahsızlık, ateş, sancı, karaciğer büyümesi, göz hastalıkları, kusma meydana gelir. Yavrular 10-13-16.haftalarda 3 doz aşılanır. Aşının yıllık tekrarı gerekir.

EKİNOKOK KİSTİ(Hidatid-Hidatik Kist)

    Kist hidatik insan ve hayvan sağlığını tehdit eden, ülkemizde çok yaygın olan, önemli bir paraziter hastalıktır. Hastalığın etkeni E.granulosus’dur. Parazitin olgunu köpek, kurt, çakal gibi etçil hayvanların ince bağırsağında yaşar. Yumurta ve larva formu ise, insan ve diğer memelilerin iç organlarinda yaşar. Parazit, kedilerde bulunsa bile üreyemediğinden dolayı insanlar için bir tehlike arz etmez. Parazitlerin yumurtası, köpeklerin dışkısı ile atılır ve çevreye yayılır. Bu yumurtalar çok dayanıklıdır, toprakta ve soğukta 1 yıl kadar canlı kalabilirler. Yumurta, ağız yolu ile insan ve diğer memelilerin bağırsaklarına ve oradanda kan yoluyla iç organlara özellikle akciğere ve karaciğere taşınır ve larva formuna dönüşür. Larva formuna kist hidatik denir ve bunlar içi sıvı dolu keselerdir. Köpekler, kisli bir memelinin etini çiğ olarak yedikleri zaman ,parazitle enfekte olurlar.Bu parazitler köpeklerin bağırsağında olgunlaşarak yumurta verirler ve bu döngüyü devam ettirirler. Kist hidatik, zannedildiği gibi tüylerden kaynaklanan bir hastalık değildir; ancak köpekler dışkısını yaparken, dışkıdaki yumurtalar tüylere bulaşır. Memelilerdeki kistler yavaş büyürler. Dokularda, kistler kapsülle sarılarak sınırlandırılır ve maksimum portakal büyüklüğüne ulaşabilir. Göğüs ve karın boşlugu gibi boşluklu organlarda ise 10-20 yıl gibi bir süre zarfında 20cm çapa erişirler ve bu aşamada fiziksel belirtiler oluşur. Kistler çoğunlukla klinik belirtiler göstermese de lokalize olduğu organ veya dokuya yaptığı basınç, kapladığı hacim nedeni ile normal fonksiyonları bozar ve ağrı yapabilir. Diğer bir tehlikesi ise kistlerin kendiliğinden veya ameliyatta yanlıslıkla patlatılmasıdır ki bu da anaflaktik soka ve tekrar enfeksiyonun alınmasına neden olur. Kist hidatik’in dışında yine Ekinokok cinsine bağli E.alveolaris türünün larvasina ise alveolar kist denir. Bu parazitin taşıyıcıları kemiriciler, çesitli memeliler ve insandir. Bu etkenin yaşam döngüsü ise genellikle yabani hayvanlar ve tarla fareleri arasında olur. Yol açtığı hastalık diğer yönleriyle kist hidatik’in neden oldugu hastalığa benzerdir. Teşhis, köpek kili üzerinde veya dışkısında parazitimsi segmentlerin bulunması ile yapılır. Kist hidatik’ten korunmak için petlerinize çiğ veya az pişmis et vermekten çekinmeli ve Veteriner Hekiminizin belirleyeceği bir paraziter mücadele programını takip etmelisiniz. Kist Hidatikle mücadele programı, ya 4 ayda bir dışkı muayenesi ya da mevcut paraziti dökmek amacıyla paraziquantel etken maddesini içeren antiparaziter ilaçların kullanılmasi şeklinde olur. Etken insanlara sindirin yoluyla bulaştığı için aldığımız gıdaların temiz olmasına dikkat etmemiz korunmak için yeterli olmaktadır.

    Köpekler Sinir sistemi hastalıkları:Epilepsy (Sara)
    Köpekler Sinir sistemi hastalıkları:Kuyruk Felci
    Köpekler Sinir sistemi hastalıkları:Intervertebral Disc Hernia (İntervertabral Disk Fıtığı)
    Köpekler Sinir sistemi hastalıkları:Alt Çenenin Felci
    Köpekler Kulak Hastalıkları:Otitis Externa (Dış Kulak Yolu İltihabı)
    Köpekler Kulak Hastalıkları:Otitis Media (Orta Kulak İltihabı)
    Köpekler Kulak Hastalıkları:Othaemotom (Kulak Kepçesinde Kan Toplanması)
    Köpekler Kulak Hastalıkları:Otomycosis (Kulak Mantarı)
    Köpekler Kulak Hastalıkları:Deafness (Sağırlık)
    Köpekler Otitis Interna (İç Kulak İltihabı)
    Köpekler Göz Hastalıkları:Conjunctivitis (Konjonktivit İltihabı)
    Köpekler Göz Hastalıkları:Uveitis (Gözün Orta Tabakasının Yangısı)
    Köpekler Göz Hastalıkları:Glaucoma (Glakom)
    Köpekler Göz Hastalıkları:Conjunctivitis Follicularis (Üçüncü Göz Kapağının Follikülleri)
    Köpekler Göz Hastalıkları:Amaurosis (Bakarkörlük)
    Köpekler Göz Hastalıkları:Kornea Yaraları
    Köpekler Göz Hastalıkları:Ectropium (Göz Kapaklarının Dışa Dönmesi)
    Köpekler Göz Hastalıkları:Enophthalmus (Göz Küresinin Küçülmesi)
    Köpekler Göz Hastalıkları:Keratoconjunctivitis Sicca
    Köpekler Göz Hastalıkları:Exophthalmus (Göz Çıkığı)
    Köpekler Göz Hastalıkları:Lens Luxationu (Lens Çıkığı)
    Köpekler Göz Hastalıkları:Nystagmus (Göz Titremesi)
    Köpekler Göz Hastalıkları:Panophthalmus (Göz Küresinin İrinli Yangısı)
    Köpekler Göz Hastalıkları:Strabismus (Şaşılık)
    Köpekler Göz Hastalıkları:Cataract (Katarakt)
    Köpekler Göz Hastalıkları:Gözün Anatomik Yapısı Hakkında Genel Bilgi
    Köpekler Göz Hastalıkları:Larenks Ödemi
    Köpekler Göz Hastalıkları:Laryngitis (Larenks Yangısı)
    Köpekler Göz Hastalıkları:Farengitis (Farenks Yangısı)
    Köpekler Göz Hastalıkları:Farenksi Etkileyen Yabancı Cisimler
    Köpekler Göz Hastalıkları:Rhinitis (Burun Mukozasının Yangısı)
    Köpekler Alt Solunum Sistemi Hastalıkları:Akciğere Yabancı Cisim Kaçması
    Köpekler Alt Solunum Sistemi Hastalıkları:Emphysema (Anfizem)
    Köpekler Alt Solunum Sistemi Hastalıkları:Akciğer Ödemi
    Köpekler Alt Solunum Sistemi Hastalıkları:Akciğerlerin Yangısı
    Köpekler Alt Solunum Sistemi Hastalıkları:Bronchitis (Bronşit)
    Köpekler Alt Solunum Sistemi Hastalıkları:Pneumonia (Zatürre)
    Köpekler Deri Hastalıkları:Yavru Köpeklerin Pustüler Deri Hastalığı
    Köpekler Deri Hastalıkları:Trichophytosis (Mantar)
    Köpekler Deri Hastalıkları:Pyoderma (Deri İltihabı)
    Köpekler Deri Hastalıkları:Flea Allergic Disease (Pire Alerjisi)
    Köpekler Deri Hastalıkları:Gıda Alerjisi
    Köpekler Deri Hastalıkları:Dermatitis Solaris Nasi (Burun Ucunun Güneşe Bağlı Dermatiti)
    Köpekler Deri Hastalıkları:Dermatitis (Deri Yangısı)
    Köpekler Deri Hastalıkları:Eczema (Ekzema)
    Köpekler Deri Hastalıkları:Acanthosis Nigricans (Deri Sertleşmesi)
    Köpekler Deri Hastalıkları:Allopecia (Kıl Dökülmesi)
    Köpekler Deri Hastalıkları:Pruritis Cutaneus (Kaşıntı)
    Köpekler Deri Hastalıkları:Acne (Kıl Kökü İltihabı)
    Köpekler Rectum ve Anus Hastalıkları:Rectal Prolapse (Rectumun Dışarı Çıkması)
    Köpekler Rectum ve Anus Hastalıkları:Anal Keselerin İltihabı
    Köpekler Pankreas Hastalıkları:Pancreatitis (Pankreas Yangısı)
    Köpekler Pankreas Hastalıkları:Pankreatik Yetmezlik
    Köpekler Özafagus ve Mide Hastalıkları:Mide Torsiyonu (Mide Dönmesi)
    Köpekler Özafagus ve Mide Hastalıkları:Midede Yabancı Cisim
    Köpekler Özafagus ve Mide Hastalıkları:Gastritis (Mide Yangısı)
    Köpekler Bağırsak Hastalıkları:Coccidiosis (Koksidiyoz Enfeksiyonu)
    Köpekler Bağırsak Hastalıkları:Constipation (Kabızlık)
    Köpekler Bağırsak Hastalıkları:İnce Bağırsaklarda Yabancı Cisim
    Köpekler Bağırsak Hastalıkları:Colitis (Kalın Bağırsak İltihabı)
    Köpekler Bağırsak Hastalıkları:Coccidiosis (Koksidiyoz Enfeksiyonu)
    Köpekler Bağırsak Hastalıkları:Canine Rotavirus (Rotavirüs Enfeksiyonu)
    Köpekler Ağız ve Yutak Hastalıkları:Epulis
    Köpekler Ağız ve Yutak Hastalıkları:Tonsillitis (Bademcik İltihabı)
    Köpekler Ağız ve Yutak Hastalıkları:Stomatitis-Glossitis-Gingivitis
    Köpekler Ağız ve Yutak Hastalıkları:Periodontitis (Dişin Çevre Dokularının İltihabı)
    Köpekler Ağız ve Yutak Hastaları:Yutma Güçlüğü Bozuklukları
    Köpekler Ağız ve Yutak Hastalıkları:Üst Damak Yırtığı
    Köpekler Ağız ve Yutak Hastalıkları:Ağızda Yabancı Cisim
    Köpekler Zehirlenmeler:Barbituratlar İle Zehirlenme
    Köpekler Zehirlenmeler:Striknin Zehirlenmesi
    Köpekler Zehirlenmeler:Fosfor Zehirlenmesi
    Köpekler Zehirlenmeler:Dicumarol Bileşikleri İle Zehirlenme
    Köpekler Zehirlenmeler:Arı Sokması Sonucu Zehirlenme
    Köpekler Zehirlenmeler:Antu (Alfa Naftil Tyoure) Zehirlenmesi
    Köpekler Zehirlenmeler:Organik Fosforlu İnsektisidler İle Zehirlenme
    Köpekler Zehirlenmeler:Antifiriz Zehirlenmesi
    Köpekler Zehirlenmeler:Genel Bilgi
    Köpekler Alt Üriner Sistem Hastalıkları:İdrar Kesesi Divertikulumu
    Köpekler Alt Üriner Sistem Hastalıkları:İdrar Kesesi Tümörleri
    Köpekler Alt Üriner Sistem Hastalıkları:Cystitis (İdrar Kesesi yangısı)
    Köpekler Alt Üriner Sistem Hastalıkları:İdrar Kesesi Yırtıkları
    Köpekler Alt Üriner Sistem Hastalıkları:Prostat Büyümesi
    Köpekler Alt Üriner Sistem Hastalıkları:Phimosis (Penis Kılıfının Darlığı)
    Köpekler Alt Üriner Sistem Hastalıkları:İdrar Kesesi Taşları
    Köpekler Alt Üriner Sistem Hastalıkları:İdrar Kaçırma
    Köpekler Üst Üriner Sistem Hastalıkları:Pyelonephritis (Böbrek Yangısı)
    Köpekler Üst Üriner Sistem Hastalıkları:Ectopic Ureter (Üreter Anomalisi)
    Köpekler Üst Üriner Sistem HastalıklarGlomerulonephritis (Böbrek Kılcal Damarlarının İltihabı)
    Köpekler Üst Üriner Sistem Hastalıkları:Nephritis (Böbrek İltihabı)
    Köpekler Üst Üriner Sistem Hastalıkları:Hydronephrosis (Hidronefroz)
    Köpekler Üst Üriner Sistem Hastalıkları:Böbrek Kistleri
    Köpekler Üst Üriner Sistem Hastalıkları:Böbrek Tümörleri
    Köpekler Üst Üriner Sistem Hastalıkları:Renal Dysplagia (Böbrek Gelişim Bozukluğu)
    Köpekler Üst Üriner Sistem Hastalıkları:Böbrek Yetmezliği
    Köpekler Metobolizma Hastalıkları:Hypoadrenocorticism (Addison Hastalığı)
    Köpekler Metobolizma Hastalıkları:Hypothyroidizm (Troid Bezlerinin Yetersiz Çalışması)
    Köpekler Metobolizma Hastalıkları:Hyperthyroidizm (Troid Bezlerinin Aşırı Çalışması)
    Köpekler Metobolizma Hastalıkları:Hypoparathyroidizm (Paratroid Bezlerinin Yetersiz Çalışması)
    Köpekler Metobolizma Hastalıkları:Hyperparathyroidizm (Paratroid Bezlerinin Aşırı Çalışması)
    Köpekler Metobolizma Hastalıkları:Hyperadrenocorticism (Cushing Hastalığı)
    Köpekler Metobolizma Hastalıkları:Hypoglycemia (Düşük Kan Şekeri)
    Köpekler Metobolizma Hastalıkları:Diabetes Insipidus (Şekersiz Diyabet)
    Köpekler Metobolizma Hastalıkları:Diabetes Mellitus (Şeker Hastalığı)
    Köpekler Dişi Genital Sistem Hastalıkları:Uterus (Rahim) Yırtıkları
    Köpekler Dişi Genital Sistem Hastalıkları:Prolapsus Uteri (Uterusun Dışarı Çıkması)
    Köpekler Dişi Genital Sistem Hastalıkları:Transmissible Veneral Tumour-TVT (Bulaşıcı Tümör)
    Köpekler Dişi Genital Sistem Hastalıkları:Meme Tümörleri
    Köpekler Dişi Genital Sistem Hastalıkları:Eclampsia (Gebelikde Kalsiyum Yetmezliği)
    Köpekler Dişi Genital Sistem Hastalıkları:Vulvutis (Vulva Yangısı)
    Köpekler Dişi Genital Sistem Hastalıkları:Vajinitis (Vajen Yangısı)
    Köpekler Dişi Genital Sistem Hastalıkları:Metritis (Rahim Yangısı)
    Köpekler Dişi Genital Sistem Hastalıkları:Mastitis (Meme Bezlerinin Yangısı)
    Köpekler Erkek Genital Sistem Hastalıkları:Testes Atrophy (Testis Küçülmesi)
    Köpekler Erkek Genital Sistem Hastalıkları:Testes Hypertrophy (Testis Büyümesi)
    Köpekler Erkek Genital Sistem Hastalıkları:Cryptorchidism (Testislerin İnmemesi)
    Köpekler Erkek Genital Sistem Hastalıkları:Urethritis (Üretra Yangısı)
    Köpekler Erkek Genital Sistem Hastalıkları:Testis Tümörleri ve Kistleri
    Köpekler Erkek Genital Sistem Hastalıkları:Transmissible Veneral Tumour-TVT (Bulaşıcı Tümör)
    Köpekler Erkek Genital Sistem Hastalıkları:Orchitis (Testis Yangısı)
    Köpekler İskelet ve Kas Sistemi Hastalıkları:Mandibula Kırıkları (Alt Çene Kemiği Kırığı)
    Köpekler İskelet ve Kas Sistemi Hastalıkları:Patella Çıkığı (Diz Kapağı Çıkıkları)
    Köpekler İskelet ve Kas Sistemi Hastalıkları:Omuz Çıkığı
    Köpekler İskelet ve Kas Sistemi Hastalıkları:Myasthenia Gravis
    Köpekler İskelet ve Kas Sistemi Hastalık:Omurların Yangıya Bağlı Hasarı
    Köpekler İskelet ve Kas Sistemi Hastalıkları:Legg-Calve-Perthes Hastalığı (LCPD)
    Köpekler İskelet ve Kas Sistemi Hastalıkları:Luxatio Femoris (Kalça Çıkığı)
    Köpekler İskelet ve Kas Sistemi Hastalıkları:Hip Dysplaisa (Kalça Displazisi)
    Köpekler İskelet ve Kas Sistemi Hastalıkları:Myositis Eosinophylica
    Köpekler İskelet ve Kas Sistemi Hastalıkları:Alt çenenin Felci
    Köpekler Beslenme Hastalıkları:Wobbler Sendromu
    Köpekler Beslenme Hastalıkları:Rachitism (Raşitizm-Kemik Gelişimindeki Yetersizlik)
    Köpekler Beslenme Hastalıkları:Osteomalacia (Kemik Yumuşaması)
    Köpekler Beslenme Hastalıkları:Osteodystrophy (Kemik Gelişim Bozukluğu)
    Köpekler Beslenme Hastalıkları:Obesity (Aşırı Şişmanlık)
    Köpekler Beslenme Hastalıkları:Eclampsia (Gebelikde Kalsiyum Yetmezliği)
    Köpekler Beslenme Hastalıkları:Anorexia (İştahsızlık)
    Köpekler Beslenme Hastalıkları:Allotriophagia (Taş Toprak Yeme)
    Köpekler Bağışıklık Hastalıkları:Vogt – Koyanagi – Harada Sendromu
    Köpekler Bağışıklık Hastalıkları:Immun Thrombocytopenia (Trombosit Azalması)
    Köpekler Bağışıklık Hastalıkları:Systemic Lupus Erythematosus
    Köpekler Bağışıklık Hastalıkları:Myasthenia Gravis
    Köpekler Bağışıklık Hastalıkları:Autoimmun Hemolitik Anemi (AIHA)
    Köpekler Kalp Ve Dolaşım Hastalıkları:Endokardiosis
    Köpekler Kalp Ve Dolaşım Hastalıkları:Von Willebrand’s Disease
    Köpekler Kalp Ve Dolaşım Hastalıkları:Myocarditis (Kalp Kası Yangısı)
    Köpekler Kalp Ve Dolaşım Hastalıkları:Heartworm (Kalp Kurdu)
    Köpekler Paraziter Enfeksiyonlar:Canine Hemobartonellosis
    Köpekler Paraziter Enfeksiyonlar:Echinococcosis (Kist Hydatik)
    Köpekler Paraziter Enfeksiyonlar:Toxoplasmosis (Toksoplazma Enfeksiyonu)
    Köpekler Protozoal Enfeksiyonlar:Isosporoidosis (İsospora Enfeksiyonu)
    Köpekler Protozoal Enfeksiyonlar:Coccidiosis (Koksidiyoz Enfeksiyonu)
    Köpekler Bakteriyel Enfeksiyonlar:Tetanus (Tetanoz)
    Köpekler Bakteriyel Enfeksiyonlar:Salmonellosis (Salmonella Enfeksiyonu)
    Köpekler Bakteriyel Enfeksiyonlar:Nocardiosis (Nokardiyazis Enfeksiyonu)
    Köpekler Bakteriyel Enfeksiyonlar:Lyme Disease (Lyme Hastalığı)
    Köpekler Bakteriyel Enfeksiyonlar:Leptospirosis (Leptospira Enfeksiyonu)
    Köpekler Bakteriyel Enfeksiyonlar:Brucellosis (Brusella Enfeksiyonu)
    Köpekler Bakteriyel Enfeksiyonlar:Campylobacteriosis (Campylobakter Enfeksiyonu)
    Köpekler Viral Enfeksiyonlar:Rabies (Kuduz)
    Köpekler Viral Enfeksiyonlar:Infectious Canine Hepatitis (Viral Karaciğer Enfeksiyonu)
    Köpekler Viral Enfeksiyonlar:Infectious Tracheobronchitis-Kennel Cough (Barınak Hastalığı)
    Köpekler Viral Enfeksiyonlar:Canine Parvo Virus (Kanlı İshal)
    Köpekler Viral Enfeksiyonlar:Canine Herpesvirus Infection (Herpes Virüs Enfeksiyonu)
    Köpekler Viral Enfeksiyonlar:Canine Coranavirus Infection (Corona Virüs Enfeksiyonu)
    Köpekler Viral Enfeksiyonlar:Aujesky (Yalancı Kuduz)
    Köpekler Canine Distemper (Gençlik Hastalığı)
    Köpekler Zoonoz Hastalıkları:Trichophytosis (Mantar)
    Köpekler Zoonoz Hastalıkları:Rabies (Kuduz)
    Köpekler Zoonoz Hastalıkları:Salmonellosis (Salmonelloz Enfeksiyonu)
    Köpekler Zoonoz Hastalıkları:Leptospirosis (Leptospiroz Enfeksiyonu)
    Köpekler Zoonoz Hastalıkları:Campylobacteriosis (Campylobacter Enfeksiyonu)
    Köpekler Zoonoz Hastalıkları:Echinococcosis (Kist Hydatik)
    Köpekler Zoonoz Hastalıkları:Lyme Disease(Lyme Hastalığı)

 

HAYVAN HASTALIKLARINDA SIKÇA SORULAN SORULAR

Kedime Konserve mi yoksa Kuru Mama mı vermeliyim?

Çoğu kedi sahibi kuru mamanın mı ya da konserve mamanın mı daha iyi olduğunu bilmek istiyor. Veteriner hekimler genlede, kuru kedi mamasını, belirli beslenme ihtiyacı ya da alerjik durumları olmayan kediler için ana beslenme kaynağı olarak önerirler. Kuru mama genelde daha az pahalıdır, daha temizdir ve kullanımı daha kolaydır. Ayrıca açıldıktan sonra daha uzun süre dayanır ve genel diş sağlığını korumakta da çok daha iyidir. Ziyan olacağı endişesi olmadan kediye istenildiği kadar verilebilir (eğer kediniz aşırı obur değil ya da kilo almaya yatkın değilse). Özel ihtiyaçları olan kediler her zaman veteriner hekiminizin önerdiği şekilde beslenmelidir. Çünkü, diyet programına uymamak, ciddi sağlık sorunları getirebilir. Yani her zaman olduğu beslenme tarzını veteriner hekiminizin kedinize özel belirlediği şekilde uygulamak en iyisidir.
 
Evde kedi beslemek istiyorum. Tüyü boğazıma kaçsa hastalanır mıyım ?
 
Kedi ve köpeklerin sağlık kontrolleri veteriner hekim tarafından düzenli bir şekilde yapılırsa, aşıları zamanında uygulanırsa evde kedi ve köpek beslemenin hiç bir sakıncası bulunmamaktadır.   Çünkü uygulanan aşılarla hem hayvan sağlığı hem de insan sağlığı korunmuş olunuyor.
 
Köpekler yaralarını yalayarak iyileştirebilirler mi ?
 
Yarayı yalaması gerçekten de yaranın temizlenmesine yardım eder ve köpeğin salyasında bulunan enzimlerin kısmen antiseptik etkisi vardır ama aşırı miktarda yalama, faydadan çok zarar verir. Yaranın iyileşmesi için veteriner hekiminizin önerilerini dinleyin.
 
 
Köpeğimin burnunun ıslak veya kuru olması köpeğimin sağlık durumu hakkında fikir verir mi ?
 
Genelde halk arasında köpeğin burnu ıslak ise sağlıklı olduğu, kuru ise de bir hastalık belirtisi olduğu yönünde bir kanaat vardır. Oysa, köpeğin burnu, sağlığı hakkında kesin bir işaret değildir. Köpekte normal beden ısısı 37,5 – 39,5 derece arasıdır; ancak veteriner hekimler, köpeğin ateşi 40 dereceye çıksa bile, burnunun soğuk ve ıslak olabileceğini belirtiyorlar. Burnu ıslak ve kuru olsa bile, asla köpeğinizdeki diğer hastalık belirtilerini göz ardı etmemelisiniz. Öte yandan, burnunun kuru olması da korkulara kapılmanıza neden değildir. Sıcak bir yaz öğleden sonrasındaki bir uyku, köpeğinizin burnunu oldukça kurutabilir. Her zaman, köpeğiniz için bol taze su bulundurun. Burnunun kuruluğu iki-üç gün devam eder ve başka belirtiler de ortaya çıkarsa, veteriner hekiminize danışın.
 
Kedim her yeri tırmalıyor ne yapmalıyım ?
 
Kedinizin evinizdeki eşyaları tırmalaması tamamen doğal bir içgüdüdür. Tırmalama, kedilerde esneme hareketi ve dolayısıyla kaslarının sağlıklı kalabilmesi için gereklidir. Bölgelerini belirlemek için kaplan ve aslanların da bu davranışı sergilediklerini görürüz. Tırnak ve tendolarının sağlığı için de mutlaka yapmaları gereken bir harekettir. Bu durum eşyalarınıza zarar veriyorsa çözüm olarak kedinize tırmalama tahtası veya benzeri bir eşya alabilirsiniz.Ancak kediler sıklıkla belirli bölgeleri tırmalamayı tercih ederler. Dolayısıyla tırmalaması için alacağınız bu eşyanın kediniz eve ilk geldiğinde mevcut olması onu seçmesi açısından faydalı olacaktır. Ayrıca kedinizi tırmalamasını istediğiniz yere alıştırmak için Veteriner Kliniklerinde ve evcil hayvan mağazalarında satılan “catnip” adı verilen spreyler mevcuttur. Uzak durmasını istediğiniz bölgeler için de, uzaklaştırıcı ürünler bulunsa da bazı kedilerde bu ürünler hiç bir etki göstermemektedir. Asla dayak veya ceza ile istenmeyen bölgeden uzak tutmayı denemeyin. Daha da fazla zarar vermesine ya da sizden soğumasına neden olabilirsiniz.
 

Köpeğim / Kedim ishal oldu ne yapmalıyım? İshal tanım olarak; sıvı kıvamlı, gün içerisinde fazla miktarda ve sıkça yapılan dışkılamadır. Hayvanınızın dışkısını bir veya iki sefer sulu kıvamda yapması normal olabilir. Bu durum devam edecek olursa mutlaka Veteriner hekiminize danışınız. Unutmayınız ki, ishal bir hastalık değildir. Vücutta birşeylerin ters gittiğinin bir belirtisidir.

 
Köpeğim / Kedim neden çok tüy döküyor ?
 
Hayvanınızın tüyleri belirli mevsimlerde doğal olarak değişmekte ve dökülmektedir. Mevsim geçişlerinde vahşi hayvanlar kalın tüyleri ile ince tüylerini değiştirirler. Evimizde baktığımız hayvanlarımız da bu atalarından gelen biyolojik durumu sergilerler. Ancak tüylerin aniden, çok fazla dökülmeye başlaması ya da bölgesel kellik şeklinde, derisi görünecek kadar dökülmesi bir hastalığa işaret edebilir. Bu durumda mutlaka hekiminize danışmanız gerekmektedir. Dostunuzun tüy sağlığı ayrıca yedikleriyle de alakalıdır. Ne kadar kaliteli besinler alırsa, metabolizması okadar sağlam olacak ve karaciğer gibi deriyi kolaylıkla etkileyen organları çok daha düzgün çalışacaktır. Bu şekilde hem sizin hem de onun sağlığı korunmuş olacaktır.
 
Köpeklerde Neden Salya Olur?
 
Köpekler de bizler gibi memeli hayvanlardır ve beslenme ihtiyaçları belirli fizyolojik durumlar ile kontrol edilmektedir. Beyindeki açlık ve iştah merkezlerinin uyarılması sonucu mideyi gelecek olan yemeğe hazırlamak adına tükürük bezlerinden salya yani tükürük salgılanır. Bu durum özellikle ev yemeği ile beslenen hayvanlarda çok daha fazla gözlenmektedir. Köpeğinizin kuru mama ile beslenmesinin pekçok faydasından birisi de sizi rahatsız etmeyecek seviyede salya salgılanmasını sağlamasıdır.
 
Tersine Hapşırık Nedir?
 
Köpeklerde sıklıkla görülen tersine hapşırık durumu pek çok köpek sahibinin farketmediği veya yanlış yorumladığı bir durumdur. Kedilerde çok daha nadir görülen tersine hapşırık; boğaza bir yabancı cisim kaçmışcasına, hayvanın hırıltılar çıkarması, boynunu ileri uzatması ve öksürüğe benzer sesler çıkarması ile karakterizedir. Bu durum son derece doğaldır ve yumuşak damağın kısa süreli kasılmaları neticesinde oluşur. Bu durumu bizlerde de görülen hıçkırık ile benzeştirmek mümkündür.
 
Köpeğimin Kulağı Çok Kokuyor. Neden ?
 
Dış kulak kanalı; bakteri, mantar ve kulak uyuzlarının çok sevdikleri; sıcak ve nemli bir ortamdır. Özellikle uzun kulaklı köpeklerin kulaklarının düzenli bakımı ve temizliği, sağlıkları açısından elzemdir. Kulaktan gelen kötü kokular mutlaka Veteriner Hekiminiz tarafından muayene edilmelidir. Uzun süren enfeksiyonlar tedaviyi zorlaştıracak ve durumun ciddiyetini arttıracaktır.
 
Kedimin Gözlerinde Sürekli Çapak ve Lekeler Var. Ne Yapmalıyım ?
 
Özellikle İran kedilerinde sıklıkla gözlenen bu durum erken teşhiste rahatlıkla tedavi edilebilen ve önüne geçilebilen bir sağlık problemidir. Tedavi edilmediği takdirde gözyaşı kanallarının tıkanması ya da göz çevresinde kalan çapakların Kornea (gözün saydam tabakası)’ya zarar vermesi sonucunda ciddi göz hastalıklarına neden oldukları görülmektedir. Düzenli olarak gözlerin temizlenmesi ve bakımı bu hastalıkların oluşumunu engelleyecektir. Kullanabileceğiniz solusyonlar ile ilgili lütfen hekiminize danışınız.
 
Kedimin / Köpeğimin Ağzı Çok Kokuyor. Neden ?
 
Ağız kokusunun en büyük nedenleri diş ve diş eti hastalıklarıdır.Bunların başında da diş taşları gelmektedir. Ancak ağız kokusuna neden olabilecek diğer sistemik hastalıklar da göz önünde bulundurulmalıdır (böbrek hastalıkları gibi). Ağız sağlığı ve bakımı konularında lütfen hekiminize danışınız.
 
Köpeğim Arkasını Yere Sürterek Yürüyor, Neden ?
 
Büyük ihtimalle köpeğiniz anal kese yangısı adını verdiğimiz hastalık nedeni ile kaşıntı hissini gidermek için bu hareketi yapıyordur. Çok iyi bakım koşulları altında dahi oluşabilen bu hastalık, dışkıların daha kolay çıkmasını sağlayan, anüs bölgesindeki keselerin iltihap toplaması ya da içeriklerinin aşırı miktarda birikmesi olarak özetlenebilir. Lütfen gerekli müdahale ve tedavi için en kısa sürede hekiminize danışınız.
 
Kediler neden mırlar? 
 
 Kedilerin yavruluktan itibaren içgüdüsel olarak çıkardıkları bu sesin esas amacı, anne kediye herşeyin yolunda olduğuna ve kendisini iyi hissettiğine dair mesaj vermektir. Kedilerin büyüdükten sonra bu sesleri çıkarmalarının sebebi, çocukluk içgüdüleri ile sahiplerine aynı mesajı vermeleridir.
 
Acil kanamalarda veteriner hekime götürene kadar ne yapmalıyım?
 
Derin bir kesik veya yaradan gelen kanamayı durdurabilmek için iki temel yöntem vardır, doğrudan baskı ve turnike. Önce kanamayı doğrudan baskı ile durdurmaya çalışın. Yaranın üzerine bir kaç kat steril gazlı bez koyup sıkıca ve düzgün ve baskı uygulayın. Yarayı silmeyin veya yara temizleyicileri ya da merhemler sürmeyin. Eğer kan gazlı bezden geçiyorsa, bezi almayın bu pıhtılaşmayı önleyip kan akışını yeniden hızlandırabilir. Üzerine yeni bir gazlı bez koyup bastırın. Bacak ya da kuyruktaki kanama baskıya rağmen durdurulamıyorsa, bir turnike kullanmayı deneyin. Bunu ancak son çare olarak kullanın. Turnike uygulaması 2 saatten fazla sürmemelidir. Fazla uzun bir süre uygulanan turnike, uzvun kaybedilmesine yol açabilir. Turnike uygulamak için uzvu ya da kuyruğu 2,5 cm eninde bir gazlı bez ya da geniş bir kumaş parçası ile sarın ve yarım düğüm atın. Dar bir bant veya ip kullanmayın. Üzerine bir kalem yada çubuk takın ve düğümü tamamlayın. Kanama duruncaya kadar yavaşça kalemi döndürün. Yapışkan bant ile yapıştırın. Kan dolaşımının devamını sağlamak için turnikeyi her beş dakikada bir gevşetin. Yarayı steril gazlı bez ile örtün ve köpeği tedavisi için mümkün olduğunca çabuk veteriner hekiminize götürün. 
 
Yalancı Gebelik?
 
Seksüel siklusun kızgınlık evresinde ( 2. Evresi olan Östrus) eğer  dişi hayvan çiftleşmemiş ise bunu takip eden siklus döneminde (metostrus) “Yalancı Gebelik” adını verdiğimiz durum gelişir. Bu fizyolojik olarak seksüel siklusun akışında yaşanan doğal bir süreçtir. Bunun sebebi kan prolaktin seviyesinin yükselmesidir. Bu artış bazen daha yüksek seviyelere ulaşmakta ve buna bağlı olarak ta dış klinik semptomlar ortaya çıkmaktadır. Bazen de bu seviyedeki (prolaktin) artış fizyolojik sınırlar içerisinde kaldığından dış klinik semptomlar gözlenmez. Başlıca klinik semptomlar; memelerin büyümesi, sıkıldığında süt veya sekret gelmesi, köpeğin memelerini yalaması, bazen memelerde kızarıklık ve ağrı.  Karanlık yerlere saklanma, evdeki çeşitli taşınabilir eşyaları sahiplenme ve saklama, sinirlilik hali, iştahta azalma veya tam tersi artış gibi dış klinik semptomlar gözlenebilir. Mevcut bu olgu fizyolojik bir seyir izliyorsa müdahale edilmeden kendiliğinden 10 – 15 gün içerisinde düzelir. Ancak memelerde kızarıklık, şişkinlik, ağrı, ateş, genel durumda bozulma (iştahsızlık, durgunluk, vucut ısısında artış) gibi genel semptomlar oluştuğunda Veteriner Hekim tarafından müdahale edilmesi gerekir.Müdahale yapılmaz veya geciktirilirse karşılaşılabilecek olgular; mastit, apse, meme kistleri ve ilerleyen yaşlarda meme tümörleridir.
 
Güneş, sıcak çarpmasında ne yapmalıyım?
 
Aşırı derecede güneş altında kalmış bir kedi / köpek sıcak çarpmasına maruz kalabilir. Bu ölüme kadar götürebilen oldukça ciddi bir durumdur. Güneş çarpmasının belirtileri hızlı soluma, koyu renkli dişetleri ve dil, salyada artış, bitkinlik ve kusmadır. Eğer bu belirtilerden en az ikisi bir arada ise, ilk hedefiniz kedinizi / köpeğinizi serinletmek olmalı. Kedi / köpeğiniz hafif şekilde etkilenmiş görünüyorsa, onu daha serin bir yere taşıyın (klimalı bir oda, banyo küveti, fayans, vs.) veya ıslak serin bir havluya sarın. Köpeğin ateşini ölçün ve eğer 40°C ve üzerinde ise üzerine serin su tutun (soğuk değil) veya serin su ile dolu bir küvete koyun. Tabi acilen veteriner hekiminize danışmayı ihmal etmeyin.
 
Kedi / Köpek de Yanık?
 
Birinci ve ikinci derecede yanıklar için (kızarıklık ve hafif şişkinlik ya da kabarcıklar ve aşırı hassasiyet), yanık bölgeyi serin suya batırın veya üzerine buz paketleri uygulayın. Tereyağ, diş macunu veya insanlar için yapılmış ilaçlar sürmeyin. Yanık yeri yumuşakça kurulayıp sarın ve veteriner hekiminize gidin. Üçüncü derecede yanıklarda deri beyaz görünür, tüyler kolayca çıkar ve acı şiddetlenir. Böyle durumlarda veteriner hekiminizi derhal çağırın. Herhangi bir şey uygulamayın, sadece yanık bölgenin üzerini yapışmayacak bir bez ile örtün. 
 
Kedi / Köpek de Donma?
 
Donma genellikle ayak parmaklarını, kulakları ve testisleri etkiler. Kediyi / Köpeği sıcak bir yere götürün ve etkilenmiş bölgeyi, sıcak suya batırılmış bezler veya nemli sıcak su torbaları ile ısıtın. Bölgeyi ovalamayın ve aşırı derecede sıcak uygulamayın. Veteriner hekiminizi çağırın.
 
Kedim kısırlaştırıldığı halde neden hala kızgınlık gösteriyor ?
 
Bunun sebebi vücudun hormonal dengesinin diğer endokrin bezlerce oluşturulmasıdır. Cinsiyet hormonlarını salgılayan bezler uzaklaştırılınca adrenal (böbrek üstü) bezler bu işlevi kısmi de olsa kompanze ederler. Dolayısıyla kediniz daha az da olsa, belli başlı kızgınlık belirtilerini gösterecektir.
Yaşlı Köpek Bakımı
En uzun yaşayan köpek 29 yaşında ölmüştür 20 yaşına kadar yaşayanlara rastlamak da artık çok nadir değildir Ancak, yaşlanma sürecinin hızı kalıtsal olmasına rağmen küçük ırklar uzun yaşarken büyük ırklar kısa ömürleriyle ünlüdür Irkı ne olursa olsun beslenmesine ve olası problemlerin hemen tedavisine dikkat edildiğinde her köpeğin yaşam kalitesi ve ömrü artacaktırKöpeğiniz Yediğinin AynasıdırDoğru besleme özellikle de yaşlı köpekler için çok önemlidir Çoğu köpek yedi yaşını geçtikten sonra yaşlı köpekler için özel olarak formüle edilmiş “senior” köpek mamalarıyla beslenir Senior dietler hareket düzeyi azaldığından yaşli köpekler için daha düşük kalori içerir Sodyum (Na) ve potasyum (K) oranları düşürülerek kalp ve böbrek hastalıklarının gelişiminin önüne geçilirken esansiyel yağ asitleri, vitamin ve mineral düzeyleri arttırılarak azalan emilimlerinin dengelenmesi amaçlanırSenior dietlerdeki lif kalitesi de ayrıca yaşlı sindirim sistemlerine uygun olacak şekilde ayarlanır Dışardan esansiyel yağ asitleri, vitamin ve mineral katkısı köpek dengeli bir senior mama ile besleniyorsa gereksizdir Yine de atritis ve deri allerjisinden şikayetçi yaşlı köpekler özellikle de linolenic ve linoleic asit katkısında fayda görebilir

Hastalıkların Farkedilmesi

Yaşla birlikte hastalık riski de artar Ancak, belirtilerin erken farkedilmesi tedavi şansını yükseltecektir

Her türlü belirti için dikkatli olunmalıdır Köpeğinizin beslenme alışkanlığını, egzersiz yeteneği ve genel davranışını iyi tanırsanız her türlü değişikliği hemen farkedebilirsiniz

Haftalık kontroller deride nükseden her türlü şişlik ile ayrıca diş ve dişetlerindeki anormallikleri tespit etmenizi kolaylaştıracaktır

Göz şeffaflığının erken tespiti de bu sırada farkedilebilir Gözdeki lenslerde katarak sağlıklı köpeklerde de gözlenebilir ve ilerleyici görüş kaybına neden olur Normal olarak yavaş yavaş ilerleme gösterdiğinden köpeğin yaşam kalitesini pek etkilemez Ancak şeker hastası kedi ve köpeklerde lenslerde süratli şeker depolanması görülebilir

Yıllık aşıları için veterinerinize gittiğinizde genel bir kontrol olası sağlık problemlerinin önceden tespit edilmesinde yardımcı olacaktır Paranın büyük problem olmadığı duurmlarda genel muayenenin yanısıra kan ve idrar testleri de değerlendirme de faydalıdır

Kalp Hastalıkları

Köpeklerde yaşla alakalı en yaygın hastalıkların başında dejeneratif kalp kapakçığı problemleri gelirKapakçıklar sıkı kapanma yeteneklerini kaybederek her kalp atışında odacığa geri kan sızmaya başlar Bu, kan dolaşımını zayıflatırken akciğerlerde kan birikimine neden olur

Sızdıran valflar (kapakçıklar) kalpte miriltiya neden olurken bu ses steteskopla duyulabilir Azalan dolaşım köpekte halsizliğe neden olur ve akciğerdeki birikim öksürük ve derin solumaya yol açar Bu belirtiler özellikle köpek heyecanlığında ya da egzersiz yaptıktan sonra ortaya çıkar

Hasta köpekler kalp atışını güçlendirecek ilaçlar ile rahatlatılırken dietlerindeki tuzun azaltılmasından da fayda sağlarlar Bu, kalpteki yükü azaltırken kalp hastalığının gelişimini de yavaşlatır

Akciğer hastalıkları da yaşlanmayla beraber ortaya çıkabilir Röntgen, ECG ve ultrason ile tespit edilebilir

Sızlayan Eklemler

Yaşlı köpeklerde şişmanlık ciddi bir problemdir Kalp ve akciğer hastalığı riskini arttırırken eklemlerin üzerine ekstra ağırlık bindirerek atritise neden olur

Atritis ya da dejeneratif eklem hastalığı, eklemlerdeki yaşlanmayla alakalı değişiklikleri takip eder Eklemlerdeki kayganlığın azalması sürtünmeyi arttırır Eklemler genellikle sertleşerek şişer ve köpek topallamaya başlar Çok şişman köpekler acilen zayıflatılmalıdır

Köpekbalığı kıkırdağının yanısıra esansiyel yağ asidi katkısı faydalı olacaktır

Röntgen tanı için gereklidir ve çoğu vakada anti-steroidal anti-inflamatuvar ilaçlarla tedavi yapılır Bu ilaçlar gastro-intestinal sistemde iritasyona neden olabileceğinden her türlü ishal vs belirtisi veteriner hekime bildirilmelidir

İncelen Deri

Esansiyel yağ asidi katkıları elastikiyetini kaybeden, incelen ve donuklaşan derinin kendini korumasını sağlar Bu tür durumlara hormonal hastalığı olan köpeklerde daha sık rastlanır Çoğu hormonal hastalık deri başta olmak üzere vücudun başka kısımlarını da etkiler

Hormonal hastalıklar kendini hemen belli etmediğinden durgunluk, halsizlik, kusma ve su içmede artış belirtilerine dikkat edilmelidir Diğer hastalıklarla karıştırılmaması için veteriner hekiminizce kontrol edilmelidir

Diğer Problemler

Karaciğer ve böbrek hastalıkları benzer belirtilere neden olabilir Böbrek hastalıkları özellikle kedilerde yaygın olmasına rağmen köpeklerde de görülür Tipik olarak aşırı su içme kilo ve adele kaybı temel belirtilerdir Vücut idrarda protein kaybettiğinden protein ihtiyacını adelelerden karşılar

Karaciğer ve şeker hastalığı benzer belirtiler gösterir Bu hastalikların tanısı kan ve idrar testi gerektirir

Ayrıca tuz, protein ve şeker düzeyinde azalma bu hastalıkların gelişimini yavaşlatacaktır Veteriner hekiminizde uygun “diet”ler bulunmaktadır

Hasta köpekler çok su içtğinden idrar tutamama bir belirti olabilir Ancak idrari tutamama yaşla alakalı başka hastalıklarda da görülebilir

Bazı dişilerde bölgedeki sinir fonksiyonlarındaki azalmayla birlikte pelvisdeki atritik değişmeler idrar hatta dışkı tutamamaya neden olabilir Bu durumlar veteriner hekim müdahalesiyle genellikle iyileşir

Yaşlı ve yüksek lif düzeyi içeren dietlerle beslenen köpeklerde kabızlık da gözlenebilir Dikkatli müshil kullanımı burada faydalı olacaktır

Yaşlanmayla alakalı diğer bir problem türü ise tümörlerdir (özellikle de kısırlastırılmamış olanların üreme organlarında ve dişilerin süt bezlerinde) Rahim enfeksiyonları dişilerde hayatı tehdit edici sorunlara neden olabilir ve belirtileri genellikle kusma, yüksek ateş ve vajinal akıntıdır

İlerleyen yaş sağırlıkdan bunamaya kadar sinir ağında zayıflamaya neden olabilir İlaçla beyne giden kan miktarını arttırırken yaşlanma ile alakalı bunama vs belirtilerini yavaşlatacaktır

Köpek sahipleri genellikle belirtileri yaşa bağlayarak önemsemez Pek çok durumda bu belirtiler tedavi edilebilirBu nedenle çabuk veteriner hekim müdahalesi çok önemlidir

 

 

Bir önceki yazımız olan NUŞİREVAN KİMDİR....? başlıklı makalemizde iran, Kubad ve Nuşirevan hakkında bilgiler verilmektedir.

28 yorum

Yorumu formunu geç

  1. ismail

    kurzhaar cinsi 6 yavrum var. 02.01.2014 doğumlu.
    08.02.2014 iç parazit, 05.03.2014 günü ilk karma aşıları yapılmıştı.
    Karma aşıdan bir gün sonra 06.03.2014 günü yavrulardan biri iştahsızlık nedeni ile veterinere götürdüm ve kontrol altında bıraktım. 07.03.2014 günü 2. yavru da aynı belirtiler oluşunca kalan 4 yavruyu hemen ayırdım ve 2. hastalanan yavruyuda veteriner götürdüm ve karantina altına alındı. veterinerim kanlı ishal dedi. şuan serumla yaşatılmaya ve tadavi edilmeye çalışıyor.
    Aynı ortamdan ayırdığım 4 yavrunun kanlı ishal bulaşmasına karşı 3 gün üst üste antibiyotik iğnesi yapıldı. (koruyucu amaçlı) Ayrıca tekrar iç parazit aşılarını 4 yavruya tekrar yaptırdım. Kanlı ishale ile tedavisi yapılmaya çalışanlardan uzuncana kurt veya şerit dökmeye başlamış. Sağlam olanlarada tekrarını yaptırdığım sağlıklı olanlardan bazılarıda aynı tipte kurt veya şerit dökmeye başladı.
    Sorum ve desteğinizi istediğim konu şu;Hastalığın bulaştıktan 10 gün sonra belirtilerini gösterdiğini öğrendim. Ayırdığım sağlıklı yavru köpeklerim için başka ne yapmalıyım. İlaç, iğne, beslenme vb. Bilgileriniz için şimdiden teşekkür ederim. Saygılarımla.

    1. Ergun

      gereken yapılmış zaten

  2. sezai

    selam benım bır av kopeyım var ama ayagının altı hep yara oluyor bırsı ıyı oluyor bırısı yara oluyor kopek ayaklarının ustune basamıyoaydar ne yapmalıyım bır vetenere gosterdım bırtane ıgne verdı fayda etmedı

    1. Ergun

      veteriner bilmesi lazım

  3. ecrin

    merhaba benim rottweiler ve av köpegi kırması cinsi köpegim var cenesinin altı şiş nasıl gecer acaba yardımcı olursanız sewinirim

    1. Ergun

      veterinere göstermen lazım

  4. irem

    kopegimin yumurtaliklarinda mikrop var.kanama var.ve irimli gibi bir akıntı mevcut ne yapabilirim

    1. Ergun

      veterinere götürmek lazım…

  5. Nilay

    Goldenköpeğim var sanırım 45 günlük de hamile ama iştahı yok denecek kadar az ve yan gövdesinde de tüyler dökülmüş saç kıran gibi gözüküyor acaba gerçek hamilelik mi yalancı hamilelik mi nası anlarız ayrıca gebelik süresinde yapılması gereken aşı vs gibi bir uygulama oluyor mu peki yalancı hamileyse bu nası sın bulur bilgi vermenizi rica ediyorum

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bu HTML etiket ve tanımlayıcılarını kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>

Kişisel web sitesi Kişisel web sitesi
daha