Kategori arşivi: Makaleler

Anneme İtafen Yazdım

ANNEMMMM
Ayaklarının Altı Cennet Kokan Annem, Bebekken Göz Yaşlarımı Güneşe Sererek Kurutan Annem. Öpünce Bütün Ağrılarımızı Geçiren, Hasta Olunca Beni Okusana Dediğim Kanatsız Melek. Herzaman Merak Etmişimdir, Annelerin Kanatları Varmı..?
Dizlerinde Uyuturdun Öfkelerimi, Muhabbetinle Işık Saçardın Annem…!
Gül Kokan Ellerinden Öpüyorum Dualar Ediyorum Annem. Ben Neden Doğdum Unuttum Annem, Sana Nasıl Sıkıntı Verdim, Benim İçin Kendini Siper Ettin Sen Uyumadın Beni Uyuttun Annem.
Ayaklarına Kar Yağsa O Ayaklarının Altındaki Cennette Üşüsem Annem…!
Sen Ufukta Parlayan Güneşsin,
Sen İlahî Bir Yağmursun, Sen Gözlerin Bebeği, Güzel Kokan Bir Çiçeksin Annem.
Seni Sayfa Sayfa Yazsam, Sana Olan Sevgimi Bitiremem Annem, Seni Yazacak Kadar Şair’de Değilim.

Anneme İtafen Yazdım yazısına devam et

İnsan Dünyadan Tam Çıkmayacak

Ne istediğimi sormuştun değil mi?
Gerçekten istemem mi gerekiyor?

Bir kez de O’ ı işaretlesem ne olur sanki? Boş kümeyi işaretleyip eksik bıraksam ne olur ki..
Ne tam ki şu alemde?
İnsan olmak eksik olmaktır. O eksiklikle yalpalamak değil mi sanki; yaşamaya çalışmak.
Dahası, Hiç bir ağaç, panter, bina, akarsu, nükleer santral, parlamento, silah, sevişme, pırasa köftesi, ayvalı kereviz, otomobil, kütüphane, modern  mabet olan AVM.. tam değil bu alemde. Belki kediler, belki de çocuklar bu dünyada olup bu dünyadan olmayanlardır. Belki sadece onlar tam’ dır..
İnsan Dünyadan Tam Çıkmayacak yazısına devam et

Dokunma Gönül Dergahıma

Dokunma gönül dergâhıma.
Yüreğim Yanar Ey Yâr….
Tennuremi Giyer Alemi Dolanırım. Bir Hay Diyeni Ararım. Hüzünlenirim Bulamazsam. Gönül Havanımı Döverim “AŞK” Tokmağıyla. ALLAH Derim, Yandıkça Yanar Benim Fakir Yüreğim. Bakıyorum Sanki, Suskunluğum Sarıyor Bedenimi Esir Almış Gibi. Muhabbetullah Sarıyor Alemi Cihanı Uçuyorum Yine Sidre-i Müntahaya, Rabbim Nasip Ediyor. Tüylerimi Ürperten Bir Aşk Tütüyor Burnuma, Gece Yine Muhteşem, Yine Aşk Dolu. Seviyorum Seccademi
Seriyorum Beytullaha Doğru. Ve Allah Dokanıyor Yüreğime, “Sübhane Rabbiyel Ala” Göğüs Kafesinde Kilitli Kalbim Yine Çarpıyor Yerinden Çıkacak Gibi Yâ Hayyyy……
Manasına Kifayetsiz Kalıyor Lâl Olan Dilim. Setr Etmiş Artık Yüreğimi Aşk.
Ey Hüznüme Yâr Beklediğim Lâl Olan Hamuş Aşkım Bişnev ;
Hani Hiranın Tepesine Yazacaktık Suskunluğumuzu, Hani Gülün Yaprağına Yazacaktık Aşkı, Hani Tennuremizi Giyecektik, Dönecektik Alemi. Bir Güle Baktığımızda Aynı Sevdayı Bulacaktık, Gayemiz, Davamız, Hedefimiz, Rotamız Hani Uhud Olacaktı, Safa Merve Olacaktı. Say Yapacaktık Allah Diye Diye.

Dokunma Gönül Dergahıma yazısına devam et

Karaman’dan Bir Yazar Nasıl Çıkar?

Karaman’da doğmuş,şimdi ise kitapları çeşitli dillere çevrilmiş bir yazarın yaşam hikayesini okuyunca başarıyı elde etmenin o kadar da kolay olmadığını göreceksiniz.

Doğduğu andan itibaren hayat ile mücadelesi başladı.Bu mücadele sonra ki yaşamında da peşini bırakmadı.Aile bireylerinin bir araya gelememesi nedeniyle küçük yaşta öksüzler evine verildi.Artık bir ailesi olduğu halde öksüzlerin arasında geçireceği çok kötü günler o’nu bekliyordu… Kalabalık ve maddi durumu iyi olan baba tarafının sahip çıkmaması nedeniyle kimsesiz olarak öksüzlerin arasında büyümesi küçük bedenine çok ağır gelmişti.Bir çocuğun tek istediği bir aile sevgisidir ama öksüzler yurdu bu sevgiyi o’na vermesi çok uzaktı…Bu gerçek maalesef günümüzde de aynı çizgide devam ediyor.

Görevli çocukların arasından sessizce duran küçük yazarımızı alarak bir odaya getirdiğinde bir sürprizin kendisini beklediğinden habersizdi…Karşısında nur yüzlü anneannesini görünce ikisi de birbirlerini hasretle kucakladılar.Maddi durumu iyi olmayan anneanne torununun öksüzler yurdunda büyütülmesine dayanamamıştı. Bir lokma ekmeği gerekirse bölüşerek yiyeceğini ve torununa bakabileceğini söyleyerek torununu öksüzler yurdundan çekip aldı.Kocası ise şimdilerde açıkça ortada satılan ama o zamanlar kaçakçılık ile bir tutulan tütün satmaktan hapise girmişti.Şair ve yazarımız için artık yeni bir hayat başlıyordu…Anneannesi ile olan yaşantısını yazarımız bir ömür boyunca beynine kazıdı.Öyle ki mahalle,komşular ve etrafta bulunan evlerde yaşantı şekli daha dün gibi aklında kaldı.Bu durumu şiirinde şöyle anlatır.

“Fakir bir evin penceresinde
Paslı bir teneke içinde
Etrafına güzellik veren
Bir çiçek gibi
Büyüdüm ben.
Kimsesizdim.

Ne ana vardı
Ne baba
Ne kardeş, ne akraba;
İlgilenecek kimsem yoktu
Bir tek fakir anneannem vardı.
İlgisizdim.”

Karaman’dan Bir Yazar Nasıl Çıkar? yazısına devam et

Güzel Bir Şey Söyle

Ya güzel bir şey söyle ya da…..

”Normal konuşma dili büyük oranda parçalardan, yanlış başlangıçlardan, konuşma dilinin temelini oluşturan idealleştirilmiş biçimlerin harmanlarından ve diğer tahrifatlarından oluşur. Bununla beraber … çocuk, konuşma dilinin temelini oluşturan bu [idealleştirilmiş biçimi] öğrenir. Bu olağanüstü bir olgudur. Şunu da unutmayalım ki, çocuk bu [idealleştirilmiş biçimi] sistemli bir eğitim olmadan oluşturur, bu bilgiyi birçok başka alanda karmaşık bir zêkaya dayalı başarılar elde edemeyecek bir durumdayken edinir ve bu başarı zêkadan görece bağımsızdır… (Dilbilimci Noam Chomsky, 1969)

Dil, insan canlısının yegane iletişim aracı. Ses birimlerinden sözcüklere, sözcüklerden kelime öbeklerine ve nihayet cümlelere dökülüp istediğimiz, istemediğimiz ve ifade edebilmemizin başta gelen en insansı yeteneğimiz.

Güzel Bir Şey Söyle yazısına devam et

Aşkın Sırrı

“AŞK’IN SIRRI”
Esselâmü Aleykûm ve Rahmetullahi ve Berekatuhu.
Değerli Gönül Dostlarım….
Bu Günkü Sohbetimiz Bir Mübarek Yolun, “Aşk” Yolunun Sırat-ı Müstakim Yolunun Sırları İle Bir Söyleşi Tadında, Bir Muhabbet Tadında “Aşkın Sırrı” Makalemi Muhabbetten Öte Gitmeyecek Ve Bir Öğreti Olarakda Görebilirsiniz.
Dostlar ;Aşk’ın Sırrı Her Yürekte Farklı Olduğu Gibi, Yaşamdada Farklıdır. Bazı Yürekler Vardır, Ocağın Üzerinde Saatlerce Isıtsan Pişmez, Ama Bazı Yürekler Vardır ki; “ALLAH” Dediğin Zaman Başlar Dumanı Tütmeye. Hani Hz. Ebubekir Efendimizi Peygamber Efendimiz’e Şikayete Gelen Komşusu Gibi.
-Yâ Rasûlallah Hz. Ebubekir Ciğer Pişiriyor, Kokusu Burnunuza Mis Gibi Kokuyor….
Tabiki Rasûlallah Efendimiz Olaya Müdahale Edip Bizzat Hz. Ebubekir Efendimize Gidiyor. Bakıyor Hz. Ebubekir Zikr-i İlahî İle Meşgul, Anlıyor Tabi Zikrin Şiddeti İle Yanan Yürek Kokusunu. Dostlarım Varmı Böyle Bir Yürek…? O Sıddık, Rasûlullah Efendimizden Sonra Gelen En Büyük İnsan. Aşkın Sırrı “ALLAH” Diyen Yürekte. Hani Diyor Yâ Derviş “Bir Hû Çeksem Karşı ki Dağlar Titrerdi. Aman Allahım.,Nasıl Bir Kalp. İşte Aşkın Sırrı. Mum Gibi Erimiyorsa İnsan, Yanmaktan Bahsetmesin. Hz.Mevlâna’nın

Aşkın Sırrı yazısına devam et

On Sekizbin Alem Yaratıldı

On Sekizbin Alem Yaratıldı. Hepsi Allah Diyordu Kurban. Yer Yüzünde Dalgalanıyordu Yâ RÂB Nidaları. Vicdanlar Sızlıyordu Kelepçelenmiş Günahlarına. Hani Rasûlü Kibriya Efendimizin Ümmeti Nerede…? Kurban. Hz. Hamza Gibi Olmalıydı Ümmet, Ölümü Bile Korkutmalıydı Aşkı Duyunca. Yanmalıydı Yürek Hz. Ebubekir Gibi, Etmi Pişiriyor Demeliydi Komşun. Hanzala Gibi Olmalıydı Ümmet, Zifaftan Şehadete. Ya Hayyy…. Yanmalıydı Ümmet Hazreti Bilal Gibi Kızgın Çöllerde. Ebuzer Gibi Bilalin Ayaklarının Altına Yatabilmekti Aşk. Yada Hz. Zekeriya Gibi Kesilmekti Ağacın Kovuğunda Aşk. Nerde…? Kurban Bizdeki O Aşk. Bedirdi Aşk, Uhuddu,Tebüktü, Tayf’ti Aşk… Kurban.
O Onsekizbin Âlemin Yaratıcısına Hamdolsun. İyiki Ümmet-i Muhammed Olduk. Rabbim Acizlerin Aciziyiz, Biz Sensiz Hiçiz, Ne Gelirse Senden Gelir Sen Dayanma Gücü Ver, Ümmet Olma Şuuru Ver. Duâlara Muhtaç Olana Muhtaç Ettirme Allahım. Yâ RÂB En Sevdiğin Halle Hâllendir Bizi Komşu Eyle Kâinâtın Efendisine. Yâ RÂB Anlam Yüklü Ebedi İstiratgahımızda Kurtulmuş Kullarından İhsan Eyle ALLAHIM…..
Ümmet-i Ümmet-i Diyen Gül Kokulu Rasûlallah Efedimizle Cennet Komşu Olmayı Nasip Eyle. Hz. İsmail Gibi Sabır, Hz. İbrahim Gibi Teslimiyet, Hz. Yusuf Gibi Dayanma Gücü Ver Allahım….

On Sekizbin Alem Yaratıldı yazısına devam et

Ergünce

Ey siyah hüzün ;vur gamını siyah geceye. Gök kubbeden boşalırcasına yağan siyah geceye bak. Belki Bilal-i siyahı hatırlarsın, hüznün en muhteşem yıllarında, kızgın kumlarda, yanan siyah bedenin hıçkırıklara gömüldüğü, Lâ İlahe illallah diyen, Bilalin manevi sesleri, çınlar kulaklarda. Bilirmisin gülün matemini, oda ağlar, lakin kıpkırmızı göz yaşlarıyla. Nerden bilirsindiye sorarsanız eğer “hafızın kabrinde bir gül vardı her gün kanayan rengiyle ağlardı “Gül demişken, eniyi dostu bülbül dert yanardı güle, Aşkın en kırmızı haline. Çünkü Muhammedi (s.a.v.) kokusu vardı gülün üzerinde. Mümkünmü kurban o kokuyu alıpta bülbül gibi Aşk nidaları söyleyebilmek. Ölüm kokardı bana, vuslattı sanki Rasûlallah efendimize kavuşmaya, biletti koku binip gitmek istemezmiydi bu cân. Aşkın vav haline bürünmezmiydiniz..? Cesareti toplar elif gibi olurdunuz Aşk-ı canana varmaya. Hiç demiyorum Cemalullahı düşer bayılırdın kurban. Yada ordusuyla gelse Halid bin Velid, fetihler yapsa gönüllere, vücudunda kesik yer kalmayan bedeniyle. İşte bu yüzden yağmurla dosttur göz yaşları İkiside ağlar. Bazen istemezsin ama gözlerin seni itaatsizce dinlemez, canrajkla abdest aldırır ruhuna. Bakarsın ve sen yine yanlız, yine beyhude. Ve beklersin vaktin sahibine hicret etmeyi.
Ve Beklersin Beklersin…..

Ergünce yazısına devam et

Windows Sens Hizmetine Bağlanamadı Hatası ve Çözümü

Windows’ta farklı kullanıcılar için parolanızı ayarlayıp,giriş yapabildiğiniz halde misafir veya diğer adıyla guest olarak oturum açmak istediğinizde “windows Sens Hizmetine Bağlanamadı“hatasını alıyorsanız aşağıdaki işlemleri yapınız.

    • Admin olarak parolanızla  giriş yapınız.
    • Başlatta bulunan arama kutusuna services.msc yazıp aratınız.Arama sonunda çıkan sonuca Sağ tıklayıp Yönetici çalıştırı işaretleyip  tıklayınız.
    •  Com+ Olay sistemi Başladı  yazısını bulun ve  otomatik olup olmadığını kontrol edin.Otomatikse dokunmayın,değilse otomatik seçimini yapınız.
    • Sistem olay bildirim hizmeti Başladı yazısını bulun ve  otomatik olup olmadığını kontrol edin.Otomatikse dokunmayın,değilse otomatik seçimini yapınız.
    • Sistemi kapatarak misafir veya diğer adıyla guest olarak giriş yapınız. 

      Giriş yapabiliyorsanız işlem bitmiştir.Sorun hala devam ediyorsa aşağıdaki işlemlerle devam edeceğiz.

    • Başlatta bulunan arama kutusuna eventvwr.msc /s yazıp aratınız.
    • Bulunan sonuca tıklayarak açılan pencerede Windows kayıtları görünecektir.
    • Uygulama,güvenlik gibi tüm kayıtları sağ taraftan günlüğünü temizleyiniz.
    • Sistemi kapatarak misafir veya diğer adıyla guest olarak giriş yapınız.Sorun çözülmesi gerekir.

Son olarak bu hatayla windows 7 de karşılaştım.Hata hangi işletim sisteminde oluşursa onunla ilgili çözümü hazırladığımı sitemizi takip edenler bilirler.Diğer işletim sistemlerinde karşılaşmadığım için değişik çözüm şekilleri olabileceğini hatırlatmak isterim.

 

Sünnet Nedir…?

Sünnet Nedir…?
Esselamu Aleyküm Ve Rahmetullahi Ve Berekatuhu

Değerli Kardeşlerim,
Sünnet nedir bilirmisiniz..?Bugün bunun üzerine konuşalım dedim. İnşallah anlatımdan ziyade bir sohbet,muhabbet hemde bilgi tazeleme ve en önemliside rasulu kibriya efendimizin ve dünyaya geliş sebeplerinden biri tebliğci olması hasebiyle ,bizde inşallah tebliğ edelim.O yüce insanın insanlık alemine Dini islamı hangi şartlarda olursa olsun anlatmaktı tek gayesi.
Sünnet-i hasenesine kurban olduğum,gül kokulu efendimiz.Biz sende gördük insanlığı sevmeyi sende tattık acıyı,seninle irkildik çektiğin elemi.Yüceler yücesi rabbimize söz verdin ümmetin için .Sünnet bu değilde nedir…?

Burağa bin dediler,binmem dedin ümmetim binmedikten sonra.Sünnet bu değilde nedir….? Cenneti alaya gir dediler ümmetim girmeden girmem dedin ya rasulallah.sünnet bu değilde nedir…? Hep ümmeti düşündün.Hani zor şartlarda davet ettin insanlığı islama.Tayfte taşlandın,üzerine deve işkembesi attılar,yollarına diken döktüler,”Yarabbi bilmiyorlar cahildir onlar dedin” ya rasullah,sünnet bu değilde nedir.

Sünnet Nedir…? yazısına devam et

Allaha Yakarış

Esselamu aleyüm ve rahmetullahi ve berekatuhu Ey  Allah’ım…
Sana yakarışım Kirli bir gönülle pişmanığın vermiş olduğu hüzünlü bir kalple yazıyorum.Rabbim senin bizlere vermiş olduğun ,kulum diyerek ama bizim kalbimizin yolları tıkalı olması hasebiyle senden gelenleri göremedik Allahım.Biz sana,haram ve günahlarımızla senin fedakarlıklarını bilemedik.Ama acizliğimizi herdaim anladık.
Ey Allahım…
Seni bilemedik,bilsekte hayatımıza nakşedemedik.Senin kelamından güzel ne var ki yeri göğü yaratan rabbim.Sen Sübhansın,Sen Rahmansın,Dünya ve ahiret hayatının hakimisin.Dediğin gibi yerlerin ve göklerin sahibisin.Bizler aciz kullarız ve Sensiz  bir hiçiz.Senin ne kadar rahmet sahibi olduğunu bilemiyor ve idrak edemiyoruz.
Ey Allahım…
Yetimlerin ,güçsüzlerin,biçarelerin,kainatın sahibi,maliki mülk edeni,kimsesizlerin kimsesisin.Bizler küçük beyinlerimizle ancak sana kulluk yerine isyanda bulunduk affet Allahım.Bütün ümmeti müslüman senin yolunda,senin aşkınla yanıp tutuşurken,verdiğin nimetlere şükürsüz kalmış bir kul olarak ,gidilecek kapının senin kapından başka bir yer olmadığını bizlere gösterdin Allahım.

Allaha Yakarış yazısına devam et

Çernobil ve Türkiye Üzerinde Etkileri

26 Nisan 1986 Cumartesi günü tarihteki en büyük nükleer felaket Ukrayna, Çernobil’deki nükleer santralde yaşandı.(Bakınız http://www.kerimusta.com/cernobil-faciasi/ )

TAEK Başkanı Ahmed Yüksel Özemre, toplantı katılımcılarına, radyoaktiviteyi izlemek için yaptıkları tüm çalışmayı açıklıyor ve şöyle diyordu: “Türkiye’de radyasyon doğal düzeydedir.

29 Mayıs 1986’da yaptığı bu açıklamasında TAEK Genelkurmay Başkanı Özemre; radyasyon bulutunun Türkiye’yi 30 Nisandan itibaren etkisi altına almaya başladığını ve Kiev’den esen rüzgarların Türkiye’yi Sinop-Anamur hattının batısında bir hafta süreyle etkileyeceğini öğrendiklerini belirtiyor.ğı ile işbirliği yapmak- tadır. Havadaki (yerden 1 metre

yükseklikteki) radyasyon,İstanbul’ da, doğal radyasyon düzeyinin en çok 2,5 katına, Karapınar mevkiinde ise en çok 12 katına yükselmiştir. Radyoaktivite, 3 Mayısta yağan

yağmurla Edirne ve civarında yere inerek toprağı kirletmiştir. Bulgaristan sınırına giden
Kapıkule-Edirne karayolu üzerinde 2 km.lik bir kısımda sellerin getirdiği çamurlarda yüksek
 oranda radyoaktivite saptanmıştır. Özemre’nin iddiasına göre, ”yetkililer, bu radyoaktif

çamurları etrafa bulaşmadan varillere yükleyip Çekmece Nükleer Araştırma Merkezi’ ne
(ÇNAEM) taşımış ve üç gün boyunca yolun bu kısmı yıkanarak radyasyon seviyesini 12,5

MiliRöntgen/saatten doğal radyasyon düzeyi olan 17 mikroRöntgen/saat değerine düşürmüştür. Çernobil ve Türkiye Üzerinde Etkileri yazısına devam et