Kategori arşivi: Tarih Konuları

Bunları Yapan Kimdir….?

İlk defa elektriği, gazı getiren, ilk modern eczanemizi açtıran,
İlk otomobili getiren, 5 bin km kara yolunu yaptırtan,
Dünyanın ilk metrolarından birini Karaköy-Taksim arasına yaptıran, (dünyada 2. metrodur..adına kısaca Tünel denir )
atlı ve elektrikli tramvaylar kuran,
Kudüs-Yafa, Ankara-İstanbul ve Hicaz demir yollarını yaptıran (Haydarpaşa Tren İstasyonunu da tabi),
İstanbul’un binlerce fotoğrafını çektiren, Arkeoloji müzeciliğini başlatan,
Chicago’daki turizm fuarına ülkemizi ilk kez sokan,
Kuduz aşısının bulunmasından sonra Ülkemizin ilk Kuduz Hastanesini (İstanbul Darü’l-Kelb Tedavihanesi) açtıran,
Polisiye romanların ülkemize girişini sağlayan, (14 yıl içinde basılan 4000 kitaptan sadece 200 kadarı dinle ilgili idi..)

Bunları Yapan Kimdir….? yazısına devam et

Feth-i Mübinin 564. Yıl Dönümü Mübarek Ola

“Kostantîniyye elbette fetholunacaktır. Onu fetheden kumandan ne güzel kumandandır! Onu fetheden askerler ne güzel askerlerdir!”

(SALLALLAHU ALEYHİ VE SELLEM)

Atlıların, Alnındaki Secde İzini Takip Ederek, İlk hucumda Nefsin Kalesini Yıktığı FATİH, Denizin Hırkasından O Karanlık Gemileri Kolay Bir Düğme Gibi Çözüp Atan,
Her Sözcüğüyle Düşman Toprağının Dizlerini Titreten, Her Duasıyla İstanbul’un Gönlünü Gülümseten FATİH, Sen Yinede Bizi Ve İstanbul’u Bıraktığın gibi Hatırla, Cennette Müjdelendiğin O Güzel Makam Şimdi Seni Bekliyor…

Bugün İstanbulun Fethi
Osmanlı’nın tarihe adını yazdırması tüm dünya tarafından surları yıkılması imkansız sayılan konstantinapolis’in henüz 21 yaşında genç Han olan Fatih Sultan tarafından Osmanlı topraklarına katılması ve bu fetih’in ardından Osmanlı Devleti Devletlik statüsünden İmparatorlu statüsüne geçmiştir…

Feth-i Mübinin 564. Yıl Dönümü Mübarek Ola…

Türk Dil Bayramı Kutlu Olsun

Karamanoğulları Beyliğinin hükümdarı Karamanoğlu Mehmet Bey, 13 Mayıs 1277’de yayımladığı bir fermanla,bugünden sonra hiç kimse sarayda, divanda, meclislerde ve seyranda Türk Dilinden başka dil kullanmayacaktır, dedikten sonra Anadolu’da Türkçe ilk kez resmi dil, devlet dili olmuştur. Anadolu Selçukluları döneminde edebiyatta ve devlet işlerinde Farsça kullanılıyordu. Türk Dil Bayramı 1960’dan bu yana kutlanıyor. Her yıl 13 Mayısta Kültür ve Turizm Bakanlığı, Karaman Valiliği ve Belediye Başkanlığının ortaklaşa düzenlediği bu etkinlik ile hem Türk Dil Bayramı kutlanmakta hem de Karamanoğlu Mehmet Bey anılmaktadır.

Akka Müdafaası

Akka Kuşatması, bugünkü Lübnan dolaylarında bir yerde yapılmıştır. Fransız Napolyon Bonaparta karşı Cezzar Ahmed Paşa (günümüz Türkçesi ile Kasap Ahmet Paşa) tarafından savunulmuştur.
Esasında Akka Müdafaası ikiye ayrılır:
Mısır Savaşı, Akka Müdafaası
Osmanlı Devleti’nin o günlerde çok sıkıntısı vardı. Dışarıda Avusturya ve Rusya’ya karşı savaşılıyordu. İçerideyse, ekonomik nedenler ve milliyetçilik akımından dolayı çıkan isyanlar bastırılmaya çalışıyordu. Bir de bunun üzerine ekonomik buhran vardı. Askerlerin akçe değeri azaltılmıştı, ve dış harcamalar artmıştı.

Bunları bir nebze azaltabilmek için çalışmalar yapılıyordu. Yakın bir zaman önce Lale Devri yaşanmıştı. Ancak Patrona Halil İsyanı nedeniyle, bu devir sonuçsuz kaldı. Avrupa ülkelerinde elçilikler açılmaya başlandı. Bu yolla, Avrupa’daki gelişmeler yakından takip edilmek istenmiştir. Kağıt ve kumaş fabrikaları açıldı.

Akka Müdafaası yazısına devam et

Ruhun Şad Olsun Büyük Sultan

Bin yıl boyunca Roma ve Bizans’ın elinde olan İstanbul’u fetheden, çağ açıp, çağ kapatan, dünyayı titreten, halkının içinde hasta ve ihtiyaç sahibi kimse olup olmadığını tespit etmesi için özel ekipler kuran, İslam’ın hizmetkarı,
peygamber aşığı Ceddimiz Fatih Sultan Mehmed Han’ı, Rahmet-i Rahman’a kavuşmasının sene-i devriyesinde rahmet ve minnetle anıyoruz.
El Fatiha
(3 Mayıs 1481)

Cezayirlilerin Sultana Mektubu

Cezayir’deki Kadı, Alimler, İmamlar, Hatipler, Tüccarlar, Eminler ve bütün re’ayânın Sultan’a mektubudur.

Sultanımızın yüce makamına zafer ve saadet dualarımızı takdim ettikten sonra Cezayir’de olan biz bendeleri size yazıp i’lan ediyoruz ki:

Sizin, bizim yanımızda büyük bir mertebeniz vardır. Gün geçtikçe size ta’zimin vücubuna ve lüzumuna daha çok inanıyoruz. Biz tazimlerimizi size arzetmek istiyoruz ki, mektup onun ifadesine kâfi değildir. Biz, saadetinizle sevinçliyiz. Size öyle itimat ediyoruz ki, güvenimizin içi, dışı, evveli ve ahiri güzel olacağınıza inanıyoruz. Emrinize hazırız. Bu bendelerinizin size hürmetten başka şeyleri yoktur. Şerefli makamınızın devamını istiyoruz. Bu bendelerinizin Allah düşmanlarının yaptıkları zulümler ve Allah dostu olan mü’minlerin yardımları ile ilgili haberleri uzundur. Ancak özeti şudur ki:

Cezayirlilerin Sultana Mektubu yazısına devam et

Hıttin Muharebesi

Hazreti Ömer (r.a) döneminin 638’deki Yermuk Zaferi’nden 460 yıl sonra harekete geçen Batı, 1099’da Haçlı Seferiyle Kudüs’ü işgal edip, Kudüs`ü kendisine başkent yaptıktan sonra sınırları Filistin`den Antakya`ya kadar uzanan bir Latin Krallığı kurdu. Haçlılar işgal sırasında tarihte eşi görülmemiş bir barbarlıkla yüzbinlerce Müslümanı hunharca katletti. Yaşanan bu vahşet ve Kudüs’ün esareti Selahaddin’in hafızasını sürekli meşgul ediyordu. 1167’de Musul Atabeyi Nureddin Mahmud bin Zengi’nin dostu amcası Şirkuh’un yanında Mısır seferine çıkan Selahaddin, büyük bir kahramanlık örneği gösterdi, sonraki dönemde Fatimi yönetimini yıkarak Mısır’a hâkim oldu. 1174’te Nureddin’in hayatını kaybetmesi üzerine devlette saltanat kavgaları baş gösterdi. Selahaddin 6 Mayıs 1175’te tüm muhalifleri saf dışı bırakarak istiklalini ilan ederek adına hutbe okuttu. Böylece kurucusu olduğu Eyyubi Devleti yeni bir dönüm noktası yaşamış oldu. 1186 yılında Halep ve Musul Atabeyliklerinin de, Selahaddin’in hükümdarlığını kabul etmesiyle İslam Birliği sağlanarak Kudüs’ün fethi için kapı aralanmıştı.

Hıttin Muharebesi yazısına devam et

Abdûlhamid Han’ın Evliyalığı

Cennet Mekân Sultan Abdûlhamid Han’ın Evliyalığı…

Olayı “bizzat yaşayan” adam; Mahmud Allahverdi anlatıyor:

Ben Osmanlı Devleti’nin baş şehri İstanbul’da doğdum. Babam, memuriyeti sebebi ile orda görevli bulunuyordu. Ne var ki, geçirdiğim bir hastalık sonucu dilim tutulmuş, konuşma yeteneğimi kaybetmiş idim. Hiç konuşamıyor, el kol işareti ile maksadımı anlatmaya çalışıyor idim. Babam buna çok üzülüyordu… Gitmedik doktor, hoca bırakmadı, ama hiçbiri de fayda etmedi.
Bir gün yaşlı bir komşumuz geldi dedi ki:
-“Seni görüyorum, çok üzülüyorsun. Bir baba için, oğlunun bu durumda olmasından üzücü bir şey yoktur. Sana bir çare söyleyeceğim, dediğimi yap.
Babam ümid ile gözlerini açtı, dinlemeye başladı.

Abdûlhamid Han’ın Evliyalığı yazısına devam et

Abdülmecid’in Sarıklı Fotoğrafı

Son halife Abdülmecid efendinin pek bilinmeyen sarıklı bir fotoğrafı.. Bilindiği gibi 1300 senelik bir müessese olan ve şu anda boşluğu İslam dünyasında çok net olan halifelik m.kâ mal yönetimi tarafından kaldırılmıştı.son halife Abdülmecid efendi ise apar topar bir gece trene bindirilip dedelerinin vatan yaptığı topraklardan kovulmuştu.mekanı cennet olsun..

Kınalı Ali

 

Üst teğmen Faruk cepheye yeni gelen askerleri kontrol ediyor bir taraftan da onlarla laflıyordu nerelisin gibi sorular soruyordu. Bir ara saçının ortası sararmış bir çocuk gördü. Merakla:

– ‘Adın ne senin evladım?’ der. Çocuk :

– ‘Ali ‘ diye cevap verir.

– ‘Nerelisin? ‘der. Ali :

– ‘Tokat Zilede’nim’ der.

– ‘Peki evladım bu kafanın hali ne?’ Ali :

– ‘Anam cepheye gelirken kına yaktı komutanım.’ der.

– ‘Neden? ‘der komutan. Ali :

– ‘Bilmiyorum komutanım’ der:

– ‘Peki gidebilirsin Kınalı Ali’ der.

O günden sonra herkes ona Kınalı Ali der. Herkes kafasındaki kınayla dalga geçer. Kısa sürede cana yakın ve cesur tavırlarıyla tüm arkadaşlarının sevgisini kazanır. Bir gün ailesine mektup yazmak ister. Ali’nin okuma yazması da yoktur. Arkadaşlarından yardım ister ve hep beraber başlarlar yazmaya. Ali söyler arkadaşları yazar:

Kınalı Ali yazısına devam et

ÇANAKKALE ZAFERİNİN 102.YILDÖNÜMÜ KUTLU OLSUN

18 Mart 1915, Türk tarihinde bir askeri ve siyasi başarı olmaktan öte inanç, azim ve yiğitlikle örülmüş bir destanın yaradılış tarihidir.Bugün, zaferlerin en büyüğü, günlerin en anlamlısı olan Çanakkale Zaferi ve Şehitler Gününü idrak etmekteyiz.Çanakkale Zaferi, vatanseverlik, fedakârlık, cesaret gibi yüksek faziletlerin kahramanca sergilendiği bir destandır.
Kim bu cennet vatanın uğruna olmaz ki feda? Şüheda fışkıracak, toprağı sıksan şüheda. Şehitlerimizi saygı ve minnetle anıyoruz.Dönmeyi hiç düşünmediler. Bu vatanı evlatlarına bırakabilmek için canlarını gözlerini bile kırpmadan verdiler. Bu mukaddes yurt topraklarının korunması ve bayrağımızın dalgalanması için birlik, beraberlik ve bütünlük içinde verilen mücadeleyi millet olarak idrak etmeli, gelecek nesillere bu bilinci aktarmayı, bu güzel vatanı bizlere emanet eden atalarımıza karşı bir borç bilmeliyiz.
Farklı milletlere mensup insanların karşı karşıya geldiği Çanakkale, bugün tüm insanlığa barışın önemi konusunda güçlü mesajlar veren bir abide konumundadır. Çanakkale, milletimiz için de ayrıca bir onur, gurur ve şeref abidesidir. Çanakkale’de, kutsal değerleri uğrunda vargücüyle savaşan nesiller, Çanakkale’nin geçilmeyeceğini dünyaya ilan ederken, milletimizin hürriyet, istiklâl, vatan ve bayrağına sahip çıkma kararlılığını da haykırmışlardır.
253.000 evladımızın şehit, düşman cephelerinden ise 247.000 askerin öldüğü ve her bir metrekareye 6.000 merminin düştüğü bu savaşta, islam ve kuran hizmetkarı olan türk milletine Allah’ın melekleriyle yardımda bulunduğu şüphesizdir. Zira Allah’u Teala Kur’an-ı Kerim’de mealen: “Hani Rabbinizden yardım istiyor, yalvarıyordunuz. O da, “Ben size ard arda bin melekle yardım ediyorum” diye cevap vermişti.” (Enfal-9) buyurmaktadır. İngiliz devlet başkanı Churcill, “–Anlamıyor musunuz, biz Çanakkale’de Türkler’le değil, Allâh ile harbettik!.. Tabiî ki yenildik…” diyerek bunu itiraf etmektedir.Aziz şehitlerimiz yattıkları yerlerde şunu hissetmelidirler ki, temiz kanlarıyla suladıkları kutsal vatan toprakları, bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da Türk milleti tarafından en kutsal emanet olarak muhafaza edilecektir.
Vatanın verilecek bir karış toprağı olmadığını dünyaya gösteren 250 bin şehidimizi minnet ve rahmetle anıyor, aziz hatıraları önünde saygıyla eğiliyoruz.”