Kategori arşivi: Tarih Konuları

Konyada Olan Şeyh Bedrettinin Çocuklarına 1. Mahmudun Kanunnamesi

Mahmut Bin Mustafa Kanunname-i Kebir’i

Badr-ı mükerrem müsşir-i müfahham nizam-ü-l âlem Elcumhur bil fikr-issakip mütemmimi mebham-ül-enam bil rey s-saip mümehhidi bünyan-üd-devle velikbal mesnedüerkân-üs-saade veliclâl el mahfufu bi-sunufu avatıf ülmelik elâla Karaman valisi vezirim (Belgenin aslında vezirin adı yazılmamıştır) Paşa edam-allahü teâlaiclâlüh-u ve kıdvet-ün nuvvap-elmüteşerriin Bozkır kazasında nâib-üşşer olan mevlâna zide ilmehu tevkii refii humayun vasıl olıcak malûm ola ki sen ki mevlânayı mumaileyh İbrahim zide ilmehusin süddei saadetime mektup gönderüp Beyşehri Sancağında Bozkır Nahiyesinde Karyei Karacaardıç Cemaatından şurefai meşayıha yirmi bir nefer meskurdan merhum Seyyid Bedrettin evlâdından olan merhum Şeyh Ali Semerkandi kuddese celâlehu seyyidi ve sadattan olduklarına binaen selâtını maziyeden ve Hüdavendigârdan ellerinde cemi rüsumattan ve tekâlif-i urfiyeden emin olmalarına ahkâm-ı şerifeleri olmağın ellerinde olan kadimi beratta, bağlarından ve kovanlarından öşür ve asiyablarından resim alınmamak üzere defteri cedide muaf kayıt olundu.

Konyada Olan Şeyh Bedrettinin Çocuklarına 1. Mahmudun Kanunnamesi yazısına devam et

Destimal-i Şerif

Destimâl-i Şerîf
Sarayda harikulâde bir gün
Millet, geleneğin bağrında yeşerir…

Gelenekse, güçlü bir devlet teşkilatlanması ile hayâta geçer…

Yaklaşık on asırdır Anadolu’da üstelik açık ya da üstü kapalı düşmanlıklara karşı koyarak yaşamaya çalışıyoruz.

Yahyâ Kemâl, Paris’te geçen öğrencilik yıllarında, millet ile vatan toprağı arasındaki bağlantıyı öğrenince Türk milletinin Anadolu’daki târihini aramaya koyulmuştu.

Ona göre 1071 yılında Malazgird’in kilidini açarak Anadolu’ya giren Türkler, bu topraklara yaklaşık on asra dayanan büyük bir mühür vurmuştu.

Destimal-i Şerif yazısına devam et

Akıncı Beyi Mihaloğlu Alaaddin Paşa

MİHALOĞLU GAZİ ALAADDİN ALİ PASA
Akınlarıyla İslam düşmanlarını perişan eden Akıncı Beyi
Akıncılar İslam uğruna kelle koltukta mücadele eden yiğitlerdir. Onlar için açlık, yorgunluk yoktu. Ne kadar kalabalık olursa olsun düşman sürüleri engel teşkil etmezdi. At sırtında gece gündüz düşman illerinde yol katederlerdi. Hayatları sınır gerisindeki şehir, kasaba ve köylerinde geçerdi.
Düşmanın iktisadî ve askeri küvetini perişan etmek, düşmanın yüreğine korku salmak için yapılan akınlarda kartal kanatlı sendengeçti akıncılar kasırga gibi eserlerdi. Onlar için cihad, bir şenlikti. İ’lâ-yi kelimetullah uğruna şehadet şerbetini içmek en büyük dilekleriydi. Onlar kanlarını, canlarını hak yoluna feda etmişlerdi.

En büyük akınlar Fatih ve Kanuni devirlerinde yapılmıştır. Bu devirde yapılan akınları Avrupalılar hâlâ hafızalarından silememişlerdir.

Akıncı beyleri içerisinde en meşhuru Mihaloğlu Alaâddin Ali Paşa’dır.

Ali Paşa akıncılarıyla birlikte Tuna’yı kuzeye doğru tam 330 defa geçmiştir.

1435’te dünyaya gelen Ali Paşa, iyi bir tahsil görmüştür. Macarca ve Romence dahil birkaç Avrupa dilini mükemmel şekilde bilmekte, Türkçe kadar rahat konuşmaktadır.

Akıncı Beyi Mihaloğlu Alaaddin Paşa yazısına devam et

Bunları Yapan Kimdir….?

İlk defa elektriği, gazı getiren, ilk modern eczanemizi açtıran,
İlk otomobili getiren, 5 bin km kara yolunu yaptırtan,
Dünyanın ilk metrolarından birini Karaköy-Taksim arasına yaptıran, (dünyada 2. metrodur..adına kısaca Tünel denir )
atlı ve elektrikli tramvaylar kuran,
Kudüs-Yafa, Ankara-İstanbul ve Hicaz demir yollarını yaptıran (Haydarpaşa Tren İstasyonunu da tabi),
İstanbul’un binlerce fotoğrafını çektiren, Arkeoloji müzeciliğini başlatan,
Chicago’daki turizm fuarına ülkemizi ilk kez sokan,
Kuduz aşısının bulunmasından sonra Ülkemizin ilk Kuduz Hastanesini (İstanbul Darü’l-Kelb Tedavihanesi) açtıran,
Polisiye romanların ülkemize girişini sağlayan, (14 yıl içinde basılan 4000 kitaptan sadece 200 kadarı dinle ilgili idi..)

Bunları Yapan Kimdir….? yazısına devam et

Feth-i Mübinin 564. Yıl Dönümü Mübarek Ola

“Kostantîniyye elbette fetholunacaktır. Onu fetheden kumandan ne güzel kumandandır! Onu fetheden askerler ne güzel askerlerdir!”

(SALLALLAHU ALEYHİ VE SELLEM)

Atlıların, Alnındaki Secde İzini Takip Ederek, İlk hucumda Nefsin Kalesini Yıktığı FATİH, Denizin Hırkasından O Karanlık Gemileri Kolay Bir Düğme Gibi Çözüp Atan,
Her Sözcüğüyle Düşman Toprağının Dizlerini Titreten, Her Duasıyla İstanbul’un Gönlünü Gülümseten FATİH, Sen Yinede Bizi Ve İstanbul’u Bıraktığın gibi Hatırla, Cennette Müjdelendiğin O Güzel Makam Şimdi Seni Bekliyor…

Bugün İstanbulun Fethi
Osmanlı’nın tarihe adını yazdırması tüm dünya tarafından surları yıkılması imkansız sayılan konstantinapolis’in henüz 21 yaşında genç Han olan Fatih Sultan tarafından Osmanlı topraklarına katılması ve bu fetih’in ardından Osmanlı Devleti Devletlik statüsünden İmparatorlu statüsüne geçmiştir…

Feth-i Mübinin 564. Yıl Dönümü Mübarek Ola…

Türk Dil Bayramı Kutlu Olsun

Karamanoğulları Beyliğinin hükümdarı Karamanoğlu Mehmet Bey, 13 Mayıs 1277’de yayımladığı bir fermanla,bugünden sonra hiç kimse sarayda, divanda, meclislerde ve seyranda Türk Dilinden başka dil kullanmayacaktır, dedikten sonra Anadolu’da Türkçe ilk kez resmi dil, devlet dili olmuştur. Anadolu Selçukluları döneminde edebiyatta ve devlet işlerinde Farsça kullanılıyordu. Türk Dil Bayramı 1960’dan bu yana kutlanıyor. Her yıl 13 Mayısta Kültür ve Turizm Bakanlığı, Karaman Valiliği ve Belediye Başkanlığının ortaklaşa düzenlediği bu etkinlik ile hem Türk Dil Bayramı kutlanmakta hem de Karamanoğlu Mehmet Bey anılmaktadır.

Akka Müdafaası

Akka Kuşatması, bugünkü Lübnan dolaylarında bir yerde yapılmıştır. Fransız Napolyon Bonaparta karşı Cezzar Ahmed Paşa (günümüz Türkçesi ile Kasap Ahmet Paşa) tarafından savunulmuştur.
Esasında Akka Müdafaası ikiye ayrılır:
Mısır Savaşı, Akka Müdafaası
Osmanlı Devleti’nin o günlerde çok sıkıntısı vardı. Dışarıda Avusturya ve Rusya’ya karşı savaşılıyordu. İçerideyse, ekonomik nedenler ve milliyetçilik akımından dolayı çıkan isyanlar bastırılmaya çalışıyordu. Bir de bunun üzerine ekonomik buhran vardı. Askerlerin akçe değeri azaltılmıştı, ve dış harcamalar artmıştı.

Bunları bir nebze azaltabilmek için çalışmalar yapılıyordu. Yakın bir zaman önce Lale Devri yaşanmıştı. Ancak Patrona Halil İsyanı nedeniyle, bu devir sonuçsuz kaldı. Avrupa ülkelerinde elçilikler açılmaya başlandı. Bu yolla, Avrupa’daki gelişmeler yakından takip edilmek istenmiştir. Kağıt ve kumaş fabrikaları açıldı.

Akka Müdafaası yazısına devam et

Ruhun Şad Olsun Büyük Sultan

Bin yıl boyunca Roma ve Bizans’ın elinde olan İstanbul’u fetheden, çağ açıp, çağ kapatan, dünyayı titreten, halkının içinde hasta ve ihtiyaç sahibi kimse olup olmadığını tespit etmesi için özel ekipler kuran, İslam’ın hizmetkarı,
peygamber aşığı Ceddimiz Fatih Sultan Mehmed Han’ı, Rahmet-i Rahman’a kavuşmasının sene-i devriyesinde rahmet ve minnetle anıyoruz.
El Fatiha
(3 Mayıs 1481)

Cezayirlilerin Sultana Mektubu

Cezayir’deki Kadı, Alimler, İmamlar, Hatipler, Tüccarlar, Eminler ve bütün re’ayânın Sultan’a mektubudur.

Sultanımızın yüce makamına zafer ve saadet dualarımızı takdim ettikten sonra Cezayir’de olan biz bendeleri size yazıp i’lan ediyoruz ki:

Sizin, bizim yanımızda büyük bir mertebeniz vardır. Gün geçtikçe size ta’zimin vücubuna ve lüzumuna daha çok inanıyoruz. Biz tazimlerimizi size arzetmek istiyoruz ki, mektup onun ifadesine kâfi değildir. Biz, saadetinizle sevinçliyiz. Size öyle itimat ediyoruz ki, güvenimizin içi, dışı, evveli ve ahiri güzel olacağınıza inanıyoruz. Emrinize hazırız. Bu bendelerinizin size hürmetten başka şeyleri yoktur. Şerefli makamınızın devamını istiyoruz. Bu bendelerinizin Allah düşmanlarının yaptıkları zulümler ve Allah dostu olan mü’minlerin yardımları ile ilgili haberleri uzundur. Ancak özeti şudur ki:

Cezayirlilerin Sultana Mektubu yazısına devam et

Hıttin Muharebesi

Hazreti Ömer (r.a) döneminin 638’deki Yermuk Zaferi’nden 460 yıl sonra harekete geçen Batı, 1099’da Haçlı Seferiyle Kudüs’ü işgal edip, Kudüs`ü kendisine başkent yaptıktan sonra sınırları Filistin`den Antakya`ya kadar uzanan bir Latin Krallığı kurdu. Haçlılar işgal sırasında tarihte eşi görülmemiş bir barbarlıkla yüzbinlerce Müslümanı hunharca katletti. Yaşanan bu vahşet ve Kudüs’ün esareti Selahaddin’in hafızasını sürekli meşgul ediyordu. 1167’de Musul Atabeyi Nureddin Mahmud bin Zengi’nin dostu amcası Şirkuh’un yanında Mısır seferine çıkan Selahaddin, büyük bir kahramanlık örneği gösterdi, sonraki dönemde Fatimi yönetimini yıkarak Mısır’a hâkim oldu. 1174’te Nureddin’in hayatını kaybetmesi üzerine devlette saltanat kavgaları baş gösterdi. Selahaddin 6 Mayıs 1175’te tüm muhalifleri saf dışı bırakarak istiklalini ilan ederek adına hutbe okuttu. Böylece kurucusu olduğu Eyyubi Devleti yeni bir dönüm noktası yaşamış oldu. 1186 yılında Halep ve Musul Atabeyliklerinin de, Selahaddin’in hükümdarlığını kabul etmesiyle İslam Birliği sağlanarak Kudüs’ün fethi için kapı aralanmıştı.

Hıttin Muharebesi yazısına devam et

Abdûlhamid Han’ın Evliyalığı

Cennet Mekân Sultan Abdûlhamid Han’ın Evliyalığı…

Olayı “bizzat yaşayan” adam; Mahmud Allahverdi anlatıyor:

Ben Osmanlı Devleti’nin baş şehri İstanbul’da doğdum. Babam, memuriyeti sebebi ile orda görevli bulunuyordu. Ne var ki, geçirdiğim bir hastalık sonucu dilim tutulmuş, konuşma yeteneğimi kaybetmiş idim. Hiç konuşamıyor, el kol işareti ile maksadımı anlatmaya çalışıyor idim. Babam buna çok üzülüyordu… Gitmedik doktor, hoca bırakmadı, ama hiçbiri de fayda etmedi.
Bir gün yaşlı bir komşumuz geldi dedi ki:
-“Seni görüyorum, çok üzülüyorsun. Bir baba için, oğlunun bu durumda olmasından üzücü bir şey yoktur. Sana bir çare söyleyeceğim, dediğimi yap.
Babam ümid ile gözlerini açtı, dinlemeye başladı.

Abdûlhamid Han’ın Evliyalığı yazısına devam et