Kategori arşivi: Fizik ve Kimya Konuları

NOBEL FİZİK ÖDÜLLERİ


NOBEL FİZİK ÖDÜLLERİ

1901
RÖNTGEN, WILHELM CONRAD
Almanya, Münih Üniversitesi, d.1845, ö.1923:
“Sonradan adıyla anılmaya başlayacak olan önemli ışın tipini buluşuyla olanaklı kıldığı üstün hizmetler için”

1902
LORENTZ, HENDRIK ANTOON
Hollanda, Leyden Üniversitesi, d.1853, ö. 1928
ZEEMAN, PIETER
Hollanda, Amsterdam Üniversitesi, d.1865, ö. 1943:
“Manyetizmanın radyasyon üzerine etkileri konusundaki çalışmalarıyla verdikleri üstün hizmetler için”

NOBEL FİZİK ÖDÜLLERİ yazısına devam et

9 defa görüntülendi

Kimyanın Temel Kanunları

Kimyanın Temel Kanunları,yaklaşık olarak 1700 yıllarında oluşmaya başladı.Günümüze kadar bu kanunlar çoğalarak devam etmiştir.Bunlar sırayla;

  • Kütlenin korunumu kanunu: Antoine Lavosier tarafından bulunan kanuna göre ;bir tepkimeye giren maddelerin kütlelerinin toplamı,tepkimeden çıkan maddelerin kütlelerinin toplamına eşittir.
  • Sabit oranlar kanunu: Joseph Proust tarafından bulunan kanuna göre;Bir bileşiği oluşturan elementler birbirleriyle sabit bir oranda birleşirler.
  • Katlı oranlar kanunu:John Dalton tarafından bulunan kanuna göre ;İki element birden fazla bileşik oluşturuyorsa, birinci elementin sabit miktarıyla birleşen ikinci elementin kütleleri arasında belirli bir oran vardır.
  • Birleşen Hacim Oranları: Gay Lusac tarafından geliştirilen kanuna göre ;Sabit basınç ve sıcaklıkta gazların birleşen hacimlerinin oranı tanecik sayılarının oranını verir.
  • Avogadro Hipotezi: Amedeo Avogadro tarafından bulunan kanuna göre;eşit hacimdeki gazların; eşit sıcaklık ve eşit basınçta aynı sayıda parçacık ya da molekül sayısına sahip olduğunu öne sürer.

 

 

Kütle Nedir?Nasıl bulunur?

terazi

Kütle :

Bir cismin içerisinde bulunan canlı ve cansız madde miktarıdır.Kütleyi ölçmek için eşit kollu ve günümüzde ki gibi elektronik teraziler kullanılır.Eşit kollu teraziler ne yazık ki yavaş yavaş ortadan kalkmaktadır.Bu teraziler iki kefeli olup bir kefeye sabit bir ağırlık,diğer kefeye ise kütlesi ölçülecek cisim konulur.Bunlara örnek olarak bakkal veya pazarlarda gördüğümüz teraziler verilebilir.Bir diğer eşit kollu terazi çeşidinde ise terazi kolu bölmelere ayrılmıştır.Denge binicilerin hareketi ile sağlanır.Elektronik terazi ise elektronik devre elemanlarının Kütle Nedir?Nasıl bulunur? yazısına devam et

KARIŞIK DENEYLER

White Rat in laboratoryYUMURTANIN DEĞİŞİMİ DENEYİ
Amaç: Yiyeceklerdeki değişimleri izleme
Araç-gereçler: Tabak, Çatal, Yumurta, Tava , Yağ
Öğretmen her çocuğa bir tabak birde yumurtayı çırpmak için çatal verir (küçük gruplar halinde çalışılması daha uygundur) ve çocukların tabaklarına birer tane yumurta kırar.Çocuklardan büyüteç yardımı ile yumurtaları incelemelerini ister. Çocuklar gözlemlerini paylaşırlar. Daha sonra çatal yardımı ile yumurtalar iyice çırpılır ve değişimler izlenir ve tartışılır. Daha sonra yumurtalar pişirilir ve çocuklara pişerken yumurtada ne gibi değişimler olacağı sorulur. Değişimler gözlenir ve sonuçlar tartışılır.
KOMPOST DENEYİ
Amaç: Atıklardan Kompost hazırlama
Araç-gereçler: Cam kavanoz, Bahçe toprağı, Gübre, Yiyecek atıkları
Öğretmen yemek tabağında kalan artıkları birkaç gün toplar. Kavanoza toprak koyar ve üzerine yiyecek artıklarını ekler. Artıkların üzerine gübre koyar. Kavanoz doluncaya kadar işleme devam eder ve en sona toprak koyup, toprağı ıslatmadan nemlendirir. Haftada bir karışımı ters çevirir. Karışımın içinde yiyecek parçacıkları görünmeyinceye kadar işlem devam eder. Öğretmen her aşamada çocukların süreci izlemelerini sağlar. Çalışmanın sonunda çocuklarla kavanozdaki yiyecek artıklarına ne olduğu konuşulur ve kavanozdaki kompost bahçe toprağına eklenir.

KARIŞIK DENEYLER yazısına devam et

VÜCUDUMUZLA İLGİLİ DENEYLER

human-body-featuredVÜCUDUMUZLA İLGİLİ DENEYLER

DUYU ORGANLARIMIZ BİZİ YANILTIR MI?
AMAÇ: sıcaklık alıcılarımızın nasıl çalıştığını görmek
ARAÇ VE GEREÇLER: içlerinde sıcak, soğuk ve ılık bulunan üç ayrı su kabı, saat
DENEYİN YAPILIŞI:
1. içinde sıcak, soğuk ve ılık su bulunan kapları alalım.
2. sağ elimizi soğuk suya, sol elimizi sıcak suya batıralım. Ellerimizi yarım dakika kadar suda tutalım.
3. sağ ve sol elimizi sudan çıkarıp, ikisini birden ılık suya batıralım.
4. ne hissediyorsunuz? Hangi eliniz suyu soğuk hissediyor? Sıcak hisseden eliniz hangisi?
5. her iki elinizi de aynı suya soktuğunuz halde, neden birini sıcak, diğerini soğuk hissediyor olabilirsiniz?
DENEYİN SONUCU
Soğuk elimiz ılık suyu soğukmuş gibi hissederken, sıcak elimiz sıcakmış gibi hisseder (Sağ elimizde ki soğuk alıcılar ılık suya sokulduklarında ilk defa etkinleşirler. Bu duruma sıcak alıcılardan daha kuvvetli tepki verirler. Sıcak alıcıların soğuk alıcılardan daha kuvvetli tepki verdiği sol elimizde ise bunun tam tersi olur.).

VÜCUDUMUZLA İLGİLİ DENEYLER yazısına devam et

RİBOZOM HAKKINDA BİLGİLER.

30s_overview_backRibozom (Ribosome)

Ribozom, ribozomal RNA (rRNA) ve proteinlerden oluşmuştur ve hücrenin protein sentez yerlerine verilen addır. Virüsler hariç tüm hücrelerde bulunur. Sitoplazmada serbest veya endoplazmik retikulum’a bağlı olarak bulunan 120-200 Ã… (angstrom) çapında yapılardır. Ribozomun yaklaşık %60 kadarı rRNA, geri kalan %40’lık bir kısmı ise proteinden oluşur. Ribozom iki alt birimden oluşur. Ökaryotlarda büyük alt birim 60S (S = Svedberg birimi = Sedimantasyon katsayısı), küçük alt birim ise 40S’tir.

Ribozomlar protein sentezlerinin yapıldığı merkezlerdir. Protein sentezleneceği zaman DNA’nın yarım dizisi karşısında sentezlenen mRNA zinciri ribozomun 40S’lik küçük alt birimine bağlanır. Ribozomlar tek yahut gruplar halinde bulunurlar. Tek bulunanlara monomer ribozom, gruplar halinde bulunanlara ise polizom veya poliribozom denir. Bunlar ayrıca hücrenin tipi, gelişmesi ve fonksiyonuna göre ya endoplazmik retikulum’a bağlı veya sitoplazmada serbest olarak bulunurlar. Endoplazmik retikulum’a bağlı olanlar hücre dışına verilecek proteinleri (pankreas, sindirim enzimleri v.b) serbest ribozomlar ise hücrenin ihtiyaç duyduğu yapısal proteinleri sentezler.[1]

RİBOZOM HAKKINDA BİLGİLER. yazısına devam et

KİMYANIN TARİHİ

28115544_kimya01KİMYANIN TARİHİ
Kimya sözcüğünün (Eski Mısır dilinde “kara” ya da “Kara Ülke”) sözcüğünden türediği sanılmaktadır. Bir başka sav da “khemeia” (Eski Yunanca khyma: metal dökümü) sözcüğünden türediğidir. Kimyanın kökenleri felsefe, simya, metalürji ve tıp gibi çok çeşitli alanlara dayanır. Ama kimya ancak 17. yüzyılda mekanikçi felsefenin kurulmasıyla ayrı bir bilim olarak ortaya çıkmıştır.Mezopotamyalılar, Çinliler, Mısırlılar ve Yunanlılar çok eski çağlardan beri bitkilerden boyarmadde elde etmeyi, dokumaları boyamayı, deri sepilemeyi, üzümden şarap, arpadan bira hazırlamayı, sabun üretimini, cam kaplar yapmayı biliyorlardı. Eski çağlarda kimya sanatsal bir üretimdi. Daha sonra Antik Çağın deneyciliği, Yunan doğa felsefesi, Rönesans simyası, tıp kimyası gelişti. 18. yüzyılda kuramsal ve uygulamalı kimya, 19. yüzyılda organoteknik ve fizikokimya, 20. yüzyılda ise radyokimya, biyokimya ve kuvantum kimyası gibi yeni dallar ortaya çıktı.

KİMYANIN TARİHİ yazısına devam et

GÖZÜMÜZ KAÇ MEGAPİXSELDİR….?

GozGöz düşünen canlı insanın en önemli organlarından biridir. İnsan algılamasının yaklaşık yüzde 80’i gözler tarafından sağlanır. Bu inanılmaz organın özellikleri hayret vericidir. Bütün vücuttaki duyu algılayıcılarının yüzde 70’i gözün retina tabakasında yer alır. Kıyaslayacak olursak Sony’nin 2001yılı itibariyle en gelişmiş dijital kamerasında 4.200.000 görüntü algılama noktasıyla işlev görürken insan gözü yaklaşık 120.000.000 renksiz algılama ve 6.500.000 renkli algılama hücresiyle 1 fotonluk hassasiyetle çalışabilmektedir. Göz kafatasında orbita adı verilen bir kemik yuvaya yerleşmiştir. Etrafı yumuşak yağ dokusuyla sarılıdır. Üzerine yapışan 6 adet kas göz hareketlerini sağlar.
İris nedir?

İris gözün rengini veren renkli tabakadır. Mavi, yeşil, kahverengi, ela gibi renklerde olabilir.İris adını eski Yunan mitolojisinden almıştır. Bu hikayelerde adı geçen ve güzelliği ile ünlü gökkuşağı tanrıçasının ismi gözün bu büyüleyici güzellikteki göz kasının da adı olmuştur. İris o kadar güzel bir yapıdır ki, çok az fotoğraf ve fotoğrafçı onun bu güzelliğini tam olarak ortaya koyabilir. Nitekim mikroskop altında mavi bir iris cerrahlara bir deniz gibi gözükürken, kahverengi bir iris çok muhteşem hayali bir gezegen gibi durmaktadır.[1]

GÖZÜMÜZ KAÇ MEGAPİXSELDİR….? yazısına devam et

Alçıtaşı (Anhidrit) Nedir?

Alçıtaşı kimyasal bileşimi kalsiyum sülfat olan bir mineraldir.Bileşiminde iki molekül kristal suyu bulunan türüne jips   ( CaSO4 +2H2O ) denir.Alçıtaşı tabiatta 6 şekilde bulunur.

 

Bunlar;

 

  • Anhidrit,
  • Bassanit, 
  • Jips,
  • Albatr,
  •  İpek Jipsi
  • Selenittir.

Doğal anhidrit susuz kalsiyum sülfattır. Doğada genellikle alçıtaşı ile birlikte yataklandığı görülür. Bazı ülkelerdeki sülfürik asit üretimi dışında yakın tarihlere kadar fazla bir kullanım alanı bulunamamıştır. Ancak 30 yıldan bu yana kimya endüstrisinde ve inşaat malzemeleri yapımında önem kazanmış bulunmaktadır.Diğer bir jips çeşidi olan bassanit, anhidrit ile jips arasında ayrı bir mineral fazı oluşturmaktadır.Jips doğada bol miktarda bulunur.

Çok eski devirlerde jipsi ısıtarak alçıya çevirdikten sonra başta Mısırlılar olmak üzere Asurlular, Çinliler, Yunanlılar Alçıtaşı (Anhidrit) Nedir? yazısına devam et

REZONANS NEDİR….?


Rezonans, iki farklı cismin frekanslarının (titreşimlerinin) birbirine uymasına denir.
Fizikçiler rezonansı açıklamak için bazı örneklere başvururlar. Bunlardan bir tanesi salıncak örneğidir: Bir çocuk parkına gittiğinizi ve salıncağa binen bir çocuğu salladığınızı düşünün. İlk başta hareket etmeyen salıncak, sizin itişiniz sayesinde hız kazanır ve bir ileri, bir geri hareket etmeye başlar. Siz, salıncağın arkasında durursunuz ve size doğru her yaklaşmasında onu bir kez daha itersiniz. Ancak dikkat ederseniz, salıncağı “uyumlu” bir biçimde itmeniz gerekir. Kol gücünüzü, salıncağın geriye doğru ilerlemesi tam bittiği anda vermeniz gerekir. Eğer salıncağı daha önce itmeye kalkarsanız, bir tür çarpışma olur ve salıncağın dengesi bozulur. Eğer biraz daha geç itmeye kalkarsanız, salıncak sizden zaten uzaklaşmış olduğu için itmenizin bir anlamı kalmaz. REZONANS NEDİR….? yazısına devam et