Kategori arşivi: Güzel Sözler

Mevlana’ca

ETME

Duydum ki bizi bırakmaya azmediyorsun, etme.
Başka bir yar, başka bir dosta meylediyorsun, etme.

Sen yadeller dünyasında ne arıyorsun yabancı?
Hangi hasta gönüllüyü kastediyorsun, etme.

Çalma bizi, bizden bizi, gitme o ellere doğru.
Çalınmış başkalarına nazar ediyorsun, etme.

Ey ay, felek harab olmuş, altüst olmuş senin için…

Bizi öyle harab, öyle altüst ediyorsun, etme.

Ey, makamı var ve yokun üzerinde olan kişi,
Sen varlık sahasını öyle terk ediyorsun, etme.

Mevlana’ca yazısına devam et

Suskunluğum İçimde Sessiz Bir Feryattır

Suskunluğum Bişnevdendir. Hallacın Parçalanan Vücudu Lâl oluşundandır. Yunusca Sevip, Aşkın Girdabına Yusufca Atılırsan Anlarsınız Kuyunun İnceliklerini…. Züleyhanın Maşuğu, Mecnunun Sevdasında Gizliydi Leylası. Aşk Olurmuydu Kamber Olmasa Arzununki. İlâhi Aşkla Dönermiydi Mevlâna, Delermiydi Dağları Ferhat, Hepsi Hamuştu. Yaraları Lâl Oluşlarındandı. Kanardı İçine İçine, Ölmenin Yarısıydı Suskunluk. Mânâ Tamdı Ruhun Esrarında, Göğüs Kafesinde Uslu Durmayan Kalp Gibi Haps Edilmişti. Ne Güzel Nefes Alıyorsan Suskunluğun Ardından, Ne Güzel Kar Taneleri Gibi Birbirine Dokunmadan Yol Alman. Sırra Erenler Kendilerini Bile Tanımaz Aşk Olunca.
Kırmaz,Kırılmaz, Kızmaz, Küsmez, Üzmezler Sadece Susarlar Hamuş Olurlar Ateşten Tennure Giyerler.
Suskunlar Kuldan Bilmez Hiç Bir Şeyi Rabbinden Bilir Susarlar, Susarak Konuşurlar….
Ey Yâr Sükût Et, Hamuş Ol Kuyudan Çık,
Kapalı Kapı Yoktur Yanlış Anahtar Vardır, Yada Sen Çalmasını Bilmen Derviş……..

Ergün Küçüktopcu.

Şehit Fethi Sekin’in Annesine Yazdığı Ağıt

Sen bu şehrin en güzelisin.
Sen yoksun diye çaresiz kaldık.
Kapının önünde günden güne ölüyorum.
Kapı burada; sen yoksun, gözükmüyorsun.
Bugün cuma, sen mezardasın.
Kalk anne, evimize gidelim.
Babam evde yalnız kaldı.
Anne anne, kurban anne.
Babam evde yalnız kaldı.
Anne anne, kurban anne.

Şehit Fethi Sekin’in Annesine Yazdığı Ağıt yazısına devam et

Napolyonun Önemli Sözleri

Napolyonun Önemli Sözleri

  • Yeryüzünde yalnız bir devlet olsaydı, başşehri İstanbul olurdu,
  • Bir düşmanınızla devamlı savaşırsanız, ona bildiğiniz bütün taktikleri öğretmiş olursunuz.
  • İnsanın olgunlaşması İçin mutlaka acılarla yoğrulması gerekir. Çünkü o hem taş, hem de heykeltraştır.
  • Sabırsızlık başarıya giden yolu üter.
  • Soğukkanlılık bir liderin en iyi özelliğidir.
  • Güç ortaya çıkınca kanunlar zayıflar.
  • Bütün basarılarımı gençliğimde çektiğim açlık ve çilelere borçluyum,
  • Yaşadığım sürece çalışırım, çalışmadığım an ölmüş sayılırım.
  • Büyük insanların çoğu, günde en az bir kere çocuk gibi olurlar.
  • Bana göre güçsüzlük, haklının hakkını vermemektir.
  • Cesaret de aşk gibi ümitle beslenir.

Napolyonun Önemli Sözleri yazısına devam et

Mevlana’nın Hanımına Sevgisinin Tarifi

Birgün Mevlana eve girer
Ve hanımı ona sorar;
Bu kadar aşıksın Mevla’ya
Şükürler olsun bu aşkı yaşayıp, Yaşatana
Peki bana ne kadar aşıksın der;
Mevlana hanımına şöyle der;

Sen benim;
Yaradan’dan ötürü yaradılanı sevişim,
Bir adım gelene on adım gidişimsin. Ve herkesi olduğu gibi kabul edişimsin
Sen benim; yalandan ve sahteden kaçışım,
Riyadan bıkışım, gerçeği arayışımsın
Ve nihayet doğrunun tadına varışımsın

Mevlana’nın Hanımına Sevgisinin Tarifi yazısına devam et

William Shakespeare Olmak Yada Olmamak

OLMAK YA DA OLMAMAK,

İŞTE BÜTÜN MESELE BU!

Olmak ya da olmamak, işte bütün mesele bu!
Düşüncemizin katlanması mı güzel,
Zalim kaderin yumruklarına, oklarına
Yoksa diretip bela denizlerine karşı
Dur, yeter! Demesi mi?
Ölmek, uyumak sadece! Düşünün ki uyumakla yalnız
Bitebilir bütün acıları yüreğin,
Çektiği bütün kahırlar insanoğlunun.
Uyumak, ama düş görebilirsin uykuda, o kötü!
Çünkü ölüm uykularında,

William Shakespeare Olmak Yada Olmamak yazısına devam et

Mehmet Akifin Yılbaşı Mesajı

Ya Rab! Böyle mi olacaktı, benim cennet yurdum?
Baktım da etrafıma yalnızım, ağladım durdum.

Bir mânâ veremedim, şu Milâdî yılbaşına!
Şaştım da kaldım, Müslümanların vah telaşına!

Çevirdim başımı, nereye ettimse bir nazar.
Gördüm ki, Noel için hazır, yer-yer çarşı-pazar.

Haykırmak gelmişti içimden, seslendim millete.
Heyhat! Duyuramadım, ne Âhmed’e ne Mehmed’e.

Ey Âlem-i İslâm’ın baş tacı, büyük Türkiye!
Mukaddesatı unuttun, Avrupa diye diye!

Yurdumu işgal eylemiş, şu garbın safsatası,
Kiminin maymunu var, kiminin “Noel babası!”

Anladım, zaman geçmekte bugün dünden de beter.
Kim bilir? Yarın ne hâle düşecek bu şaşkın beşer.

Kulaklar tıkanmış, gözlere çekilmiş perde.
Nankör adam, fazilet arıyor geçmiş giderde.

İslâm’dır bu vatanın dini, kitabı Kur’an-ı Kerîm’dir.
Müslümanın bayramı, Ramazan ve Kurbandır.

Kalamaz bu böyle Fatih’in, Yavuz’un diyarı,
Noel kutlamada, geçerek hıristiyanları.

Maziyi düşündüm de, hayran oldum istiklâle
Ecdadıma söz verdim, varmak için istikbâle,

Çanakkale’de şehidlerim kefensiz yatıyor!..
Sakarya’nın rengi, hâlâ kıpkızıl kan akıyor!..

Şehidlik, gazilik şerefidir Müslümanların.
Düşmanlara alkış tutmak, işidir alçakların.

Şu alçakça yaşayanların aklına yanayım.
Gel ölüm gel, neredesin? Kanımla yıkanayım!

İstemem bu hayatı, Sultan etseler cihanda.
Ölürüm, şerefimle yatarım, toprak altında.

Ya Rab! Hidâyet ver kurtulsun bu millete.

Mehmet Akif Ersoy’dan yeni yıl mesajı.

İnsan arar

İnsan arar
Bazen bulur bazen buldum zanneder
Bazen buldum zannetmişken bir imtihanla kaybediverir
Aradığını bazen bir çift gözün derûnunda bulur
Bazen kaybeder kendisini insan
Bir çift gözbebeğinin ta içinde

Genç adam da ararmış Aşkı ararmış
O kitaplarda okuduğu filimler de seyrettiği
Hayalini kurduğu rüyalarda gördüğü aşkı aramış yıllar boyu

Bir gün bir kütüphaneden bir kitap almış
Oturmuş sabaha kadar okumuş yutmuş o kitabı ezberlemiş
Bazen sayfaları birbiri ardınca çevirmiş
Tekrar okumuş Tekrar okumuş
Ve o kitapta ki aşka vurulmuş genç adam
Sonra kitabı kapatmış sabaha karşı düşünmeye başlamış
Acaba böyle aşıklar gerçekten var mıdır?
Böyle bir aşık Böyle bir maşuk Böyle bir çift göz gerçekte de var mıdır?

İnsan arar yazısına devam et

I. ABDÜLHAMİT HÂN VE HÜCRE KASİDESİ

sultan-1-abdulhamit-660x330I.  ABDÜLHAMİT HÂN VE HÜCRE KASİDESİ

 

Osmanlı padişahların yirmi yedincisi olan Sultan I.  Abdülhamid,  20 Mart 1725 (Hicrî 1137) yılında dünyaya geldi.  Babası Sultan III.  Ahmed,  annesi ise Şermî Sultan’dır.  Küçük yaştan itibaren zamanın ileri gelen alimlerinden ilim tahsili yaptı.  Akıllı,  zeki,  ileri görüşlü,  kültürlü ve gayretli bir şehzade olan Abdülhamid,  ağabeyi Sultan üçüncü Mustafa’nın 21 Ocak 1774’de vefatı üzerine 49 yaşında tahta oturmuştur.

Osmanlı Devleti’nin en sıkıntılı devresinde tahta çıkan Birinci Abdülhamid,  Rusların Kırım halkına yaptığı zulümler nedeniyle oldukça zorlu zamanlar geçirmiştir.  Dönemindeki en önemli olaylardan biri de Kırım’daki Özi ve Hotin kalelerinin Rusların eline geçmesidir.  1784’de Rusya’nın bu ülkelerde yaptığı mezalimle ilgili raporu dinlerken üzüntüsünden felç geçirmiş ve bu hastalık nedeniyle vefat etmiştir (7 Nisan 1789).  Naşı Eminönü Bahçekapı’daki türbesindedir.  (Ahmet Cevdet,  Târîh-i Cevdet,  I-XII,  1303 İstanbul,  IV,  196-197; Kamil Paşa,  Târîh-i Siyâsiye-i Devlet-i ‘Aliyye-i Osmâniye,  I-III,  1327,  İstanbul,  II,  248; Uzunçarşılı,  İsmail Hakkı,  Osmanlı Tarihi,  I-VI,  Ankara,  1988 (Türk Tarih Kurumu Yayını),  IV,  546; Danişmend,  İsmail Hami,  İzahlı Osmanlı Tarihi Kronolojisi,  I-VI,  Ankara,  1972,  IV,  67; Aktepe,  Münir,  “Abdülhamid”,  TDV İA,  I,  İstanbul,  1988,  213-216)

I. ABDÜLHAMİT HÂN VE HÜCRE KASİDESİ yazısına devam et

HAZİNE SANDIĞI

HAZİNE SANDIĞI15203321_10211086589863248_3563961784197350222_n
Hazine sandığı insanların en gizli, en saklı yerlerinde dünyadan en uzak noktalarına gömülmüş eşsiz mücevherlerin, Elmasların, Zümrütlerin barındığı kutsal bir yerdir. Her insanda mevcuttur. Yeterki içinde nelerin olduğuna vakıf olduğunu bilsin. Her karıştırdığında mutluluk devrelerini açabiliyorsa ne mutlu ona ki;AŞK’A yelken açmış, mutluluk limanına yol alan, huzur dolu, hırçın dalgalara dur diyebilen sevgi limanına varmak olacaktır tek rotası. Neler vardır bu sandıkta neler vardır. Hamuş gizlidir, suskunluğunu Her zaman olduğu gibi gizler ve sırla kaplar. Hep bekler, yıllar sonra gelir beklediği Hamuşu. suskunluğunu bozacaktır, hamuşun belki hallaç olacaktır hamuş. Dilim dilim, lime lime,olacaktır bedeni. Lakin yine hamuş bozmıyacaktır sessizliğini. Belki sandıkta gizlidir anlatacakları. Belkide gözleriyle anlatacaktır kevserin tatlı ve ılık şerbetini.

HAZİNE SANDIĞI yazısına devam et