Kategori arşivi: Edebiyat Konuları

Babamızla İlgili Güzel Bir Hikaye

Baba : Evladım seni çok göresim geldi, nerelerdesin?
Evlat : Baba çok işim var..

Baba : Evladım seni arıyorum, ama ulaşamıyorum.
Evlat : Baba toplantılarım var.

Baba : Evladım seni bugün yemeğe bekliyoruz.
Evlat : Baba arkadaşlarla önceden yaptığımız bir program var.

Baba : Evladım bir sesini duyayım dedim.
Evlat : Babacığım şimdi kapatmak zorundayım, ben seni ararım.

Baba : Evladım seni ne zaman göreceğiz?
Evlat : Baba çok işim var, bir ara uğrarım.

Baba : Evladım dün gece rüyalarıma girdin, iyi misin?
Evlat : İyiyim baba iyiyim.. Şimdi araba kullanıyorum, seni sonra ararım..

Babamızla İlgili Güzel Bir Hikaye yazısına devam et

Bir Sükut Etsem…!

Bir Sükût Etsem…!
Sükûtum İçime Aksa Durmadan Bir Şelale Gibi. Günlerce İçime Aksa Sükûtumun Göz Yaşları, Tıpkı Bilalin Göz Yaşlarının Toprağa Akması Gibi. Sensizliğim Bir Çığlık Olsa İçimden Bağıra Bağıra Suskunluğum Yansa Bir Saman Alevi Gibi. Sönse Artık Güneşim Yıldızlar Dökülse Tek Tek Yüreğime, Ve Her Yer Karanlık Olsa, Sessizliğim Karanlıkta Kalsa.
Suskunluğumu Elime Alsam Avuçlarımla Rabbime Sunsam. SUSSAM
SUSSAM Ve Ağlasam Aşk Diye, Lâl Olan Dilim’De Sessiz Çığlıkları mı Anlatsa, Kararan Gecenin Sahibine.
Yusuf Gibi, Adem Gibi Ağlasam Yanlız Kalan Suskunluğuma,
YANSAM
YANSAM Ve Gönlümdeki Gizlediğimi Rabbime Sunsam, Küllenen Sükûtumu.
Ah Bir Sussam Yunus Gibi, Bir Balığın Karnındaki Üzüntümü Sessizliğimi Tövbe İle Silsem…..
Rabbime Yalvarsam Nefsime Zulmeden Yüreğim İçin, Af Et Desem.
Derdimi Niğmet Bilip Şükretsem Rabbimin İmtahanıdır Diye.
Dert Bildiğimi Söylesem, Derman da Sende Desem Allaha,
İnlesem, Ağlasam, Sızlasam Yanan Kalbime Bir Ah Dokunsa, Sabret Dese Bir ayet, Okunsa Yanan Kalbime, Secde Et Ve Bağlansa Ellerim Göğsümün Üzerinde Bir Tekbirle ;ALLAHUEKBER.

Bir Sükut Etsem…! yazısına devam et

Ey Yar Sözüm Manada

Ey Yâr!
Sözün mânâya değdiği noktadayım!
Nazarın kalpleri yaktığı demde.
Dilin hâle sükût ettiği,
Kalbin sonsuza meylettiği yerdeyim.
Elemin merkezindeyim ey Yâr, melâlin gölgesinde,
Bekleyişler arefesindeyim.
Söyle ey Yâr!
Hüznümü Sana nasıl arz etmeliyim?
İçinde Sen geçen cümleleri ezber mi etmeliyim?
Derdi heybeme yükleyip yitik diyarlara mı gitmeliyim?
Hasretini sabırla bertaraf mı etmeli;
Yoksa bu hasrete şükrü mü öğretmeliyim?
Söyle ey Yâr! Seni nasıl yâd etmeliyim?

Ey Yar Sözüm Manada yazısına devam et

Aşk-ı Nar

AŞK-I NAR

Ey Benim Nasibime Düşen Narı Aşk
Yüreği Sınırsız Şarabım, Damlattıkça Ruhuma Seni, Olurdun Gönlüme Saki.
Ey Benim Şehadetim, Hazana Revanım Aşk Makamım, Sarıldıkça Sükûtuma, Muhabbetim Olurdun, Eyvallahım Olurdun, Sevdama Kor, Yüreğime Köz, Siyah Geceye Kokun Düşerdi.
Ey Cennet Bakışlı Yâr…
Sır İçinde Gönlüme Düşen Mabedim ;
Sana Doyamayışımın Sebebi Göğsümün Cennetine İsminle Duâ Edişimdir….!
Ravza Kokusuna Teslim Oluşum, Enderinime Bir Hançer Gibi Saplanışın, Aynaya Cismaniyetinle Sır Oluşundandır. Kevseri İkram Etti Göz Yaşların, Yüreğime Davet Ettiğim Yâr, Ey Benim Gönül Sızım….!
Aşk İle Ömrüme Hüzün Katışım, Sımsıkı Sarıl Gönül Turâbıma, Gölgende Secde Edeyim Rabbime Aşk İle….
Gülünce Yüreğime Vuruyor Sevincin, Koşup Sana Varasım Geliyor, Aşkın Kalbine Damlayan Nar’ı Gibi. Bazen Kağıt Yerine Uzatıyorum Yüreğimi Yunus’ca….
Yaz Aşkı Yüreğime Hazan Olsun Kelimelerim Bir Nefeste.
Ellerini Yüzüne Sür İçinden Geçen Dualarına Bende Amin Diyorum Kelamlarına…
İçime Bişey Gelip Oturunca Sen Zannediyorum, Can Vermekten Nefes Almayı Unuttuğum,,,,,

Aşk-ı Nar yazısına devam et

Bülbülün Güle Aşkı

Meşhur hikayedir bülbül sabahadek beklermiş gülün başında..
Ötermiş bülbül hasretle En güzel Nameleri yüreğinden kan damlatarak…
EY gonca aç ki yüzünü göreyim diye
Sevgiliye…
Gül sabaha dek Dinlermiş bülbülün Hasret kokan Namelerini…
Kavuşmak özlemiyle yanar kan kırmızıya boyarmış…

Ve Nihayet tam gün ağarırken tahammülü kalmaz umudu bitermiş
Bülbülün…
Alır başını gidermiş. Tamda bülbül giderken Gül açarmış gonca yanaklarını al al vuslat kırmızısı yanaklarını.
Her gece baştan yaşarmış bu öykü…

Bülbülün Güle Aşkı yazısına devam et

Dram

Dram

Dram (Alm. Drama, Fr. Drame, İng. Drama), hayâtı, acıklı ve bazen güldürücü yönleriyle bir arada işleyen; insana toplum içindeki vazifelerini hatırlatan; ahlâkî değerleri ön planda tutan; nesir ve nazım şeklinde sahnede oynanan bir tiyatro türü.

Kelimenin aslı Yunanca “drama” tabirinden gelmekte olup, lügatte “rol yapmak, işlemek, hareket, etkilemek, temsil etmek” gibi mânâlara gelmektedir. Günümüzde, her çeşit tiyatro eserine ve bunların sahnede oynanmasına “dram” denir. Bu kısa târiften anlaşılacağı üzere, dramlar nazım veya nesir hâlinde olabilir. Dramlar, belli hayat dilimlerini ve belli karakter ve düşünüşleri aksiyonlar adı verilen, sıra sıra ve birbirine bağlı hâdiselerden ve bu hâdiselerin belirli bir sonuca yönelen diyaloglarından faydalanılarak yazılır. Bu yazılı eserler tiyatro sanatçıları tarafından sahnede oynanır. Edebiyât târihçilerine göre, diğer edebî nevideki eserler henüz teşekkül etmeden, dram mâhiyetindeki eserler eski çağlardan beri mevcuttu. Eski çağlarda yaşayan bâzı kavimler, bir hikâyeyi, yâhut acıklı, sevindirici hadiseleri, güzellikleri, kahramanlıkları nazım veya nesir hâlinde dile getirmek için en tesirli vâsıta olarak dramı seçmişlerdir.

Dram yazısına devam et

Çağır Kabe Bir Daha Çağır – Orhan Afacan

Gözümde hayâlın bilsen ne ağır

Çağır Kâbe Çağır birdaha çağır.

Hasretinle yandı, kül oldu bağır

Çağır Kâbe çağır bir daha çağır.

 

Her nefes, her adım sana yürürüm.

Her nereye baksam seni görürüm..-

Hasretle, özlemle kesilir önüm

Çağır Kâbe Çağır Bir daha çağır

 

Yollarımın hepsi mikat mahalli.

Elimde bir tesbih, dilimde salli.

Yerin, göğün Kâbe resül cemalli

Çağır Kâbe çağır, bir daha çağır

 

Bir girdap oluyor şaftların safı.

Hep sana yönelik kalbin tarafı.

Özledim, özledim sende tavafı

Çağır Kâbe çağır, bir daha çağır

 

Altınoluğundur benim makamım.

Damla damla akar oluktan gamım.

Sende son bulacak benim yaşamım

Çağır Kâbe çağır Orhanı çağır.

 

 

ORHAN AFACAN

 

İZMİR 21.01.2011

Gelme Muharrem Ayı….!

GELME MUHARREM AYI…!

Gelme Muharrem Ayı Gelme, Aşkı Viran Eyleme Can Hüseyni Bir Bardak Suya Sevda Eyleme.
Kerbela Aşkın Kıblesidir, Can Hüseynin Şehadet Şerbetidir, İçtikçe Doyulmaz Bu Aşk Şerbetine, Kana Kana İçer Rasûlallah Torunu Turâba Düşene Kadar İçer Şerbet-i Aşkı, Külli Yanmış Aşkın Narında, Bir Yudum Soğuk Su İçin, İlahî Aşk İçin, Asgar İçin….
Vücutlar Yarıldı Ogün, Aşk Ağladı Melekler Ağladı, Güneş Karalar Bağladı Ogün.
Muharrem Ayında Fırat Ağladı Soğuk Suyuyla, Kerbela Oldu Toz Duman, Bir Fırtına Koptu, Yer Yerinden Oynadı, Toprak Kana Bulandı Ogün, Ben Nasıl Ağlamıyım Ya Hüseyin, Ya Ali’yel Mürtaza Evladı, Ben Nasıl Yanmıyım Efendim.
Gelme Muharrem Ayı Gelme, Kerbela Görünür Her Akan Kanda, Susuzluk Gelir Aklıma Yanar İçim Aşk İle Ya İmam Hüseyin…

Gelme Muharrem Ayı….! yazısına devam et

Ey Sofi Söyle

Ey Sofi Söyle O Ay yüzlü , Gönlüne doğsa Tanır mısın Acaba. ? Ne Yazık O , Gönüle nasıl gelir ? Öyle kullar varki onlara
Umulmayan, gelinmesi âdet olmayan yoldan gelir …

Ey Sofi Cahillik etme
Tanırım dersen büyük bir lâftır Bu büyük bir dâvadır

Kendini kurtarmak icin ben ne bileyim Dersen bu söz de küfürdür , inkârdır âdeta ….

Zaten Halk , bilirim , bilmem dâvasıyla Dönüp durmadadır …
Sesi soluğu çıkmayan deve gibi gözleri bağlı, dönüp dolaşmadadır

Son Nefestir Aşk

Ey Aşk Türbesinin Suskun Türbedarı..!
Üşüyen Yüreğimi Aminlerimle, Dualarımla, Istabilirmi Melekler Hüzün Kokan, Aşk Kokan, Muhabbet Kokan Saçlarını….
Aşk Damlayan Yâr’amı Görür Elbet Yaradan. Gel Sokul Ruhuma Hicranla, Özlemle, Aşkla, Hüzünle, Sevgiyle Sokul…..
Ey Hasretinin Ağırlığıyla Bedenime Zerk Edilen Müptela Olmuş Suskunluğumun İmtahanı….
Ey Aşkın Ateşine Har Olan, Maşuğum, Aşka Dem Vuran Zakirim, Muhabbetim, Sevdam, Zevci İhtimalim, Kaderime Yazılanım, Mucizem, Berzahtaki Tanışanım, Ey Ötelerin Ötesine Varamayışım, Ey İsmini Aklımdan Silemeyişim, Ölümsüz Diyarım, Yusuf Gibi Kuyulardan Geçen Cananım. Mahşerde Dudağından Sükût Damlayanım,
Ey benim Vuslatım, Sen Benim Kalbime Meftun, Nefesimden Çok Uzaklardaki Okunan Selamsın. Geçme Benim Yüreğimden, Soğumasın Yangınlarım.

Son Nefestir Aşk yazısına devam et

Ergünce…!

Hiç Bir Yere Sığmadı Aşkın. Yüreğime Sığdı Yanlız. Şimdi Yüreğimede Sığmıyor, Gözlerimden Sızıyor.

Aşk Kalbimin Seninle Tattığı Duyguyu Başkasına Kapadım Diyebilmektir.

Rahad ol eyy gönül..Senin olmazları olduran..(Rabbin var)

Sakın Bana Hakkını Helal Et Deme. Hakkım Olan Sensin. Şimdi Seni Kime Helal Edeyim..!

Ağzının Söylediğini Yüreğin İspatlayamıyorsa Susacaksın..!

Asıl Cehennem Aşk’ın Olmadığı Yürektedir…!

Havada AŞK kokusu var diyolar,Cuma’dandır o Cumadan

Ergünce…! yazısına devam et

Aşk Kokan Yüreğim

Sırlarına Dualarımı Zırh Ettiğim Güzini Mabedim. Sırrımızı Aşk Rüzgarına Usulca Fısıldadım, Gazel Oldu Yürek Yakan Kelamlarım. Yüzümü Yüzüne Yaslasam Düşermi Kaderime Cennetin. Safa İle Merve’de Yalın Ayak Koşasım Gelir, Dualarında Öznen Olsam, Her Bir Telinden Zemzem Olsam Damlasam Aşk Kokan Yüreğine..
Yine Hasret Sarıyorum Gecenin Siyahında Yâr’ama. Her Tesbihin Boncuğuna Adın Düşer Çektiğimde Seni. Sensiz Geçen Soğuk Ölümü Ruhumda Çekiyorum Yine, Her Dakikaya Selalar Okuyorum Ey Aşkı Turâbım,,,,
Ey Yüreğini Ruhumda Dağlayanım, Her İç Çekmişim De Yağmur Olup Yüreğime Yağanım, Yürüdüğü Yerlerde Aşk Kokusu Bırakanım, Geceye Düşüyor Sesinin Sessiz Çığlıkları, Vav Gibi Sükûta Kıvrılıyor Bedenim Yine.
İbrahimi Bir Ateşle Düşüyor Kalbime Aşkı Nar,,,
Belki Tenime Değmesede Yüreğimi Dağlıyor Hasretin Kül Ediyor Beni, Her Güzel Güne Sen Doğuyor, Sarıl Aşk İle Ey Yâr……

Aşk Kokan Yüreğim yazısına devam et