Kategori arşivi: 5-Eğitim ve Öğretim Konuları

Bazı Kadınları Bazı Kadınlar İçin Üzdük

– Dünyanın en iyi esprisini bile yapsak mal mal bakan kadınlar için en berbat esprimize bile ayıp olmasın diye kahkaha patlatan kadınları üzdük.

– Kanal değiştirirken bile maç denk gelmesine tahammülü olmayan kadınlar için gecenin köründe halı saha maçımızı izlemeye gelen kadınları üzdük.

– En son okuduğu kitap Cin Ali Tatilde olan kadınlar için elinden Hegel, Sartre, Descartes kitapları düşürmeyen kadınları üzdük.

– Elleri takma tırnak yapıştırıcısı kokan kadınlar için elleri mandalina kokan kadınları üzdük.

Bazı Kadınları Bazı Kadınlar İçin Üzdük yazısına devam et

1 defa görüntülendi

Tanzimat Fermanı

Gülhane Parkı’nda okunması nedeniyle Gülhane Hatt-ı Hümayunu veya Tanzimat-ı Hayriye de denir.

BİSMİLLAHİRRAHMANİRRAHİM

Herkesin bildiği gibi, devletimizde kuruluşundan beri Kuran’ın yüce hükümlerine ve şeriat kanunlarına tam uyulduğundan, ülkemizin gücü ve bütün tebaasının refah ve mutluluğu en yüksek noktaya çıkmıştı. Ancak, yüz elli yıl var ki, birbirlerini izleyen karışıklıklar ve çeşitli sebeblerle şeriata ve yüce kanunlarına uyulmadığından evvelki kuvvet ve refah, tam tersine zayıflık ve fakirliğe dönüştü. Oysa, şeriat kanunları ile idare edilmeyen bir ülkenin varlığını sürdürebilmesinin imkansızlığı açık seçik ortadadır.

Tahta geçtiğimiz mesud günden bu yana bütün çabalarımız, hep ülkenin kalkınması, ahalimiz ve fakirlerimizin refahı maksadına yönelik oldu. Eğer, yüce devletimize dahil ülkelerin coğrafi mevkisini, verimli toprakları ve halkının kabiliyetlerini gözönünde tutularak gerekli girişimler yapılırsa, yüce Allah’ın yardımı ile, beş-on yılda kalkınabileceğimiz söz götürmez.

Tanzimat Fermanı yazısına devam et

Zindandan Mehmed’e Mektup

Zindandan Mehmed’e Mektup

Zindan iki hece, Mehmed’im lâfta!
Baba katiliyle baban bir safta!
Bir de, geri adam, boynunda yafta…
Halimi düşünüp yanma Mehmed’im!
Kavuşmak mı? .. Belki… Daha ölmedim!

Avlu… Bir uzun yol… Tuğla döşeli,
Kırmızı tuğlalar altı köşeli.
Bu yol da tutuktur hapse düşeli…
Git ve gel… Yüz adım… Bin yıllık konak.

Ne ayak dayanır buna, ne tırnak!
Bir âlem ki, gökler boru içinde!
Akıl, olmazların zoru içinde.
Üstüste sorular soru içinde:
Düşün mü, konuş mu, sus mu, unut mu?
Buradan insan mı çıkar, tabut mu?

Zindandan Mehmed’e Mektup yazısına devam et

Sultan II. Abdülhamit Han’ın Ölümü

Sultan II. Abdülhamit Han’ın ölüm hastalığı 5 Şubat 1918 Salı günü soğuk algınlığı ile başlamış ve üç gün sonra şiddetli bir mide ağrısıyla nefes darlığı baş göstermiştir. Eski padişaha ilk bakan doktorlar Beylerbeyi Hastahanesi’nden Nikolaki Paraskevidis, Veliaht Vahidüddin Efendi’nin özel doktoru Alkivyedis ve kendi doktoru Atıf Hüseyin Bey’dir. Hastaya ilk müdahaleyi yapan bu doktorlar önce kendisinden kan almışlardır. O sırada nabzın, yüz kırk beş; teneffüsün de altmış beşten fazla olduğu görülmüştür.

Kardeşi Sultan Mehmet Reşat Han, bu durumdan haberdar olunca hangi doktoru istiyorsa onun gönderileceğini bildirmiş, Sultan Abdülhamid ise: “Benim doktorlarım var!” diyerek bunu kabul etmemiştir. Öldüğü gün olan 10 Şubat’ta mutadı üzere soğuk suyla aldığı duş sonrası tekrar rahatsızlanmıştır. Bunun üzerine kendi doktorlarının tavsiyesiyle Akil Muhtar Bey ve Selanikli Rifat Bey Dolmabahçe Sarayı’ndan getirilmişlerdir. Yapılan kontrollerin ardından, kan toplanması sonucu ödemleşme ile kalp ve böbrek yetmezliği teşhisi konmuştur. Dokuz kez vücudundan kan alınmış fakat tüm çabalara rağmen Sultan Abdülhamid, o gün saat on beşte 5 sene, 3 ay, 9 gündür ikametine tahsis edilmiş olan Beylerbeyi Sarayı’nda vefat etmiştir.

Sultan II. Abdülhamit Han’ın Ölümü yazısına devam et

Şehit Fethi Sekin’in Annesine Yazdığı Ağıt

Sen bu şehrin en güzelisin.
Sen yoksun diye çaresiz kaldık.
Kapının önünde günden güne ölüyorum.
Kapı burada; sen yoksun, gözükmüyorsun.
Bugün cuma, sen mezardasın.
Kalk anne, evimize gidelim.
Babam evde yalnız kaldı.
Anne anne, kurban anne.
Babam evde yalnız kaldı.
Anne anne, kurban anne.

Şehit Fethi Sekin’in Annesine Yazdığı Ağıt yazısına devam et

Kayıların Söğütü Yurt Edinmeleri

KAYILARIN SÖĞÜT’Ü YURT EDİNMELERİ

Osmanlıların atası Gündüz Alp’in oğulları Sungur Tekin, Gündoğdu, Ertuğrul ve Dündar babalarının vefatından sonra bir müddet Pasin ovasında oturmuşlardı. Bunlardan Sungur Tekin ve
Gündoğdu buradan tekrar geriye ata yurduna dönerken, Ertuğrul ile Dündar İç Anadolu’ya doğru harekete geçtiler. Ertuğrul Gâzi’nin yanında seçme 400 kadar cengaveri bulunuyordu. Sohbet ederek yol alan gâziler bir tepeyi aşmışlardı ki ovada kızılca kıyametin kopmuş olduğunu gördüler.

Tam bir ölüm kalım savaşı veriliyordu. Biraz daha yaklaştıklarında büyük bir Moğol birliğinin Selçuklu kuvetlerini kıskaca almış mahvetmekte olduğunu anladılar. Selçuklu askerlerinin hali gerçekten perişandı. Acı bir akibetin onları beklediği belli oluyordu. Ertuğrul Gâzi yoldaşlarına seslendi :

Kayıların Söğütü Yurt Edinmeleri yazısına devam et

Napolyonun Önemli Sözleri

Napolyonun Önemli Sözleri

  • Yeryüzünde yalnız bir devlet olsaydı, başşehri İstanbul olurdu,
  • Bir düşmanınızla devamlı savaşırsanız, ona bildiğiniz bütün taktikleri öğretmiş olursunuz.
  • İnsanın olgunlaşması İçin mutlaka acılarla yoğrulması gerekir. Çünkü o hem taş, hem de heykeltraştır.
  • Sabırsızlık başarıya giden yolu üter.
  • Soğukkanlılık bir liderin en iyi özelliğidir.
  • Güç ortaya çıkınca kanunlar zayıflar.
  • Bütün basarılarımı gençliğimde çektiğim açlık ve çilelere borçluyum,
  • Yaşadığım sürece çalışırım, çalışmadığım an ölmüş sayılırım.
  • Büyük insanların çoğu, günde en az bir kere çocuk gibi olurlar.
  • Bana göre güçsüzlük, haklının hakkını vermemektir.
  • Cesaret de aşk gibi ümitle beslenir.

Napolyonun Önemli Sözleri yazısına devam et

Bu Vatan Bu Millet Bölünemez -Orhan Afacan

Yürekler acılı, duygular hassas.
Gözyaşımız dışa dökülmeyecek.
Ayaklar altında korkular paspas.
Bu Vatan, Bu Millet Bölünmeyecek.

Hilalin altında Türkiyeliyiz..
Etnik kimlik öne sürülmeyecek.
Kız aldık, kız verdik bir aileyiz
Bu Vatan ,Bu Millet Bölünmeyecek.

Türkiye teröre karşı tek yürek.
Aramıza nifak örülmeyecek.
Güçleneceğiz aşkla büyüyerek.
Bu Vatan, Bu Millet Bölünmeyecek.

Hainin, düşmanın kör inadına.
El, ele; kol, kola devam edecek.
Eremezler böl,yönet muradına..
Bu Vatan ,Bu Millet Bölünmeyecek.

Orhan AfacanORHAN AFACAN
İzmir-19.12.2016

Mevlana’nın Hanımına Sevgisinin Tarifi

Birgün Mevlana eve girer
Ve hanımı ona sorar;
Bu kadar aşıksın Mevla’ya
Şükürler olsun bu aşkı yaşayıp, Yaşatana
Peki bana ne kadar aşıksın der;
Mevlana hanımına şöyle der;

Sen benim;
Yaradan’dan ötürü yaradılanı sevişim,
Bir adım gelene on adım gidişimsin. Ve herkesi olduğu gibi kabul edişimsin
Sen benim; yalandan ve sahteden kaçışım,
Riyadan bıkışım, gerçeği arayışımsın
Ve nihayet doğrunun tadına varışımsın

Mevlana’nın Hanımına Sevgisinin Tarifi yazısına devam et

Kayıhan Osmanoğlunun Mekkenin Fethinin Kutlaması

MEKKE-İ MÜKERREMENİN FETHİ MÜBAREK OLSUN..

-Ey Müslüman Bugün Mekke Fethi!
Ümmeti Muhammed’in Şerefli günün Yıldönümü!
Ey Müslüman, sana verilen bu Şâni onurla taşı,
taşı ki neslin tükenmesin!
Ey Müslüman, bu Fetih En Şerefli Liderin Fethi!

Allâhu ekber, Allâhu ekber,
Lâ ilâhe illallâh.
Allâhu ekber, Allâhu ekber ve lillâhil-hamd.
Allâhu ekberu kebîra,
vel-hamdu lillâhi kesîra,
ve subhânallâhi bukraten ve asîle.
Lâ ilâhe illallâhu vahdeh,
sadega vadeh,
ve nesara abdeh,
ve eazze cundehû ve hezemel-ahzebe vahdeh.
Lâ ilâhe illallâh.
Ve lâ nabudu illâ iyyâh.
Muhlisîne lehuddîne ve lev kerihel-kâfirûn.

Kayıhan Osmanoğlunun Mekkenin Fethinin Kutlaması yazısına devam et