Kategori arşivi: Dini Konular

Ruhani Nağme

Musiki , hikmete dair bilimdir,bilene ,bilmeyene aydınlıktır.İdrak edecek nice sırları var.Bu sırlar yürekleri parçalayacak kadar çoktur.
İtibarlar ,fasıllar ve taksimleri, makamların imtiyazları
Ve usul ,perde ve peşrev ,ses ve amel ,iş ve nakş ,
topluluk ,söz ve gazel her biri hikmet ile doludur.
Can bahçesini suvarır bir sudur.; kuru, sıcak ve soğuk
Nağme salt hikmet çeşmesinden söylenendir.
Her biri bir hastalığa faydalıdır.Zıddını her birisi defedicidir.Hikmeti canda akan sıradadır.
Kör olan lütfunu anlamaz.insana taze hayat verir.
Nağme ,ruhani bir mantıktır.
Nağmenin lezzeti vicdanidir.
İnsan nefesi cana can katar.
Ruhanî nağme ,gönül alıcıdır.
Eğer hakikatle dinleyici olursan ,
Hayatının zamanları boşa geçmez.

ERZURUMLU İBRAHİM HAKKI HAZRETLERİ

Amin Diyelim….!

Bîsmîllahîrrahmanîrrahîmm…

“Rabbena zalemna enfusena. Ve in lem tağfirlena ve terhemna lenekunenne minel hasirin.”

_”Rabbenâ lâ tuziğ kulûbenâ ba’de iz hedeytenâ veheb lenâ min ledunke rahmeh(rahmeten), inneke entel vehhâb(vehhâbu)…”_

“Vağfu anna,Vağfirlena,Verhamna, £nte mevlana fensurna alel gavmil kafirin…”

“Allahümme inneke afuvvün kerîmun tuhibbul afve fa’fu annî.”

“Allahümme barik lena fi recebe ve şa’ban ve belliğna ramazan”

Allahu ekber Allahu ekber La ilahe illallah hu Allahu ekber Allahu ekber velillahil…

Amin Diyelim….! yazısına devam et

Tefsir nedir, müfessir kime denir?

Tefsir nedir, müfessir kime denir?

Sual: Fıkıh ilmi mi yoksa tefsir ilmi mi önemli? Camideki kursa gidiyorum. Hocamız, lüzumlu iman ve fıkıh bilgisini öğretmeden, (Tefsir dersleri yapacağız) diyor. Bir Müslümanın, önce tefsir mi öğrenmesi lazım?
CEVAP
Fıkhı bilmeden dine uymak mümkün olmaz. Çünkü dinin temeli fıkıhtır. İbni Âbidin hazretleri, (Fıkhı öğrenmek her Müslümana farz-ı ayndır) buyuruyor. (Redd-ül Muhtar)

Bu konudaki birkaç hadis-i şerif:
(Dinin temel direği, fıkıhtır.) [Beyhekî]

Tefsir nedir, müfessir kime denir? yazısına devam et

Çağa Göre Tefsir Olmaz

Çağa göre tefsir olmaz

Sual: (Kur’anı her çağda, o asrın teknolojisinin, ilminin ışığında yeniden tefsir etmek ve Allah’ın muradını açıklamak gerekir) diyerek Kur’an-ı kerimi asra uydurmaya çalışanlar var. Bu uygun mudur?
CEVAP
Tefsir, moda kitabı değildir. Her çağa, her asra göre değişik tefsir olmaz. Dinimiz eksik mi ki tamamlanacaktır? Yoksa fazlalık mı var ki çıkarılacak? Dinde eksiklik ve fazlalık olmadığı için değişik, yeni bir tefsire ihtiyaç olmaz. Çünkü dine yeni bir şey eklemek bid’at olur. Dinimizin emirlerini değiştirmek kadar büyük sapıklık olur mu? Her çağa, her asra göre değişik tefsir yazmak demek, dini her asırda, bozmak demektir.

Kur’an-ı kerimin manasını Muhammed aleyhisselam anlamış ve hadis-i şerifleri ile bildirmiştir. Doğru tefsir kitabı Onun hadis-i şerifleridir. Tefsir âlimleri, tefsirlerini Peygamber efendimizden ve Eshab-ı kiramdan naklederek meydana getirdiler. Bunların tefsirleri asra uygundur. Kur’an-ı kerimin emirleri, her asırdaki insan için aynıdır. Önceki asırlar için başka, sonraki asırlar için başka manası yoktur.

Çağa Göre Tefsir Olmaz yazısına devam et

Mevlana Hazretlerinin Oğluna Mektubu

Mevlana Hazretlerinin Oğluna Mektubu

Mevlâna Celâleddin-i Rûmî hazretlerinin mektuplarının belli bir kısmı günümüze ulaşmıştır. Bu mektupların bir kısmı yöneticilere, bir kısmı âlimlere, bir kısmı da müridlerine ve oğullarına yazılmıştır. Büyük velinin oğullarına yazdığı mektuplarda hem bir babanın merhamet ve şefkatini, yanlışa düşen oğluna karşı yürek burukluğunu hem de bir Allah dostunun rehberliğini görürüz.

“Gozlerin ışığı, oğulların övüncü aziz oğul! Allah onu korusun, katından bir ruhla kuvvetlendirsin. Babandan selam ve duadan sonra şunu bil ki, evinden dışarıda gecelemen, o sana muhtaç ev halkının gönüllerini almaman yüzünden inciniyorum, sıkıntılar içindeyim. Onlar Allah’ın emanetidir sana. Allah için olsun, Allah için; babanın gönlünü razı etmek istersen evini unutma. Evindekilere, bir şeker yurdu olan o güzel huyunla şekerler saç da, onun şükrü bana da ulaşsın.

Mevlana Hazretlerinin Oğluna Mektubu yazısına devam et

Sıdk (Doğruluk) ve Fazileti

بســـم الله الرحمن الرحيم

Sıdk (Doğruluk) ve Fazileti

Buhârî ve Müslim, İbni Mesud’dan Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’in şöyle buyurduğunu rivayet eder:

“Doğruluktan şaşmayın.Çünkü doğruluk iyiliğe götürür. İyilik de cennete götürür. Kişi doğru söylediği ve söylemeye devam ettiği sürece Allah’ın yanında sıddîk olarak yazılır. Yalandan da sakının. Çünkü yalan söylemek, kötülüğe (fücura) götürür. Kötülük de cehenneme götürür. Kişi yalan söylediği ve söylemeye devam ettiği sürece Allah’ın yanında yalancı olarak yazılır.” (Buhârî (6094); Müslim (105/607)

Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem, bu sözüyle doğru söylemenin iyilik işlemeyi gerektiren ve yalan söylemenin de kötülük işlemeyi gerektiren bir etken olduğunu belirtir.

Sıdk (Doğruluk) ve Fazileti yazısına devam et

İman Amel İlişkisi

İman – Amel İlişkisi

Müminlerden kendi kendine zulmeden ise, iman ve takvası oranında Allah’ın velisi olduğu gibi, günahkarlığı (fücuru) oranında da bunun aksidir. Çünkü bir kişide ceza ve mükafat görebilecek şekilde hem sevabı gerektiren iyilikler (hasenat), hem cezayı gerektiren günahlar (seyyiat) bulunabilir.

Bu, bütün ashabın, imamların, ehli sünnet ve cemaatin görüşüdür. Bunlar, kalbinde zerre kadar iman olan kişinin cehennemde ebedi kalmayacağını söylerler.

Hariciler ve Mutezile gibileri ise; kıble ehlinden cehenneme giren kişinin orada ebedi kalacağını ve çıkmayacağını söylerler.

Büyük günahları (kebair) işleyenler hakkında cehenneme girmeden önce veya girdikten sonra ne peygamberin, ne başkasının şefaati olur, derler. Onlara göre bir kişide sevap ve ceza, iyilikler ve kötülükler birarada bulunamaz. Mükafatlandırılan kişi ceza görmez ve cezalandırılan kişi de mükafat görmez, derler. Bu konunun Kur’an, Sünnet ve icma’dan delilleri çoktur. Onları ilgili yerlerinde belirttik.

İman Amel İlişkisi yazısına devam et

Bestami Hazretlerinin İblisle İmtahanı

Hazret yola revân olmuş. Yıldızları rehber tutmuş, çölleri aşmış, varmış Mekke’ye. Kabe-i Muazzama’da tavafını etmiş. Hac farizesini bitirmiş, Kabe’nin avlusundan çıkarmış ki bir de baksın Kabe’nin kapısında iblis ! Kapıya yaslanmış, kolunda bileğinden dirseğine kadar at yularları. Hazret hemen tanımış tabi. Ehlullâh şeytanı gördü mü, bilir.. Bestami Hazretleri de tanıyıvermiş tabi hemen ve şaşırmış ! Bu iblisin Kabe’nin kapısında ne işi var diye düşünmüş. Demiş ki sen ne ararsın burada. Şeytanda dirseğine kadar sıra sıra yularları göstermiş . Benimkiler içeride tavaf ederler, bitirmelerini beklerim. Sonra vurup yularları binip sırtlarına gideceğim demiş. Bunun üzerine Bestami Hazretleri şöyle bakmış iblise.. Ben de var mıyım o beklediklerinin arasında demiş. İbliste ona bakmış, şöyle bi alaya alır gibi gülüvermiş derken eğilivermiş kulağına sana yularsız da binerim demiş.

Bestami Hazretlerinin İblisle İmtahanı yazısına devam et

Şahı Nakşbendi ve Hızır(a.s)

ŞAHI NAKŞİBEND VE HIZIR a.s
Bahaeddin bir gün mürşidi olan Seyyid Emir Külal hazretlerinin yanına dergaha gidiyordu.
Yolda birine rastladı. Yolunu değiştirdi.
Biraz sonra aynı kişi yine karşısına çıktı yine yolunu değiştirdi.
Aynı kişi yine karşısına çıktı. Yine yolunu değiştirecekken
karşısına çıkan kişi ona:
“Bir dakika. Sen beni tanıyor musun?”
diye sordu. Bahattin:
”Evet seni tanıyorum. Sen Hızır a.s’sın” dedi.
Hızır a.s:
“Madem beni tanıyorsun O zaman neden
Herkes beni görmek için kurbanlar,
sadakalar ve mevlidler kavlederken
ben üç kezdir karşına çıkmama
ve sen beni tanımana rağmen
bile bile yolunu değiştiriyorsun?

Şahı Nakşbendi ve Hızır(a.s) yazısına devam et

Gelin Dua Edelim Operasyona Katılan Mehmetçiğe

Ey kullarına cihadı emreden; (ve kâne hakkan aleynâ nasrul mü’minîn) ayet-i kerimesiyle inananlara hak yolda yardım edeceğini vadeden (Ve lâ tekûlû limen yüktelü fî sebîlillâhi emvêt. Bel ahyêün ve lâ kin lâ teş’urûn.) “Allah yolunda öldürülenlere ölüler demeyin. Bilakis onlar diridirler lakin siz anlayamazsınız.” diyerek Allah yolunda mücâhedenin büyüklüğünü haber veren Yüce Allah!
Ya Rabeel âlemîn! Biz aciz kullarını doğru yolda yürüyen hakkı söyleyen hakikati duyan mükaddesatı için vatan ve milleti için mücahede eden emirlerini tutup yasaklarından uzaklaşanböylelikle dünyada huzur ve rahata ahrette de ebedi saadete kavuşan kullarından eyle Ya Rabbi.

Gelin Dua Edelim Operasyona Katılan Mehmetçiğe yazısına devam et

Cuma Akşamınız Mübarek Olsun

İnsan insanı eziyor, kırıyor, üzüyor farkında olmuyor?
Ancak ezilip kırıldığında anlıyor.
Ezilmeden anlamaktır bütün mesele.
Allah sabrı neden tavsiye etmiştir kullarına?
Aceleciliği neden yasaklamıştır hayır yapmak dışında?
Sabır sana sınanmana karşı ön yargılı halleri bırakıp teslim olma hakkını vermiştir.
Acelecilik kulu uçuruma düşürür.
Allah sevdide yarattı, sevmeseydi yaratırmıydı?Sualine muhatap ol..!
Kırıllıyorsan, kırmamaya dikkat et..!
Üzülüyorsan üzmemeye dikkat et..!
Derviş bu yolda elem çekme, tasaya düşme..!
Sana gelen senin iyliğin için gelmiştir.
Sevgiliye sitem etme..!
Derin duyguların olsun, kum tanelerinden inciler yap yüreğinde.
Zamanın değerli onu iyi kullan alehinde.
Dünyanın derdi bitmez…
Sağlığın yerindeyse, canının istediğini yiyebiliyorsan.
Bir ailen varsa himayende bundan daha güzel kader varmı ?
İnceliyorsan görmen içindir her şey.
Aksine tükenmiyorsun olgunlaşıyorsun.
Olgunlukla ham taklidi yapma..!
İnsanın yüreği acır, sızısı çoktur.
Sızısı olan yüreklerde Allahın dergahı vardır.
Ayna sana ayandır.
Aynada senin elindedir.
Gayretten vazgeçme..!
Gönlün yolu mücadele etmektir.